Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/44 E. 2026/1038 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/44
- Karar No
- 2026/1038
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/44 KARAR NO : 2026/1038
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/10/2023 NUMARASI : 2022/559 Esas - 2023/592 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 12/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/06/2026
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/10/2023 tarih 2022/559 Esas 2023/592 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, 01.07.2018 tarihinde müvekkilinin eski eşi olan ... ile müşterek çocukları ..., ... ve eski eşinin babası ...'ın Eskişehir ili Han ilçesi Gökçeyayla mahallesi Samanlı yaylası Çanacık mevkiinde bulunan festival alanında kurdukları çadır içerisinde "lüks" olarak adlandırılan lambayı yakmak için küçük boy piknik tüpünü çalıştırdıklarını, müvekkilinin çocuklarının ve kayın pederinin gece karbonmonoksit zehirlenmesi nedeniyle vefat ettiklerini, Çifteler Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/882 soruşturma sayılı dosyasında şahısların piknik tüpü zehirlenmesi nedeniyle vefat ettiklerinin tespit edildiğini, ancak piknik tüpünün hangi marka veya model olduğunun belirlenemediğini, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14. maddesi ile ...na kimlerin hangi şartlarda başvuru yapabileceğinin düzenlendiğini, LPG tüpü üreticisi firmasının sorumlu olduğunu, dolayısıyla ...nın da sorumlu olduğunu, ...na yaptıkları başvuruya cevap verilmediğini, Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/219 Esas sayılı dosyasında 10.000,00 TL dava değeri üzerinden kısmi dava açtıklarını, davanın kabulüne karar verildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını iddia ederek, Kuşadası 3. Aslıye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/219 E. nolu dosyasında verilen 20.04.2022 tarihli kararın kesinleşmesi halinde işbu davanın kabulü ile şimdilik 416.130,56 TL maddi tazminatın davalıya ilk başvuru tarihi olan 05.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 19.07.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değeri ... yönünden 345.500,00 TL'ye, ... yönünden 345.500,00 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı vekili, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 14/2-a ve ... Yönetmeliği 9/1-a maddeleri uyarınca Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası ile tüpün hatalı imalatı veya gaz dolum işleminin hatalı yapılması nedeniyle tüpün kullanıldığı mekanda infilakı veya gaz kaçırması suretiyle meydana gelecek olan kazada üçüncü kişilerin uğrayacağı zararların teminat altına alınmasının amaçlandığını, Çifteler Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/822 Soruşturma sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, olayda LPG tüpü üreticisi firmanın sorumluluğunu gerektirecek bir durum bulunmadığını, davacının çocuklarının iddia edildiği gibi piknik tüpünden zehirlenmediklerini, kullanıcı hatasından kaynaklandığını, Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/219 E. 2022/158 K. sayılı dosyasında hatalı bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verildiğini savunarak reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece 23.06.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporuna göre, davacı anne ...'nin DYK tazminatı alacağının ... yönünden 780.537,63 TL, ... yönünden 720.784,72 TL olduğu yönünde görüş bildirildiği; Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/219 Esas 2022/158 Karar nolu dosyasında davacının 10.000,00 TL üzerinden açtığı ve ıslah etmediği davasının kabulüne karar verildiği, hükmün istinaf aşamasında olduğu; sözü edilen dosyada alınan bilirkişi raporunda tehlikeli madde, tehlikeli atık ve tüpgaz zorunlu mali sorumluluk sigortası ile 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamındaki tehlikeli atıkların toplanması, taşınması, geçici ve ara depolanması, geri kazanımı, yeniden kullanılması ve berteraf edilmesi faaliyetlerinde bulunan gerçek ve tüzel kişilerin mesleki faaliyetlerinin icrasında meydana gelebilecek kazalar sonucunda ve petrol gazı dolumu yapan firmaların tüplerin kullanılmak üzere bulundurdukları yerlerde patlaması, gaz kaçırması, yangın çıkarması sonucunda üçüncü kişilerin uğrayacakları maddi ve bedeni zararlara karşı teminat sağladığı, Eskişehir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 15/01/2019 tarih ve 2019/121 sayılı raporunda karbon monksit entoksikasyonu sonucu husule geldiğinin tespit edildiği, vefatların karbonmonksit zehirlenmesinden, olay yerindeki tüpten kaynaklandığının tespiti halinde ...nın sorumlu olacağı, sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar kapsamında değerlendirilebileceği, Tüp Gaz Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası için 1/1/2018 tarihinden itibaren uygulanacak asgari sigorta teminatının kişi başına 350.500 TL, olay başına 1.752.500 TL olduğu, 01.07.2018 tarihinde meydana gelen olay neticesinde davacı annenin destekten yoksun kalma tazminatının ... yönünden 221.545,42 TL, ... yönünden 204.585,14 TL olduğu, 08.02.2022 tarihli ek raporda dava konusu piknik tüpünün standartlarda belirtilen kriterleri sağlamadığı, marka ve modelinin dahi tüpün üzerinde bulunmadığı, piknik tüpü üreticisinin teknik olarak meydana gelebilecek tehlikeleri önleyici tedbirleri almak zorumda olduğu, üretim, hizmet ve ürünlerin çevresel olası etkilerini en aza indirmek için yüksek bir özen yükümlülüğünün bulunduğu, bu nedenle üreticinin sorumlu olduğu, soruşturma dosyasında; ölü muayene ve otopsi işlemleri neticesinde ölümlerin karbonmonoksit entoksikasyonu sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği, bu durumun marka ve modeli belirlenemeyen piknik tüpünün üretiminden kaynaklanan gaz sızıntısı sonucu meydana geldiği kanaatine varıldığının bildirildiği; ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada asgari ücretteki değişiklik nazara alınarak alınan 23.06.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporuna göre, davacının ... yönünden 780.537,63 TL, ... yönünden 720.784,72 TL destekten yoksun kalma tazminatına hak kazandığı, davacı vekili tarafından 19/07/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değeri ... yönünden 345.500,TL'ye, ... yönünden 345.500,00TL'ye çıkartılmış ise de, bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesi sehven nazara alınmadan ana dava olan Kuşadası 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/219 Esas sayılı dosyasında alınan aktüer bilirkişisinin raporuna göre karar verildiği, davacının hesaplanan tazminat alacağının 426.130,56 TL olduğu, davalı ... tarafından Tüpgaz Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden davacıya ödeme yapıldığına dair dava dosyasında bilgi ve belge mevcut olmadığı, Kuşadası 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/219 Esas sayılı dosyasında, davacının tazminat alacağının 10.000 TL'sine hükmedildiği, bakiye 416.130,56TL tazminat alacağı kaldığı, davacının iş bu ek davayı açarak bakiye tazminat alacağını talep ettiği, davacının ek davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 199.585,14 TL'lik kısmı ... için, 216.545,42 TL'lik kısmı ... için olmak üzere toplam 416.130,56 TL tazminatın (Tüp Gaz Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası için 1/1/2018 tarihinden itibaren uygulanacak asgari sigorta teminatı kişi başına 350.500 TL, olay başına 1.752.500 TL olduğu nazara alınarak sigorta teminat limitini aşmamak kaydı ile) davalı ...nın temerrüt tarihi olan 19.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının çocuklarının 01.07.2018 tarihinde vefat ettiğini, davanın ise 04.07.2022 tarihinde açıldığını, tazminat isteminin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın sonunda zaman aşımına uğrayacağını, Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası ile tüpün hatalı imalatı veya gaz dolum işleminin hatalı yapılması nedeniyle tüpün kullanıldığı mekanda infilakı veya gaz kaçırması suretiyle meydana gelecek olan kazada üçüncü kişilerin uğrayacağı zararların teminat altına alınmasının amaçlandığını, sigortanın yaptırılmaması halinde meydana gelen bedeni zararların ... tarafından karşılanacağını ve ödenen tazminatlar için sigorta yaptırmayan sorumlu firmalara rücu edileceğini, Çifteler Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/822 Soruşturma 2019/306 K. sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında, ..., çocukları ... ve ... ile piknik yaptıkları esnada, çadırlarına iki adet piknik tüpü aldıkları ve çadırın kapısını kapattıkları ve bir süre sonra rahatsızlandıklarını, ... ve ...'ın ölüm nedenlerinin karbonmonoksit zehirlenmesine bağlı olduğu ve ölümlerine herhangi bir kimsenin kast ve ihmaline rastlanılmadığı; olayda LPG tüpü üreticisi firmanın sorumluluğunu gerektirecek bir durum bulunmadığından, davacının talebinin Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası kapsamında karşılanmasının mümkün olmadığını, her ne kadar davacı tarafından desteklerinin gaz zehirlenmesi nedeni ile vefat etmiş oldukları iddia edilmiş ise de dosya içerisinde mevcut Çifteler İlçe Jandarma Komutanlığı Olay Yeri İnceleme Tim Komutanlığı Olay Yeri İnceleme Raporunda piknik tüpünün kapalı ve dolu olduğunun tespit edildiğini, davacının çocuklarının iddia edildiği gibi piknik tüpünden zehirlenmediklerini, vefatların bir tüp dolum hatasından değil tamamen kullanıcı hatasından kaynaklandığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, davacının çocuklarının tüp gaz zehirlenmesi nedeniyle vefat ettiği iddiasıyla ...ndan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve istinaf nedenleri arasında dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür. Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır. Zararın öğrenilmesi kavramıyla kastedilen ise, haksız fiil nedeniyle oluşan bedensel zararın kapsamının öğrenilmesi olup, bu bedensel zararın sebep olacağı maluliyet oranının belirlendiği tarihin, zararın öğrenilmesi kavramına bir etkisi yoktur. Bedensel zararın (yaralanmanın) gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğu kabul edilmelidir. (Yargıtay 4. HD 12.12.2022 tarih ve 2021/21079 E. - 2022/16718 K.) TBK'nın 72. maddesinde "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Somut olaya bakıldığında; dava konusu zehirlenme olayı sonucunda davacının çocukları vefat etmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'ya göre uzamış zamanaşımı süresi 15 yıldır. Ek dava olarak açılan eldeki dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmamış olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın bu sigortanın kapsamını belirleyen 1. maddesi “Bu sigorta, likit petrol gazını (LPG gazını) tüpleyen firmaların doldurdukları veya doldurttukları ve yetkili bayileri vasıtasıyla veya doğrudan doğruya tüketiciye intikal ettirdikleri tüplerin kullanılmak üzere bulunduruldukları yerlerde infilakı, gaz kaçırması, yangın çıkarması sonucu kusurları olsun veya olmasın üçüncü şahıslara verecekleri bedeni ve maddi zararlara karşı sorumluluklarını .... temin eder.” hükmünü haiz olup, zararın tüpgazın infilakı, gaz kaçırması, yangın çıkarması sonucu meydana gelmesi halinde poliçe kapsamında olduğu düzenlenmiştir. Dava konusu olay nedeniyle davacı tarafından kısmi dava olarak Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/219 Esas sayılı dosyasında makine mühendisi, sigorta uzmanı ve aktüerya/doktor bilirkişilerden oluşan heyetten alınan asıl ve ek raporda, soruşturma dosyasında bulunan Eskişehir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 15.01.2019 tarih ve 2019/121 sayılı raporunda davacının desteği olan çocuklarının karbonmonksit entoksikasyonu sonucu vefat ettiklerinin tespit edildiği, bu durumun marka ve modeli belirlenemeyen piknik tüpünün üretiminden kaynaklanan gaz sızıntısı sonucu meydana geldiği kanaatine varılmış olduğu tespit edilmiş olup, davanın kabulüne dair ilk derece mahkemesi kararının davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2022/1599 E. 2025/576 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince, eldeki dosyada yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olarak bakiye yaşam sürelerinin hesabında TRH 2010 yaşam tablosu ve desteklerin bilinmeyen dönemdeki gelirlerinin hesabında progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapıldığı, buna göre davacının, oğlu ... yönünden 780.537,63 TL, kızı ... yönünden 720.784,72 TL destekten yoksun kalma tazminatına hak kazandığının tespit edildiği, davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi ile kişi başına teminat limitine göre dava değerini her iki müteveffa yönünden ayrı ayrı 345.500,00 TL'ye yükselttiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince sehven ... için 199.585,14 TL, ... için 216.545,42 TL olmak üzere toplam 416.130,56 TL'ye hükmedilmiş ise de, istinafa gelenin sıfatına göre bu husus kaldırma sebebi yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin esasa yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 11. HD 20.11.2018 tarihli 2018/4775 E. 2018/7202 K. sayılı ilamı) Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 28.425,88 TL'den peşin alınan 7.180,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 21.245,88 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.12/06/2026