Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/910 E. 2026/3239 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/910
Karar No
2026/3239
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3173 E., 2025/1691 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/195 E., 2023/558 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sonucunda, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 64... , 4, 5, 9, 10, 11... parsel sayılı sırasıyla, 245,61 m², 205,45 m², 113,70 m², 251,92 m², 126,27 m², 142,01 m² ve 245,98 m² yüzölçümüyle taşınmazların kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanun'u (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve kullanıcıları belirtilerek bahçe niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş,1 64... , 4, 5, 9, 11... parsel sayılı taşınmazlar dava tarihinden önce 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca sırasıyla ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a satılmıştır. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; 1 64... parsel sayılı taşınmazın kullanıcısı olduğunu ve üzerinde 3 katlı yapısı bulunduğunu, kadastroda görünen yüzölçümünün fiili durumundan daha küçük olduğunu fark etmesi üzerine özel bir büroya ölçüm yaptırdığını ve etrafı çevrili bulunan taşınmazının sınırlarının kadastro paftasındakinden farklı olduğunun görüldüğünü, komşu 3, 5, 9, 10, 11, 12 parsellerin değişik alanlarda tecavüz ettiğinin anlaşıldığını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespiti sırasında yapılan hataların düzeltilerek zemine uygun hale getirilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın kadastro tespitinin kesinleşmiş olduğunu, davacının Genel Mahkemede dava açma hakkı olmadığını, şerhe dair taleplerin Genel Mahkemeden istenemeyeceğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının duvarlarını kendisinden önce ördüğünü, bu nedenle davacının arazisine geçmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 3. ... mirasçısı ... beyan dilekçesinde; davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu, kadastro tespitinin doğru olduğunu, asıl davacının kendilerine duvar yaparak tecavüz ettiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 4. Davalı ... cevap dilekçesinde; taşınmazı şimdiki haliyle satın aldığını sınırlarının birbirine geçmesi veya kayması iddiasının doğru olmadığını ve davacının yer kaybının bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 10 parsel sayılı taşınmaz haricindeki dava konusu taşınmazların dava tarihinden önce davalı gerçek kişiler adına 6292 sayılı Kanun uyarınca satış işleminden tescil edilmiş olduğu, davalılar adına tapu oluştuktan sonra zilyetlik hakkına dayalı olarak tapulu taşınmaz hakkında hak ileri sürülemeyeceği, 6292 sayılı Kanun uyarınca davalılar adına tapunun oluşmasında herhangi bir yolsuzluk bulunmadığı, dolayısıyla tapu oluştuktan sonra zilyetlik hakkına dayalı olarak açılan tapu iptal davasının dinlenemeyeceği ancak şartları bulunması halinde zilyetliğin tespitine karar verilebileceği, tanık anlatımları ve bilirkişisi raporuna göre belirtilen kısımların tespit tarihi itibariyle davacının fiilen kullanımında olduğu gerekçesiyle davacının tapu iptal ve tescil davasının reddine, 1 64... , 5, 9, 10, 11... parsel sayılı taşınmazların fen bilirkişisi raporuna ekli krokide gösterilen kısımlarında davacının zilyetliğinde olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu, kullanım kadstrosuna itiarz davasında Hazinenin hukuki hasım olduğu ve Hazine lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin de doğru olduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili yönünden hüküm kurulmadığını, Hazine yönünden davanın husumetten reddedilmesi ve lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kullanım kadastrosunun iptali davasında Hazinenin husumetinin bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/910, K. 2026/3239, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-910-e-2026-3239-k-fcc7054e6769