Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/320 E. 2026/1315 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/320
Karar No
2026/1315
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2024/320 (ESASTAN RET) KARAR NO : 2026/1315

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : DR.... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/12/2023 ESAS-KARAR NO : 2023/985 E - 2023/1383 K

DAVACI : . VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : UETS DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 12/10/2026 YAZILDIĞI TARİH : 26/10/2026

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkile olan borcunun tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2018/19398 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı yanca itiraz edildiğini ve icra takibinin durduğunu, bunun üzerine itirazın iptali davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/06/2021 tarih ve 202/497 Esas, 2021/472 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne hükmedildiğini ve kararın kesinleşmesi üzerine müvekkil tarafından Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2020/7821 Esas sayılı dosyası ile söz konusu alacağın icraya konu edildiğini ve ancak 09/07/2021 tarihinde alacağın tahsil edilebildiğini, bu hali ile davacının munzam zararının bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 09/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; eldeki davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, davacının munzam zarar iddiasını kanıtlar nitelikte bir belgeyi dosya içerisine ibraz edemediğini, davacı tarafından Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2018/19398 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı yanca itiraz edildiğini ve icra takibinin durduğunu, bunun üzerine itirazın iptali davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/06/2021 tarih ve 202/497 Esas, 2021/472 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne hükmedildiğini, söz konusu kararın istinaf edilmeden kesinleştiğini ve müvekkil şirket tarafından kesinleşen karar uyarınca 09/07/2021 tarihinde ödeme yapıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, aşkın (munzam) zarar açıklandıktan sonra, davacının dava dilekçesi ile, Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2018/19398 Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine davalı yanca itiraz edildiğini ve icra takibinin durduğunu, bunun üzerine itirazın iptali davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/06/2021 tarih ve 202/497 Esas, 2021/472 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne hükmedildiğini ve kararın kesinleşmesi üzerine müvekkil tarafından Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2020/7821 Esas sayılı icra takibi ile söz konusu alacağın icraya konu edildiğini ve ancak 09/07/2021 tarihinde alacağın tahsil edilebildiğini, dolayısıyla icra dosyasına konu alacağın geç tahsili nedeniyle faiz ile karşılanamayan zararının oluştuğunu iddia etmesine karşın, tek başına eldeki davaya konu alacağın geç ödenmesinin davacının somut bir maddi zarara uğradığını ispata yeterli bulunmadığı ve davacının parasını geç tahsil ettiği için temerrüt faizini aşan somut bir maddi zarara uğradığı hususunun Yargıtay içtihatlarında ifade edildiği şekliyle mahkemece kabul görmeyeceği, bu hali davanın ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yargıtay'ın munzam zarara ilişkin farklı içtihatlarının bulunduğunu, Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru neticesinde verdiği ihlal kararının tartışılmadığını, mahkeme kararının mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde bulunduğunu, mevcut enflasyonist ortamda munzam zarar konusunda somut delil istenmesinin maruf ve meşhur olguların ispatının gerekmediğine ilişkin HMK'nın 187/2. maddesi hükmüne aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2018/19398 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalı yanca yapılan itiraz nedeniyle durması üzerine açılan itirazın iptali davası sonucu verilen ve kesinleşen kabul kararı uyarınca tahsil edilen alacağın geç ödeme olarak kabul edilip edilemeyeceği, bu kapsamda davacının aşkın (munzam) zararının oluşup oluşmayacağı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, geç tahsilden kaynaklı aşkın (munzam) zarar talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2018/19398 Esas sayılı dosyası ile; 28/05/2018 tarihinde davacı tarafından, davalı aleyhine, faturadan kaynaklanan alacağa dayalı toplam 75.136,68 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itiraz üzerine İcra Müdürlüğünce takibin durdurulduğu, bunun üzerine davacı yanca Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/497 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali istemli davanın açıldığı, yapılan yargılama neticesinde 17/06/2021 tarih ve 2021/472 Karar sayılı karar ile davanın kabulüne ve itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedildiği, devam eden süreçte taraf vekillerince 09/07/2021 tarihli dilekçeler ile istinaf kanun yoluna başvurma hakkından feragat edildiğinin bildirildiğini ve bu kapsamda söz konusu kararın istinaf edilmeksizin 09/07/2021 tarihinde kesinleştiği, aynı gün icra dosyasında yer alan tutarın ödendiği ve takip dosyasının kapatıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/06/2021 tarih ve 202/497 Esas, 2021/472 Karar sayılı kararı ile verilen ve 09/07/2021 tarihinde kesinleşen kabul kararı üzerine aynı gün icra dosyasındaki tüm bedelin ödendiğinin tespit edilmesine, diğer yandan davalı şirketin Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2018/19398 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yaptığı itirazın hak arama hürriyeti kapsamında olduğunun değerlendirilmesine ve davanın aleyhine sonuçlanmasının bu gerçeği ortadan kaldırmayacağının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 12/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/320, K. 2026/1315, T. 12.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-320-e-2026-1315-k-382f06772537