Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/321 E. 2026/1312 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/321
- Karar No
- 2026/1312
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/321 - 2026/1312
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/321 ( ESASTAN RET - KABUL DÜZELTEREK KARAR NO : 2026/1312 YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/12/2023 ESAS NO : 2023/328 E 2023/903 K
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 12/10/2026 YAZILDIĞI TARİH : 26/10/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yanca Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2022/18382 Esas sayılı takip dosyası ile 2016 seri numaralı ve 75.000,00 TL bedelli çek, Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2022/18381 Esas sayılı takip dosyası ile 2015 seri numaralı ve 50.000,00 TL bedelli çek ve Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2022/19461 Esas sayılı takip dosyası ile 2017 seri numaralı ve 75.000,00 TL bedelli çek için kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davacı şirketin davalı şirkete bir borcunun bulunmadığını, takibe dayanak gösterilen çeklerde yer alan keşideci imzasının müvekkil şirketin yetkili temsilcisine ait bulunmadığını, ayrıca çeklerin keşidecisi, lehtarı ve avali olarak ... ... ... isimli kişinin adının yazılı olduğunu ve ismi geçen kişinin müvekkil şirket ile bir ilişkisinin bulunmadığını, imzalanan çeklerin kuruluş aşamasından itibaren geçersiz olduğunu belirterek, Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2022/18382 Esas sayılı, Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2022/18381 Esas sayılı ve Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2022/19461 Esas sayılı dosyalarında borçlu olunmadığının tespitine ve icra takiplerinin iptaline, ayrıca davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın ve çeklerin zamanaşımına uğradığını, müvekkil şirket tarafından usulüne uygun olarak icra takibi başlatıldığını, davacı şirketin bu takiplere itiraz etmediğini ve takiplerin kesinleştiğini, eldeki davaya konu çeklerin ileri tarihli düzenlendiğini ve çekler altında imzası bulunan ... ... ...'ın çeklerin keşide edildiği tarihte şirket yetkilisi olduğunu, daha önce karşılıksız çek keşide etmek suçundan ismi geçen şirket yetkilisinin farklı icra ceza mahkemelerinde yargılandığını ve beraat ettiğini, çeklerin düzenlendiği tarihte şirket yetkilisi olarak bulunan ... ... ...'ın üçüncü kişilerle gerçekleştirdiği işlemlerde sorumluluğun davacı şirkete ait olduğunu savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, imza incelemesi için ilgili kurum ve kuruluşlardan imza örneklerinin toplandığı, ancak çeklerde bulunan imzanın ... ... ... tarafından atıldığı konusunda bir tereddütün bulunmadığı dikkate alınarak imza incelemesi yaptırılmadığı, bununla birlikte somut olayda ispat yükünün çeklerin ileri tarihli olduğunu savunan davalı tarafta olduğu ve çeklerin ileri tarihli olduğunun yazılı deliller ile ispat edilmesi gerektiği, davalı tarafça tanık dinletilmesi talebinde bulunulmuş ise de, tek başına tanık dinlenmesinin konunun aydınlığa kavuşturulması ve ispatının sağlanması açısından yeterli olmadığı, bu hali ile mevcut bilgi ve belgelerden çeklerin ileri tarihli düzenlendiğinin kabulünün mümkün bulunmadığı, dolayısıyla çeklerin keşide edildiği tarihte bahsi geçen çeklerin şirket yetkilisince düzenlenmediğinin kabulü gerektiği, bunun yanı sıra davalı şirketin dava konusu çeklerin cirantası/hamili konumunda olması karşısında kötüniyet tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından usulüne uygun olarak icra takibi başlatıldığını, davacı şirketin bu takiplere itiraz etmediğini ve takiplerin kesinleştiğini, çeklerin ileri tarihli düzenlendiğini ve çekler altında imzası bulunan ... ... ...'ın keşide tarihi itibariyle şirket yetkilisi olduğunu, Çek Kanunu'nun 3. maddesinin 8. fıkrasının açık olduğunu, söz konusu madde metninden de anlaşılacağı üzere, düzenleme tarihinin çekin düzenlendiği gün olabileceği gibi ileri bir tarihte olabileceğini, daha önce karşılıksız çek keşide etmek suçundan ismi geçen şirket yetkilisinin farklı icra ceza mahkemelerinde yargılandığını ve beraat ettiğini, söz konusu beraat hükümlerinin davacı şirketin iddialarını çürüttüğünü, çeklerin düzenlendiği tarihte şirket yetkilisi olarak ismi geçen ... ... ...'ın üçüncü kişilerle gerçekleştirdiği işlemlerde sorumluluğun davacı şirkete ait olduğunu, tanıkların dinlenmediğini, müvekkil şirketin çekler karşılığında mal ve hizmet sağladığını, ancak çek bedellerinin ödenmemesi nedeniyle ticari hayatının sekteye uğradığını, imza incelemesi ile birlikte çekler üzerindeki mürekkep yaşının tespit edilmesi gerektiğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili katılma yoluyla verdiği istinaf başvuru dilekçesinde özetle; menfi tespit istemli eldeki davada nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini savunarak, mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına ve esas yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının, icra takibine konu senetler nedeniyle borçlu olup olmadığı ve takiplerin iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, senede dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı menfi tespit ve takiplerin iptali talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davalının istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede; Davaya konu 09/10/2022 tanzim tarihli, 50.000,00 TL bedelli senet nedeniyle, davalı alacaklı tarafından 28/11/2022 tarihinde Ankara 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/215116 Esas (Kapatılan Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2022/18381 Esas) sayılı takip dosyası ile 50.000,00 TL asıl alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, Davaya konu 15/09/2022 tanzim tarihli, 75.000,00 TL bedelli senet nedeniyle, davalı alacaklı tarafından 28/11/2022 tarihinde Ankara 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/215117 Esas (Kapatılan Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2022/18382 Esas) sayılı takip dosyası ile 75.000,00 TL asıl alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı,
Davaya konu 15/11/2022 tanzim tarihli, 75.000,00 TL bedelli senet nedeniyle, davalı alacaklı tarafından 08/12/2022 tarihinde Ankara 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/215721 Esas (Kapatılan Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2022/19461 Esas) sayılı takip dosyası ile 75.000,00 TL asıl alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle takibe konu senetlerde yer alan imzaların ... ... ...'ın eli ürünü olduğunun sabit bulunmasına, ayrıca davaya konu senetlerin ileri tarihli senet olduğunun ispatlanamamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Diğer yandan, davacı vekilinin istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede ise; Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinde; "(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." düzenlemesi bulunmaktadır. Eldeki dava niteliği itibari ile Ankara 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/215116 Esas (Kapatılan Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2022/18381 Esas) sayılı, Ankara 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/215117 Esas (Kapatılan Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2022/18382 Esas) sayılı ve Ankara 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/215721 Esas (Kapatılan Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2022/19461 Esas) sayılı dosyalarında borçlu olunmadığının tespitine ve icra takiplerinin iptali istemiyle dava değeri 200.000,00 TL gösterilmek ve bu miktar üzerinden harç yatırılmak suretiyle açılmış, mahkemece yapılan yargılama neticesinde ise, çeklerin ileri tarihli olduğu hususunun davalı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Buna göre, menfi tespit ve icra takiplerinin iptali istemiyle açılan davada verilen kabul kararı dikkate alınarak, davacı lehine kabul edilen 200.000,00 TL tutar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13/1 maddesine göre hesaplanacak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, daha az miktarda olmak üzere hesaplanan "17.900,00 TL" maktu vekalet ücretine karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir. Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; açıklanan nedenlerle mahkemece vekalet ücreti yönünden verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kaldırılmasına ve mahkeme kararının HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 3-Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/328 Esas, 2023/903 Karar sayılı ve 13/12/2023 tarihli kararının HMK 353/1-b-2. maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 4-a-Davanın KABULÜ ile, Davacının, Ankara 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/215116 Esas (Kapatılan Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2022/18381 Esas) sayılı, Ankara 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/215117 Esas (Kapatılan Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2022/18382 Esas) sayılı ve Ankara 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/215721 Esas (Kapatılan Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2022/19461 Esas) sayılı dosyalarına konu çekler nedeniyle davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, b-Şartları oluşmadığından, davacının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE c-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.662,00 TL harçtan peşin alınan 3.415,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.246,50 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, d-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı ve 3.415,50 TL peşin harcı olmak üzere toplam 3.595,40 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, e-Davacı tarafından yapılan 263,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, f-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, g-6325 Sayılı Kanun'un 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye irât kaydına, h-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.662,00 TL harçtan peşin alınan 3.415,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.246,40 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 6-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine, 7-İstinaf eden davacı tarafından yapılan 60,00 TL istinaf posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8- İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf posta giderinin üzerinde bırakılmasına, 9-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 10-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 11-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 12/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."