Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/841 E. 2026/1058 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/841
Karar No
2026/1058
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/841

KARAR NO : 2026/1058

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 29/11/2022

NUMARASI : 2021/382 Esas - 2022/1165 Karar

DAVA: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)

DAVA TARİHİ: 22/04/2021

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/06/2026

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, müvekkili tarafından davalıya hesap ilişkisine konu faturalar düzenlendiğini, faturaya konu malların müvekkili tarafından davalıya teslim edildiğini, ancak davalının borcunu ödemediğini alacağın tahsili amacıyla Bursa 9. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, davalı tarafın yetki itirazının taraflarınca kabul edilerek takibin Bakırköy 4. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına gönderildiğini ancak borçlunun tekrar borca, faize itiraz ederek takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili; Davacı tarafından, müvekkili şirket aleyhine, Bursa 9. İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Müvekkil şirketin, davacı tarafa; davaya kanu takibe ilişkin veya başkaca herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafın iddiasının aksine, davacı tarafından müvekkili şirkete mal veya hizmet sunulmadığını ,takibe dayanak gösterilen cari hesap ilişkisine ilişkin olarak, davacının alacaklı olduğu iddiasının mesnetsiz olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece ; tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup alınan bilirkişi raporunda davacı ticari defterlerine göre davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 41.547,68- TL alacaklı olduğu yönde bakiyesi bulunduğu; davalı defter kayıtlarında ise davalının davacıya icra takip tarihi itibariyle 41.547,68- TL borçlu olduğu; mahkemece celp edilen tarafların 2020 yılına ait BA/BS formlarının örtüştüğü,davalı tarafından takibe konu faturaların ticari defterlerine işlenmesinden dolayı faturalara konu hizmetin davalıya verildiği karine olarak kabul edildiği,davalı tarafından cevap dilekçesinde takip ve davaya konu faturalara yönelik hizmetin verilmediği açıkça iddia edildiğinden davalıya iddialarının ispatı bakımından yemin delili hatırlatılmış olup davalı tarafından verilen kesin süre içerisinde yemin deliline dayanılmadığından faturaya konu hizmetin davacı tarafça verildiğinin kabul edildiği, denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda davalının itirazının iptaline , alaacğın %20'si oranında hesaplanan 8.309,53- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı iflas idaresi vekili; öncelikle müvekkil firma 05.11.2025 tarihinde iflas etmiş olup halen Bakırköy 1. İcra- İflas Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile iflas dosyası halihazırda derdest olduğunu, iflas tarihi olan 05.11.2025 tarihi itibari ile müflis şirkete veya bu tarihten önceki vekaletname ile görevlendirilen vekillere yapılan tebligatların geçersiz olduğunu, Davacının talepleri zamanaşımına uğramış olmasına karşın hüküm altına alınması hukuki olmadığını,alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, açık hesap alacağının tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.

Elde ki davanın açılış tarihi 22.04.2021, karar tarihinin ise 29.11.2021 tarihi olduğu, dava karara bağlandıktan sonra, gerekçeli kararın davalı vekiline 04.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği ancak tebligat yapılan vekilin vekaletnamesinin 31.12.2022 tarihine kadar süreli olduğu, dosyaya yeni vekaletname sunulmadığı, iflas idaresi vekilinin 05.02.2026 tarihinde istinaf ettiği daha evvel geçerli bir gerekçeli karar tebliği yapılmadığı, gerekçeli kararın iflas idare vekiline 17.02.2026 tarihinde tebliğ edildiğinden istinaf başvurusunun süresinde olduğu, davalı şirketin Bakırköy 2 ATM nin 2025/573 esas sayılı dosyasında 05.11.2025 tarihinde iflasına karar verildiği, Bakırköy 1.İcra İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasında iflası açılmış ise de; İstanbul BAM 17. HD'nin 2025/1738 esas ve 2026/129 karar sayılı kararı ile kaldırıldığının Ticaret Sicil Gazetesinin 24 şubat 2026 tarih ve sayı ..., sayfa; 300 de ilan edildiği, iflasın kaldırılarak tasarruf yetkisi davalı şirkete geçtiğinden istinaf başvurusunun esası incelenmiştir.

Davacı tarafça incelemeye ibraz edilen; 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılları yasal defterlerinin e-deftere tabi olduğu, E-Deftere tabi yevmiye ve kebir defterlerinin e-beratlarının yasal süresinde verildiği, sadece açılış tasdikine tabi Envanter defterinin ise açılış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, Davalı tarafça 2018 yılı Envanter defterinin incelemeye ibraz edilmediği, incelemeye ibraz edilen; 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılları yasal defterlerinin E-Deftere tabi olduğu, e-deftere tabi yevmiye ve kebir defterlerinin E-Beratlarının yasal süresinde verildiği, sadece açılış tasdikine tabi Envanter defterinin ise açılış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, davacı yasal defter kayıtları incelendiğinde davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 41.547,68 TL alacaklı olduğu ,davalının ticari defterlerinde ise davacıya icra takip tarihi itibariyle 41.547,68- TL borçlu olduğu yönde bakiyesi bulunduğu,tarafların 2020 yılı BA/BS Formlarının örtüştüğü tespit edilmiştir.Her iki tarafın kanuna uygun tutulan ticari defterlerin sahipleri lehine delil vasfında olduğu anlaşılmaktadır.

Davalı vekili alacağın kanıtlanamadığını ileri sürmekte ise de; faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK'nın 222. maddesine bakmak gerekir.Ticari defterlere kaydedilen fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar.Satım sözleşmesinin geçerliliği için yazılı yapılması gerekmez.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davalı taraf ise bu yolda bir delil göstermemiş soyut olarak borcu olmadığını ileri sürmekle yetinmiştir.

Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin zamanaşımı defiini ilk derece mahkemesinde ileri sürmediği alacağa dayanak faturaların ve davalının yaptığı ödemelerin her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, kayıtların mutabık olduğu, davalının davacıya 41.547,68-TL borçlu bulunduğunun kabulü ile itirazın iptaline ve davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı bulunan alacağın bilgisinde olduğu da gözetilerek likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı iflas idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı iflas idare vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 2.838,12-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 732-TL harcın mahsubu ile kalan 2.106,12-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 51-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/841, K. 2026/1058, T. 05.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-841-e-2026-1058-k-fef971a10020