Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/309 E. 2026/1408 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/309
Karar No
2026/1408
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/309 - 2026/1408

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2024/309 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/1408

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/10/2023 ESAS-KARAR NO : 2023/53 E 2023/1124 K

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 19/10/2026 YAZILDIĞI TARİH : 26/10/2026

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında, İzmir Toki referanslı ihale için 51 adet kabin kapısı, 357 adet kat kapısı ve 51 adet asansör kabin takımı imalatı ve satışı hususunda 17/03/2022 tarihinde anlaşmaya varıldığını, ürünlerin davacı şirkete teslim süresinin 4 hafta olarak belirlendiğini ve opsiyonel teslim tarihi olarak en geç 31/06/2022 tarihinin kararlaştırıldığını, ürünlerin fiyatının tespit edildiğini, bu kapsamda davacı şirketçe muhatabı ... A.Ş. Rize Şubesi olan 8839993 çek seri numaralı ve 31/11/2022 keşide tarihli 250.000,00 TL bedelli çek ile muhatabı ... A.Ş. Rize Şubesi olan 8839994 çek seri numaralı ve 31/12/2022 keşide tarihli 250.000,00 TL bedelli çekin avans çeki olarak keşide edildiğini ve davalı şirkete verildiğini, bu şekilde ürünlerin karşılığı olan ödeme işleminin gerçekleştirildiğini, ne var ki devam eden süreçte ürünlerin tamamının davalı şirketçe teslim edilmediğini, dolayısıyla çeklerin bedelsiz kaldığını belirterek, senetler nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı adına usulüne uygun olarak tebligat çıkarılmış olup, tebligat parçasının 24/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği, ancak davalı şirket yetkilisinin/temsilcisinin süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz etmediği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çeklerde davacı şirketin keşideci, davalı şirketin ise lehtar konumunda bulunduğu, davacı şirket vekilince, fatura edilen ürünlerin bir kısmının teslim edildiği bir kısmının teslim edilmediği belirtilerek verilen çekler yönünden bedelsizlik iddiasında bulunulduğu, kambiyo senedinin hukuken geçerli olduğu ve eldeki menfi tespit davasında davacı-borçlunun çekin malzemenin tesliminden önce avans olarak verildiği, malın teslim edilmediği ve senedin bedelsizliği hususunu usul hükümleri gereğince yazılı delil ile ispat etmesi gerektiği, ancak davalı şirket tarafından söz konusu iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, delillerin toplanmadığını, ticari defterlerin incelenmediğini, yemin delilinin hatırlatılmadığını, ürünlerin tesliminin maddi olgu olduğunu ve yazılı delil ile ispatının mümkün bulunmadığını, davanın yargılama aşamasında istirdata dönüştüğünü, bu hususun dikkate alınması gerektiğini, davalı şirketin 31/06/2022 tarihine kadar ürünleri teslim etmesi gerektiğini, ancak bu tarihe kadar davalı şirketçe ürünlerin tesliminin sağlanmadığını, dolayısıyla çeklerin bedelsiz kaldığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacı tarafından verilen senetlerin avans niteliğinde bulunup bulunmadığı, bu doğrultuda davacının, senetler nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Dosyada mevcut çek fotokopilerinin incelenmesinden, Davaya konu 8839993 çek seri numaralı senedin, 31/11/2022 keşide tarihli, 250.000,00 TL bedelli olduğu, davacı ... Asansör Mühendislik İnşaat Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin keşideci, ... Asansör İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin lehtar konumunda bulunduğu, Davaya konu 8839994 çek seri numaralı senedin, 31/12/2022 keşide tarihli, 250.000,00 TL bedelli olduğu, davacı ... Asansör Mühendislik İnşaat Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin keşideci, ... Asansör İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin lehtar konumunda bulunduğu anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı, kabin kapısı, kat kapısı ve asansör kabin takımı imalatı ve teslimi konusunda davalı ile anlaşmaya varıldığı ve bu kapsamda davalıya iki (2) adet avans çeki verildiği, ürünlerin tam ve eksiksiz şekilde teslim edilmediği ve senetlerin bedelsiz kaldığı yönünde iddialarda bulunmuş, davalı ise süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz etmemiş olup, mahkemece ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğu, ancak davacı tarafın çeklerin avans çeki olarak verildiği ve ürünlerin tamamının teslim edilmemesi nedeniyle senetlerin bedelsiz kaldığı yönündeki iddianın yazılı delil ile ispat edilemediği kabul edilmiştir. Senetler kambiyo senedine ilişkin unsurları taşımakta olup, kambiyo senedi vasfına haizdir. Senedin ürün alım satım ilişkisi nedeniyle avans çeki olarak verildiği, ancak sözleşme doğrultusunda ürünlerin tamamının teslim edilmediği, senetlerin bedelsiz olduğu iddiasını ileri süren davacı iddialarını yazılı delil ile ispat yükü altında olup, dosya kapsamında davacı yanın bu yönde bir delil sunamadığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, Hâkim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini kural olarak kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı konusu 4721 Sayılı Kanun'un "İspat yükü" başlıklı 6. maddesinde, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür" şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." Dosya kapsamında davacı tarafın, senetlerin imal edilip teslim edilecek ürünler nedeniyle avans olarak verildiği iddiası yönünden dava dilekçesi incelendiğinde, davacının diğer deliller ile birlikte aynı zamanda yemin deliline de dayandığı anlaşılmaktadır. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m. 233) yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez. Davacının, senedin temeline ilişkin savunmasını kesin delillerle ispat etmesi gerekir. Davacı sunduğu dava dilekçesinde senede ilişkin iddialarda (avans çeki) bulunmuş ve yemin deliline dayanmıştır. Açıklanan bu nedenlerle mahkemece; ispat yükünün, senetlerin kabin kapısı, kat kapısı ve asansör kabin takımı alım satım sözleşmesi doğrultusunda ve avans olarak teslim edildiği, ancak ürünlerin tam ve eksiksiz şekilde teslim edilmediği iddiasında bulunan davacı üzerinde olduğu ve davacının yemin deliline dayandığı dikkate alınarak, davacıya, karşı tarafa yönelik olarak yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak senetlerin veriliş amacına ilişkin temel olgunun varlığı noktasında ve teslim hususunda gerekli değerlendirmenin yapılması ve karar yerinde tartışılması sureti ile hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekmektedir. Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; tarafların iddia ve savunmalarının esaslı unsurlarını oluşturan ve eldeki davanın niteliği itibariyle mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış ve mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a.6 maddesinde öngörülen şartlar gerçekleştiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/53 Esas, 2023/1124 Karar sayılı ve 31/10/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 19/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Katip e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/309, K. 2026/1408, T. 19.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-309-e-2026-1408-k-d8a1d8565539