İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/433 E. 2026/855 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/433
Karar No
2026/855
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/433 Esas KARAR NO : 2026/855 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/12/2024 KARAR TARİHİ : 07/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunduğu 20/12/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin çelik konstrüksiyon alanında yapısal çelik üretimi ve imalatına yönelik projeler doğrultusunda hizmet verdiğini, müvekkilinin davalı şirkete farklı projeler üzerinde çeşitli tonajdaki çeliklerin projelendirilmesi, üretim ve imalatı konusunda hizmet verdiğini, Müvekkili şirket, taraflar arasındaki ticari ilişki uyarınca yükümlülüklerini yerine getirerek projelere uygun şekilde üretimini gerçekleştirdiğini çelik konstrüksiyon yapılarını davalı tarafa teslim ettiğini, davalının, iş karşılığı bedelin tamamını müvekkiline ödemeyerek bedel ödeme yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, davalıdan tahsil edilemeyen 73.915,78TL ve 9.619,06EUR alacağı bulunduğunu, davalı tarafın müvekkili şirket tarafından takibe konu edilen alacak miktarlarınca borçlarının bulunduğunu kabul ettiklerini, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında da neredeyse aynı borç miktarınca müvekkili şirkete borçlarının bulunduğunun bilinci ve ikrarında olduklarını, 24.10.2019 tarihinde davalı şirket tarafından müvekkiline gönderilen mailde, TL ve EUR bazındaki bakiye borç miktarları belirtilerek bakiye bedellerde mutabakat sağlanıp sağlanmadığının bildirilmesinin talep edildiğini, davalı şirkette müvekkilinin alacaklı durumda olduğunun kabul ve bilincinde olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarında borçlu olarak tespit edildiğini, ödenmeyen 73.915,78TL ve 9.619,06EUR alacağın tahsili için ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket ise ödeme emrinin tebliği üzerine 13.09.2024 tarihinde vekili aracılığı ile verdiği itiraz dilekçesinde dava konusu takibe, borca ve tüm fer'ilerine haksız olarak itiraz ettiğini, kötü niyetli olarak takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalının borca itirazı Müvekkile herhangi bir borçlarının bulunmadığına yönelik ise de; söz konusu itiraz haksız ve hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı toplam 73.915,78TL ve 9.619,06EUR tutarında borcu bulunduğunu, mahkeme tarafından müvekkili şirkete ait yapılacak ticari defter ve kayıtlar üzerindeki inceleme ile de ortaya konulacağını, davanın kabulü ile, ... İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasında yapılan haksız ve dayanaksız itirazın iptaline ve takibin devamına, alacak miktarı likit olduğunu, davalı şirketin haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili 24/01/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; İcra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, tarafların gerçekleştirmiş oldukları ticari faaliyetlere ilişkin 15/01/2019 tarihli imalat ve 08/11/2018 tarihli imalat sözleşmelerinde müvekkili şirket ile karşı tarafın tacir olduğu ve ticari iş yaptıkları sabit olduğundan icra müdürlüğünün İstanbul (Çağlayan) olarak belirlendiğini, davacı tarafın müvekkili şirketten hiçbir alacağının bulunmadığını, aksi durumda davacı tarafın davaya konu ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, eser sözleşmesinden kaynaklanması sebebi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek ile davacı tarafın sözleşmede belirlenen şartlara aykırı olarak imalat yapmasının sözleşmede belirlenen iş programına aykırı olarak geç tesliminden kaynaklı olarak müvekkili şirketin uğramış olduğu zararlar ile cezai şart alacağı ve fazlaya ilişkin yasal hak ve alacakları ile başvuru hakkının saklı kaldığını, davanın itirazın iptali davası olduğunu, dava dilekçesinde talep edilen alacağın ispat edilemediğini, taraflar arasında düzenlenen 08/11/2018 ve 15/01/2019 tarihli imalat sözleşmeleri ile imzalanan sözleşmede davacının koşullara aykırı olarak ayıplı üretim yaptığını ve sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, davacı tarafından imalata başlandığını ancak sözleşme kapsamındaki işlerin sözleşmede belirlenen yöntem ve kalitede üretilmediğini, davacı şirketin söz konusu çeliklerde müvekkili şirketin talep etmiş olduğu şekilde boya işlemi uygulamadığını, primin boyanın üzerine boyala işlemi gerçekleştirdiğini, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine, yetkisizlik sebebi ile usulden reddine, zamanaşımı sebebi ile reddine, davacı şirketin müvekkili şirkete 25.500 EURO+KDV ve 25.936,40 EURO+KDV tutarında cezai şart faturası kesilmesine sebebiyet vermesi ve kusurlu hareketleri sebebi ile bu tutardan sorumlu olması sebebi ile reddine, karşı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemek ile davacı tarafın talep etmiş olduğu alacağın likit olmaması ve yargılamayı gerektirmesi sebebi ile icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir alacağının bulunmaması tam aksine borçlu olması ve işbu davanın ve davaya konu icra takibinin açılarak haksız kazanç elde etme saiki içerisinde olduğu sabit olduğundan davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin faizi ile birlikte karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf huzurdaki davada davacının davalıya çeliklerin projelendirilmesi, üretim ve imalatı hususlarında hizmet verdiğini, davalının bu hizmetin karşılığı 73.915,78 TL ve 9.619,06 Euro borcunu ödemediğini ve bu bedellerin tahsili için davalı aleyhine başlatmış olduğu ... İcra Müd.... esas sayılı dosyasına itiraz ettiğini belirterek davalının davacıya cari hesap borcu olduğundan itirazın iptalini talep etmiştir. ... İcra Müd. ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ... AŞ. borçlunun dosyamız davalısı ... Aş olduğu anlaşılmıştır. Davalı taraf icra takibine itirazda icra takibine, yetkiye, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına, imzaya, borcun tümüne, tüm ferilerine, sair tüm masraf ve bedellere açıkça itiraz ediyoruz. şeklinde itirazda bulunmuştur. Davalı tarafın icra dairesinin yetkisine yaptığı itirazda yetkili icra dairesi belirtilmemiş olduğundan icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla icra dairesinin yetkisine yapılan itiraz mahkememizce reddedilmiştir. Davacı taraf cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunmuş, davacının ayıplı üretim yaptığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davacı tarafın zamanaşımı itirazı yönünden yapılan incelemede ise davaya konu faturaların 31.12.2019 tarihli olduğu ve taraflar arasındaki sözleşmede ödemeyi düzenleyen 5. Madde hükmü gereği fatura tarihinden sonra 30 gün içerisinde %77'sinin, fatura tarihinden 60 gün sonra ise kalan kısmının ödenmesi gerektiğinden faturalara konu alacakların davacı yanca 30/01/2020 tarihinde istenebilir hale geldiğinden ve davacı tarafça 20/12/2024 tarihinde dava açılmış olduğundan 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde dava ikame edilmiş olduğundan davalının zamanaşımı itirazı reddedilmiştir. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda davacı yana hiçbir borcunun olmadığı gerekçesiyle alacağa itiraz etmiştir. Davacı taraf davalıya hizmet verdiğini ve davalıdan alacağı bulunduğunu ispatlamak durumundadır. Dosya 1 SMMM , 1 İnşaat Mühendisi ve 1 Ticaret ve Sözleşme Hukukçusu bilirkişiye tevdii edilerek davacının yaptığı işin ayıplı olup olmadığı, yapılan iş ayıplı ise bu ayıbın gizli/açık ayıp olup olmadığı ve davalı tarafın süresi içerisinde geçerli ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı ve davacının davalıdan ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına konu ettiği alacağının olup olmadığı alacağı var ise alacak miktarının ne kadar olduğu hususunda rapor tanzim edilmesi istenilmiş ve bilirkişiler dosyaya sunduğu raporda; Davacı 2019-2020-2021-2022-2023 yılları ticari defterlerinin TTK 64/3 maddesi gereği Ocak ayı beratları ile Aralık ayı beratlarının kanuni süreleri içinde oluşturulup imzalanarak Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklendiği, envanter defterlerinin kanuni süreleri içinde noter açılış tasdiklerinin yaptırıldığı, davacının işbu yıllara ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil teşkil edebileceği, Davacı 2024 yılı ticari defterlerine ait ocak ayı beratlarının kanuni süresi içinde Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklendiği, Aralık ayı beratlarının kanuni süresi içinde yüklenmediği, davacının işbu yıla ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, sahibi lehine delil teşkil edemeyeceği, Davalı 2019-2020-2021-2022-2023-2024 yılları ticari defterlerinin TTK 64/3 maddesi gereği Ocak ayı beratları ile Aralık ayı beratlarının kanuni süreleri içinde oluşturulup imzalanarak Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklendiği, envanter defterlerinin kanuni süreleri içinde noter açılış tasdiklerinin yaptırıldığı, davalının işbu yıllara ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil teşkil edebileceği, takdirin sayın Mahkemeye ait olduğu, tarafların sürekli çalıştıkları, ticari ilişki içinde bulundukları, Davacı ticari defterlerinde davaya konu Türk Lirası faturaların kayıtlı olduğu, davalı ödemesine rastlanmadığı, davacı ticari defterlerinde davalıdan 73.915,78 TL alacaklı olduğu, davacının takipte 73.915,78 TL talep ettiği, Davacı ticari defterlerinde davaya konu Euro faturaların kayıtlı olduğu, davalı ödemesine rastlanmadığı, davacı ticari defterlerinde davalıdan 57.590,27 TL (8.659,41 Euro) alacaklı olduğu ve davacının takipte talebinin 9.619,06 Euro olduğu, Davalı ticari defterlerinde davaya konu Türk Lirası faturaların kayıtlı olduğu, davalının davacıya ödemesine rastlanmadığı; davalının davacı iade faturası ile 76.801,38 TL davacıya borçlu hale geldiği ve yaptığı ters muhasebe kaydı ile davacıya bakiyesinin kalmadığı, Davalı ticari defterlerinde davaya konu Euro faturaların kayıtlı olduğu, davalının davacıya ödemesine rastlanmadığı; davalının davacı iade faturası ile 63.972,65 (9.619,08 Euro) TL davacıya borçlu hale geldiği ve yaptığı ters muhasebe kaydı ile davacıya bakiyesinin kalmadığı, Davacı ihtarnamesi ile tebliğ mazbatasına dosya içinde rastlanmadığı, Sözleşmede Gecikme ceza maddesi bulunduğu ancak Dosyada Sözleşmede teslim süreleri ile İş Programı ve Buna uygun İmalat ve Sevkiyat Programı bulunmadığından ve işin geciktğiğine dair bir ihtara rastlanmadığından Ceza kesilmesine ilişkin bir inceleme yapılamadığı ve ceza uygulamanın gerektir bir durumun tespit edilemediği, Davacı-İmalatcı Firma, Sözleşme de mad.3.5 ve 3.6 maddelerinde belirtilen şartnameye aykırı bir kısım boya ve Kaynak imalatlarını hatalı olarak yapmış olduğu, Davacı Hatalı imalatların giderilmesine ilişkin belirtilen nedenlerden dolayı Gecikme cezası uygulanmadığı, ancak hatalı ve kusurlu imalatlardan dolayı NEFASET kesintisi yapılmasının uygun olacağı, Davalı-işveren firma davacı-imalatçı firma alacağından % 1 oranına tekabül eden kesintinin 6.069,50 eur (kdv dahil) yapabileceği ve davacı-imalatçı firmanın toplam alacağından 6.069,50 eur (kdv dahil) düşülerek ödenmesinin uygun olacağı yönünde rapor ibraz etmiştir. Dosyanın rapor sunan heyette bulunan mali müşavire tevdi ile , davacı tarafın euro cinsinden tespit edilen alacağından ayıp sebebiyle %1 oranında yapılacak kesintinin düşülmesi neticesinde kalan tutar ve icra dosyasındaki TL alacağı yönünden icra dosyasında talep edebileceği faizin ve ayıp için %1e tekabül eden kesintinin yapılmaması halinde icra dosyasında davacının alacağına ne kadar faiz verebileceği hususunda seçenekli hesap yapmasının istenilmesine karar verilmiş ve dosyaya sunulan ek raporda; davacının davalıdan icra takibinde 73.915,78 TL asıl alacağı 25.131.87 TL işlemiş faiz talep edebileceği, davacı tarafın Euro cinsinden tespit edilen alacağından ayıp sebebiyle %1 oranında yapılacak kesintinin düşülmesi neticesinde kalan tutar (9.619,06 Euro – 6.069,50 Euro = 3.549,56 Euro) üzerinden icra dosyasında talep edebileceği işleyen faizin 01/01/2024-10/09/2024 tarih aralığı için 82,09 Euro olacağı, davacı tarafın Euro cinsinden tespit edilen alacağından ayıp için %1’e tekabül eden kesintinin yapılmaması hali için (9.619,06 Euro üzerinden) icra dosyasında talep edebileceği işleyen faizin 01/01/2024-10/09/2024 tarih aralığı için 222,46 Euro olacağı, takipte 266,69 Euro işlemiş faiz talep edildiği yönünde rapor ibraz edilmiştir. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.... K....sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davalı ticari defterlerinde davaya konu Türk Lirası faturaların ve davaya konu Euro faturaların kayıtlı olduğu, davalının davacıya ödemesine rastlanmadığının ve davalının ters muhasebe işlemi ile davacıya olan bakiyesini sıfırladığı, davacı defterlerinde davalıdan 57.590,27 TL (8.659,41 Euro) alacaklı olduğu ve davacının takipte talebinin 9.619,06 Euro olduğunun tespit edilmesi karşısında davacının defterleri HMK 222. Maddesi gereği kendisi lehine delil niteliğine haizdir. Bilirkişi raporunda davacının bir kısım imalatları Sözleşme de mad.3.5 ve 3.6 maddelerinde belirtilen şartnameye aykırı bir kısım boya ve Kaynak imalatlarını hatalı olarak yapmış olduğu, Davacı Hatalı imalatların giderilmesine ilişkin belirtilen nedenlerden dolayı Gecikme cezası uygulanmadığı, ancak hatalı ve kusurlu imalatlardan dolayı NEFASET kesintisi yapılmasının uygun olacağı,Davalı-işveren firma davacı-imalatçı firma alacağından % 1 oranına tekabül eden kesintinin 6.069,50 eur (kdv dahil) yapabileceği ve davacı-imalatçı firmanın toplam alacağından 6.069,50 eur (kdv dahil) düşülerek ödenmesinin uygun olacağı yönünde rapor ibraz edilmesi ve ek raporda davacının davalıdan icra takibinde 73.915,78 TL asıl alacağı 25.131.87 TL işlemiş faiz talep edebileceği, davacı tarafın Euro cinsinden tespit edilen alacağından ayıp sebebiyle %1 oranında yapılacak kesintinin düşülmesi neticesinde kalan tutar (9.619,06 Euro – 6.069,50 Euro = 3.549,56 Euro) üzerinden icra dosyasında talep edebileceği işleyen faizin 01/01/2024-10/09/2024 tarih aralığı için 82,09 Euro olacağı, davacı tarafın Euro cinsinden tespit edilen alacağından ayıp için %1’e tekabül eden kesintinin yapılmaması hali için (9.619,06 Euro üzerinden) icra dosyasında talep edebileceği işleyen faizin 01/01/2024-10/09/2024 tarih aralığı için 222,46 Euro olacağı, takipte 266,69 Euro işlemiş faiz talep edildiği yönünde rapor ibraz edilmesi karşısında mahkememizce davacının edimini ayıplı olarak yerine getirdiği kanaatine varılmış ve bu sebeple bilirkişi raporu doğrultusunda %1 oranında kesinti yapılmış ve ek bilirkişi raporunda kesinti yapılması halinde davacının davalıdan davacının davalıdan icra takibinde 73.915,78 TL asıl alacağı 25.131.87 TL işlemiş faiz talep edebileceği, (9.619,06 Euro – 6.069,50 Euro = 3.549,56 Euro) üzerinden icra dosyasında talep edebileceği işleyen faizin 01/01/2024-10/09/2024 tarih aralığı için 82,09 Euro olacağı yönünde rapor sunulması karşısında davacı tarafın ticari defterleri ile davalıdan olan alacağını HMK 222. Maddesi gereği ispatladığı kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, Davalının ... İcra Müdürlüğünün...sas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 73.915,78 TL asıl alacak,25.131,87 TL işlemiş faiz, 3.549,56 Euro asıl alacak, 82,09 Euro işlemiş faiz olnak üzere, 99.047,65 TL ve 3.631,65 Euro üzerinden devamına, asıl alacak 73.915,78 TL TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, asıl alacak 3.549,56 Euroya takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında faiz işletilmesine, TL cinsinden asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranındaki 14.783,15 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Euro cinsinden asıl alacak likit olmadığından bu alacak yönünden icra inkar tazminatı talebinin ve davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Davalının ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 73.915,78 TL asıl alacak, 25.131,87 TL işlemiş faiz, 3.549,56 Euro asıl alacak, 82,09 Euro işlemiş faiz olnak üzere, 99.047,65 TL ve 3.631,65 Euro üzerinden devamına, asıl alacak 73.915,78 TL TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, asıl alacak 3.549,56 Euroya takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında faiz işletilmesine, TL cinsinden asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranındaki 14.783,15 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Euro cinsinden asıl alacak likit olmadığından bu alacak yönünden icra inkar tazminatı talebinin ve davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 15.828,23 TL ilam harcından peşin alınan (4.906,05TL+595,57) harcın mahsubu ile bakiye 10.326,61TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen 427,60TL Başvuru Harcı, (4.906,05TL+595,57) Peşin Harç, olmak üzere toplam 5.929,22TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.812,60 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.787,40 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen toplam 24.537,50TL den kabul red oranına göre hesaplanan 12.354,63 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacının üzerine bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 9-Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/10/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/433, K. 2026/855, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-433-e-2026-855-k-f2fdbddc4851