Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/603 E. 2026/964 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/603
- Karar No
- 2026/964
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/603 Esas
KARAR NO: 2026/964
İNCELENEN EK KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/03/2026 tarihli ek karar
NUMARASI: 2026/107 Değişik iş esas -2026/235 K.
TALEP KONUSU: İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
TALEP DİLEKÇESİ:
İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; dilekçenin ekinde sunulan 31/12/2025 tanzim tarihli, 150.000-TL bedelli çekin gününde ödenmediğini, vadesi gelen ve herhangi bir rehinle de teminat altına alınmamış olan alacak açısından ihtiyati haciz şartlarının gerçekleştiğini, borçlunun mal kaçırma ihtimali bulunduğundan ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ HACİZ KARARI:
İlk derece mahkemesinin 20/01/2026 tarihli kararı ile; ''Alacaklının borçlulardan alacağı olan (150.000,00-TL)'nin tahsilinin ifasını temin bakımından, vaki isteği İ.İ.K.'nın 257.maddesi 1.fıkrasına uygun bulunduğundan borçlunun/borçluların ve üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı %15 oranında (22.500,00-TL) teminat yatırılması suretiyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, borçlunun/borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının İcra İflas Kanunu'nda gösterilen muayyen tahditler dairesinde ihtiyaten haczine, borçlunun/ borçluların ve üçüncü şahısların muhtemel zararlarına karşı alınacak olan ve yukarda belirtilen teminat vezneye yatırıldığında veya bu miktar banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, süresinde infazı için .... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasına tevdiine,"karar verilmiştir.
İTİRAZ DİLEKÇESİ:
Karşı taraf .... Şti. vekili dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, ihtiyati hacze konu alacak tutarının tamamı borçlu şirket tarafından ödendiğini, bu aşamada ihtiyati haczin teminat fonksiyonunun ortadan kalktığını, bu nedenle ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece 04/03/2026 tarihli ek karar ile; "İhtiyati hacze itiraz sebepleri İİK'nın 265. maddesinde "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebilir" şeklinde sınırlı sayıda sayılmıştır. İtiraz eden tarafın iddiaları, sınırlı sayıdaki itiraz sebeplerinden olmayıp yargılama ile ortaya çıkacak hususlar olduğundan, ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın REDDİNE" karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Karşı taraf .... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz kararı sonrası borcun dosya borçlularından biri tarafından tamamen ödendiğini, bu ödeme ile ihtiyati haczin teminat fonksiyonunun ortadan kalktığını, bu durumu mahkemeye bildirmelerine rağmen beyanlarının hatalı bir şekilde "ihtiyati hacze itiraz" olarak nitelendirildiğini, mahkemenin "bu bir itiraz değildir" şeklindeki açık beyanlarını ve dilekçe içeriğini göz ardı ettiğini, ortada incelenecek bir ihtilaf kalmamasına rağmen usul ekonomisine aykırı şekilde duruşma açıldığını, mahkemenin hem beyanların İİK 265 kapsamına girmediğini tespit edip hem de aynı madde uyarınca itirazın reddine karar vererek çelişkili bir hüküm kurduğunu, borcun ödenmiş olması nedeniyle "konusuz kalan talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına" dair hüküm kurulması gerekirken itirazın reddi yoluna gidildiğini, zaten icra dosyasında tahsil edilmiş olan vekalet ücretinin bu karar ile mükerrer şekilde yeniden hüküm altına alındığını, bu durumun avukatlık ücretinin tekliği ilkesine ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, kararın icraya konulması nedeniyle telafisi güç zararların doğabileceğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve istinaf incelemesi sonuna kadar icranın geri bırakılmasını talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
İhtiyati haciz talep eden vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; icra dosyasına 12.02.2026 tarihinde ihtiyati haciz kararından sonra ...şirketi tarafından ödeme yapıldığını, davanın bu nedenle konusuz kaldığını, borçlu tarafından ileri sürülen itirazların İİK'nın 265. maddesine uygun olmadığını, itiraz edenin ileri sürdüğü itiraz ve iddiaların hukuken şahsi defi niteliğinde olup, doğrudan ilişkisi bulunmayan müvekkili şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, bunun tek istisnası müvekkili şirketin itiraz edenin zararına bile bile kötü niyetle hareket edildiğini, müvekkili açısından böyle bir durum söz konusu olmadığını, bu nedenle de yine yatırmış olduğu teminatın dosyada kalması yönündeki talebi de haksız olup, reddi gerektiği gerektiğini ileri sürerek haksız ve mesnetsiz itirazın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Talep; çeke dayalı olarak ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İhtiyati hacze itiraz İİK'nın 265. maddesinde; "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder." şeklinde düzenlenmiştir. İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı şekilde sayılmış olup bu sayılanlar dışında başka bir sebebe dayanılarak itiraz edilmesine cevaz verilmesi mümkün değildir.
İlk derece mahkemesi tarafından 150.000-TL çek bedelinden kaynaklı alacağın %15'i oranında teminat alınmak suretiyle ihtiyati haciz kararının verildiği, kanuni süresi içerisinde karşı taraf vekili tarafından ihtiyati haciz kararından sonra icra dosyasına yapılan ödeme neticesinde ihtiyati haciz kararının kaldırılmasının talep edildiği, ilk derece mahkemesinin itirazın İİK'nın 265. maddesi kapsamında olmadığından bahisle reddine karar verdiği, karşı taraf .... Şti. vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Dosyanın tetkikinde; karşı taraf vekilinin 12.02.2026 tarihli uyap sitemine değişik iş itiraz dilekçesi olarak kayıtlı dilekçesi ile ihtiyati hacze konu alacak tutarının tamamının borçlu şirket tarafından ödendiğini, bu aşamada ihtiyati haczin teminat fonksiyonunun ortadan kalktığını, bu nedenle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını ve icra müdürlüğüne müzekkere yazılmasını talep ettiği, 26.02.2026 tarihli dilekçesi ile önceki tarihli dilekçenin, ihtiyati haciz kararına yönelik bir itiraz niteliğinde olmayıp, icra dosyasına konu borcun tamamen ödenmiş olması nedeniyle ihtiyati hacizlerin fiilen kaldırıldığı, mahkemece incelenmesi gereken bir durumun bulunmadığına yönelik açıklamanın yapıldığı görülmüştür. Mahkemece 04.03.2026 tarihinde murafaa yapıldığı, ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verildiği, karşı taraf vekili tarafından ihtiyati haciz kararına itiraz edilmediği, beyanlarının itiraz mahiyetinde olmadığı, ilk dilekçesini izah eden ikinci dilekçesinin nazara alınmadığı gerekçeleri ile istinaf kanun yoluna başvurduğu, alacaklı vekilinin icra dosyasına ihtiyati haciz kararından sonra 12.02.2026 tarihinde ...şirketi tarafından ödeme yapıldığını, davanın bu nedenle konusuz kaldığını açıkladığı görülmüştür.
Somut olaydaki uyuşmazlığın, karşı taraf vekilinin ihtiyati haciz kararına itirazının bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. İhtiyati hacze itiraz İİK'nın 265. maddesinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata yönelik düzenlemiştir. İhtiyati haczin kaldırılması ise İİK'nın 266. maddesinde düzenlenmiş olup borçlunun, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebileceği, takibe başlandıktan sonra bu yetkinin, icra mahkemesine geçtiği belirtilmiştir. Karşı taraf vekilinin her ne kadar uyap üzerinde itiraz dilekçesi olarak kayıtlı ise de dilekçe içeriğinde ihtiyati haciz kararından sonra yapılan ödeme nedeni ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına yönelik icra dairesine müzekkere yazılması talebinin mevcut olduğu ve ayrıca 26.02.2026 tarihli dilekçesi ile önceki tarihli dilekçenin, ihtiyati haciz kararına yönelik bir itiraz niteliğinde olmayıp, icra dosyasına konu borcun tamamen ödenmiş olması nedeniyle ihtiyati hacizlerin fiilen kaldırıldığı, mahkemece incelenmesi gereken bir durumun bulunmadığına yönelik açıklama yapıldığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla ortada ihtiyati haciz kararının dayandığı sebeplere, teminata yahut mahkemenin yetkisine herhangi bir itiraz ileri sürme iradesinin bulunmadığı anlaşılmakla, her iki dilekçe içeriği de nazara alınmayarak ihtiyati haciz kararına itiraz mevcut kabul edilerek HMK'nın 24. maddesinde düzenlenen tasarruf ilkesine aykırı şekilde, talep bulunmadığı halde ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle karşı taraf .... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, ''İhtiyati haciz kararına itirazın mevcut olmadığı ve fiili haczin ödeme neticesinde kalktığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına'' karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Karşı taraf .... Şti. vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,
2-İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..../03/2026 tarihli 2026/... D.İş esas, 2026/.. K. sayılı ek kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3-İhtiyati haciz kararına itirazın mevcut olmadığı ve fiili haczin ödeme neticesinde kalktığı anlaşılmakla karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
4-İstinaf talebi kabul edildiğinden karşı taraf .... Şti. tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5-İstinaf yargılaması için karşı taraf .... Şti. tarafından yapılan 2.002,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının ileride haksız çıkan taraftan tahsil edilmesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
7-HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
HMK'nın 353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f. ve İİK'nın 258/(3). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/06/2026