İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/375 E. 2026/769 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/375
Karar No
2026/769
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/375 Esas KARAR NO : 2026/769

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/05/2025 KARAR TARİHİ : 08/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine ... 18. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, işbu takibe ilişkin olarak borçlu şirket tarafından yetki itirazında bulunulduğunu, yetki itirazının taraflarınca kabul edildiğini ve talep üzerine yetkili icra müdürlüğüne gönderilen dosyanın ... 8. İcra Dairesi ... E. sayısına kaydedildiğini, davalı tarafından ... 8. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına sunulan 03.03.2025 tarihli itiraz dilekçesi ile takibe, borca, faize ve faiz oranına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, müvekkilinin ... Şubesinin sahibi olduğunu, davalı şirketin ise bünyesinde yer alan ... platformu üzerinden müşterilere oteller için çevrimiçi rezervasyon ve konaklama hizmeti sağladığını, müvekkilinin sahibi olduğu ... Şubesinin de bu platformda yer alan otellerden birisi olduğunu, sözleşmede her ne kadar müşterilerden yapılacak tahsilatların doğrudan otel tarafından yapılacağı yazsa da taraflar arasında oluşan ticari teamül gereği tahsilatların, davalı tarafça otelz.com üzerinden yapılmakta olduğunu, sonrasında müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davalı şirketin bu kapsamda ... üzerinden müvekkilinin sahibi olduğu ... Şubesi için online rezervasyon ve konaklama hizmeti amacıyla müşterilerden ücret tahsil ettiğini, bu rezervasyonlar kapsamında müvekkili tarafından müşterilere konaklama hizmeti verildiğini, fakat davalı şirket tarafından müvekkiline yapılması gereken ödemelerin yapılmadığını, söz konusu konaklama hizmetine ilişkin olarak müvekkili tarafından davalı şirkete 11 adet fatura tanzim edildiğini, cari hesap tablosu ve faturalarda yer aldığı üzere davalı şirket tarafından ... tarihli ... rezervasyon nolu 2.605,37 TL, ... tarihli ... rezervasyon nolu 2.596,86 TL, ... tarihli .. rezervasyon nolu 2.470,18 TL, ... tarihli ... rezervasyon nolu 12.701,63 TL, ... tarihli ... rezervasyon nolu 2.596,86 TL,... tarihli ... rezervasyon nolu 2.588,05 TL,... tarihli ... rezervasyon nolu 2.519,53 TL, ... tarihli ... rezervasyon nolu 2.571,83 TL, 16/10/2024 tarihli ... rezervasyon nolu 4.997,97 TL,... tarihli ... rezervasyon nolu 5.645,48 TL,... tarihli ... rezervasyon nolu 10.007,53 TL olacak şekilde toplam 51.301,29 TL cari alacağın müvekkiline ödenmediğini, taraflar arasındaki anlaşma kapsamında müvekkilinin, üzerine düşen edim borcunu eksiksiz yerine getirirken davalı şirket para borcunu ödemekten imtina ettiğini belirterek; davalı aleyhine İstanbul 8. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe yapılan haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile alacağın %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ... alan adlı web sitesinin sahibi olduğunu, davacı şirketin, işletmekte olduğu konaklama tesisi olan '' ... '' isimli otelin odalarının müvekkil şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için müvekkili şirket ile anlaştığını ve taraflar arasında internet ortamında online olarak sözleşme akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereğince komisyon ve komisyon şartlarının belirlendiğini, yerleşik içtihatlar doğrultusunda faturanın tebliğ edilmiş olması ve itiraz edilmemiş olması, hizmetin tam ve eksiksiz vermiş olduğunu kanıtladığını, hatta karine dahi teşkil etmediğini, hizmetin tam ve eksiksiz olarak verildiği davacı yan tarafından kanıtlanmış olmadan afaki bir alacağın miktarının tespitinin hukuki olmadığını, müvekkili şirketin davacıdan olan komisyon alacakları ve fatura alacaklarının mevcut olduğunu, bu alacaklar yönünden de takas-mahsup talebi bulunduğunu, müvekkili şirketin alacaklarının ticari defterlerin incelenmesi neticesinde sabit olacağını belirterek yapılacak inceleme neticesinde haksız davanın reddine, kötü niyetli olan davacının %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkin olup uyuşmazlık, davacının taraflar arasındaki sözleşme kapsamında alacağının bulunup bulunmadığı, davalının takas/mahsup talebinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı görüldü. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 8. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası, ... ile yapılan sözleşme, faturalar, cari hesap tablosu, banka hesap dökümleri, ticari defter ve kayıtlar, otelz.com kayıtları, ... kayıtları ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Uyuşmazlığın niteliği ile HMK'nın 200. maddesi uyarınca itibariyle taraf vekillerinin tanık dinletme taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın mali müşavir bir bilirkişiye tevdi ile ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında, dosyadaki sözleşmeler, tarafların ticari defterleri ile dosyaya celbedilen belgeler incelenerek; taraflar arasındaki ticari ilişkinin tetkiki, ilgili firmalar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, taraflar arasında düzenlendiği iddia edilen faturalar sebebiyle davacının davalı taraftan alacağı bulunup bulunmadığı, alacağı var ise alacak miktarının ferileriyle birlikte net bir şekilde belirlenmesi hususlarında hazırlanan 27/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda; dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı ve davalı yana ait 2024 yıllarına ait Ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, davacı şirketin 2024 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin TTK’nın ilgili hükümleri uyarınca süresinde ve usulüne uygun şekilde yapıldığı, davalı şirketin 2024 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin TTK’nın ilgili hükümleri uyarınca süresinde ve usulüne uygun şekilde yapıldığı, davacının 31.12.2024 tarihi itibariyle 55.341,02 TL alacaklı olduğu, davalının aynı tarih itibariyle 26.638,12 TL borçlu olduğu, taraf kayıtları arasında 28.705,99 TL tutarında fark bulunduğu, davacı tarafa takip talebinde 11 adet fatura karşılığı 51.301,29-TL alacak talep edildiği, davacı ve davalı ticari defterlerinde takip talebine dayanak faturaların kayıtlı olduğu, takip talebinde talep edilen tutar ile davalı defter kayıtlarındaki bakiye arasında fark bulunduğu, 2024 yılına ilişkin davacıya ait karşılaştırmalı alış-satış analiz raporlarının incelenmesi neticesinde, 12 aylık döneminde 56 adet belge karşılığı 175.325,92.-TL’lik Mal ve Hizmet bedeli satış yaptığı ve karşıt alış bölümünün de tutarlı olduğu, davacı tarafın 2024 yılının 12 aylık döneminde 1 adet belge karşılığı 7.315,09-TL'lik Mal ve Hizmet bedeli alış yaptığı ve karşıt satış bölümünün de tutarlı olduğu, Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün yazısı içeriğinden, Hakan Çiçekozman’ın halen faal mükellef olduğu ve bilanço esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği bildirilmiştir. Dosyanın kök raporu hazırlayan bilirkişiye tevdii ile rapora itirazların değerlerindirmek suretiyle; ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında, dosyadaki sözleşmeler, tarafların ticari defterleri ile dosyaya celbedilen belgeler incelenerek; taraflar arasındaki ticari ilişkinin tetkiki, ilgili firmalar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, taraflar arasında düzenlendiği iddia edilen faturalar sebebiyle davacının davalı taraftan alacağı bulunup bulunmadığı, alacağı var ise alacak miktarının ferileriyle birlikte net bir şekilde belirlenmesi hususlarında hazırlanan 18/08/2026 tarihli ek raporda: her iki tarafın ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde ve usulüne uygun olarak yapıldığı ve ticari defterlerin usulüne uygun şekilde tutulduğunun tespit edildiği, davalı vekilince, davalı tarafından düzenlemiş olup davacı ticari defterlerinde yer almayan komisyon faturaları/kayıtları gerekçe gösterilerek davacı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinde olmadığı ileri sürülmüş ise de; söz konusu kayıtların bilirkişi incelemesi dışında bırakılmadığı, taraf cari hesaplarının karşılaştırılmasında dikkate alınarak mali değerlendirmeye dahil edildiği; belirli muhasebe kayıtlarının veya faturaların bir tarafın ticari defterlerinde yer almamasının, tek başına söz konusu ticari defterlerin usulüne uygun tutulmadığı veya lehine delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucunu doğuracak mali bir tespit olarak değerlendirilemeyeceği, ek rapor kapsamında yapılan yeniden incelemede de kök rapordaki bu tespiti değiştirecek nitelikte yeni bir belge veya mali veriye rastlanmadığı; ticari defterlerin hukuki anlamda delil niteliği ve ispat kuvvetine ilişkin nihai takdirin Mahkemeye ait olduğu, dosya kapsamındaki sözleşme, taraf ticari defterleri, cari hesap hareketleri ve karşılıklı olarak düzenlenen faturalar birlikte değerlendirildiğinde, davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğu, ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından 11 adet faturaya dayalı toplam 51.301,29 TL asıl alacak talep edildiği, söz konusu 11 adet faturanın tamamının hem davacı hem de davalı ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davacı ticari defter ve kayıtlarına göre davacının 31.12.2024 tarihi itibarıyla davalıdan 55.341,02 TL alacaklı olduğu, davalı ticari defter ve kayıtlarına göre ise aynı tarih itibarıyla davalının davacıya 26.638,12 TL borçlu olduğu, tarafların dönem sonu cari hesap bakiyeleri arasındaki farklılığın kaynağının incelenmesinde, tarafların 01.01.2024 tarihli açılış bakiyeleri arasında 12.702,72 TL fark bulunduğu, ayrıca davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup davacı ticari defterlerinde bulunmayan toplam 16.003,27 TL tutarında komisyon faturası/kaydı bulunduğu, söz konusu farklılıkların taraf cari hesaplarının karşılaştırılmasında mali değerlendirmeye dahil edildiği, bu kapsamda, takip konusu 51.301,29 TL'nin davacının nihai alacağı olarak kabul edilip edilemeyeceği hususunda taraflar arasındaki sözleşmenin uygulanma biçimi, davalı kayıtlarında bulunan karşı kayıtların hukuki mahiyeti ile takas-mahsup şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkin nihai takdirin Mahkemeye ait olduğu, konaklama hizmetlerinin fiilen ve sözleşmeye uygun olarak yerine getirilip getirilmediği, dosyada bulunan belgelerin hizmetin ifasını hukuken ispata yeterli olup olmadığı, taraflar arasında sözleşmeden farklı bir ticari teamül oluşup oluşmadığı, ispat yükü, davalı tarafından düzenlenen komisyon faturalarının hukuki sonuçları ve takas-mahsup koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarının hukuki değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde bulunduğu, taraf vekillerinin kök bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının mali ve rakamsal yönden yeniden değerlendirilmesi sonucunda, kök bilirkişi raporunda ulaşılan mali tespit ve hesaplamaları değiştirecek nitelikte yeni bir mali veriye rastlanmadığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak incelenmesinde, taraflar arasında düzenlenen 01/10/2020 tarihli sözleşme ile özetle davacıya ait "..." adlı otelin çevrimiçi rezervasyonları hususunda davalının müşteri ile tesis arasında aracılık yapmayı üstlendiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından daha sonra davalı aleyhine başlatılan ... 8. İcra Dairesi’nin ... E. Sayılı icra takibi ile davalının aracılığıyla otelde yapılan bir kısım konaklamaların bedellerinin davacıya ödenmediğinden bahisle 11 fatura bedelini davalıdan talep ettiği, davalının takibe itiraz ederek takibi durdurduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporlarına göre davalının ticari defter ve kayıtlarında yer alıp davacının ticari defter ve kayıtlarında yer almayan 2024 kayıtların, "... tarihli, ... rezervasyon numaralı, 1.876,11 TL tutarlı; ... tarihli, ... rezervasyon numaralı, 4.203,98 TL tutarlı; ... tarihli, ... rezervasyon numaralı, 9.869,60 TL tutarlı; ...Tarihli, ... mizan numaralı 53,58 TL olmak üzere toplam 16.003,27 TL" şeklinde olduğu görülmüştür. HMK'nın 222/3. maddesine getirilen düzenlemeye göre, karşı tarafın usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde ilgili hususta hiçbir kayıt yoksa, alacaklının kendi ticari defterleri onun lehine delil olarak kullanılamaz. Bu durumda alacaklı, iddiasını fatura, sözleşme, teslim fişi veya banka dekontu gibi başka kesin delillerle ispatlamak zorundadır. Alacak iddiasında bulunan tarafın (alacaklının) ticari defterleri usulüne uygun, eksiksiz ve onaylı tutulmuş olsa bile, borçlu tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde bu alacağa dair hiçbir kayıt yoksa; alacaklının defterleri tek başına sahibi lehine delil teşkil etmez. Somut durumda davacının takibe dayanak yaptığı 11 adet toplam 51.301,29 TL bedelli faturaların iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ayrıca ... Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan araştırmalar sonucunda celp edilen ... kayıtlarına göre davacının sunduğu (Ve takibe dayanak teşkil eden) fatura tarihlerinde (28/09/2024, 30/09/2024, 03/10/2024, 06/10/2024, 07/10/2024, 12/10/2024, 16/10/2024, 20/10/2024, 26/10/2024 ) davacıya ait otelde konaklamalar yapılmış olduğu, davacının bu itibarla davasını ispat ettiği anlaşılmıştır. Bu doğrultuda davanın kabulüne, davalının takibe itirazının 2004 s. İİK'nın 67. Maddesi uyarınca iptaline karar verilmiştir. Davalı her ne kadar cevap dilekçesinde takas/mahsup talebinde bulunmuş ise de bu talebine dayanak gösterdiği faturaları sunmadığı, bunların e-arşiv faturası olması nedeniyle sunulmadığının beyan edildiği, davalının delil olarak dayandığı e-arşiv faturalarının iki tarafın da yasal defterlerinde yer almadığı, bahsi geçen faturaların tek başına takas/mahsup talebine konu alacağın ispatına yeterli olmayacağı kanaatiyle bu talep yerinde görülmemiştir. İcra inkar tazminatı yönünden yapılan incelemede; İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra takibine itiraz eden borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Diğer yandan, alacağın likit ve belli olması gerekir. Başka bir ifade ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifade ile borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. (Yargıtay 3 HD 04/06/2020 tarih... E. ... K. Sayılı ilamı) Somut olayda davacı, fatura alacağını takip konusu etmiş olmakla alacak, dava tarihi itibariyle likit ve muayyen olduğundan, icra inkar tazminat isteminin kabulüne karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur: HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Davalının ... 8. İcra Dairesi’nin ... E. Sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA, 3-Davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜNE, takip alacağı olan 51.301,29 TL'nin %20'si oranında belirlenen 10.260,25 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 3.504,39-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 876,10-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.628,29-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 876,10-TL peşin harç, 615,40-TL başvurma harcı, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti, 162,50-TL posta giderleri olmak üzere toplam 8.654,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 8-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.08/10/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/375, K. 2026/769, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-375-e-2026-769-k-1e17ddf3c592