Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/998 E. 2026/1022 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/998
Karar No
2026/1022
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/998 - 2026/1022 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/998 KARAR NO : 2026/1022

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/12/2024 NUMARASI : 2014/860 Esas - 2024/714 Karar

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... VEKİLİ : Av. ... 2-... VEKİLİ : Av. ... 3-... İHBAR OLUNANLAR : 1- ... VEKİLİ : Av. ... : 2-... VEKİLİ : Av. ... : 3-... VEKİLİ : Av. ... : 4-... VEKİLİ : Av. ... : 5- ... VEKİLLERİ : Av. ... : 6- ... (T.C. NO:...) -... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 15/09/2014 KARAR TARİHİ : 22/05/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 15/06/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; sigortalı Hayat Dış ve İç Ticaret Limited Şirketi'ne ait işyerinin davacı şirket nezdinde sigortalı olduğunu, işyerinin bulunduğu alışveriş merkezinde çıkan yangın sonucu iş yerinin hasar gördüğünü, bu hasar nedeniyle davacı şirketin sigortalıya 09.11.2012 tarihinde 447.102,00 TL hasar tazminatı ödediğini, yapılan tespitlere göre yangının Koton Mağazasına ait asma katta bulunan elektrikli radyatör ısıtıcısının iç elektrik devresinde oluşan elektrik arkından kaynaklandığını, davalı Derin Mağazacılık Şirketi'nin bayilik sözleşmesi gereği işletici konumunda olduğunu, diğer davalı HDI Sigorta Şirketi'nin Kobi Paket Poliçesi gereğince meydana gelen zararı poliçe teminatı nispetinde tazmin ile mükellef olduğunu belirterek sigortalıya ödenen 447.102,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı HDI Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin NCity Alışveriş Merkezi'ndeki yangın sonucu oluşan zararlar için tazminat talebinde bulunduğunu, yangının müvekkili şirketin sigortalısının işyerinden kaynaklandığı iddiasının asılsız olduğunu, Kocaeli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi ve Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bilirkişi raporlarına atıfta bulunularak yangının çıkış noktasının farklı bir işletmenin kullandığı temizlik odası olduğunu, ayrıca davacı tarafın dayandığı Kocaeli 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin tespit raporunun eksik inceleme ve tetkike dayalı olarak düzenlendiğini ve yangının gerçek sebebini yansıtmadığını, AVM'nin yangın güvenliği yönetmeliğine aykırı olduğunu ve yangının yayılmasını önleyici tedbirlerden yoksun olduğunu, AVM'nin sahibi ve işletmecisi Kocaeli Alışveriş Hizmetleri A.Ş. ile temizlik hizmeti veren ISS Tesis Yönetim Hizmetleri A.Ş.'nin yangından sorumlu olduğunu, davaların birleştirilmesi, zamanaşımı, poliçe limiti ve faiz taleplerine ilişkin itirazlarının bulunduğunu belirterek davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Derin Mağazacılık Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının yangından sorumlu tutulamayacağını, ceza davasının henüz sonuçlanmadığını ve bu nedenle bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı tarafından sunulan uzman raporunun yangının çıkış noktasını kesin olarak belirleyemediğini ve Koton Mağazasının arka tarafının yangının başladığı yer olarak gösterilmesinin soyut bir ifade olduğunu, yangının, Koton Mağazasının deposuna bitişik olan ve AVM'nin genel temizlik işleri için kullanılan bağımsız bir temizlik odasından kaynaklandığını, temizlik odasının AVM yönetimi tarafından kullanıldığını ve yangının temizlik görevlilerinin kullandığı elektrikli ısıtıcılardan çıkmış olabileceğini, ayrıca davacı tarafından yangın önlemlerinin alınmadığını, binanın yangın yönetmeliğine uygun olduğunu, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Kocaeli Alışveriş Hizmetleri A.Ş. ve ISS Tesis Yönetim Hizmetleri A.Ş.'nin davaya dahil edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Koton Mağazacılık Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Kocaeli Alışveriş Hizmetleri Şirketi ile aralarında kira sözleşmesi imzalandığını, bu kapsamda zemin katta bulunan 4 ayrı bağımsız bölüm ve eklentinin kira sözleşmesi kapsamında teslim alındığını, alt kiraya ilişkin sözleşmede bulunan düzenlemeden kaynaklı olarak mecurun Derin Mağazacılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne kiralandığını, dolayısıyla yangın esnasında mağazanın alt kiracı tarafından kullanıldığını, davalı tarafından kısmen veya tamamen işletilmeyen mağazadan kaynaklı olarak herhangi bir kusur isnadında bulunulamayacağını, Kocaeli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/8 D.İş sayılı dosyasında delil tespit dosyasındaki bilirkişi raporuna göre yangının temizlik odasından çıktığının belirlendiğini, iddia edildiği şekilde kiralamaya konu mağazanın deposunda yangının başladığı iddiasının geçerli olmadığı, Kocaeli CBS'nin 2012/1346 soruşturma sayılı dosyasına göre yangının kiralanan mağazada çıktığı hususunu teyit eder herhangi bir somut delilin bulunmadığı, yangının ortaya çıkmasında, büyümesinde ve zararın artmasında Kocaeli Alışveriş Hizmetleri A.Ş.'nin ağır kusurunun bulunduğunu, yangının temizlik odasında çıkarak yayıldığını, ilgili odanın müvekkilinin kiralamaya konu bağımsız bölümlerle ilgisinin bulunmadığını, herhangi bir sorumlulukları bulunmaması nedeniyle aleyhlerine yürütülen yargılamada davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı Koton Mağazacılık Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu yangın, davalı Koton ile Derin Mağazacılık firmalarının sorumluluğunda bulunan alanda yer alan yağlı radyatörden çıkmış olduğu dosyadaki tüm bilgi, belge ve tanık beyanları ile sabit olup özellikle ilk derece mahkemesi dosyasında düzenlenen, 26.04.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda yangının çıkış noktası konusundaki iki ayrı görüş birlikte irdelenerek yangının davalı koton firmasının kullanımında olan alanda başladığı, dava dışı ISS firmasının kullandığı bölümden çıkmış olamayacağı somut ve bilimsel verilerle ortaya konulmuş iken İstanbul 18. ATM'de yapılan kısıtlı inceleme sonucu düzenlenen raporların hükme esas alınarak yazılı şekilde hükün tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı Koton Mağazacılık Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı taraf, davalı şirket aleyhine açmış olduğu davadan dolayı sadece 30.000,00₺ karşı vekalet ücreti ödeyerek adeta ödüllendirildiğini, işbu durum, toplumda dava açma yeteneğine haiz her bireyin, gerçekte olmayan bir tazminat talebini hiçbir bağlantısı olmayan herhangi birine yöneltebilme riskini göze alabilmesine sebep olabileceğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı Koton Mağazacılık Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından 3 sene önce bekletici mesele kararı verilmiş olup bunca yıl bu karar beklendikten sonra, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen bu dosyada alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınması, usul ekonomisinin gereği olduğunu ve hukuka uygun olduğunu beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. Davalı Derin Mağazacılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından davalı şirketin yangının çıkmasında sorumluluğunun bulunmadığının tespit edilmesi son derece isabetli olduğunu, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından 2022/213 E. ve 2022/6762 sayılı kararı ile onandığını, böylelikle davalı şirketin dava konusu yangının meydana gelmesine ilişkin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığı sübuta ermiştir. dolayısıyla bu karar doğrultusunda işbu davanın reddedilmesi isabetli olduğunu beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/12/2024 Tarih - 2014/860 Esas - 2024/714 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili ile davalı Koton Mağazacılık Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Dosyanın incelemesinde; davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; sigortalısı Hayat Dış ve İç Ticaret Ltd. Şti.'ne ait iş yerinin davacı şirket nezdinde iş yeri sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, iş yerinin bulunduğu alışveriş merkezinde meydana gelen yangın sonucunda sigortalı iş yerinde hasar oluştuğunu, meydana gelen hasar nedeniyle sigortalıya 09/11/2012 tarihinde toplam 447.102,00 TL sigorta tazminatı ödendiğini ileri sürerek, ödenen tazminatın davalılardan tazmini için eldeki davanın açıldığının belirtildiği, davalılar tarafından verilen cevap dilekçelerinde davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1301. maddesinde; sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği; sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal edeceği, sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa; sigortacının, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca; sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebileceği, hüküm altına alınmıştır. Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/13674 esas 2019/7465 karar sayılı ilamı). Müteaddit kimseler muhtelif sebeplere (haksız muamele, akit, kanun) binaen mesul oldukları takdirde haklarında, birlikte bir zarar vukuuna sebebiyet veren kimseler hakkındaki hükümlere göre muamele olunur (818 sayılı yasanın 51/1.maddesi) Birden ziyade kimseler birlikte bir zarar ika ettikleri takdirde müşevvik ile asıl fail ve fer'an methali olanlar, tefrik edilmeksizin müteselsilen mesul olurlar. (818 sayılı yasanın 50/1.maddesi) Dosya arasına alınan 26/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; NCİTY AVM de 15/01/2012 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle, davacı şirketin dava dışı sigortalıları ile yapmış olduğu sigorta poliçeleri kapsamında davacıya sigortalı şirketlerin uğramış oldukları/zararın tespiti konusunda yapılan incelemede; çıkan yangında hasar gören mağazada Varlı Sigorta Ltd. Şti. (...) tarafından hazırlanan ekspertiz raporu incelenmiş olup, rapor düzenleme tarihi itibariyle yangın mahallinde fiilen tespit yapma imkanı olmadığı, dosya içerisindeki bilgi, belge ve hasar raporları esas alınarak, yapılan tespit, hesaplama ve değerlendirmede, Ray Sigorta A.Ş. acentesi tarafından 31.12.2011 tarihinde düzenlenen 31538450/2 no.lu Yangın Sigorta poliçesine istinaden NCİTY AVM 15.01.2012 tarihinde çıkan yangın sebebiyle LC Waikiki Mağ. Hizm. Tic. A.Ş. mağazasına hasar gören ürün tutarına ilişkin toplam 447.102,00 TL bedelin eksper rapor tarihi itibari ile uygun olduğu, davacı Ray Sigorta A.Ş.'nin sunduğu yasal bilgilerine göre, LC Waikiki Mağ. Hizm. Tic. A.Ş.'ne hasar gören ürün tutarına ilişkin toplam 447.102,00 TL bedelin 09.11.2012 tarihi itibariyle dosya hasar bedeli olarak ödendiği şeklinde görüş ve kanaat belirtildiği görülmüştür. Dosya arasına alınan 21.09.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; Kocaeli İtfaiye Daire Başkanlığı'nca düzenlenen 18.01.2012 tarihli Yangın Raporu, 17.01.2012 tarihli Kocaeli İtfaiye Başkanlığı'nca kurulan Teknik Heyet Raporu, görgüye dayalı bilgi sahibi olan tanık beyanları başta olmak üzere tüm bilirkişi raporların ve bilimsel tespitlerin titizlikle incelenip değerlendirilmesi sonucunda; yangının çıkış noktasının heyetimizce Koton mağazası asma katinda bulunan yağlı radyatörden başlamış olduğu kanaatine varıldığı, İlliyet bağının; mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle kesilebileceği, mülga 818 sayılı BK'nın 58. maddesi kapsamında sorumluluğun doğabilmesi için illiyet bağının kesilmemiş olması gerektiği, illiyet bağının kesildiği iddiasının, sorumlu kişiler tarafından açıkça ispatlanmadıkça kabul edilmemesi gerektiği, bu bağlamda davalı kiracı (Koton / Derin Mağazacılık) çalışanının/çalışanlarının eyleminin bu sorumluluğu ortadan kaldıracak derecede illiyet bağını kesmeyeceği, ihbar olunan taşınmaz malikin dava konusu rizikodan sorumlu tutulması gerektiği, esasen ihbar olunan yapı malikinin de bu hususun aksini ispat edemediği, somut olayda davalı Koton Mağazacılık Tekstil San. Tic. Ltd. Şti.'nin %75, davalı Kocaeli Alışveriş Hizmetleri A.Ş.'nin %15, ihbar olunan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin %10 oranında kusurlu oldukları, davacı sigorta şirketinin ekspertiz raporuna dayalı olarak sigortalılarına ödemiş oldukları hasar bedellerinin ticari defterleri ile de teyit edildiği, takdiri mahkemeye ait olmak üzere davacı tarafından sigortalılarına yapılan ödemelerin heyetimizce kadri marufunda olduğu kanaatine varıldığı, Garemeten ödeme ilkesi bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını öngörmesi, davalı sigorta şirketi vekillerince, olayda birçok kişinin zarar gördüğü, teminat limitlerinin bu husus dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğin savunulmuş ve dosya kapsamından da dava konusu yangında dava dışı birçok kişinin zarar gördüğünün anlaşılmış olması karşısında, somut uyuşmazlıkta, tüm hak sahiplerinin gerçek zararları da dikkate alınıp tazminatlarının hesaplanması, davalı sigorta şirketine tüm başvurular ile birlikte açılan davalar da nazara alınarak, toplam zararının limiti aşması halinde garameten sorumluluklarının esas olduğu dikkate alınarak, davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen sigorta poliçesi teminatlarının zarar görenlerin zararları oranında garameten paylaştırılmasının hukuksal olarak mümkün olduğu, davalıların, bir kısım ihbar olunanların ve davalıların kusur oranları çerçevesinde sorumlu oldukları miktarlar; Koton Mağazacılık Tekstil San. Tic. Ltd. Şti.'nin %75 kusuru ile zararın 335.326,50 TL'den sorumlu olduğu, Kocaeli Alışveriş Hizmetleri A.Ş.'nin %15 kusur oranı ile zararın 67.065,30 TL'den sorumlu olduğu, Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş. ile Kocaeli Alışveriş Hizmetleri A.Ş. arasında imzalanan 27.12.2011-27/12/2012 tarihli sigorta poliçesine göre mal sahibinin kiracıya karşı sorumluluğu 3.397.500,00 TL ile teminat altına alındığı, buna göre sigortanın sorumluluğu altında bulunan ve kusuruna isabet eden 67.065,3 TL bedelin sigorta poliçesi teminatı kapsamında kaldığı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin %10 kusur oranı ile zararın 44 710,2 TL'den sorumlu olduğu şeklinde görüş ve kanaat belirtildiği görülmüştür. Dosya arasına alınan Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/10 değişik iş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda özetle; Kocaeli N-City AVM'de yapılan detaylı incelemeler sonucu; AVM'nin acil yönlendirme armatürlerinin ortak alandaki sayısının yetersiz olduğu, AVM'nin acil eylem planının bulunmadığı, ortak alanlarında yangın ihbarını manüel olarak sağlayacak panik butonlarının bulunmadığı, AVM dahilinde bulunan mağazaların genelinde sprinklenme, yangın algılama detektörlerinin bireysel olarak yeterli sayıda bulunmasına rağmen AVM'nin ortak alanlarındaki erken uyarı ve algılama sistemlerinin yetersiz olduğu, AVM yönetimi ile AVM dahilindeki mağazalar ile yapılan standart sözleşmenin 5.5. maddesinde "kiralanan işyerinin yangın söndürme sistemleri kiracı tarafından yapılacaktır" şeklinde düzenleme olduğundan ve yangın başlangıç noktası olan Koton mağazasının depo ve ofis bölümünde yangın ihbar sistemi ve sprinklenme sistemi bulunmadığı tespit edildiğinden, dumanların dış mekana sızmasından itibaren güvenlik görevlisinin yetkili ve ilgilileri uyarması sonucu söndürme çalışmalarının başladığı tespit edildiğinden, AVM'de 15/01/2012 tarihinde saat 02:45 sularında meydana gelen yangın olayında AVM sahibi ve yöneticilerine herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği yönünde görüş ve kanaat belirtilmiş olduğu görülmektedir. Dosya arasına alınan Kocaeli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/8 değişik iş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda özetle; Kocaeli Büyükşehir Belediye Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı'nın yangın raporunda, yangının Koton mağazasına ait olduğu iddia edilen depodaki ısıtıcılardan kaynaklandığının ifade edildiği, yangının Koton mağazasının deposunun bulunduğu kısımdan başladığı görgü tanıkları ve teknik heyet raporuna dayandırılarak itfaiye yangın raporunda ifade edilmekte ve yangın sebebi olarak da elektrikli ısıtıcılardan söz edilmekte olduğu, dışarıdan bakıldığında Koton mağazasının deposunun devamı imiş gibi görünen ancak mağazanın deposunun deniz tarafında duvarla ayrılmış ve mağazanın deposuna bitişik olan, sadece binanın dışından bir merdivenle girilebilen, AVM'nin genel temizlik işleri için kullanılan yaklaşık 20 metrekarelik bağımsız bir temizlik odası bulunmakta olduğu, rapora ekli fotoğraflarda bu odada yangın sırasında 2 adet elektrikli radyasyonlu ısıtıcı bulunduğunun anlaşıldığı, Koton mağazasının deposunda ise 1 adet elektrikli yağlı radyatör bulunduğu, temizlik odasında bulunan radyasyonlu ısıtıcıların özellikle yakınlardaki yüzeyleri, tutuşma sıcaklıklarına kadar ısıtıp yangına doğrudan, hiçbir arıza olmadan, kolaylıkla neden olabildikleri, oysa yağlı radyatörlerin yüzey sıcaklıklarının en fazla 90 derece olduğu, bu tip ısıtıcıların doğrudan yangına sebep olamayacakları, yine dışarıdan binayı gösteren fotoğraflarda da Koton mağazasının deposunun bulunduğu yerde henüz alev olmadığının görüldüğü, temizlik odasının dışında alev olduğunun görüldüğü, bu tespitler ışığında ve yangının doğal hareket yönünün alttan üste olduğu gerçeği, tanık anlatımları ve olay anında çekilen fotoğraflar birleştirildiğinde yangının binaya sonradan eklenti yapılan temizlik odasının bulunduğu ek kısımdan başladığının açık olduğu, ayrıca binanın yangın tesisatının yetersizliğinin esasen yangın sonucu ile belli olduğu şeklinde görüş ve kanaat belertildiği görülmüştür.

Dosya arasına alınan Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/7 değişik iş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda özetle; N-City AVM'de meydana gelen yangının çıkış yerinin Koton mağazasının bulunduğu asma katın deniz tarafındaki dışarıdan girişli ayrı bölme yani temizlik odası olduğu, yangının temizlik odasında bulunan radyasyon tipli ısıtıcılardan kaynaklandığı şeklinde görüş ve kanaat belirtildiği görülmüştür. Dosya arasına alınıp incelenen İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/40 Esas ve 2021/612 Karar sayılı ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen kararının gerekçesinde; yangının meydana gelmesinde ISS temizlik görevlileri ve yönetiminin, AVM yönetiminin, AVM taşınmazı mülk sahibinin yangının çıkmasında, yangın önlemlerinin yetersiz ve eksik olmasından, iskanının bulunmamasından, yangın bildirimlerinin itfaiyeye geç ihbar edilmesinden dolayı kusurlarının bulunduğu, taşınmaz N-CİTY AVM (Alış Veriş Merkezi Hizmetleri A.Ş.) sahip ve yöneticilerinin; Türk Ticaret Kanununa göre binanın eksik ve kötü yapılmış olmasından ve hasarın artmasına sebebiyet verilmesinden, ayrıca gece görevlileri teknisyenlerin yanlış uygulama ve itfaiyeye geç ihbarda bulunmalarından dolayı %35 oranında kusurlu ve kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, Temizlik odasını personel dinlenme ve soyunma yeri ve malzeme deposu olarak kullanan ISS Temizlik görevlileri ve Yönetiminin fiilen yangının çıkmasına sebebiyet verdiğinden ve yangının itfaiyeye geç ihbarından dolayı hasarın artması sebebiyle %50 oranında kusurunun bulunduğu, AVM güvenlik görevlilerinin yangının itfaiye birimine geç ihbarda bulunmalarından dolayı yangında hasarın artmasına sebebiyet verdiklerinden %15 kusurunun bulunduğu, Yangının çıkışı ile ilgili olarak, Koton depo yetkililerinin bir kusurları olmadığı ve bu nedenle kendilerine herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğine, Koton Mağazacılık Tekstil ve Tic. A.Ş.'nin kusuru bulunmadığından, onun sorumluluğunu teminat altına alan HDI Sigorta A.Ş.'ninde tazminat sorumluluğu doğmayacağının bildirilmiş olduğu görülmektedir. Eldeki davada, dava dilekçesi ekinde sunulan sigortalı Hayat Dış ve İç Ticaret Limited Şirketi ile davacı arasında düzenlenen 31538450 poliçe numaralı 31/12/2011-31/12/2012 tarihleri arasını kapsayan işyerinizin güvencesi yangın sigorta poliçesi kapsamında, 15/01/2012 tarihinde ortaya çıkan yangın nedeniyle sigortalının işyerinin ve işyerinde bulunan emtianın zarar görmesi üzerine davacı sigortacı tarafından (dosyaya sunulan hasar dosyası ve talep ekindeki belgelere göre) sigortalısına 09/11/2012 tarihinde 447.102,00 TL ödeme yapılmış olduğu, davacının olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı yasanın 1301. maddesi gereği sigortalısının haklarına halef olarak eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Eldeki davada; davalı Koton Mağazacılık Şirketi ile ihbar olunan Kocaeli Alışveriş Hizmetleri İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi arasında, dosyaya sunulan 24/08/2007 tarihli kira sözleşmesi kapsamında AVM'nin zemin katında yer alan 23, 24, 25 ve 26 numaralı bağımsız bölümler ile eklentinin kiralandığı, sözleşmede alt kira ilişkisi kurulmasına engel bir düzenleme bulunmadığından davalı kiracı Koton Şirketi'nin kiralanan mağazayı Derin Mağazacılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne alt kiraya verdiği, davalı HDI Sigorta Şirketi ile sigortalısı olan davalı Derin Mağazacılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında 156891000287 numaralı kobi paket poliçesi bulunduğu, poliçenin geçerlilik tarihinin yangının gerçekleştiği tarihi kapsadığı anlaşıldığından davacı tarafından davalılara husumet yöneltilmesinde usule aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir. Yine, eldeki davada, Yargıtay'ın 17/01/1972 gün ve 1970/2 Esas 1972/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği şekilde, rücuen tazminat davalarında, sigortacının tabi olduğu zamanaşımının, sigorta ettirenin aynı zarar sorumlusu aleyhine açabileceği davanın zamanaşımına tabi olduğu ve zamanaşımı süresinin aynı tarihte başlayacağı kabul edilmelidir. Sigortacı, sigorta ettiren bakımından işlemeye başlayan zamanaşımı süresinden geriye kalan süre içinde rücu davasını açmak durumunda olup, sigortalısına yaptığı ödeme ile zamanaşımı kesilmeyecek ve sigortacı için yeni baştan işlemeye başlamayacaktır. Somut davada zarara sebebiyet veren yangının 15/01/2012 tarihinde çıkmış olduğu anlaşılmıştır. Eldeki davada; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun, 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olduğundan, somut davaya konu yangının gerçekleştiği tarih nazara alındığında, 818 sayılı eski Borçlar Kanunu'nda düzenlenen zamanaşımı hükümlerinin dikkate alınması gerektiği değerlendirilmiştir. 818 sayılı Eski Borçlar Kanunu'nun 60. maddesinde, "Zarar ve ziyan yahut manevi zarar için ikame olunacak davalar, zarar ve ziyanı ve failini öğrenme gününden itibaren bir sene ve her hâlde fiilin vukuundan itibaren on senelik müruruzaman müddetine tabidir. Şu kadar ki, zarar ve ziyan mütevellit fiil cezayı müstelzim olup da Ceza Kanununa göre daha uzun müruruzamana tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da o müruruzaman tatbik olunur." şeklinde düzenleme yer almaktadır. Buna göre, zamanaşımı süresi, haksız fiil failinin kim olduğunun öğrenildiği günden itibaren başlamakta olup, haksız fiilin suç teşkil etmesi halinde ceza zamanaşımı sürelerinin uygulanması gerekeceğinden "genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması" suçundan (TCK'nın 171/1-a ve 53/1 maddeleri) mağaza sorumlusu ... hakkında açılan kamu dava dosyası incelenmiştir. Kocaeli 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/05/2017 tarih ve 2016/507 Esas, 2017/342 Karar sayılı ilamıyla, davalı ...'ın, taksirle yangına sebep olma suretiyle genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması suçundan üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığından, CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, verilen bu kararın, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 25.06.2019 tarih ve 2018/7866 esas 2019/8933 karar sayılı ilamı ile onanarak 25/06/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış, bu durumda BK 60/2. maddesi uyarınca ceza zamanaşımına bakılacağından uygulanacak olan zamanaşımı süresinin TCK'nın 171. maddesinde düzenlenen cezanın zamanaşımı süresi olan 8 yıl olarak uygulanması gerektiği değerlendirilmiştir. Eldeki davada davaya konu yangının tarihi 15/01/2012 olup dava tarihi 16/01/2013 olduğundan davalıların zamanaşımı def'ilerinin ilk derece mahkemesince reddine karar verilmiş olmasında da herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Eldeki davada, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, tarafların iddia ve savunmaları, hükme esas alınan bilirkişi raporları ile aynı yangın olayına ilişkin olarak görülüp temyiz denetiminden geçerek kesinleşen İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020//40 E. Sayılı dosyası birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. Eldeki davada, davacı tarafça yangının davalı Koton Mağazacılık Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (Derin Mağazacılık) kullanımında bulunan mağaza içerisindeki elektrikli radyatörden kaynaklandığı ileri sürülmüş ise de, dosya kapsamında toplanan deliller ve özellikle İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında alınan 04/03/2021 tarihli kök raporu ile 10/07/2021 tarihli bilirkişi ek raporlarında ulaşılan tespitlerin bu iddiayı doğrulmadığı değerlendirilmiştir. Anılan raporlarda; yangının 15/01/2012 tarihinde saat 01:30-02:00 sıralarında temizlik personeli tarafından fark edildiği, ancak yangının çıkış noktasının belirlenmesinin zaman aldığı, bu nedenle ilk aşamada etkin müdahalede bulunulamadığı, yangının kaynağına ulaşabilmek amacıyla Koton mağazasına bitişik konumda bulunan temizlik odasının duvarının kırılmak zorunda kalındığı ve yangının bu bölümden kaynaklandığının tespit edildiğinin belirtildiği görülmüştür. Gerçekten de yangının doğrudan Koton mağazası veya Derin Mağazacılık A.Ş.'nin kullanım alanında başlamış olması halinde yangın mahallinin kolaylıkla tespit edilebileceği, temizlik odasına ulaşabilmek için duvarın karılmasına ihtiyaç bulunmayacağı açıktır. Bilirkişi raporlarında ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere yangının çıktığı temizlik odasının, mağaza deposuna bitişik olmakla birlikte ondan bağımsız, yalnızca binanın dış kısmındaki merdiven vasıtasıyla ulaşılabilen ve alışveriş merkezinin genel temizlik hizmetlerinde kullanılan yaklaşık 20 m² büyüklüğünde müstakil bir bölüm olduğu, bu alanın kullanım ve kontrolünün davalı Koton Mağazacılık Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. veya Derin Mağazacılık A.Ş.'ye ait olmadığı, AVM'nin ortak kullanım ve işletme alanı niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, yangından hemen sonra düzenlenen ve olay tarihine en yakın teknik incelemeleri içeren 23/02/2012 tarihli bilirkişi raporunda da yangının söz konusu temizlik odasında bulunan elektrikli ısıtıcılardan birinin yakın çevresindeki yanıcı yüzeyleri tutuşturabilecek düzeyde ısı üretmesi sonucu meydana geldiği, temizlik personelinin çalışma sırasında kullandığı ısıtıcının açık unutulmuş olmasının kuvvetle muhtemel bulunduğu, odada bulunan temizlik malzemeleri ve yanıcı maddelerin yangının büyümesine elverişli ortam oluşturduğunun belirtilmiş olduğu görülmüş, yangının meydana geldiği tarihin kış mevsimine denk gelmesi de ısıtıcının aktif kullanımda olduğu yönündeki teknik değerlendirmeleri desteklediği anlaşılmıştır. Ayrıca, dosya arasına alınan ve mahkemece verilen karar yönünden belirleyici olduğu anlaşılan İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi kararında da açıklandığı üzere, yangın sonrasında yapılan teknik incelemelerde Koton mağazasına ait elektrik panosunda kapı sigortası dışındaki tüm sigortaların kapalı olduğu, mağaza deposunda bulunduğu ileri sürülen yağlı radyatöre elektrik enerjisi ulaşmadığının tespit edildiği, dolayısıyla yangının Koton mağazasında bulunan elektrikli radyatörden kaynaklandığı yönündeki iddianın teknik verilerle doğrulanmadığı belirlenmiştir. Bu itibarla, temyiz denetiminden geçerek kesinleşen İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi kararına dayanak teşkil eden bilirkişi raporlarında yer alan tespit ve değerlendirmelerin eldeki dava bakımından güçlü delil niteliğinde olduğu ve mahkemece bu raporların benimsenerek hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Eldeki davada, tüm dosya kapsamından, yangının AVM'nin ortak kullanım alanı niteliğindeki temizlik odasında meydana geldiği, olayın oluşumunda temizlik hizmetlerinden sorumlu ISS Tesis Yönetim Hizmetleri A.Ş., alışveriş merkezinin işletmesinden sorumlu Kocaeli Alışveriş Hizmetleri A.Ş., güvenlik hizmetini yerine getiren görevliler ile bunların sigortacılarının sorumluluğunun bulunduğu, buna karşılık davalı Derin Mağazacılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin yangının çıkmasında kusura dayalı veya kusursuz sorumluluğunu gerektirir herhangi bir eylem ya da ihmalinin ispatlanamadığı, yine, davalı Derin Mağazacılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden hukuki sorumluluk koşulları oluşmadığından, bu şirketin sigortacısı konumundaki davalı HDI Sigorta A.Ş. ile mağazanın kiraya verilmesine ilişkin hukuki ilişki sebebiyle davalı Koton Mağazacılık Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin de meydana gelen zarardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan tüm bu neden ve gerekçelerle, davalılar Derin Mağazacılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Koton Mağazacılık Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ve HDI Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Gerekçeli karar başlığında; bir kısım taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.

Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekili ile davalı Koton Mağazacılık Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; davacı ile davalı Koton Mağazacılık Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-Bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-Bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

4-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların, istinaf eden taraflar üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf edenler tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine, İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/05/2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/998, K. 2026/1022, T. 22.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-998-e-2026-1022-k-8ce4a8d8f627