Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/699 E. 2026/996 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/699
Karar No
2026/996
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/699 Esas

KARAR NO: 2026/996

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 23/01/2026

NUMARASI: 2025/705 E.

DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/06/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine dava dışı Müflis ...A.Ş. tarafından .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, alacağın temliki ile alacağın davalıya geçtiğini, davalının da icra takibini aciz vesikası ile .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile devam ettirdiğini, takiplerin kesinleşmesi sonucunda müvekkili aleyhine İstanbul 40. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/170 Esas sayılı dava dosyası ile tasarrufun iptali davası açıldığını, söz konusu icra takibine dayanak senetlerin 1.130.000,00-TL bedelli bononun vade tarihi 18/04/2011 keşide tarihi 12/07/2007, 2.000.000,00-TL bedelli bononun vade tarihi 18/04/2011 keşide tarihi 04/12/2008 ve 600.000,00-TL bedelli bononun vade tarihi 18/04/2011 keşide tarihi 09/06/2009 olduğunu, senetlerin lehtarının ... - Keşidecisi ...Şirketi, ...ise ..., ... ve ... olduğunu, senetteki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin imza inkarı nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, açıklanan nedenlerle telafisi imkânsız zararlar doğmaması ve hak kaybı yaşanmaması için öncelikle ve ivedilikle ... İli, ...İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... Parsel üzerinde davalı lehine hali hazırda menfi tespit istenilen icra dosyasından haciz bulunduğundan dolayı teminatsız olarak ... İli, ...İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... Parsel sayılı gayrimenkulün 3.kişilere cebri ya da icra satışının engellenmesi için ve .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takibin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.

MAHKEME KARARI:

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/10/2025 tarihli 2025/705 Esas sayılı kararı ile; Davacı vekilinin icra takibinin durdurulması ve satışın durdurulması istemlerinin REDDİNE,

2-Davacı vekilinin tedbir isteminin İİK'nın 72/3.maddesi uyarınca KABULÜ ile; davacı tarafından icra takibine konu edilen dava konusu alacak miktarının takdiren %20'si oranındaki (883.265,4‬0 TL tutarında) nakdi teminat tutarını mahkeme veznesine yatırıldığında veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz nitelikteki teminat mektubunu mahkemeye ibraz ettiğinde .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasındaki icra takibi nedeniyle icra veznesine davacı tarafından yatırılacak her türlü paranın tedbiren davalı alacaklıya ödenmemesi konusunda İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE, karar verilmiştir.

İTİRAZ:

Davalı vekili ihtiyati tedbir kararına itiraz dilekçesinde özetle; Mahkemece 28.10.2025 tarihli ara karar ile davacı lehine ihtiyati tedbir kararı verildiğini, verilen bu tedbir kararı süresi içerisinde davacı tarafından infaz edilmemekle birlikte ortadan kalkmış ise de karara itiraz ettiklerini, davacının eldeki menfi tespit davasını ikamesinden sadece 2 ay önce alacaklı müvekkiline gelerek 15 yıldır hiçbir şekilde itiraz etmediği aksine sahiplendiği borcunu ikrarla ödeme teklifi sunduğunu, kendisine verilen ödeme teklifini beğenmeyince de İcra Müdürlüğü nezdinde suça müstenit işlemlere giriştiğini, davacının İcra Müdürlüğü kasasında bulunan bonolara müdahalede bulunduğuru, bu müdahale üzere tanzim edilen usulsüz rapor üzerine de eldeki davayı açtığını, 15 yıl boyunca hiçbir surette borcunu inkar etmeyen, aksine sahiplenen ve ödeme tekliflerinde bulunan davacının eldeki davayı ikame etmesinin doğrudan çelişkili davranış yasağına aykırılık teşkil ettiğini, TMK'nun 2'nci maddesinde yer alan dürüstlük kuralına aykırılık söz konusu olduğunu, somut olayda davacının telafisi imkansız bir zararın doğmasına imkan olmadığını, tedbir talebinin bu yolla da reddi gerektiğini, bu nedenlerle, davacı lehine tesis edilen ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini, tedbir kararının süresinde uygulanmadığından ortadan kalktığını ve kararın kaldırılmasını talep etmiştir. .

MAHKEME KARARI:

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/01/2026 tarihli 2025/705 Esas sayılı kararı ile; itiraz sebepleri yerinde görülmediğinden davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazının reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF BAŞVURUSU:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin 28/10/2025 tarihli ara kararı ile davacı lehine ihtiyati tedbir kararı verdiğini, davacı vekilinin süresinde teminat yatırarak tedbir kararı infaz edilmemekle birlikte itiraz ettiklerini, cevap ve son dilekçelerinde izah ettikleri üzere davacının eldeki menfi tespit davasını ikamesinden sadece 2 ay önce alacaklı müvekkiline gelerek 15 yıldır hiçbir şekilde itiraz etmediği aksine sahiplendiği borcunu ikrarla ödeme teklifi sunduğunu, kendisine verilen ödeme teklifini beğenmeyince de İcra Müdürlüğü nezdinde suça müstenit işlemlere giriştiğini,15 yıl boyunca hiçbir surette borcunu inkar etmeyen, aksine sahiplenen ve ödeme tekliflerinde bulunan davacının eldeki davayı ikame etmesinin doğrudan çelişkili davranış yasağına aykırılık teşkil ettiğini, TMK'nun 2'nci maddesinde yer alan dürüstlük kuralına aykırılık söz konusu olduğunu, somut olayda davacının telafisi imkansız bir zararın doğmasına imkan olmadığını, tedbir talebinin bu yolla da reddi gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/03/2026 tarihli 2025/705 Esas sayılı kararı ile; " verilen ara kararın davalı vekiline 18.11.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin istinaf talep tarihinin 27.02.2026 olduğu, davalı vekiline kararın 18.11.2025 tarihinde tebliğ edildiği, ancak kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulabileceğinden, tebliğden itibaren 2 haftalık istinaf talep sürenin bitim tarihinin 03.12.2025 olduğu, n istinaf talebinin süresinde olmadığı" gerekçesiyle; süresinde olmayan istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf başvurusu değerlendirme kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunmuş, mahkemenin değerlendirme kararında bahsi geçen tebligatın 28/10/2025 tarihli mahkeme ara kararına yönelik olduğu, istinaf başvurusuna konu mahkeme ara kararına karşı süresinde istinaf başvurusunda bulunduklarını beyanla, mahkemenin 26/03/2026 tarihli ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE;

Bonolarda imza inkarına dayalı menfi tespit davasında, mahkemece icra takibinden sonra dava açıldığı gerekçesiyle İİK 72/3 maddesi gereğince ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, davacı tarafından icra takibine konu edilen dava konusu alacak miktarının %20'si oranındaki nakdi teminat tutarını mahkeme veznesine yatırıldığında veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz nitelikteki teminat mektubunu mahkemeye ibraz ettiğinde, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasındaki, icra veznesine davacı tarafından yatırılacak paranın tedbiren davalı alacaklıya ödenmemesi konusunda tedbir kararı verildiği, mahkemece davalı vekilinin tedbir kararına itirazının da reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

İstinaf başvurusuna konu mahkemenin ara kararının 23/01/2026 tarihli olduğu, bu ara kararın davalı vekiline 18/02/2026 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin iki haftalık sürede 27/02/2026 tarihinde istinaf başvurusunda bulunduğu, mahkemece sehven 28/10/2025 tarihli ara karar tebliğ tarihinin dikkate aldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin 26/03/2026 tarihli istinaf değerlendirme ara kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kaldırılmasına karar verilmiş, tedbire yönelik istinaf başvurusunun incelenmesine geçilmiştir

Dosyanın incelenmesinde, mahkemece 28/10/2025 tarihli tedbir kararında hükmedilen teminatın yatırılmadığı, HMK 393/1 maddesi gereğince tedbirin infazının talep edilmediği, bu durumda tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılacağı, yasal düzenleme gereği kendiliğinden kalkmış sayılan tedbir kararına itiraz edilmesinde, davalı vekilinin hukuki yararının bulunmadığı, itirazının konusuz kaldığı, mahkemece itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken itirazın incelenerek reddi yönünde hüküm kurulmasının yerinde olmadığı kanaatiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkemenin itirazın reddine ilişkin 23/01/2026 tarihli ara kararının kaldırılmasına, konusuz kalan itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin ..../03/2026 tarihli istinaf değerlendirme kararına yönelik istinaf isteminin KABULÜ ile, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../03/2026 tarihli 2025/.... E. Sayılı ara kararının KALDIRILMASINA,

2-Davalı vekilinin ../01/2026 tarihli itirazın reddi kararına yönelik istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../01/2026 tarihli 2025/... E. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden esas hakkında hüküm kurulmasına,

3-Konusuz kalan itiraz hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,

4-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

5-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 2.002,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının ileride haksız çıkan taraftan tahsil edilmesine,

6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

7-HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,

8- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 2004 Sayılı İİK'nın 258/(3). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/699, K. 2026/996, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-699-e-2026-996-k-ed262db6d8b1