Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/590 E. 2026/973 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/590
- Karar No
- 2026/973
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/590 Esas
KARAR NO: 2026/973
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul ... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 15/10/2025 (Ara karar)
NUMARASI: 2025/43 E.
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Tarafların İddia ve Savunmaları:
Davacı vekilinin 2015/348 Esas sayılı dosyasında sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkilinin uzun yıllardan bu yana başta saç bakımı ve saç ekimi olmak üzere cilt bakımı, saç bakımı, kaş ekimi, estetik bakım gibi alanlarda faaliyet gösteren alanında tanınmış bir firma olduğunu, müvekkilinin ... nolu "...", ... nolu "...", ... nolu "..." ibareli markaları adına tescil ettirdiğini, davalının, müvekkiline ait markanın sonuna "..." ibaresini ekleyerek "..." ibaresi ile ticari faaliyet gösterdiğini ve www...com internet sitesinde de ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü iddia ederek davalı yanca gerçekleştirilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenilmesine, davalıya ait www...com ibareli siteye erişimin engellenmesi hususunda tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinin 2018/348 Esas dosyasında 24/09/2019 tarihli ihtiyati tedbir kararıyla; "TPMK kayıtları, davacı yanca sunulan deliller ve yaklaşık ispat ölçüsü dikkate alındığında; HMK 389 vd. maddeleri gereğince davalı tarafından kullanılan www...com ibareli davalı sitesinin erişime kapatılmasına, "... ve ..." ibaresinin davalı yanca her türlü tanıtım ve sosyal medya hesaplarında kullanımının tedbiren durdurulmasına," karar verilmiştir.
Davalı vekili 08/08/2025 tarihli dilekçesinde özetle; Önceki dilekçelerini tekrarla, hiçbir şekilde somut ve hukuki koşulları bulunmayan, davalının son derece ciddi zararlara uğramasına neden olan ve olmaya devam eden ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinin 15/10/2025 tarihli ara kararıyla; Davalı yanın ihtiyati tedbir kararının kaldırılması yönündeki isteminin reddine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesinin talep edildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1199 E. ve 2025/179 K. sayılı 30.01.2025 tarihli kararı ile markanın ilk tescilinin ve kullanım haklarının müvekkile ait olduğunun ortaya konulduğunu, müvekkilin dava konusu kullanımlarının hukuka uygun olduğunun istinaf mahkemesi kararı ile sabit bulunduğunu, 24.09.2019 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararı ile müvekkile ait www...com isimli web sitesinin erişime kapatıldığını, bu durumun müvekkilin ticari faaliyetlerini durma noktasına getirdiğini ve yeni bir site kurmak zorunda bıraktığını, HMK Madde 396 uyarınca durum ve koşulların değiştiğinin sabit olduğunu, 15.10.2025 tarihli ara kararla ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddedildiğini, bu kararın istinaf mahkemesi kararına ve bilirkişi heyet raporuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun davanın tümden reddi gerektiğini tespit ettiğini, davacının itirazları doğrultusunda dosyanın ek rapora gönderilmesinin gerekçesiz olduğunu belirterek, 2025/43 E. sayılı dosyadan verilen 15.10.2025 tarihli ara kararın kaldırılarak, 24.09.2019 tarihli ihtiyati tedbir kararının tamamen kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
Dava marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması önlenmesi istemine ilişkin olup davacı taraf; “...”, “...” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının “....com” alan adı ile “... ...” ibaresini kullanarak marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu belirterek davalı kullanımının durdurulması ve internet sitesine erişimin engellenmesi talebinde bulunmuştur.
İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 24.09.2019 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu gerekçesiyle “www...com” internet sitesine erişimin tedbiren engellenmesine ve “...” ile “...” ibarelerinin davalı tarafından internet sitesi, tanıtım faaliyetleri ve sosyal medya hesaplarında kullanımının tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince 2018/348 E.,2022/71 K. Sayılı esasa ilişkin verdiği davanın kabulüne dair kararın istinafı üzerine Dairemizin 30.01.2025 tarih, 2022/1199 E., 2025/179 K. sayılı kararı ile "Davacının davalı marka başvuru tarihinden önce 2 Mart 2013 tarihinde web sitesinde saç ekim hizmetlerinde kullanmaya başladığı, bu konuda İstanbul Bam 16. H.D.nin 2017/3362- 2019/2595 K. Sayılı kararının güçlü delil niteliğinde olduğu, davalının fiili kullanımının "Şekil + ....” şeklinde olduğu gözetildiğinde markanın asli unsuru ile kullanıldığı, davalı kullanımında markadaki "..." ibaresinin olmamasının davacı markasına yaklaştırarak kullanım olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır. Davacının ...ibaresini 2013 yılından itibaren kullandığı ispatlanmış ise de bu kullanımın tescilli markaya dayalı olmadığı SMK 155 maddesinin tescilli markalarda uygulanabileceği gözetildiğinde, davalı ...ibaresinin zayıf ibare olduğunu yanına ayırt ediciliği yüksek logo tasarlattığını, ilgili hizmet sınıfında tüketicinin dikkat düzeyinin düşük olmadığını ileri sürmüş mahkemece alınan rapora ve dayanılan uzman görüşüne itiraz edilmiş olduğundan davalının itirazlarının karşılanmadığı, kararın eksik incelemeye dayalı olduğu, " gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği gerekçesiyle kaldırılmıştır.
Kaldırma kararından sonra dosya İstanbul 1. FSHHM’nin 2025/43 esasına kaydedilmiş ve yeni bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. 29.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda; davalı kullanımının SMK m.9/2-a kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, 44. sınıfta ilk marka tescilinin davalıya ait olduğu, davalının 44. sınıftaki kullanımının marka hakkına tecavüz veya TTK m.55 kapsamında haksız rekabet oluşturmadığı, bununla birlikte Davacıya ait ... ... + Şekil markasının 35. Sınıfta tescilli markasını kullanım tarihi göz önüne alındığında 35. Sınıfta marka ihlali koşullarının gerçekleştiği, bu durumun markaya tecavüz olarak değerlendirilebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
28.03.2026 tarihli ek raporda ise, Davalının ... no’lu tescilli markasını 44. Sınıfta ilk tescil ettirdiği yönünde kök raporda görüş bildirilmiş olsa da Davacının SMK 6/3 maddesi yönünden itirazları değerlendirildiğinde kök rapordaki görüşten rücuu edilerek SMK 6/3 maddesi gereğince Eskiye dayalı üstün ve öncelikli hak sahipliğine dayalı hak sahipliği bulunduğu yönündeki itirazının yerinde görüldüğü bildirilmiştir.
Davalı taraf, HMK m.396 kapsamında durum ve koşulların değiştiğini ihtiyati tedbirin haksız olduğunu ileri sürerek 24.09.2019 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 15.10.2025 tarihli ara kararı ile; özellikle 44. sınıf yönünden ek rapor alınmasına karar verildiğini, mevcut aşamada ihtiyati tedbirin kaldırılmasını gerektirir bir durum bulunmadığını belirterek ihtiyati tedbirin kaldırılması istemini reddetmiştir.
Dosya kapsamına göre, 44. Sınıf hizmetlerde davalı markasının tescilinin daha eski olduğu, davacının davalı tescilinden önce ...ibaresini 2013 yılından itibaren kullandığı ispatlanmış ise de bu kullanımın tescilli markaya dayalı olmadığı , bilirkişi ek raporunda değerlendirilen SMK 6/3 maddesine dayalı öncelik hakkının hükümsüzlük davasının konusu olabileceği bu nedenle ek rapordaki değerlendirmenin eldeki davada dikkate alınamayacağı, yargılamanın seyri ve gelinen aşamada tedbir kararı bakımından yaklaşık ispat şartının bulunmadığı, davalı kullanımının 44. Sınıfta tescilli eski tarihli kendi markasına dayalı ve markanın ayırt edici unsuru değiştirilmeden farklı şekilde kullanım olduğu, tedbirin devamını gerektiren yasal şartların mevcut olmadığı kanaatine varıldığından, taraflar arasında hak ve menfaat dengesinin gözetilmesi ve ölçülülük ilkesi gereği davalı vekilinin tedbirin kaldırılması talebinin kabulü gerekirken ek rapor alınacağı gerekçesine dayalı talebin reddi kararı doğru görülmemiş bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin 15/10/2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına, yeniden; davalı vekilinin tedbire itirazının kabulü ile, 24.09.2019 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,
2- İstanbul ... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ..../10/2025 tarih, 2025/.. E. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3- İlk derece mahkemesinin 15/10/2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına, davalı vekilinin tedbire itirazının kabulü ile, 24/09/2019 tarihli ihtiyati tedbir kararının KALDIRILMASINA,
4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5-İstinaf yargılaması için talep eden tarafından yapılan giderlerin ileride haksız çıkan taraftan tahsil edilmesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
7-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
8-6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/06/2026