Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/563 E. 2026/3231 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/563
- Karar No
- 2026/3231
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2238 E., 2025/2132 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/49 E., 2022/171 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan dava konusu 75 numaralı parsel, 26.05.2021 tarihli ihya edilen tutanakta 19.080 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... çocukları 11/20 hisse ..., 9/20 hissesi de ..., ... ve ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... mirasçıları ve bir kısım tespit malikleri mirasçıları vekili dava dilekçesinde; dava konusu 75 parselin ...'ın tüm mirasçıları adlarına tescilini talep ettiklerini, fakat Kadastro Müdürlüğünce yapılan ihya işleminde ...'nin çocuklarından ...'a pay verilmediğini, zaten ilk kadastro esnasında da bu hatanın yapıldığını, bu hatayı gidermek amacı ile eldeki davayı ikame ettiklerini ileri sürerek, taşınmazın kök murisin tüm mirasçıları adlarına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.12.2022 tarihli ve 2021/49 Esas, 2022/171 Karar sayılı kararı ile "...Yapılan değerlendirmede; dava konusu eski 75 parsel tesis kadastrosu esnasında itirazlı olması sebebi ile tescil edilememiş, davacı taraf malik hanesi boş taşınmazın kök muris ...'ın tüm mirasçıları adlarına tescili amacı ile eldeki davayı ikame etmiştir. Davacı taraf esasen taşınmazın ...'ın tüm çocukları adlarına tescil edilmesi gerekirken kök murisin çocuklarından ...'a pay verilmemesi sebebi ile eldeki davayı açtıklarını belirtmişlerdir. Yapılan araştırmada ... Gezici Arazi Kadastrosu karar kartonunda ulaşılan dava konusu parsele ilişkin 1960/386-1961/273 Esas Karar sayılı kararda davacının ... oğlu ..., davalıların ...'nin diğer çocukları adlarına tespit yapılan ..., ..., ... ve ... oldukları, davacı ... ...'ın dava konusu 75 parselin annesi Zehra'dan intikal ettiğini fakat yapılan tespitte babası ve kendisine pay verilmediğini, kendisi ve babasının davalılara paylarını devretmediklerini, satmadıklarını iddia ettiği, Mahkemece davanın kabulüne karar verilerek taşınmazın ... ve çocukları adlarına tesciline dair hüküm kurulduğu, yapılan tüm araştırmaya rağmen karara konu dosyaya ve bahsi geçen karara ait kesinleşme şerhine ulaşılamamıştır. Dava, malik hanesi boş bırakılan taşınmaza ilişkin olduğundan 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesine göre res'en araştırmaya tabi bir davadır. Taşınmaz başında yapılan keşifte mahalli bilirkişiler dava konusu taşınmazın kök muris ...'ye ait olduğunu ve kök murisin mirasının paylaşılmadığını beyan etmişlerdir. Yine keşif esnasında zemine uygulanan komşu 73 parselin dayanak kaydının dava konusu taşınmazı okuduğu anlaşılmıştır. Yapılan teknik bilirkişi incelemelerinde de dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında kaldığı, evveliyatı itibari ile orman toprağı olmadığı, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazi vasfında olduğu anlaşılmıştır. ... Gezici Arazi Kadastrosunca verilen karar her ne kadar kesinleşmiş bir hüküm olmasa da güçlü bir delil konumundadır, bu nedenle karar aşamasında gözetilmesi gerekmektedir. İşte tüm bu deliller ışığında dava konusu taşınmazın kök muris ... mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiştir. Her ne kadar tespit maliklerinin mirasçılarının tümü davaya dahil edilerek davanın görülmesi gerekirken, eldeki davamızın davacılarının bir kısmının tespit maliklerinin ve ... Gezici Arazi Kadastrosu 1960/386-1961/273 Esas Karar sayılı dosyasının davalılarının mirasçıları oldukları ve bunların da kök muris adına tescil taleplerinin oldukları, yapılan keşifte dinlenen tanıklarında taşınmazın kök muristen intikal ettiğini ve mirasının paylaşılmadığını beyan etmeleri ve ... Gezici Arazi Kadastrosu Mahkemesinin hükmü de gözetilerek tespit maliklerinin tüm mirasçıları dahil edilmeden karar verilmiştir..." gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan eski 75 parsel yeni 1 71... parsel sayılı taşınmazın yenileme kadastrosundaki yüzölçüm ve vasfı ile dava dilekçesi ekinde bulunan Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/15 78... /221 Karar sayılı veraset ilamındaki paylar gibi kök muris ... mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 14.12.2022 tarihli kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.12.2024 tarihli ve 2023/207 Esas, 2024/3019 Karar sayılı kararı ile "...Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2010/920 Esas ve 2010/6170 Karar sayılı ilamında, benzer olayda "Kadastro davalarında tutanak aslının dosyada bulunması zorunludur. Dava konusu 1 01... sayılı taşınmaza ait tutanak aslının dosyada bulunmaması üzerine, Dairemizin geri çevirme kararı uyarınca, bulunabileceği yerden yapılan tüm aramalara karşın tutanak aslı bulunup dosya içine getirtilememiştir. Tutanak tanzimi için hiçbir belge olmaması halinde nihai karar niteliği ile "dosyanın Kadastro Müdürlüğüne iadesine” karar verilir ve bu halde kadastro prosedürü yeni kadastro tespiti ile başlar ve tutanak askı ilanına alınarak olağan usullere göre kadastro tamamlanır. Yeni tutanak düzenlenmesi için gerekli tutanak örneği bulunması halinde ise; sadece tutanak örneği gönderilerek yeni tutanak aslı düzenlettirilip yargılamaya devam olunur..." şeklinde karar verilmiştir. 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesinde, kadastro komisyonlarından gönderilen tutanaklar ile mahalli mahkemelerden devredilen dosyaların muhtevasından malik tespiti yapılamadığı takdirde hakimin re'sen lüzum gördüğü diğer delilleri toplayarak taşınmaz malın kimin adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlü olduğu, taşınmaz malın ölü bir şahsa ait olduğu anlaşılır ve mirasçıları da tespit edilemezse, ölü olduğu yazılmak suretiyle o şahsın adına tescile kararı verileceği açıklanmıştır. Davaya konu taşınmaz tapulamaya tabi tutulup yüzölçümü belirlenip geometrik durumu çıkarılarak tapuya bağlanmış ise de, bir sebeple tapulama işlemleri kesinleştirilip hakkında henüz sicil oluşmamış olup malik hanesi açık olduğu belirtilerek 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi gereğince açılan kadastro tespitine itiraz davalarda Kadastro Mahkemesince yapılması gereken iş, tutanak aslı ya da onaylı örneğinin bulunabileceği mercilerden tekrar araştırılarak onaylı örneğinin bulunması halinde‚ kadastro tutanağının ikmali için ara kararı ile tutanak örneği ve eklerinin Kadastro Müdürlüğüne gönderilerek mevcut bilgilere göre tutanak düzenlenmesinin istenmesi, sonrasında yargılamaya devam edilmesi, tutanak örneği ya da aslı bulunamadığı takdirde ise kadastro tutanağının ihyası için dosyanın nihai olarak Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilerek Kadastro Müdürlüğü tarafından yeniden kadastro tutanağı düzenlenmesi ve askı ilanına çıkartılarak kadastronun olağan usullere göre tamamlattırılması sağlanması gerekir. Her ne kadar kesinleşen Mahkeme ilamında tapulama işlemi kesinleşmeden davanın görülebilme olanağı olmadığına göre, Mahkemece, tapulama tutanağının ihyasına, sonrasında ise askı ilana çıkarılmasına ve taşınmazın tapulama öncesinde mahal mahkemesinde davalı olduğuna dair bir bilgi bulunmadığından ötürü ancak kadastro komisyonunca malik tespiti yapılamadığı takdirde malik hanesinin doldurulması amacıyla tapulama işleminin kesinleştirilmemesi ve dava dosyası ile birlikte tapulama dosyasının Kadastro Mahkemesine gönderilmesine; aksi durumda ise yani kadastro komisyonunca tespit malikinin belirlenmesi ve itirazsız kesinleşmesi durumunda tapulama işleminin kesinleştirilerek tapuya aktarılması işlemlerinin yapılmasına karar verilecek yerde; askı ilan sonrasında dava açılmasa dahi her hal ve şartta tapulama tutanağı kesinleştirilmeyerek tapulama tutanak aslı ve dava dosyasının bir bütün olarak Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve buna göre Mahkemesince yargılama yapılarak karar verilmişse de zaman bakımından görev ve yetki konusunu düzenleyen 3402 sayılı Kanun'un 26 ve devamı maddelerine göre Kadastro Mahkemesi askı ilan süresi içerisinde açılmış uyuşmazlıkları inceleyeciği gibi aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kadastro tespitinden önce mahalli mahkemelerde görülmekte olan ve devredilen dosyaları inceleyeceği, somut olayımızda ise Mahkemece kadastro tutanağının ihyası için dosyayı Kadastro Müdürlüğüne gönderilip Kadastro Müdürlüğü tarafından kadastro tutanağı ihya edildikten sonra dava konusu taşınmazın tutanağı askı ilanına çıkartıldığı, askı ilanı içerisinde herhangi bir itiraz olmadığı gibi dava da açılmadığı, mahalli mahkemelerden devredilen bir dosya olmadığı ve yine 3402 sayılı Kanun'un 10. maddesine göre kadastro komisyonu tarafından gönderilen bir tutanak da olmadığından dava konusu parsele ilişkin düzenlenen kadastro tutanağının itirazsız kesinleşmiş olması sebebiyle tapulama işleminin kesinleştirilerek tapuya aktarılması işlemleri için olağan usullerle kesinleştirmek suretiyle Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğu..." gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca anılan İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm tesisi suretiyle, dava konusu Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan eski 75 parsel yeni 1 71... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tutanağının olağan usullerle kesinleştirmek üzere Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 17.12.2024 tarihli kararının davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.06.2025 tarihli ve 2025/2095 Esas, 2025/4389 Karar sayılı ilamıyla "..Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince askı ilanı süresi içerisinde tutanağa karşı dava açılmadığı gerekçesi ile tutanağın olağan usulle kesinleştirilmesi için Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmiş ise de; az yukarda açıklandığı üzere dosyanın incelenmesinden davacılar vekili tarafından 02.07.2021 tarihli dilekçe ile ihya edilen tutanağa itirazda bulunulduğu görülmüştür. Hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince yapılması gereken, ihya edilen tutanağa karşı dava açılmış olması sebebi ile esas hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hatalı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş,... " gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...1-Asıl dava dosyası yönünden yapılan inceleme sonucunda; Dava, kadastro tespitine itiraz davası olup, bu nitelikteki davaların tespit maliklerine, ölü olmaları halinde ise mirasçılarına yöneltilerek açılması gerekir. Somut olayımızda davacılar 02.07.2021 tarihli dava dilekçesinde davalı olarak Hazineye husumet yöneltmiş ise de, Kadastro Komisyonu tarafından 26.05.2021 tarihli ihya edilen tutanakta tespit malikleri 11/20 hisse İshak oğlu ..., 9/20 hissesi de ..., ... ve ... adlarına tespitinin yapıldığı, bu hali ile davalı ... adına yapılmış bir tespit olmadığı, davanın ancak tespit malikine karşı yöneltilmesi gerektiğinden davalı ... hakkında açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 2-Birleşen dava dosyası yönünden yapılan inceleme sonucunda; Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2010/920 Esas ve 2010/6170 Karar sayılı ilamında, benzer olayda "Kadastro davalarında tutanak aslının dosyada bulunması zorunludur. Dava konusu 1 01... sayılı taşınmaza ait tutanak aslının dosyada bulunmaması üzerine, Dairemizin geri çevirme kararı uyarınca, bulunabileceği yerden yapılan tüm aramalara karşın tutanak aslı bulunup dosya içine getirtilememiştir. Tutanak tanzimi için hiçbir belge olmaması halinde nihai karar niteliği ile "dosyanın Kadastro Müdürlüğüne iadesine” karar verilir ve bu halde kadastro prosedürü yeni kadastro tespiti ile başlar ve tutanak askı ilanına alınarak olağan usullere göre kadastro tamamlanır. Yeni tutanak düzenlenmesi için gerekli tutanak örneği bulunması halinde ise; sadece tutanak örneği gönderilerek yeni tutanak aslı düzenlettirilip yargılamaya devam olunur" şeklinde karar verilmiştir. 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesinde, kadastro komisyonlarından gönderilen tutanaklar ile mahalli mahkemelerden devredilen dosyaların muhtevasından malik tespiti yapılamadığı takdirde hakimin re'sen lüzum gördüğü diğer delilleri toplayarak taşınmaz malın kimin adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlü olduğu, taşınmaz malın ölü bir şahsa ait olduğu anlaşılır ve mirasçıları da tespit edilemezse, ölü olduğu yazılmak suretiyle o şahsın adına tescile kararı verileceği açıklanmıştır. Davaya konu taşınmaz tapulamaya tabi tutulup yüzölçümü belirlenip geometrik durumu çıkarılarak tapuya bağlanmış ise de, bir sebeple tapulama işlemleri kesinleştirilip hakkında henüz sicil oluşmamış olup malik hanesi açık olduğu belirtilerek 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi gereğince açılan kadastro tespitine itiraz davalarda Kadastro Mahkemesince yapılması gereken iş, tutanak aslı ya da onaylı örneğinin bulunabileceği mercilerden tekrar araştırılarak onaylı örneğinin bulunması halinde‚ kadastro tutanağının ikmali için ara kararı ile tutanak örneği ve eklerinin Kadastro Müdürlüğüne gönderilerek mevcut bilgilere göre tutanak düzenlenmesinin istenmesi, sonrasında yargılamaya devam edilmesi, tutanak örneği ya da aslı bulunamadığı takdirde ise kadastro tutanağının ihyası için dosyanın nihai olarak Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilerek Kadastro Müdürlüğü tarafından yeniden kadastro tutanağı düzenlenmesi ve askı ilanına çıkartılarak kadastronun olağan usullere göre tamamlattırılması sağlanması gerekir. Her ne kadar kesinleşen Mahkeme ilamında tapulama işlemi kesinleşmeden davanın görülebilme olanağı olmadığına göre, Mahkemece, tapulama tutanağının ihyasına, sonrasında ise askı ilana çıkarılmasına ve taşınmazın tapulama öncesinde mahal mahkemesinde davalı olduğuna dair bir bilgi bulunmadığından ötürü ancak kadastro komisyonunca malik tespiti yapılamadığı takdirde malik hanesinin doldurulması amacıyla tapulama işleminin kesinleştirilmemesi ve dava dosyası ile birlikte tapulama dosyasının Kadastro Mahkemesine gönderilmesine; aksi durumda ise yani kadastro komisyonunca tespit malikinin belirlenmesi ve itirazsız kesinleşmesi durumunda tapulama işleminin kesinleştirilerek tapuya aktarılması işlemlerinin yapılmasına karar verilecek yerde; askı ilan sonrasında dava açılmasa dahi her hal ve şartta tapulama tutanağı kesinleştirilmeyerek tapulama tutanak aslı ve dava dosyasının bir bütün olarak Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve buna göre Mahkemesince yargılama yapılarak karar verilmişse de zaman bakımından görev ve yetki konusunu düzenleyen 3402 sayılı Kanun'un 26 ve devamı maddelerine göre Kadastro Mahkemesi askı ilan süresi içerisinde açılmış uyuşmazlıkları inceleyeciği gibi aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kadastro tespitinden önce mahalli mahkemelerde görülmekte olan ve devredilen dosyaları inceleyeceği, somut olayımızda ise Mahkemece kadastro tutanağının ihyası için dosyayı Kadastro Müdürlüğüne gönderilip Kadastro Müdürlüğü tarafından kadastro tutanağı ihya edildikten sonra dava konusu taşınmazın tutanağı askı ilanına çıkartıldığı, askı ilanı içerisinde herhangi bir itiraz olmadığı gibi dava da açılmadığı, mahalli mahkemelerden devredilen bir dosya olmadığı ve yine 3402 sayılı Kanun'un 10. maddesine göre kadastro komisyonu tarafından gönderilen bir tutanak da olmadığından dava konusu parsele ilişkin düzenlenen kadastro tutanağının itirazsız kesinleşmiş olması sebebiyle tapulama işleminin kesinleştirilerek tapuya aktarılması gerektiği bu nedenle usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından..." gerekçesiyle birleşen dosya yönünden açılmış usulüne uygun bir dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına, asıl dosya yönünden davacılar tarafından davalı ... hakkında açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddine, dava konusu Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi eski 75 parsel yeni 1 71... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının olağan usullerle kesinleştirmek üzere Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozmaya aykırı olarak davanın usulden reddine karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.