İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1704 E. 2026/777 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1704
Karar No
2026/777
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1704 Esas KARAR NO : 2026/777

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/09/2026 KARAR TARİHİ : 21/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen iş ve malzeme teminine ilişkin sözleşmelerde bedellerin KDV uygulanacağı esasına göre belirlendiğini, davalının yatırım teşvik belgesinden yararlanma talebi doğrultusunda teşvik kapsamında kalan kalemlerin KDV'siz olarak faturalandırıldığını, ancak teşvik kapsamı dışında kalan ve taraflar arasındaki mutabakata uygun olarak düzenlenen 11.466,17 USD matrahlı faturanın 2.293,23 USD tutarındaki KDV'si ile 544,66 EUR matrahlı faturanın 108,93 EUR tutarındaki KDV borcunun davalı tarafından hukuka aykırı gerekçelerle ödenmediğini, bu alacakların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; .... İcra Dairesi'nin 2026/... Esas sayılı dosyasına vaki haksız itirazın 2.293,23 USD ve 108,93 EUR asıl alacaklar yönünden iptali ile takibin devamına, asıl alacaklara takip tarihinden itibaren aylık %1 sözleşme faizi veya 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının yabancı paraya uyguladığı en yüksek bir yıl vadeli mevduat faizi işletilmesine ve davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın iş bedeline veya ifaya ilişkin olmayıp münhasıran KDV istisnasının uygulanıp uygulanmayacağı noktasında toplandığını, müvekkili şirketin yatırım teşvik belgesi ve 3065 sayılı KDV Kanunu’nun 13/d ile Geçici 37. maddeleri uyarınca makine-teçhizat ve inşaat istisnalarından yararlanma hakkının bulunduğunu, nitekim davacının da bu doğrultuda işin büyük kısmı için KDV'siz fatura düzenlediğini, uyuşmazlık konusu beton köşk, tranşe, şalter ilavesi ve elektrik altyapısı gibi kalemlerin de ilgili yasal mevzuat, Üsküdar Vergi Dairesi'nden alınan istisna belgesi ve onaylı listeler kapsamında KDV'den muaf olduğunu, sözleşmedeki "+ KDV" ibaresinin kanunen doğmayan bir vergiyi sözleşmesel alacağa dönüştürmeyeceğini, davaya konu faturalara yasal süresi içinde iade faturaları ve noter ihtarnamesi ile itiraz edilerek TTK m. 21/2'deki faturayı kabul karinesinin aksinin yazılı delillerle ispatlandığını, likit bir alacak bulunmadığından icra inkâr tazminatı koşullarının da oluşmadığını savunarak haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiş, davacının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler kapsamında düzenlenen faturalara dayalı bakiye KDV alacağının tahsili amacıyla başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2026/... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında, davacı vekili ve davalı vekili Mahkememize sundukları karşılıklı beyan dilekçeleri ile; tarafların dava ve icra takibine konu uyuşmazlığı 16.10.2026 tarihli “Sulh, İbra ve Dosyaların Kapatılması Protokolü” ile neticelendirdikleri, dava konusu alacağın haricen tahsil edildiği, sulh nedeniyle davanın konusuz kaldığı, davacının icra inkâr tazminatı talebinden açıkça ve kesin olarak feragat ettiği, tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden yargılama gideri ve kanuni vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı beyan edilerek davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi talep edilmiştir. HMK 313. maddesi uyarınca sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda veya mahkeme dışında karşılıklı fedakarlıkta bulunarak yaptıkları bir sözleşmedir. HMK'nın 315/1. maddesi ise "Sulh, ilgili olduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine uygun olarak; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir." hükmünü haizdir. Somut olayda, tarafların mahkeme dışında özgür iradeleriyle akdettikleri sulh protokolü ile dava konusu uyuşmazlığı tamamen sona erdirdikleri ve alacağın haricen tahsil edildiği anlaşıldığından, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraflar arasında düzenlenen sulh protokolü kapsamında davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte biri olan 244,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.165,20-TL'nin davacı tarafa iadesine, 3-Taraflar arasında düzenlenen protokolde tarafların birbirinden vekalet ücreti talebinde bulunmayacakları kararlaştırıldığından davacı ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 21/10/2026

Katip ... e-imzalı*

Hakim ... e-imzalı*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1704, K. 2026/777, T. 21.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1704-e-2026-777-k-03516884e050