Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5600 E. 2026/3243 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5600
Karar No
2026/3243
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/750 E., 2023/964 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/28 E., 2020/80 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Bartın ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 19... , 1 30... , 1 37... ve 1 42... parsel sayılı sırasıyla 4.973,60 m², 11.520,69 m², 13.701,26 m² ve 8.565,63 m² yüzölçümü ile intikal, miras payı devrine dayalı ... ve müşterekleri adına tepit edilmiştir. 2. Davacılar ... dava dilekçesinde; muris ...'ın mirasının taksim edildiğini ve ... mirasçılarından ... ve ...'nin miras payını senetle satın aldığını, ancak senedin yangında zayi olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazların kendisine isabet eden kısımlarına yeni parsel numarası verilerek adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve arkadaşları cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların tarafların ortak murisleri ...'ın tüm mirasçılarına kaldığını, mirasçılardan ... ve ...'nin miras paylarını davacıya satmadıklarını, yangının çıktığı evin davacıya ait olmaması nedeniyle senedin de yangında zayi olamayacağını ileri sürerek, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ortak muristen intikal eden tapulu taşınmazların halen elbirliği mülkiyetine konu olduğu, miras ortaklığının tapulu taşınmazlarda dahi giderilemediği, her ne kadar tanık beyanlarında kız çocukların miras paylarını erkek çocuklara sattıkları ve erkek çocukların kendi aralarında taksim yaptıkları beyan edilmiş ise de daha sonra mirasçılar arasında çıkan anlaşmazlık ile taksimin bozulduğu, hisse satın alma hususunun da somut delille ispat edilemediği, bu durumda usule uygun bir taksimden söz edileyeceği gerekçesiyle davanın reddine ve 1 19... , 1 30... , 1 37... , 1 42... parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanaklarındaki vasıf ve nitelikleri ile birlikte tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Dava konusu taşınmazların ortak muris ...'dan intikal ettiğini ve mirasçılarından ... ve ...'nin hisselerinin satış senedi ile müvekkiline satıldığını, senedin yangında zayi olduğunu, erkek kardeşler arasında taşınmazların taksim edilerek 1972 yılından itibaren taksime uygun olarak kullanıldığını, uzun süreli kullanımın taksime karine olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tarafların ortak murisine ait dava konusu taşınmazların mirasçılar arasında usule uygun taksim edilip edilmediği, bir kısım mirasçıların miras paylarını davacıya devredip devretmediklerine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 462,15 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5600, K. 2026/3243, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5600-e-2026-3243-k-38acfd85b7db