Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/594 E. 2026/963 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/594
Karar No
2026/963
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/594 Esas

KARAR NO: 2026/963

İNCELENEN EK KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 21/01/2026 tarihli ek karar

NUMARASI: 2025/4092 Değişik iş esas - 2025/4081 K.

TALEP KONUSU: İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/06/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

TALEP DİLEKÇESİ:

İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; ... Şubesi, Keşide yeri ...olan, ... çek numaralı, 28.11.2025 keşide tarihli, 133.680,00 TL bedelli çeke dayanarak 133.680,00 TL alacağın temini için İİK 257 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.

İHTİYATİ HACİZ KARARI:

İlk derece mahkemesinin 11/12/2025 tarihli kararı ile; "1-İhtiyati haciz isteminin KABULÜ ile 133.680,00 TL alacağın temini bakımından İİK 257 vd.maddeleri uyarınca borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının, İcra İflas Kanununda muayyen tahditler dairesinde İhtiyaten Haczine,

2-%20 teminat (26.736,00 TL) alınmasına " karar verilmiştir.

İhtiyati hacze itiraz edenler ...Limited Şirketi vekili dilekçesinde özetle; ihtiyati hacze konu çekin ... ...şubesine ait olduğunu, müvekkili şirketlerin adreslerinin .../İstanbul ve Merkez / ... olduğunu, borçlulardan ...'ın şirket adresinin Şehitkamil/Gaziantep, diğer borçlu ...'un adresinin ise Avcılar/İstanbul olduğunu, İstanbul Mahkemelerinin yetkili olmadığını, yetkili mahkemelerin Bakırköy, Küçükçekmece, Gaziantep veya ... adliyesi Asliye Ticaret Mahkemeleri ve icra daireleri olduğunu, ihtiyati hacze ve icra takibine konu edilen çekin müvekkilinin ... şirketinin elindeyken çalındığını, çekin çalındığının anlaşılması üzerine derhal savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, dosyanın halen derdest olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, çekin çalıntı ve cironun sahte olduğunu bilerek ihtiyati haciz kararı ile kanuni haklarını kötüye kullandığını, Çek bedelinin çok üstünde rakamlar için ihtiyati haciz işlemleri yaparak müvekkillerini zor durumda bırakmaya çalıştığını, her iki müvekkilinin de ayrı ayrı ... tarafından arandığını ve çekin takasa sokulmak istendiğini ancak çalıntı olduğunun anlaşıldığının söylendiğini, çek suretinin müvekkili ... şirketine iletildiğini, arkasında müvekkilinin sahte kaşesi ve imzası ile ciro edildiğinin anlaşıldığını, müvekkili şirketin imza yetkilisi ...'e ait imza sirküsünde ve güncel kaşe örneğinde görüleceği üzere gerçek imza ile sahte kaşenin üzerine atılan imza arasında en ufak bir benzerlik dahi olmadığını, davacının çeki teslim aldığını iddia ettiği tarih gerçeğe aykırı bir tarih olduğunu, ayrıca 16.10.2025 tarihinde çekin arkasında yalnızca ... kaşesi varken 14.10.2025 tarihinde ...ve...firmalarının cironun olmasının olanaksız olduğunu, davacının çeki bankaya ibraz tarihinin 28.11.2025, taraflarına ulaşarak ödeme yapılması aksi halde işlem yapılacağı söylenme tarihinin 04.12.2025, çek iptali dosyasına çekin elinde olduğunu bildirme tarihinin ise 16.12.2025 olduğunu, davacının çeki teslim aldığını iddia ettiği tarihin gerçekten teslim aldığı tarih olmasının mümkün olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkillerinin bu haksız karar ve hacizler nedeniyle zarara uğradığını, uğranılan ve uğranılacak zararın tazmini için dava açılacak olduğundan dolayı davacının teminatının iade edilmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, bu nedenlerle öncelikle yetki itirazları kapsamında yetkili yargı yerinin Bakırköy, Küçükçekmece, Gaziantep veya ... adliyesi Asliye Ticaret Mahkemeleri ve icra daireleri olması ve kararın yetkisiz mahkemece verilmiş olması nedeniyle kaldırılmasını, kararın usul ve yasaya aykırı olması ve kanunun aradığı şartları taşımaması nedeniyle 11.12.2025 tarihli karardan ivedilikle dönülmesini ve ihtiyati haciz kararının ivedi olarak kaldırılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.

İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; borçlu tarafça takibe ve ihtiyati haciz kararına haksız biçimde itiraz edildiğini, itirazlarının hiçbir dayanağı bulunmadığını, ihtiyati hacze itiraz dilekçelerinin hak düşürücü süre içerisinde sunulmadığını, yetki itirazının yasal süresi içerisinde ileri sürülmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla karşı tarafça yetki itirazında bulunulduğunu ancak yetkili yerin açıkça gösterilmediğini, yetki itirazının reddinin gerektiğini, müvekkil şirket ile akdedilen faktoring sözleşmesinde İstanbul Mahkemelerinin ve İcra Müdürlüklerinin yetkili kılındığını, muhatap bankaya ibraz edilen ancak karşılıksız kalan çeke dayalı borcun, bu şekilde aranması tüketildikten sonra, götürülecek borç niteliği kazanacağını ve HMK’nın 10. maddesi uyarınca ifa yeri olarak TBK'nın 89. madde hükmü nedeniyle, alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin de ihtiyati haciz talebinde yetkili mahkeme geleceğini,

müvekkil şirketin ilgili kambiyo senedini usulüne uygun şekilde aldığını ve zaten bu hususta yasal düzenlemelere bağlı olduğundan bahisle ihtiyati hacze ve yetkiye itirazın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemenin 21/01/2026 tarihli ek kararı ile; " Çekin ibrazının borçlunun ödeme yapacağı kimseyi öğrenmesini sağlayıcı bir fonksiyonu yoktur. Dolayısıyla çekin bankaya ibrazıyla borçlunun ödeme yapacağı kimseyi tespit ettiği ve aramanın tüketildiğini kabul etme ve bunun sonucu olarak da çek borcunun götürülecek borca dönüştüğünü kabul etme olanağı yoktur. Yine kambiyo senetlerinde ve bu bağlamda çekte hak doğrudan doğruya çeke ait kayıtları ihtiva eden evrakta tecessüm ettiği için çekteki borcu tek başına para borcu sayma olanağı da yoktur. Bu yönüyle TBK'nun 89/1 maddesine göre çekteki borcun götürülecek borç olduğunu kabul etme imkanı bulunmamaktadır. ... Şirketi ile faktoring şirketi arasındaki yetki sözleşmesinin itiraz eden ... ve ... yönünden sonuç doğurmayacağı sabittir. Açıklanan bu hususlar gözetildiğinde itiraz eden ...Limited Şirketi vekilinin yetki itirazının kabulü ile 10/12/2025 tarihli 2025/4092 d.iş 2025/4081 karar sayılı ihtiyati haciz kararını bu borçlular yönünden kaldırılmasına " karar verilmiştir.

İSTİNAF:

İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili faktoring şirketine borçlu .... Şti. tarafından verilen ve karşılıksız çıkan çek nedeniyle .... İcra Müdürlüğü nezdinde takip başlatıldığını, mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının borçlular ... Ve ... ...... Şti.’nin yetki itirazı üzerine kaldırıldığını, yerel mahkemenin bu ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 24.11.2025 tarihli güncel uyuşmazlığın giderilmesi kararı uyarınca karşılıksız kalan çekin "götürülecek borç" niteliği kazandığını, bu sebeple alacaklı yerleşim yeri olan istanbul mahkemelerinin kesin olarak yetkili hale geldiğini, ayrıca taraflar arasındaki faktoring sözleşmesinde İstanbul mahkemelerinin yetkili kılındığını, borçluların itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, yerel mahkemenin 21.01.2026 tarihli ek kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, ihtiyati haciz kararının devamına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP:

Karşı taraf/ itiraz edenler vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; istinaf edenin amacının alacağı tahsil etmek değil haciz tehdidi ile haksız kazanç sağlamak olduğunu, müvekkillerinin bu haksız karar ve hacizler nedeniyle zarara uğradığını, uğranılan ve uğranılacak zararın tazmini için dava açılacak olduğundan dolayı teminatının iade edilmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, istinaf nedenleri yerinde olmayıp reddi gerektiğini ileri sürerek mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olduğunu ve davacının istinaf başvurusunun reddini, kararın onanmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Talep; çeke dayalı olarak ihtiyati haciz istemine ilişkindir.

İhtiyati hacze itiraz İİK'nın 265. maddesinde; "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder." şeklinde düzenlenmiştir. İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı şekilde sayılmış olup bu sayılanlar dışında başka bir sebebe dayanılarak itiraz edilmesine cevaz verilmesi mümkün değildir.

İlk derece mahkemesi tarafından 133.680-TL çek bedelinden kaynaklı alacağın %20'si oranında teminat alınmak suretiyle ihtiyati haciz kararının verildiği, kanuni süresi içerisinde itiraz edenler vekilinin mahkemenin yetkili olmaması nedeni ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ettiği, ilk derece mahkemesinin yetki itirazının kabulüne karar verdiği, ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.

Dosyanın tetkikinde; ... şubesine ait, keşide yeri ...olan, ... çek numaralı, 28.11.2025 keşide tarihli, 133.680-TL bedelli çeke dayalı olarak ihtiyati haciz kararının verildiği görülmekle İİK'nın 258. maddesi gereğince ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilmesi mümkün olup her ne kadar Dairemizin önceki kararlarında kambiyo senetlerine bağlı alacaklar aranacak borçlardan olduğundan (6102 sayılı TTK'nın 755, 796. maddeleri gereğince) götürülecek borçlar hakkında uygulanabilen TBK’nın 89/1 maddesinin bu alacaklar hakkında uygulanamayacağı yönünde değerlendirme yapılmış ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair 2025/5752 esas, 2025/6984 karar sayılı, 24.11.2025 tarihli ilamı kapsamında; çeke dayalı ihtiyati haciz talebinde, muhatap bankaya ibraz edilen ancak karşılıksız kalan çeke dayalı borcun, bu şekilde aranması tüketildikten sonra, götürülecek borç niteliği kazanacağı ve TBK'nın 89/1 hükmü gereği alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin de ihtiyati haciz talebinde yetkili hâle geleceğine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 14. ve 16. Hukuk Daireleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine kesin olarak karar verilmesi nedeni ile somut uyuşmazlık kapsamında; TBK'nın 89/1. maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin ihtiyati haciz kararı verilmesi hususunda yetkili hale geldiğinin kabul edilmesi gerekmiştir. Dolayısıyla ilk derece mahkemesi tarafından itiraz eden adreslerinin İstanbul Mahkemelerinin yetki çevresi içerisinde yer almadığından bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de TBK'nın 89/1. maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin ihtiyati haciz kararı verilmesinde yetkili olduğundan bahisle itirazın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. İstinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, ''İtirazın reddine'' karar verilmesi gerektiği kanaat ve görüşüm,

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İhtiyati haciz talep vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,

2-İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../01/2026 tarih, 2025/...D.İş esas, 2025/. karar sayılı ek kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

3-İtirazın REDDİNE,

4-İstinaf yargılaması için talep eden tarafından yapılan 2.002,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının, karşı taraf ...Limited Şirketinden müteselsilen tahsiliyle talep edene verilmesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6-Kararın tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,

HMK'nın 353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f. ve İİK'nın 258/(3). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. . 04/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/594, K. 2026/963, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-594-e-2026-963-k-b804e4f45a46