Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/378 E. 2026/1216 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/378
Karar No
2026/1216
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/378 - 2026/1216

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2024/378 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/1216

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/12/2023 ESAS-KARAR NO : 2022/697 E 2023/802 K

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 25/09/2026 YAZILDIĞI TARİH : 25/10/2026

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; müvekkilinin davalıya satım sözleşmesi kapsamında kiralanarak teslim edilen tüplerin fatura bedelinin ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; faturaların hiçbir şekilde karşılığı bulunmadığını, müvekkiline teslim edilen tüplerin bulunmadığını bu nedenle de faturaları iade ettiklerini bildirerek davanın reddi ile davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; toplanan deliler ve tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucu, tarafların ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucu denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporu doğrultusunda: Taraflar arasındaki inkar edilmeyen ticari ilişki, cari hesaba ve ticari defter kayıtlarına ve davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı defter kayıtlarına alınmasına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takip talebinde talep edilen 13.393,00 USD alacağının bulunduğu, davalı tarafça ödemeye ilişkin bir belge sunulmadığı, davalı tarafça düzenlenen iade faturasının davacıya tebliğ edildiği ve fatura konusu malın iade edildiğinin davalı tarafça ispat edilememiş olduğu, davalının faturaları kabul ederek defterine işlediği ve faturalara süresinde itiraz etmediği, haksız görülen itiraza binaen davacı yararına icra inkar tazminatı verilmesi de gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili; görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını davacının alacağın varlığını kanıtlayamadığını, tüplerin tesliminin kanıtlanamadığını bildirerek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; davaya konu fatura muhteviyatı malların usulüne uygun teslimi ve alacağın varlığının kanıtlanıp kanıtlanamadığı hususuna ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; faturalara dayalı alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davacı tarafından taraflar arasında yer alan tüp kiralama sözleşmesi kapsamında davalıya çeşitli gaz ve gaz tüplerinin satıldığı, davalının faturaları ödemediğinden aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının itirazının haklı olmadığı iddia edilmiş, davalı ise takibe dayanak faturaların karşılığının olmadığını, kendileri tarafından iade ediliğini, faturalara dayalı alacağın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Somut olayda; dosyaya mübrez bilirkişi raporu ile de ortaya konulduğu üzere, davacı tarafından HMK'nın 318. madde hükmü gereği delillerin arasında herhangi bir sevk irsaliyesi sunulmadığı, davacının 5 yıl gibi uzun bir süre sonra 2017 Mart ayına ait irsaliyeye dayalı olarak malzemelerin 2022 Haziran tarihli fatura edilmesi yada söz konusu malzemelerin bedelini oldukça uzun bir süre talep etmemesi, basiretli iş adamı işlemine ve ticari hayatın normal olağan işleyişine, akışına göre pek anlaşılamadığı, davalı defterlerine göre; davaya/takibe konu ve davacı tarafından düzenlenen faturanın kayıtlara alındığı, ancak sonrasında iade faturası düzenlendiği taraflar arasında dava konusu malzeme ve fatura dışında ve sonrası tarihlere ait, 2017 yılı Mart-Nisan-Mayıs-Haziran-Ağustos-Ekim ayları içerisinde birkaç malzeme satımı ve alımı yapılmış, satılan-alınan malzemelerin davacı şirket tarafından fatura edildiği ve davalı şirket tarafından ödendiği, davacı ve davalı taraflara ait malzemelerin giriş ve çıkışlarının kayıt altına alındığı stok malzeme kart kayıtları ile ilgili dönemlerin envanter sonuçlarını gösteren envanter defter kayıtlarının dosyada yer almadığı, bunların da sunulması karşılığında değerlendirme yapılacağı şeklinde görüş beyan edilmiştir. Davacı cari hesap alacağı ve boş tüp teslimine dayalı alacak isteminde bulunmuştur. Davacının, taraflar arasında ticari satıma dayalı sözleşme veya ticari ilişki bulunduğunu yazılı belge ile ispatlaması gerekir. İspat yükü ile ilgili genel kuralı düzenleyen TMK’nın 6. maddesine göre; “Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” İspat yükü kenar başlıklı HMK’nın 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” Belirtilen yasa hükümleri karşısında, alacağın tahsili için girişilen icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında kural olarak ispat yükü davacı alacaklıya aittir. Bununla birlikte itirazın iptali davasında davalı borçlunun ödeme savunmasında bulunması ya da borcu ortadan kaldıran diğer itirazları ileri sürmesi halinde ispat yükü yer değiştirecek ve davalıya geçecektir. Taraflar arasında Müşteri Tüp Sözleşmesi imzalanıp imzalanmadığı, bu gazların muhafaza edileceği kapların tahsisine ilişkin sözleşme imzalanıp imzalanmadığı belirlenerek basınçlı gaz tüpleri ve depolanmasına ilişkin mevzuat gereği bu tür gazların kanun ve yönetmeliklerde bilimsel standartları gösterilmiş özel kaplarda muhafaza edilmesi, bu tür gazların satışının da basınçlı özel kaplarla yapılması düzenlenmiş olup, basınçlı gaz satışının niteliği gereği gazın özel basınçlı kap içinde olması gerektiğinden, satış nedeniyle basınçlı kapların da tahsis edildiği kabul edilmektedir. Buna göre, taraflar arasında basınçlı kapla gaz satışına ilişkin tahsis ve satış sözleşmesi bulunup bulunmadığı hususunun tespiti ile davacı yanın davaya konu alacağın dayanağı tüpleri teslimine dair delillerinin değerlendirilmesi gerekir. Dosya kapsamında davacı tarafın mal teslimi ve alacağını ispat yönünden dava dilekçesi incelendiğinde aynı zamanda yemin deliline de dayandığı anlaşılmaktadır. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m. 233) yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez. Açıklanan bu nedenlerle mahkemece; davacının yemin deliline de dayandığı dikkate alınarak, davacıya mal teslimi ve alacağının ispatı noktasında karşı tarafa yönelik olarak yemin teklif etme hakkı da hatırlatılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma neticesi yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı yanın istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/697Esas, 2023/802Karar ve 21/12/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde yatırana İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 25/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Katip e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/378, K. 2026/1216, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-378-e-2026-1216-k-ff902e8d6611