Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6790 E. 2026/3232 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6790
- Karar No
- 2026/3232
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2348 E., 2024/1513 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/106 E., 2021/136 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen dosya davacısı ... vekili ve katılma yoluyla birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4. maddesi hükümleri uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında, 2 13... , 91, 92, 93, 94... parsel sayılı taşınmazlar ile 5 09... , 14, 15... parsel sayılı taşınmazlar komisyon kararıyla beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı " şerhi yazılarak, 2 13... parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde "...'ın kullanımında olduğunun" şerhi de yazılarak Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Asıl dosyada davacılar ... ve ... dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların babaları ...'den intikal ettiğini, köy senediyle satın alındığını ve alındığından beri ... ve ölümüyle mirasçıları tarafından kullanıldığını ileri sürerek, taşınmazlar hakkında gereğinin yapılmasını talep etmiştir. 3. Birleşen dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların müvekkilinin babası ...'den intikal ettiğini, köy senediyle satın alındığını ve alındığından beri ... ve ölümüyle mirasçıları tarafından kullanıldığını ileri sürerek, taşınmazlarda öncelikle müvekkilinin adına bu mümkün olmadığı takdirde ... veya mirasçıları lehine kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. 4. Birleşen dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde; 2 13... ve 93 parsel sayılı taşınmazları müvekkilinin hayvan ağılı olarak uzun yıllardır kullandığını, taşınmazlara komşu alanda müvekkilinin evi ve bahçesinin bulunduğunu ileri sürerek, bu iki taşınmazda davacı adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... dava, 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosuna itiraz davasıdır. Dava konusu, Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 13... , 91, 92, 93, 94... ve 5 09... , 14, 15... parsel sayılı taşınmazların kullanım kadastrosu sırasında Hazine adına tarla vasfıyla tespit gördüğü, 2 13... parsel sayılı taşınmazların beyanlar hanesinde ...'ın kullanımında olduğunun belirtildiği, diğer taşınmazlarda kullanıcı tespitinin yapılmadığı anlaşılmıştır. 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesi, "6831 sayılı Kanun'un 20.06.1973 tarihli Kanunla değişik 2. maddesinin (b) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kadasto tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle bu Kanun'un 11. maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir" hükmünü taşımaktadır. "kullanım kadastrosu" olarak isimlendirilen bu çalışmanın amacı, 2/B sahalarını, fiili kullanım durumlarını dikkate alarak parsellere ayırmak ve bu taşınmazları 2/B alanı olarak Hazine adına tescil ederken, taşınmazlar üzerinde tespit günü itibariyle fiili kullanımı bulunanları ve muhdesatları tespit ederek tapunun beyanlar hanesinde göstermektir. Diğer bir anlatımla, kullanım kadastrosu sırasında beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilebilecek kişiler, kadastro tespiti sırasında dava konusu taşınmazı ekonomik amacına uygun olarak fiilen asli zilyet olarak kullanan kişilerdir. Bu maddeye dayanılarak açılacak davaların kabul edilebilmesi için, davacı tarafın taşınmazda ekonomik amaca uygun fiili kullanımı olduğunu kanıtlaması zorunludur. Mahkememiz tarafından yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve tanıklar beyanlarında özetle, 94 parsel sayılı taşınmazın ... tarafından, diğer dava konusu taşınmazların ... tarafından kullanıldığı ifade edilmiştir. Orman mühendisi ve harita mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda özetle, taşınmazların kesinleşmiş orman kadastrosuna göre orman sınırları dışına çıkarıldıkları, 2010, 20 12... tarihli ortofotolara göre 2 13... , 92, 93... parsel ve 5 09... , 14, 15... parsel sayılı taşınmazlarda ekonomik amaca uygun kullanım bulunmadığı, 2 13... parsel sayılı taşınmazın kayalık ve çalılık olduğu yönünde görüş bildirildiği, ziraat bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda 2 13... parsel sayılı taşınmazın tarım arazisi olarak kullanıldığı, 2 13... , 91, 92, 93... parsel ve 5 09... , 14, 15... parsel sayılı taşınmazlarda tarım arazisi niteliği ile ekonomik amaca uygun kullanımın bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bu bağlamda yapılan keşif, Mahkememiz gözlemi, dinlenen yerel, tespit bilirkişi ve tanık beyanları, harita ve ziraat bilirkişisi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 2 13... parsel sayılı taşınmaz yönünden; taşınmazın üzerinde ev bulunduğu, hava fotoğraflarına ve bilirkişi raporlarına göre taşınmazda ekonomik amaca uygun kullanıldığı, mahalli bilirkişisi ve tanık beyanlarına göre evin ... tarafından kullanıldığı, davacılar ..., ... ve ... tarafından taşınmazlardaki kullanımın ispat edilemediği dikkate alındığında taşınmazın ... tarafından ekonomik amacına uygun olarak fiilen asli zilyet olarak kullanıldığının Mahkememizce kabul edildiği, 2 13... , 91, 92, 93... parsel ve 5 09... , 14, 15... parsel sayılı taşınmazlar yönünden; hava fotoğraflarına ve bilirkişi raporlarına göre taşınmazda ekonomik amaca uygun kullanım bulunmadığı, tanıkların taşınmazların kim tarafından hangi tarihler arasında nasıl kullandıklarına ilişkin somut bilgilere sahip olmadıkları, davacıların taşınmazı kullandığının ispat edilemediği, kadastro tespitinin doğru yapıldığı..." gerekçesiyle asıl dosya ve birleşen dava dosyaları yönünden ayrı ayrı davaların reddine, davalılar Tapu Müdürlüğü ve Orman İdaresi yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, 2 13... , 91, 92, 93 , 94... parsel sayılı taşınmazlar ile 5 09... , 14, 15... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitindeki komisyon kararları gibi beyanlar hanesi ile birlikte tespit gibi tescillerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl dosya davacılar ... ve ... vekili, birleşen dosya davacıları ... vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...yapılan istinaf incelemesinde, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, kararın dayandığı deliller ile ... sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından..." gerekçesiyle asıl dosya davacıları ... ve ... vekili, birleşen dosya davacıları ... vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Birleşen dosyada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; davaların birleştirilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, dava konusu yaptıkları taşınmazların evveliyatından beri müvekkillerinin ve murislerinin kullanımında bulunduğunu, bir kısım taşınmazların köy senedi ile satın alındığını, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların müvekkillerinin malik sıfatı ile zilyetliklerini doğruladığını, sunulan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, kurumlar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Birleşen dosyada davacı ... vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; dava konusu ettikleri taşınmazların davalı idarelerle herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, 92... sayılı parselin kendilerinin kullanımında olan 94 sayılı parselle bir bütün olarak evveliyatından beri kullanılageldiğini, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların, tüm iddialarını kanıtlar yönde beyanda bulunduklarını, davalı idareler ... hasım durumunda olup bu idarelerce yapılan hatalı işlemler sonucu dava açmak zorunda kaldıklarından bu idareler lehine vekalet ücreti verilemeyeceğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesi hükümleri uyarınca yapılan kullanım kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen dosya davacıları ... vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.