İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/513 E. 2024/698 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/513
- Karar No
- 2024/698
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esa T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2 KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
ASIL DAVADA: DAVACI : 1- ... - : 2- ... - VEKİLLERİ : Av. : Av. DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) DAVA TARİHİ : 16/05/2022
BİRLEŞEN KAYSERİ 2. ATM'NİN 2024/513 E. 2024/698 K. SAYILI DOSYASINDA;
DAVACI : 1-...- : 2- ... - VEKİLLERİ : Av.
DAVALILAR : 1- ... - VEKİLLERİ : Av. : 2-...- : 3- ... : Av. : 4- ... : Av. : 5- ... - 6- ... - 7- ... DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) DAVA TARİHİ : 19/09/2023
KARAR TARİHİ : 18/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Asıl davada davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkillerinin ... şahsına ait Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Çandır Mahallesi, 7211 Ada, 7 Parsel, B Blokta kain dükkan vasfındaki 85 ve 86 numaralı bağımsız bölümlerini, ... ise 87 numaralı bağımsız bölümünü dava dışı ... Tasarım Plan İnşaat Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin davalı ...'nda devam eden veya doğacak kredi borçları için Kayseri Kocasinan Tapu Müdürlüğü 13/06/2014 tarih ve 13853 Yevmiye Numaralı 30.000.000 TL Bedelli ve 18/06/2014 tarih ve 14259 Yevmiye Numaralı 10.000.000,00-EURO bedelli üst sınır ipoteği ile ipotek gösterdiğini, Müvekkillerinin davalı bankaya mezkur borçlar nedeniyle müşterek borçlu, müteselsil kefil ya da garantör sıfatlarıyla şahsen hiçbir sorumluluğu bulunmayıp sadece ipotek veren 3. Kişi sıfatıyla taşınmazını ipotek gösterdiğini, Müvekkillerinin ... ve ...'ın 85, 86 ve 87 numaralı bağımsız bölümlerini Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı Kayseri Bölge Müdürlüğüne satmak üzere mezkur kuruma 16/11/2018 tarihinde yazılı olarak müracaat etmiş; tarafların aralarında müvekkillerine ödenecek net satış bedeli ve ipoteklerin TÜİK tarafından kaldırılması hususlarında anlaşmalarından sonra müvekkillerinin detayına 2022 yılı Mart ayında vakıf olduğu usulsüzlükler silsilesinden ötürü taşınmazların satış bedelinin davalı banka tarafından haksız surette uhdelerine geçirildiğini; daha doğru bir ifadeyle dava dışı ... Tasarım Plan İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin müvekkillerimizin şahsen hiçbir sorumluluğunun olmadığını davalı bankaya olan borçları için talimatsız olarak hesaplarından çekildiğini öğrendiklerini, Müvekkillerinin davalı bankada yalnızca hesap sahibi olup tacir olmadığını, davalı bankanın haksız surette hesabındaki paraları çektiğinden bahisle, müvekkili ...'ın davalı HALKBANK'ta bulunan TR96 0001 2009 4910 0001 0148 12 IBAN numaralı hesabından haksız surette çekilmiş mevduatının şimdilik 20.000 TL'sinin paranın çekildiği tarihten itibaren uygulanacak ticari temerrüt faiziyle davalıdan alınarak tarafımıza verilmesine; müvekkili ...'ın davalı HALKBANK'ta bulunan TR69 0001 2009 4910 0001 0148 13 IBAN numaralı hesabından haksız surette çekilmiş mevduatının şimdilik 20.000,00-TL'sinin paranın çekildiği tarihten itibaren uygulanacak ticari temerrüt faiziyle davalıdan alınarak tarafımıza verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşeden davada davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkillerinin davalı ... Tasarım Plan Proje İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.'nin, davalı ... A.Ş. nezdinde kullanmış olduğu krediler sebebi ile adlarına kayıtlı bir kısım taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edildiğini, banka aleyhine ipoteğin fekki talepli dava ikame edildiğini ve mahkemece dava kabul edilerek bir kısım taşınmazlardaki ipoteğin fek edilmesine karar verildiğini, ancak daha evvel birkısım ipotekli taşınmazın taraflarınca 3. kişilere satıldığını, lehine ipotek tesis edilen şirketin kredi borcu nedeniyle ipoteklerin kaldırılmaması nedeniyle satılan taşınmazların devirlerinin sağlanması için bu taşınmazların değerinde ya da bedellerin üzerinde miktarların davalı bankaya ödendiği, usulsüz ipoteklere istinaden bankaya yapılan ödemelerin tahsili ile aşkın zararın tahsili talebi ile eldeki dava ikame edilerek neticeten Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Çandır Mahallesi, 7211 Ada 7 Parsel A Blok 13, 14, 18, 19, 32, 34, 36, 46, 47, 48, 62 ve B Blok 45, 85, 86, 87, 96 numaralı bağımsız bölümler üzerindeki ipoteklerin fekki için yatırılan şimdilik 10.000.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca şimdilik 200,00-TL aşkın zararın TBK m.122/2 mucibince esas hakkında verilecek karar tarihine en yakın tarihe göre tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davacılar Mehmet ve ..., ... firmasının ortağı ve aynı zamanda kefil olan ...'un yeğenleri olduğunu, müvekkili Banka teminatına alınmış olan dava konusu gayrimenkuller, müvekkili bankanın yatırım kredisi ile finanse edilmiş olup A ve B bloğun arsalarında ... ve ...’ın hisselerinin bulunduğunu, ayrıca kredilerin kullanıldığı tarihe denk gelen; 08.09.2015 tarihli ticaret sicil gazetesine göre ... %60, ... %40 olmak üzere ... Tasarım...Ltd. Şti'nin tüm hisselerini devir aldıklarını ve yaklaşık dört ay boyunca şirket ortağı olarak bulunduklarını 01.08.2016 tarihinde firma hisseleri şu anki ortak ve kefil ...’a devredildiğini, dava konusu uyuşmazlığın ticari kredi borcunun teminatı olarak ipotek edilen taşınmazların, ipotek fek bedeli olarak yatırılan tutarın borçtan haksız mahsup edildiğine ilişkin olup bu işlem ticari bir iş olduğunu ve davanın ticari dava olduğunu, davaya bakmada görevli Mahkeme Ticaret Mahkemesi olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada davalı ... A.Ş vekilinin cevap dilekçesinden özetle; müvekkili bankanın Galericiler Sitesi (Eski adı Argıncık) Şubesi ile imzalanan sözleşmelere istinaden diğer davalı ... Tasarım Plan İnş. Taah. San Ve Tic. Ltd. Şti.'ye dava konusu bağımsız bölümlerin de bulunduğu iki adet binanın inşaatının finansmanı için yatırım kredileri dahil, çok yüksek tutarlı krediler kullandırıldığını, kullandırılan kredilerin teminatı olarak dava dışı kefil ..., davacılar ... ve ... adına kayıtlı bağımsız bölümler üzerinde, müvekkili banka lehine, Kocasinan Tapu Müdürlüğünün 13.06.2014 tarih ve 13853 yevmiye nolu ipotek belgesi ve resmi senediyle müvekkili banka lehine 1. Derecede 30.000.000 TL, Kocasinan Tapu Müdürlüğünün 18.06.2014 tarih ve 14259 yevmiye nolu ipotek belgesi ve resmi senediyle 2. Derecede 10.000.000 EURO bedelle ipotek tesis edildiğini, kredi sözleşme şartlarının ihlal edilmesi nedeniyle adı geçen borçluya, kefillerine ve davacı ipotek veren şahıslara 21/02/2022 hesap kat ihtarnamesi tebliğ edildiğini, davacılar tarafından ayrıca huzurdaki davaya konu edilen Kayseri İli Kocasinan İlçesi Çandır Mahallesi 7211 Ada 7 Parsel B Blokta kain dükkan vasfındaki 85, 86, 87 numaralı bağımsız bölümler üzerindeki ipoteklerin fekki için ödendiğini iddia ettikleri tutarların iadesi için Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1386 Esas sayılı dosyasından dava açıldığını, iş bu davanın huzurdaki davada 85, 86, 87 nolu bağımsız bölümler açısından derdestlik teşkil ettiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, daha önce aleyhlerine açılan ipoteğin fekki davasında, ipoteğin, sebebe bağlılık ve rehin kurma iradesinin mevcut olması nedeniyle geçerli olduğu, rehin tutarının tahvil suretiyle rehin konusu taşınmazlara dağıtılmasının hukuken kabul görmüş hakkaniyetli bir çözüm olduğu savunma ve taleplerinin yanında hukuki destekleyici unsur olarak varsa ödemelerin şekle aykırılığın hukuki sonuçlarını düzeltici etkisinin de dikkate alınması bu anlamda davacıların sebepsiz zenginleşmeye dayalı iade taleplerinin reddi gerektiğini, bunun yanı sıra, davacıların, gerek ipoteklerin geçersiz olduğu, gerek bankanın sebepsiz zenginleştiği, gerekse davacıların aşkın zararına sebep olunduğu iddialarının doğru ve haklı olmadığını, aksine gelinen aşamada bankanın, hukuki ihtilaflardan dolayı alacağını tahsil sürecinin tıkandığını, faaliyetleriyle ve geliriyle KOBİ'leri finanse etmek gibi özel bir misyonu olan müvekkili kamu bankasının alacaklarının tahsilini engellemek, sürüncemede bırakmak, bunun yanında haksız mali yükümlülüklerle karşı karşıya bırakmanın adil ve hakkaniyetli olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların, müvekkilinin kefaletinin bulunduğu kredi sözleşmeleri nedeniyle kendi adlarına kayıtlı taşınmazların üzerinde bankanın ipotek tesisine muvafakat ettiklerini, taşınmazlar üzerinde ipotek tesisi edilirken herhangi bir baskı, zorlama ya da aldatılmadan bahsetmenin mümkün olmadığını, davacıların borç muaccel olmadan, banka tarafından hesap kat edilmeden, herhangi bir yasal takibe başlanmadan evvel, taşınmazları 3. kişilere satmış olmalarının ipotekten ari olarak devretmeleri gerektiği için ödeme yaptıklarını, bu aşamada ise davacıların bedelin iadesi talebini ipoteğin usulsüz olduğuna dayandırdığını, ipoteğin geçersiz olduğu kesinleşmiş olmadığı gibi ipoteğin fekki hususunda davacılar ile alacaklı banka arasında görülen davada müvekkilinin de taraf olmadığını, dolayısıyla davalı ipoteğin geçersiz bir ipotek sebebi ile davalı bankaya bir bedel ödemiş ise bu hususta husumetin davalı ve kredi sözleşmesinde alacaklı konumunda bulunan bankada olduğunu, bu sebeple müvekkili yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, davacıların davalı şirketin doğmuş ve doğacak borçları için ipotek tesisi edilmesini kabul ettiklerini, davacılar ipoteğin fekki için bankaya ödeme yaptığını iddia etmekte ise buna ilişkin yazılı belgenin, banka dekontunun dosyaya ibraz edilmesi gerektiğini, ayrıca aşkın zararın talebi için yasada öngörülen koşulların gerçekleşmediğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ve ... Tasarım İnş. San. Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf her ne kadar ipoteklerin yolsuz tescil sureti ile kurulduğunu, bu nedenle de yapılan ödemelerin haksız olduğunu bildirmiş iseler de bu iddiaları kabulün mümkün olmadığını, söz konusu taşınmazlardaki ipotekli taşınmazlara ilişkin bir çok ödemenin davacılar tarafından yapılmadığını, ipoteklerin fekkine ilişkin belgeler incelendiğinde ödemelerin tamamının davacılarca yapılmadığı ve dolayısıyla bir istemde bulunamayacaklarının da görüleceğini, davacıların her ne kadar zararları olduğunu iddia etmekte iseler de söz konusu taşınmazların banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yahut başkaca bir suretle satılmadığını, ortada dava konusu edilen taşınmazlar yönünden mevcut bir ipotek bulunmadığı gibi bir zararlarının olmasının da mümkün olmadığını, davacıların söz konusu taşınmazları satış zamanında bu satıştan ne kadar kar elde ettiklerini, taşınmazı hangi bedellerle üçüncü kişilere sattıklarını dahi belirtmediklerini, dolayısıyla ortada aşkın zarara sebebiyet verecek somutlaştırılmış bir hadise dahi bulunmadığını, tüm bunların yanı sıra davacılar her ne kadar ipoteğin geçersizliğini savunsalar da "30.000.000 TL ve 10.000.000 EURO bedelli krediler için ipotek tesisi ettiklerini, kredinin 1 ya da 2 yıl içinde ödeneceği ve ipoteklerin de kalkacağını düşünerek ipotek tesisi ettirdiklerini iddia etmiş ise de, ipotek senedi incelendiğinde de görüleceği üzere ipoteğin, davalı şirket namına açılmış ve açılacak tüm hesaplar için verildiğini açıkça belirttiklerini, bu halde davalıların sadece iki kredi için ipotek tesisi edildiğini bildikleri iddiasının kabul edilemez olduğunu, bildirerek davanın öncelikle yolsuz tescile dayalı ipoteğin fekki istemine dayandığı gözetilerek müvekkili açısından husumetten reddine, aksi halde sair hususlar nedeni ile reddine karar verilmesini istemiştir DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl davada dava, davacıların dava dışı ... Tasarım Plan Limited Şirketi ile davalı banka arasında imzalanan ticari nitelikte genel kredi sözleşmesinden doğacak borçların teminatı amacıyla verdikleri ipoteğin; dava dışı üçüncü kişi konumundaki TUİK tarafından satın alınması esnasında, davalı bankanın davacılar adına açılmış hesabına yatırılan satış bedelinden, arada anlaşma ve sözleşme bulunmadığı halde ipotek fek bedeli adı altında bankaca yapılan kesinti/tahsilatın haksız ve sözleşmeye aykırı olduğundan bahisle iadesi talebine ilişkindir. Birleşen dosyada dava, davalı Halk Bankasının 2014 ve devamı yıllarda diğer davalı ... Ltd Şti'ye kullandırdığı krediler nedeniyle davacılara ait Kayseri İli Kocasinan İlçesi Çandır Mahallesi 7211 Ada 7 Parsel A Blok 13, 14, 18, 19, 32, 34, 36, 46, 47, 48, 62 ve B Blok 45, 85, 86, 87, 96 numaralı bağımsız bölümler üzerine tesis edilen ipoteklerin yolsuz olup olmadığı, bu taşınmazlara bırakılan ipoteğin fekki için davacılar tarafından yapılan ödemelerin davalılardan tahsili talebine; ipoteğin haksız olması halinde davacıların ipoteğin fekki için yapmış olduğu ödemeler nedeniyle aşkın zararından, davalıların sorumluluğunun belirlenmesi talebine ilişkindir. Mahkememizin 2023/832 Esas sayılı dosyasında -eldeki asıl davanın da konusu olan- 85-86-87 nolu bağımsız bölümler bakımından davanın tefrik edildiği ve tefrik sonrasında 2024/513 Esas numarasının alındığı ve bu dosyanın eldeki dosya ile birleştirildiği görüldü. Mahkememizin 11/05/2023 tarihli duruşmasının 8 nolu ara kararında; dava konusu alacak ile ilgili dava dosyası içinde sunulan belgeler, dilekçeler ve banka kayıtları üzerinde inceleme yapmak suretiyle, davalı bankanın davacılardan haksız suretle çekilmiş bir mevduat tutarı bulunup bulunmadığı, davacıların haksız kesinti nedeniyle iade kapsamında bir alacakları bulunup bulunmadığı, varsa miktarı noktasında rapor sunmak üzere resen seçilecek bankacılık konusunda uzman bilirkişiye dosyanın tevdii ile bilirkişi raporu aldırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; Dava dışı Borçlu ... Tasarım Plan İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne, davalı bankanın Argıncık Şubesi tarafından kullandırılan ticari nitelikli kredilerine teminat olarak davacılar ... ve ... tarafından yukarıda detayları açıklanan gayrimenkullerin 1. Ve 2. Derece ipotek tesis ettirdiklerini, Davacı ... tarafından 16/11/2018 tarihinde adına kayıtlı davalı bankaya ipotekli gayrimenkulü TUİK'e satmak için başvurulduğunu, Davacı ... tarafından 19/11/2018 tarihinde adına kayıtlı davalı bankaya ipotekli gayrimenkulü TUİK'e satmak için başvurulduğunu, TUİK tarafından bahse konu gayrimenkullerin birleştirilmesi ve ipotekten ari olarak satışının yapılabilmesi için davalı bankaya müracaat edildiğini, Davalı ... tarafından 12/12/2018 tarih ve 432 sayılı yazı ile davacılar adına olan ipotekli gayrimenkullerin bağımsız bölümlerinin birleştirilmesini, yeni bağımsız bölüm üzerinde bankaya 13/06/2014 tarih 13853 yevmiye numaralı 1. Dereceden 30.000.000,00-TL, 18/06/2017 tarih, 14259 yevmiye numaralı 2. Dereceden 10.000.000-EURO tutarlı ipoteklerin hisseleri nispetinde aynen devam etmesi şartı ile muvafakat ettiklerini, 14/12/2018 tarih ve 38364 yevmiye no. ile bağımsız bölümlerin birleştirildiğini ve 97 müstakil bölüm numarasını aldığını, 21/12/2018 tarihinde de ipotek fekki ile satış ve devir işlemlerinin aynı gün gerçekleştirilerek Maliye Hazinesi adına tescilinin yapıldığını, TUİK tarafından kurumun tabii olduğu mevzuat gereği gayrimenkul bedellerinin davacıların davalı banka nezdinde bulunan vadesiz hesaplarına havale gönderilerek ödendiğini, Davacı banka tarafından 27/12/2018 tarihinde, davacıların hesabından dava dışı borçlu ... Tasarım Plan İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi firmasının borcuna mahsup edildiği tespit edildiği bildirilmiştir. ipotek tesisi sırasında düzenlenen Resmi Senet incelendiğinde; raporda yazılı taşınmazlardan/ taşınmaz hisselerinden her birinin borcun tamamından sorumlu olacağını, banka alacağının, tamamen tahsil edilinceye kadar bu taşınmazlardan her birinin banka lehine ipotekli olmakta devam edeceğini, borç kısmen ödendiğinde bankanın muvafakatı olmaksızın hiç biri üzerinden mevcut banka ipoteğinin çözülemeyeceğini, bankanın ipotekli taşınmazlardan/hisselerden birini veya hepsini birden sattırmak hakkına sahip olacağını şimdiden kabul ve taahhüt ettiğini/ettiklerini, bankaya ipotek edilen taşınmaz veya bir bölümü yahut ipotek edilen müteaddit taşınmazların tamamı veya bir kısmı üçüncü kişilere temlik veya taksim edildiğinde, yeni malik borcun tamamını veya kendi parçasına düşen hisseyi şahsen kabul etse dahi, Türk Medeni Kanunun 888-889-890 Maddeleri gereğince kendisine bir ihbara hacet kalmaksızın, bankaya karşı borçluluğunun devam edeceğini gayrikabili rücu olarak kabul ve taahhüt ettiğini/ettiklerini, şeklinde hüküm içerdiğini, Türk Medeni Kanunu Madde 884- ''Borçtan şahsen sorumlu olmayan rehinli taşınmaz maliki, borçluya ait koşullar içinde borcu ödeyerek taşınmazın üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını isteyebilir. Alacak, borcu ödeyen malike geçer.'' maddesine göre; borçtan şahsen sorumlu olmayan maliklerin ipotekli gayrimenkulün satış bedelini bankaya ödemeleri gerektiği kanaatinde olduğunu, davacıların adlarına hesap açılışında banka ile aralarında düzenlenen ve imzalanan Bankacılık Hizmet Sözleşmesinin 16.1.1. Maddesinde; ''Müşteri, bankadan yurt içi ve yurt dışındaki merkez ve tüm şubelerinde kendisine ait bulunan ve/veya ileride açılabilecek olan vadeli veya vadesiz, vadesi gelmiş veya gelmemiş bilcümle mevduat (TL veya döviz) hesapları (ortak hesaplarda bulunan kendi payları da dahil olmak üzere), müşterini bankaya karşı sözleşmeden ve/ veya herhangi bir sebepten dolayı doğmuş ve doğacak alacakları, bloke hesapları, bilcümle alacakları, müşteriye ait kiralık kasalar ve bunlar içindeki her türlü değerler, nakit, esham ve tahvilat, senet ve konşimentolar, tahsile verilen emre muharrer senetler, çekler ve sair tüm kıymetli evrak ya da kredi hesapları ile lehine gelmiş veya gelecek havalelerin borcu karşılayacak miktarı üzerinde virman, takas, mahsup ve hapis hakkı olduğunu ve bunların şekil ve mahiyeti her ne olursa olsun doğacak tüm borçlarını karşılayacak miktarını bankaya rehnettiğini, bankanın bunların borca yeter kısmını borca mahsup etmek suretiyle alacağını re'sen tahsile yetkili olduğunu.... Kabul, beyan ve taahhüt eder.'' hükmüne göre, davalı bankanın, davacılar hesabına TÜİK tarafından satın alınan gayrimenkullerin satış bedeli olarak yatırılan tutarları, lehine ipotek tesis edilen kredili müşteri ... Tasarım Plan İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin borcuna mahsuben alabileceği kanaatinde olduğu bildirilmiştir. Mahkememizin 23/11/2023 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; dosyanın resen seçilecek borçlar hukuku konusunda nitelikle hesap uzmanı bilirkişi ve önceki bankacı bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi ile davacı vekilinin bankacı bilirkişiden alınan kök rapora yönelik bir kısım hukuki mahiyetteki itirazların değerlendirilmesi ve yanıtlanması bakımından ve ayrıca uyuşmazlık konularına ilişkin olmak üzere tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Nitelikli hesap bilirkişisi tarafından sunulan raporda özetle; dava dışı ... Ltd. Şti ile davalı Halkbankası arasında imzalanan ve dosyada yer alan GKS lerin incelenmesinde ... ve ...' ın müşterek ve müteselsil kefil olarak imzalarının yer almadığını, dosyada yer alan Bankacılık Hizmet Sözleşmesinin incelenmesinde yalnızca ...'a ait bankacılık hizmet sözleşmesinin yer aldığı ve bu sözleşme içerisinde 16.1.1 maddesinin bulunmadığını, TÜİK tarafından yatırılan gayrimenkul satış bedellerinin ipotek fekki sonrasında kredi borçlarının tahsilatı için kullanılmasına yönelik olarak davalı banka tarafından dava dışı şirket ... Ltd. Şti'nin kredi borçlarına mahsup edilmesi amacıyla davacılardan bir talep dilekçesi veya talimat alınmadığını, dosya kapsamında 27.12.2018 tarihi veyahut öncesi itibariyle İİK 150/ı maddesi gereği herhangi bir hesap kat ihtarına rastlanılmadığını, dosyadaki tek hesap kat ihtarının 21.02.2022 tarihi olduğunu, davacıların yalnızca maliki oldukları Kayseri ili Kocasinan İlçesi Çandır Mah. 7211 ada 7 parsel 85,86 ve 87 numaralı bağımsız bölümler üzerine dava dışı ... Tasarım Taah. San. Tic. Ltd. Şti'nin devam eden/doğmuş veya doğacak borçları için Kayseri Kocasinan Tapu Müdürlüğü 13.06.2014 tarih v e 13853 yevmiyeli 30.000.000 TL bedelli 1. Derecede fekki banka tarafından bildirilene kadar olmak üzere süresiz ve 18.06.2014 tarih ve 14259 yevmiyeli 10.000.000 Euro 2.derecede fekki bankadan bildirilene kadar olmak üzere ipotek tesis ettiklerini, borçtan şahsen sorumlu olmayan sadece ipotekli taşınmaz maliki oldukları görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bankacı bilirkişisi tarafından sunulan ek raporda özetle; Dava konusu gayrimenkullerin satışının yapılarak, satış bedelinin davacıların hesabından alınmasının 2018 yılında gerçekleştiğini, davacılar tarafından 2018 yılı içerisinde herhangi bir itirazlarının olmadığını, 24/01/2022 tarihinde davalı bankaya dava dışı asıl borçlu firmanın kredileri için teminat olarak ipotek veren olarak kredinin şimdiye kadar kapanmamış olmasından mağdur olduklarını, 13 adet ipotekli taşınmazın satış bedelinini ipoteğin kalkması için bankaya yatırmak zorunda kaldıklarını, kredi için yapılan ödemelerin dikkate alınarak gerekirse yeni hesap yöntemi ile alınan kredi için yapılan ödemelerin TL ve döviz bazında değerlendirilmesinin yapılarak, mevcut kredi kapatma rakamlarından ciddi bir indirim yapılmasını, yapılan indirimli tutarın ödenmesi halinde kredi alacağını kendilerden birine veya gösterecekleri üçüncü bir kişiye temlik edilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettikleri dikkate alındığında, davacıların 2018 yılında yapılan gayrimenkul satış işleminden elde ettikleri gelirin dava dışı borçlu firmanın kredi borcuna mahsup edilmesine muvafakat ettiklerinin anlaşıldığını, takdiri mahkemeye ait olmak üzere Türk Medeni Kanunu Madde 884- ''Borçtan şahsen sorumlu olmayan rehinli taşınmaz maliki, borçluya ait koşullar içinde borcu ödeyerek taşınmazın üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını isteyebilir. Alacak, borcu ödeyen malike geçer.'' maddesine göre; borçtan şahsen sorumlu olmayan maliklerin ipotekli gayrimenkulün satış bedelinin banka tarafından alınabileceği görüş ve kanaatinde olduğu bildirilmiştir. Mahkememizin 18/04/2024 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; dosyanın önceki bilirkişiye tevdi ile taraf vekillerinin bilirkişi raporlarına yönelik beyan ve itirazlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi ve yanıtlanması varsa raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, söz konusu işleme konu hesabın 26/12/2018 tarihi itibariyle kullanılıp kullanılmadığı bakımından ek bilirkişi raporu aldırılmasına karar verilmiştir. Nitelikli hesap bilirkişisi tarafından sunulan ek raporda özetle; Dosyada yer alan GKS ve ekindeki kefalet sözleşmeleri kök raporda ve dahi ek raporda incelendiğini ve davacı ... ve ...'ın müteselsil kefil olduğuna dair bir sözleşmeye rastlandığını, davacıların maliki olduğu Kayseri ili Kocasinan İlçesi Çandır Mah. 7211 ada 7 parsel 85,86 ve 87 numaralı bağımsız bölümler üzerine dava dışı ... Tasarım Taah. San. Tic. Ltd. Şti'nin devam eden veya doğacak borçları için Kayseri Kocasinan Tapu Müdürlüğü 13.06.2014 tarih v e 13853 yevmiyeli 30.000.000 TL bedelli 1. Derecede fekki banka tarafından bildirilene kadar süresiz ve 18.06.2014 tarih ve 14259 yevmiyeli 10.000 000 Euro 2derecede fekki bankadan bildirilene kadar ipotek tesis ettiği anlaşıldığını, davacılardan ... tarafından TÜİK Kayseri Bölge Müdürlüğü'ne sunulan 16/11/2018 tarihli dilekçesinde Maliki bulunduğu Gevher Nesibe Mahallesi Gür Sokak No:10 B Blok Kocasinan/KAYSERİ adresinde, 7211 ada,7 parselde bulunan 87 bağımsız bölüm numaralı bölümün ... A.Ş. Müşterilerinden ... Tasarım Plan İnş.Taah.San.ve Tic.Ltd.Şti firmasının kreilerine teminat olmak üzere banka lehine ipotekli olduğunu, ilgili satış işleminin gerçekleşmesine müteakip hissesine düşen 706.562,50-TL satış bedelinden damga vergisinin düşülerek ilgili şube nezdindeki TR69 0001 2009 4910 0001 0148 13 IBAN no.lu hesabına ödenmesini istediğini, ilgili bankaca muvafakat verilmesi ve ipoteğin kaldırılması için mevcut durumdan ilgili şubeye bilgi verilmesini talep ettiği görüldüğünü, maliki bulunduğu Gevher Nesibe Mahallesi Gür Sokak No:10 B Blok Kocasinan/KAYSERİ adresinde, 7211 ada,7 parselde bulunan 85 ve 86 bağımsız bölüm numaralı bölümlerin ... A.Ş. Müşterilerinden ... Tasarım Plan İnş.Taah.San.ve Tic.Ltd.Şti firmasının kredilerine teminat olmak üzere banka lehine ipotekli olduğunu, ilgili satış işleminin gerçekleşmesine müteakip hissesine düşen 1.413.125,00-TL satış bedelinden damga vergisinin düşülerek ilgili şube nezdindeki TR69 0001 2009 4910 0001 0148 12 IBAN no.lu hesabına ödenmesini istediğini, ilgili bankaca muvafakat verilmesi ve ipoteğin kaldırılması için mevcut durumdan ilgili şubeye bilgi verilmesini talep ettiğinin görüldüğünü, TMK 887.Maddesinde; ''İpotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır. ' hükmünü içermekte olup davacılar tarafından gerek Tüik Kayseri Bölge Müdürlüğüne sunulan 16.11.2018 tarihli dilekçe ile gerek davacılar tarafından Türkiye Halkbankası Argıncık Şubesi'ne sunulan 24.01.2022 tarihli dilekçe içeriklerine raporda yer verildiğini, dilekçelerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Bankacı bilirkişisi tarafından sunulan ek raporda özetle; davacı vekilinin itiraz dilekçesinde de belirttiği gibi davacılar kendilerine ait gayrimenkulleri dava dışı ... Tasarım Ltd. Şti'nin kredilerine teminat olarak davalı banka lehine ipotek tesis edilmesine muvafakat verdiklerinden dolayı, ipotekli gayrimenkullerin satışından elde edilen bedeli davalı bankaya ödemek durumunda kaldığını, TUİK'e satışı yapılan 3 adet gayrimenkulün satışından elde edilen bedel de banka tarafından dava dışı ... Tasarım Ltd. Şti'nin kredi riskine mahsup edildiğini, kök rapordaki kanaatlerinde herhangi bir değişiklik bulunmadığını, davacı banka vekili tarafından 19/02/2024 tarihinde dava dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde ''Bankacı bilirkişiye davacıların işlem yapılan hesaplarının 26.12.2018 tarihi itibariyle kullanılıp kullanılmadığının tespiti için ek rapor düzenlettirilmesini '' talebine istinaden davalı bankanın ilgili şubesinden davacılar adına açılmış olan vadesiz mevduat hesaplarına ait 26/12/2018 tarihi ve sonrasına ait hesap hareketleri temin edilerek incelendiğini, hesap hareketlerinin ek raporda bildirildiğini, davacılara ait vadesiz mevduat hesaplarının incelenmesinde; 26/12/2018 tarihinde hesaplara gelen havalenin 27/12/2018 tarihinde hesaptan tabloda belirtilen açıklamalarla hesaba borç kaydedildiğinin görüldüğünü, 27/12/2018 tarihinden itibaren davacılara ait vadesiz hesaplarda başkaca bir hareket bulunmadığının tespit edildiği bildirilmiştir. Eldeki asıl dosyanın, Kayseri 1. Tüketici Mahkemesinin 06/10/2022 tarih 2022/251 esas 2022/499 karar sayılı görevsizlik kararı ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1375 esasına kaydının yapıldığı, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/12/2022 tarih 2022/1375 esas 2022/994 karar sayılı gönderme kararı ile mahkememizin yukarıda bildirilen esasına kaydının yapıldığı görüldü. ... Anonim Şirketinin 24/05/2022 tarihli yazısı ile sorulan IBAN'lara ait hesap hareketlerinin gönderildiği görüldü. Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığının 25/12/2018 tarihli yazısı yapılan ödemelerin ... Anonim Şirketi Argıncık Şubesine bildirildiği görüldü. Davacı vekilinin 09/10/2025 tarihli celsenin 2 nolu ara kararı gereği izah dilekçesi sunduğu görüldü. Kocasinan Tapu Müdürlüğünün 16/02/2026 tarihli yazısı ile dava konusu taşınmazların tevhit öncesindeki ipotek tesisi ve terkikine ilişkin evrakların gönderildiği görüldü. Davacı vekili 18/06/2026 tarihli celsede: "celse arası gelen belgelerdeki aleyhe hususları kabul etmiyoruz, esas ve birleşen davalar bakımından davanın kabulüne karar verilsin, birleşen dosyamızda dava konusu olan 2.271.712,29-TL'nin 1.399.728,58-TL'si ...'a bakiyesi ...'a aittir, dedi." şeklinde izah beyanında bulunduğu görüldü. Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/441 E. Sayılı dosyası incelenmekle; davacılar ... ve ... kredi sözleşmesinin teminatı olarak davalı ... lehine 3. kişi sıfatı ile ipotek verdiklerini, davacıların kredi sözleşmelerinde borçlu ya da kefil olmadığını, davalının alacağının yalnızca Türk Lirası cinsinden olduğunu, toplu ipoteğin hukuka aykırılığı nedeniyle fekki gerektiğini ileri sürerek dava konusu bağımsız bölümlerdeki 10.000.000 euro bedelli ipoteğin fekki ile tapudan terkinine, olmadığı takdirde yolsuz şekilde tescil edilen toplu ipoteğin fekki ile tapudan terkini istemiyle açılan davada Mahkeme tarafından ipotek limiti üzerinden harcın tamamlanmasına karar verilmiş davacı tarafından harcın süresinde tamamlanması nedeniyle dosya işlemden kaldırılmış, davacının istinaf talepleri reddedilmiş, karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/5123 E. 2024/7009 K. sayılı ilamı ile onanmıştır. Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/246 E. 2023/129 K. Sayılı dosyasında; davacılar ... ve ... tarafından Halk Bankasına karşı dava açıldığı, Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Çandır Mahallesi, 7211 ada, 7 parsel A Blok 15, 16, 17, 20, 35, 54, 58, 59, 60 ve B Blok 47, 59, 62 numaralı bağımsız bölümlerdeki ipoteğin fekkinin talep edildiği, karşı davada ise bankanın ipoteğin, rehin konusu taşınmazlara dağıtılmasını talep ettiği ilk derece mahkemesince asıl davanın kabulü ile Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Çandır Mahallesi, 7211 ada, 7 parsel A Blok 15, 16, 17, 20, 35, 54, 58, 59, 60 ve B Blok 47, 59, 62 numaralı bağımsız bölümlerdeki ipoteğin fekkine, karşı davanın reddine karar verildiği, karara karşı davalı/karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuş olunup Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nin 01/06/2023 tarih 2023/983 E.2023/1063 K. Sayılı ilamı ile davalı/karşı davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, istinaf kararına karşı davalı/karşı davacı tarafça temyiz yoluna başvurulmuş olunup Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18.11.2024 tarih ve 2023/4409 Esas- 2024/7996 Karar sayılı ilamı ile asıl dava yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararın bozulmasına, karşı dava yönünden temyiz itirazlarının reddine karar verildiği tetkik edilmiştir. Bozma ilamı neticesinde dosya mahkememizin 2025/70 esas sayısına kaydediliş olup mahkememizce yapılan yargılamada bozma kararına uyularak "1-Asıl dava yönünden davanın reddine, 2-Karşı dava yönünden Mahkememiz 28/02/2023 tarihli kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18.11.2024 tarih ve 2023/4409 Esas- 2024/7996 Karar sayılı onama ilamı ile kesinleştiğinden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına," dair karar verilmiş olup anılan karara karşı taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25/11/2025 tarihli 2025/2134 Esas - 7025 Karar sayılı ilamı ile davacılar/karşı davalılar vekilinin ve katılma yoluyla temyiz eden davalı/karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarını reddi ile ilk derece mahkemesince verilen kararın onanmasına karar verilmekle hükmün 25/11/2025 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. Davalı bankanın Kayseri Argıncık Şubesi ile davalı asıl borçlu ... Tasarım Plan Proje İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. arasında; -25.01.2019 tarihinde 30.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi düzenlenerek imzalanmış olup, iş bu sözleşme ..., ..., ... ve ÖZ-DA İnş. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından sözleşme tarihinde 30.000.000,00 TL’ye kadar müteselsil kefil sıfatıyla imzalanmıştır. -02.12.2016 tarihinde 30.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi düzenlenerek imzalanmış olup, iş bu sözleşme ..., ..., ... ve ÖZ-DA İnş. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından sözleşme tarihinde 30.000.000,00 TL’ya kadar müteselsil kefil sıfatıyla imzalanmıştır. -04.06.2016 tarihinde 15.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi düzenlenerek imzalanmış olup, iş bu sözleşme ..., ..., ..., ... ve ÖZ-DA İnş. San. Tic. Ltd. Şti. tarafındansözleşme tarihinde 10.000.000,00 Euro’ya kadar müteselsil kefil sıfatıyla imzalanmıştır. -04.06.2014 tarihinde 10.000.000,00 Euro limitli Genel Kredi Sözleşmesi düzenlenerek imzalanmış olup, iş bu sözleşme ..., ..., ..., ... ve ÖZ-DA İnş. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından sözleşme tarihinde 10.000.000,00 Euro’ya kadar müteselsil kefil sıfatıyla imzalanmıştır. Kocasinan Tapu Sicil Müdürlüğünün 13.06.2014 tarihli 13853 yevmiyeli işlemiyle maliki ... olan Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Çandır Mahallesi, 7211 Ada, 7 Parsel B Blokta bulunan 87 nolu bağımsız bölüm üzerinde Halkbankası lehine 30.000.000 TL üst sınır bedelli davalı ... Tasarım Plan Proje İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.nin borçlarını teminen ipotek kurulduğu; Kocasinan Tapu Sicil Müdürlüğünün 13.06.2014 tarihli 13853 yevmiyeli işlemiyle maliki ... olan Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Çandır Mahallesi, 7211 Ada, 7 Parsel B Blokta bulunan 85, 86 nolu bağımsız bölümler üzerinde Halkbankası lehine 30.000.000 TL üst sınır bedeller davalı ... Tasarım Plan Proje İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.nin borçlarını teminen ipotek kurulduğu görüldü. Davalı Banka tarafından davalı asıl borçlu ... Tasarım Plan Proje İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti, ..., ..., ... ve ... ile ipotek veren ... ve ...'a hitaben Ankara 62. Noterliğinin 21.02.2022 tarih ve 8348 yevmiye nolu ihtarnamesi ile asıl borçlunun bankaya olan 31.465.881,50 TL borcunun ödenmesi talebiyle 16.02.2022 tarihi itibariyle hesapların kat edildiğinin bildirildiği, görülmektedir.
ASIL DAVA BAKIMINDAN GEREKÇE: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Asıl davada dava, davacıların dava dışı ... Tasarım Plan Limited Şirketi ile davalı banka arasında imzalanan ticari nitelikte genel kredi sözleşmesinden doğacak borçların teminatı amacıyla verdikleri ipoteğin; dava dışı üçüncü kişi konumundaki TUİK tarafından satın alınması esnasında, davalı bankanın davacılar adına açılmış hesabına yatırılan satış bedelinden, arada anlaşma ve sözleşme bulunmadığı halde ipotek fek bedeli adı altında bankaca yapılan kesinti/tahsilatın haksız ve sözleşmeye aykırı olduğundan bahisle iadesi talebine ilişkindir. Davacılar, dava dışı ... Tasarım Plan Proje İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.'nin, davalı ... A.Ş. nezdinde kullanmış olduğu krediler sebebi ile adlarına kayıtlı Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Çandır Mahallesi, 7211 Ada, 7 Parsel, B Blokta kain dükkan vasfındaki 85, 86 ve 87 numaralı bağımsız bölümlü taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edildiğini, TÜİK'e yapılan satış sonrasında edinilen bedelin haksız olarak davalı banka tarafından kesinti tahsilat suretiyle edinildiğini beyan ederek bedelin iadesi talebinde bulunmuşlardır. Davalı banka ise davacıların dava dışı ... şirketinin bir dönem ortağı oldukları ve dava konusu taşınmazların ipotekli olduğunu, satış bedellerinin ipoteğe temel alacağa mahsup edilmesinin hukuka uygun olduğu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Somut olayda Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Çandır Mahallesi, 7211 Ada, 7 Parsel, B Blokta kain dükkan vasfındaki 85, 86 ve 87 numaralı bağımsız bölümlerde bulunan taşınmazların dava dışı ... şirketi lehine 10 milyon ve 30 milyon bedellerle ipotek verildiği, taşınmazların TÜİK'e satıldığı, bedelinin tahsil edildiği konusunda çekişme yoktur. Davacılar satış bedellerinin rızaları dışında banka tarafından kesinti tahsilat sureti ile edinildiğini bunun haksız olduğunu savunmuş iseler de iddia ettikleri alacak vakıasını ispat yükü davacılardadır. Bu bakımdan yapılan inceleme sonunda; *Dosyaya ibraz edilen TÜİK'in davalı HALK Bankasına 25/12/2018 ve 22/10/2018 tarihli yazdığı yazılarda; ..., ... ve ... hesaplarına ödenen tutarları bildirmektedir. Yine ekli yazıda "...2.273.670,00-TL tutarı ödeyeceğimizi; bu tutarın söz konusu ipoteklerin bankanızca fekki mukabili anılan firmanın borçlarına mahsuben ödeneceğini..." şeklinde beyanın bankaya gönderildiği görülmüştür. *Davacıların ve dava dışı TÜİK'in satış işlemini bankaya bildirmeleri; bu işlem öncesinde 85-86 ve 87-88 numaralı dükkanların tevhid edilmesine muvafakat istemeleri neticesinde; davalı ...'nın 12/12/2018 tarihli "ipoteklerini muhafaza kaydıyla" tevhit işlemine onay verdiği görülmüştür. *Davacıların davalı bankaya ibraz ettikleri 24/01/2022 tarihli dilekçelerinde "...(13 adet) ipotekli taşınmazların satış bedelini ipoteğin kalkması için bankanıza yatırmak zorunda kaldık..." şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür. Anılan evraklardan; davacılara ait olan 85-86-87 numaralı bağımsız bölümlerin TÜİK'e satışı konusunda, gerek satıcı davacıların gerek alıcı TÜİK'in bankaya haber verdiği; dükkan tevhit işlemlerinde bankadan muvafakat aldıkları; tüm bu işlemler sırasında bankanın ipotek haklarını muhafaza ettiğini ısrarla vurguladığı görülmüştür. Yine TÜİK'in, ipoteğin fekki için ipoteğe temel borca mahsuben ödemelerini bankaya bildirdiği; davacıların, bankaya ibraz ettikleri 24/01/2022 tarihli dilekçeleri ile tüm bu hususları bildiklerini ve rıza gösterdiklerini beyan ettikleri görülmüştür. Nitekim davacıların ileri sürdükleri vakıaya göre bankanın temel borç ödenmeksizin ya da temel borca mahsuben bir ödeme almaksızın ipoteğin fekkini kabul etmesi; bankacılık hukuku, ipotek akdi, ticari hayatın temeline aykırı olacaktır. Şu halde davacıların, ipotek bedeline mahsuben ödemeden haberdar oldukları ve bankanın mahsup işlemine razı oldukları anlaşılarak tahsile dair taleplerinin kötü niyetli olduğu görülmektedir. Neticede, davacıların asıl davadaki tahsile dair taleplerinin, HMK 190 maddesi gereğince sübut bulmadığından reddine karar vermek gerekmiştir.
BİRLEŞEN DAVA BAKIMINDAN GEREKÇE: Davacılar, davalı ... Tasarım Plan Proje İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.'nin, davalı ... A.Ş. nezdinde kullanmış olduğu krediler sebebi ile adlarına kayıtlı bir kısım taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edildiğini, banka aleyhine ipoteğin fekki talepli dava ikame edildiğini ve mahkemece dava kabul edilerek bir kısım taşınmazlardaki ipoteğin fek edilmesine karar verildiğini, ancak daha evvel birkısım ipotekli taşınmazın taraflarınca 3. kişilere satıldığını, lehine ipotek tesis edilen şirketin kredi borcu nedeniyle ipoteklerin kaldırılmaması nedeniyle satılan taşınmazların devirlerinin sağlanması için bu taşınmazların değerinde ya da bedellerin üzerinde miktarların davalı bankaya ödendiği, usulsüz ipoteklere istinaden bankaya yapılan ödemelerin tahsili ile aşkın zararın tahsili talebi ile eldeki dava ikame edilerek neticeten Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Çandır Mahallesi, 7211 Ada 7 Parsel A Blok 13, 14, 18, 19, 32, 34, 36, 46, 47, 48, 62 ve B Blok 45, 85, 86, 87, 96 numaralı bağımsız bölümler üzerindeki ipoteklerin fekki için yatırılan şimdilik 10.000.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca şimdilik 200 TL aşkın zararın TBK m.122/2 mucibince esas hakkında verilecek karar tarihine en yakın tarihe göre tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmektedir. Bu davanın temeli olan mahkememizin 2023/832 Esas sayılı dosyasında, 85-86-87 numaralı bağımsız bölümler bakımından dosya tefrik edilmiştir. Davacı vekilinin 18/06/2026 tarihli izah beyanına göre tazminat talepleri ... için 1.399.728,58-TL iken ... için istenilen bedel 871.983,71-TL olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davalı Halk Bankasının 2014 ve devam eden yıllarda diğer davalı ... Tasarım Plan Proje İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.ye kullandırdığı krediler nedeniyle davacılara ait Kayseri İli Kocasinan İlçesi Çandır Mahallesi 7211 Ada 7 Parsel B Blok 85, 86, 87 numaralı bağımsız bölümler üzerine tesis edilen ipoteklerin yolsuz olup olmadığı, bu taşınmazlara bırakılan ipoteğin fekki için davacılar tarafından yapılan ödemelerin davalılardan tahsili talebinin haklı olup olmadığı, ipoteğin haksız olması halinde davacıların ipoteğin fekki için yapmış olduğu ödemeler nedeniyle aşkın zararı bulunup bulunmadığı, davalıların sorumluluğunun belirlenmesi hususlarındadır. Yukarıda anılan banka kayıtları ve tapu kayıtları incelendiğinde davacıların davaya konu ipoteklerin kurulduğu dönemde şirket ortağı olmadıkları, kredi borcuna kefil olmadıkları ve müteselsil borçlu olmadıkları anlaşılmıştır. Birleşen dosyada davacılar asıl dosyadaki taleplerini davalı bankaya yönelttiklerinden HMK114/1-ı maddesi gereğince davalı banka aleyhine açılan davanın derdestlik dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. 6098 sayılı Kanun'un 596 ncı maddesinin dördüncü fıkra hükmüne göre rehin veren malik konumunda olan davacının aldığı borca kefil olan davalılara rücu edebilmesi için davalılarla rücuya ilişkin bir anlaşma yapmış olması veya rehnin sonradan bir üçüncü kişi tarafından verilmiş olması gerektiği açıktır. Davalı Bankanın Kayseri Argıncık Şubesi ile davalı asıl borçlu ... Tasarım Plan Proje İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. arasında 04.06.2014 tarihinde, 29.11.2016 tarihinde, 02.12.2016 tarihinde ve 25.01.2019 tarihinde genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, davacıların ise Kocasinan Tapu Sicil Müdürlüğünün 13.06.2014 tarihli 13853 yevmiyeli işlemiyle davaya konu edilen Kayseri İli Kocasinan İlçesi Çandır Mahallesi 7211 Ada 7 Parsel B Blok 85, 86, 87 numaralı bağımsız bölümler üzerine ipotek tesis ettirdiği, davacının kefile rücu konusunda kefillerle bir anlaşma yapıldığını iddia ve ispat etmediği ancak ipoteklerin 04.06.2014 tarihli 10.000.000,00 Euro limitli Genel Kredi Sözleşmesinden sonra davaya konu taşınmazlara yönelik ipotek tesis edildiği, bu sözleşmelerde davalılar ..., ..., ..., ... ve ÖZ-DA İnş. San. Tic. Ltd. Şti.nin müteselsil kefil olarak imzalarının bulunduğu gözetildiğinde müteselsil kefil olan ..., ..., ..., ... ve ÖZ-DA İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ye rücu edebileceği sonucuna ulaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 127. maddesi; “Alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişi, aşağıdaki hâllerde ifası ölçüsünde alacaklının haklarına halef olur: 1.Başkasının borcu için rehnedilen bir şeyi rehinden kurtardığı ve bu şey üzerinde mülkiyet veya başka bir ayni hakkı bulunduğu takdirde. 2. Alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişinin ona halef olacağı, borçlu tarafından ifadan önce alacaklıya bildirildiği takdirde. Diğer halefiyet hâllerine ilişkin kanun hükümleri saklıdır.” düzenlemesini, 596. maddesi; “Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur. Kefil, bu hakları asıl borç muaccel olunca kullanabilir. Kefil, aksi kararlaştırılmamışsa, rehin hakları ile aynı alacak için sağlanmış diğer güvencelerden sadece kefalet anında var olan veya bizzat asıl borçlu tarafından, sonradan özellikle bu alacak için verilmiş bulunanlara halef olur. Alacaklıya kısmen ifada bulunan kefil, rehin hakkının sadece bunu karşılayan kısmına halef olur. Alacaklının rehin konusu üzerinde geriye kalan alacak hakkı, kefilin rehin hakkından ön sırada gelir. Kefil ile asıl borçlu arasındaki hukuki ilişkiden doğan istem ve def’iler saklıdır. Bir alacağın güvencesini oluşturan rehin paraya çevrildiği veya borç rehin veren malik tarafından ödendiği takdirde malik, kefile karşı rücu hakkını, ancak kefil ile kendisi arasında böyle bir anlaşma varsa ya da rehin sonradan bir üçüncü kişi tarafından verilmişse kullanabilir. Kefilin rücu hakkına ilişkin zamanaşımı, kefilin alacaklıya ifada bulunduğu anda işlemeye başlar. Kefil, dava hakkı vermeyen veya yanılma ya da ehliyetsizlik sebebiyle asıl borçluyu bağlamayan bir borç için ödemede bulunduğu takdirde, asıl borçluya karşı rücu hakkına sahip değildir. Ancak, kefil zamanaşımına uğramış bir asıl borçtan sorumlu olmayı borçlunun vekili sıfatıyla üstlenmişse asıl borçlu, ona karşı vekâlet sözleşmesi hükümleri uyarınca sorumlu olur.” düzenlemesini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 884. maddesi ise; “Borçtan şahsen sorumlu olmayan rehinli taşınmaz maliki, borçluya ait koşullar içinde borcu ödeyerek taşınmazın üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını isteyebilir. Alacak, borcu ödeyen malike geçer.” düzenlemesini içermektedir. Davaya konu edilen taşınmazlara yönelik ödeme belgeleri davalı bankadan celpedilmiş olup cevabi yazıda; B-85-86 nolu BB fekki için 27/12/2018 tarihinde 1.399.728,58-TL TÜİK tarafından yatırılmıştır. B-87 nolu BB fekki için 27/12/2018 tarihinde 699.864,29-TL TÜİK tarafından yatırılmıştır. Dava dışı TÜİK'in satışa dair ödemesinin; borca mahsuben Banka tarafından uhdesine geçirildiği anlaşılmıştır. Somut olayda davalı banka ile diğer davalı ... Tasarım Plan Proje İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan kredi sözleşmeleri nedeniyle, Kayseri İli Kocasinan İlçesi Çandır Mahallesi 7211 Ada 7 Parsel B Blok 85-86-87 numaralı bağımsız bölümler üzerine davalı ... lehine ipotek tesis edilmiştir. Satışları yapılan gayrımenkul bedellerine karşılık 27.12.2018 tarihinde TUİK tarafından ... adına 1.399.728,58 TL, ... adına 695.671,15 TL tutarında banka hesabına para yatırıldığı görülmektedir. Netice itibariyle ipotek fek bedelinin iadesi talebi yönünden; Davacı ...'ın 87 nolu BB taşınmazına 695.671,15-TL bankaya ipotek fek bedeli ödendiği, adı geçen davacının 4721 sayılı Kanun'un 884 üncü maddesine göre ödediği parayı asıl borçlu şirketten ve TBK'nın 596/4 maddesi uyarınca kefillerden talep hakkının bulunduğu, davalı ... tarafından zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de TBK m. 146 da düzenlenen genel 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin dolmadığı açıktır. Her ne kadar davacı tarafça ödeme tarihinden itibaren avans faiz talebinde bulunulmuş ise de davalı Banka tarafından davalı asıl borçlu ... Tasarım Plan Proje İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti, ÖZ-DA İnş. San. Tic. Ltd. Şti., ..., ..., ... ve ... ile ipotek veren ... ve ...'a hitaben Ankara 62. Noterliğinin 21.02.2022 tarih ve 8348 yevmiye nolu ihtarnamesi ile asıl borçlunun bankaya olan 31.465.881,50 TL borcunun ödenmesi talebiyle 16.02.2022 tarihi itibariyle hesapların kat edildiğinin bildirildiği, hal böyle iken davacı tarafça henüz alacak muaccel olmadan ödeme yapıldığı gözetilerek 2.115.000,00-TL'nin bankanın hesabı kat ettiği 16.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle davalılar ... Tasarım Plan Proje İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti, ..., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Davacı ...'ın 85-86 nolu BB taşınmazlarına 1.399.728,58-TL bankaya ipotek fek bedeli ödendiği, adı geçen davacının 4721 sayılı Kanun'un 884 üncü maddesine göre ödediği parayı asıl borçlu şirketten ve TBK'nın 596/4 maddesi uyarınca kefillerden talep hakkının bulunduğu, davalı ... tarafından zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de TBK m. 146 da düzenlenen genel 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin dolmadığı açıktır. Her ne kadar davacı tarafça ödeme tarihinden itibaren avans faiz talebinde bulunulmuş ise de davalı Banka tarafından davalı asıl borçlu ... Tasarım Plan Proje İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti, ÖZ-DA İnş. San. Tic. Ltd. Şti., ..., ..., ... ve ... ile ipotek veren ... ve ...'a hitaben Ankara 62. Noterliğinin 21.02.2022 tarih ve 8348 yevmiye nolu ihtarnamesi ile asıl borçlunun bankaya olan 31.465.881,50 TL borcunun ödenmesi talebiyle 16.02.2022 tarihi itibariyle hesapların kat edildiğinin bildirildiği, hal böyle iken davacı tarafça henüz alacak muaccel olmadan ödeme yapıldığı gözetilerek 2.115.000,00-TL'nin bankanın hesabı kat ettiği 16.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle davalılar ... Tasarım Plan Proje İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti, ..., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Munzam zarar yönünden yapılan değerlendirmede; Bilindiği gibi munzam zarar, TBK'nun 122. maddesinde (818 sayılı BK'nun 105.maddesi) düzenlenmiştir. Anılan hüküm; "Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür." düzenlemesini içermektedir. Uyuşmazlık, davacının devralan bankaya yatırdığı paranın, eş deyişle, asıl alacağının geç ödenmesi sebebiyle temerrüt faiziyle karşılanamayan munzam zarar alacağının bulunup bulunmadığı, davalının geç ödeme sebebiyle kusurunun bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Munzam zarar davasında davacı, zararın varlığını ve miktarını; davalı ise, borcun geç ödenmesinde kusurunun olmadığını kanıtlayacaktır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19.6.1996 gün ve 1996/5-144 esas 1996/503 karar sayılı kararında da kabul edildiği üzere, davacının ispatla yükümlü olduğu zarar, belli paranın gününde ödenmemesinden doğan zarardır. Daha açık bir anlatımla, alacaklı, borcun kendisine geç ödenmesi sebebiyle uğradığı zararın ne olduğunu ve miktarını ispatla yükümlüdür. Bu bağlamda zarardan anlaşılması lazım gelen; davacının bu paranın ödenmemesi sebebiyle mahrum kalınan kar ya da varsayılan gelir değildir. Bu zarar davacının öz varlığından, ekonomik ve sosyal faaliyetlerinden, toplum içindeki statüsünden, başına gelen olaylardan kaynaklanan somut olgular nedeniyle uğramış olduğu zarardır. O halde davacı-alacaklı, uğradığı zararın kendisine ödenen temerrüt faizinden fazla olduğunu somut olgulara dayanarak kesin ve net bir biçimde kanıtlamalıdır. Genel ve soyut nitelikteki enflasyonun ya da bankalarda mevduat için ödenen faizin temerrüt faizinden yüksek oranda olması, munzam zararın gerçekleştiği ve kanıtlandığı anlamına gelmez. Burada davacının kanıtlaması gereken husus, enflasyon ve mevduat faizinin yüksekliği gibi genel olgular değil, şahsen ve somut olarak geç ödemeden dolayı zarar gördüğü keyfiyetidir. Örneğin, alacağını zamanında tahsil edememekten ötürü başkasına olan borcunu ödemek için daha yüksek oranda faizle borç aldığını; alacaklı olduğu parayı zamanında alsa idi, yabancı para ile ödemek durumunda olduğu borcunu, geçen süre içinde gerçekleşen bu fark nedeniyle daha yüksek kurdan ödemek zorunda kaldığını; borçludan alacağını zamanında tahsil edeceğine güvenerek üçüncü kişilere karşı bir takım yükümlülükler altına girip, borçlunun borcunu geç ödemesi yüzünden bu üçüncü kişilere karşı edimini yerine getiremediği için cezai şart ya da vergi cezası ödediğini, mallarının haczedildiğini veya yüksek faizli kredi almak zorunda kaldığını; kanıtlamak durumundadır. Yoksa soyut ve doğrudan davacının zararını ifade etmeyen, genel ekonomik konjöktürel olgular Borçlar Yasasının 105.maddesinde sözü edilen munzam zararın tazminini gerektirmez. Öte yandan, borçlunun borcunu ödemede temerrüde düşmesi durumunda, alacaklının başkaca bir hususu kanıtlamadan salt ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklar (enflasyon, yüksek faiz, döviz kur farkı, paranın değerindeki düşüş vb. gibi olgular) Borçlar Yasasının 105.maddesindeki munzam zararın kanıtları olarak gösterilip, bunların doğurduğu olumsuzluk gerçek zarar olarak gösterilemez. Ülkedeki enflasyon oranı zararın miktarının gerçekçi bir biçimde saptanabilmesi için ölçü olarak kullanılabilir ise de somut olgulara dayanmaksızın salt zararın varlığını ispat etmek için kullanılamaz. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay ele alınacak olursa; davacılar ipoteklerin fekki için yatırdığı bedelin iadesi talebiyle açtığı davada paranın satın alma gücünün azalmasından doğan zararının tazminini talep etmiştir. Davacılar bankaya yatırdığı paranın geç ödenmesinden doğan somut ve şahsi bir zararın varlığına dayanmamış, salt paranın yatırıldığı tarihte elde edilmesi muhtemel olduğu ileri sürülen mal varlığının yaşanan yüksek enflasyon sebebiyle artık edinilememesine, yani genel olguya dayalı olarak davasını açmıştır. O halde davacılar geç ödenen para sebebiyle somut bir zararının doğduğunu kanıtlayamamıştır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/01/2018 tarih ve 2016/6577 esas 2018/556 karar sayılı ve 16/12/2014 tarih ve 2014/13210 esas 2014/19839 karar sayılı ilamı). Sonuç olarak davacıların munzam zarara ilişkin davasını ispatlayamadığı ve somut olayda munzam zarar talep edilemeyeceği gözetilerek munzam zarara ilişkin davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; Asıl dava bakımından; 1-Davanın REDDİNE 2-Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının, davacıdan peşin olarak alınan 683,10-TL harçtan mahsubu ile bakiye 48,90-TL'nin asıl dava davacılarından alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Asıl dosya davalısı ... tarafından yapılan 150,00-TL (posta masrafı) yargılama giderinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine, 5-Asıl dosya davalısı ... kendilerini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve taktir olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.280,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, BİRLEŞEN DOSYA MAHKEMEMİZİN 2024/513 ESAS 2024/698 KARAR SAYILI DOSYASI BAKIMINDAN; 1- DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; A-1-Davacı ...'ın açmış olduğu davanın kısmen kabulü ile 1.399.728,58-TL'nin 16.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılar ... Tasarım Plan Proje İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti, ..., ..., ..., ... ve ÖZ-DA İnş. San. Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, -Fazlaya yönelik talebin ve munzam zarar talebinin REDDİNE 2- Davalı bankaya yönelik davanın derdestlik dava şartı yokluğundan REDDİNE, B- 1- Davacı ...'ın açmış olduğu davanın kısmen kabulü ile 695.671,15-TL'nin 16.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılar ... Tasarım Plan Proje İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti, ..., ...,..., ... ve ÖZ-DA İnş. San. Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, -Fazlaya yönelik talebin ve munzam zarar talebinin REDDİNE 2- Davalı bankaya yönelik davanın derdestlik dava şartı yokluğundan REDDİNE, 3-Alınması gereken 143.136,75-TL karar ve ilam harcından, 38.797,00-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 104.339,75-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 38.797,00-TL peşin harç ve 615,40-TL başvuru harcı toplamı 39.412,40-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 38,40-TL, posta ve tebligat masrafı 722,90-TL, olmak üzere toplam 761,30-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 702,20-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve taktir olunan 311.355,96-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı ..., ..., ... Tasarım Plan İnşaat Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Anonim Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzreninden hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.280,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul red oranına göre göre 254,60-TL'sinin davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.280,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul red oranına göre göre 3.025,40-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ve davalının yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.18/06/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır