Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/662 E. 2026/871 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/662
- Karar No
- 2026/871
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/662 Esas
KARAR NO: 2026/871
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/02/2024
NUMARASI: 2023/1188 E. - 2024/140 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/05/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın ....... İcra Dairesinin ... numaralı icra dosyası ile müvekkili davacı hakkında kambiyo senedine dayalı icra takibi başlattığını, müvekkilinin yapılan tebligattan haberi olmadığını, bankalar ve sair şekilde yapılan haciz işlemleri sonrası e devlet üzerinden icra takibinden haberdar olduğunu, .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının alacaklısı davalı ... Limited Şirketinin borçluları müvekkil davacı ... ve dava dışı ... dır. İcra dosyasında bulunan icra takibine konu dayanak belgenin kambiyo senedi olduğunu, borçlusu ..., Kefiller ... ve ..., borç miktarı 35.000TL, düzenleme yeri İstanbul, düzenleme tarihi 26.10.2022, ödeme tarihi 15.11.2022, alacaklısı .... Şti dir. .... Şti şirketi tarafından cirolanan senedin davalı ... Limited Şirketine verildiğini, icra dosyasında bulunan alacağa konu senet incelendiğinde asıl borçlu ... ın senet üzerinde imzasının bulunmadığının görüleceğini, Türk Ticaret Kanunu İkinci Bölüm Bono veya Emre Yazılı Senet A) Unsurlar başlığı altında 776 ıncı maddede bonoda bulunması gereken unsurların tek tek yazıldığını, ilgili maddenin 1-g fıkrasında düzenleyenin imzasının bonoda bulunması gereken zorunlu unsurlardan olduğunun şüpheye yer vermeyecek şekilde belirtildiğini, müvekkili davacının da imzasını inkar etmemekte olduğunu, senedin ön yüzünde kefil kısmında kendisinin imzasının olduğunu kabul ettiğini, açıklanan nedenler, Yargıtay Kararları, icra dosyası, icra dosyasında bulunan senet aslı birlikte değerlendirilerek neticeten, üzerinde düzenleyen asıl borçlunun imzası bulunmayan kambiyo senedi ile başlatılan icra takibinin iptali ile müvekkili ... in davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitini, müvekkilinin menfi tespit davası açmasına sebep olan icra dosyası alacaklısı davalının haksız ve kötü niyetli olarak başlatmış olduğu icra takibi sebebi ile dava değerinin %20sinden az olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini, talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın REDDİNE" karar verilmiştir
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin; müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu senedin zorunlu unsurları taşımadığını, senet üzerinde asıl borçlunun imzasının bulunmadığını ifade ettiğini, Türk Ticaret Kanunu’nun 776. maddesi uyarınca düzenleyenin imzasının bonoda bulunması gereken zorunlu unsurlardan olduğunu, müvekkilinin senedin ön yüzündeki imzasını inkar etmediğini ancak asıl borçlu imzası olmayan bir senette avalistin de sorumlu tutulamayacağını , yerel mahkemenin "imzaların istiklali" prensibine dayanarak verdiği ret kararının hatalı olduğunu , icra takibinin asıl borçluya değil yalnızca avalistlere yöneltildiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü ve haksız takip tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Davacı vekili, ... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasında takibe konu 35.000 TL bedelli bonoda asıl borçlu ...’ın imzasının bulunmadığını, kendisinin kefil sıfatıyla imza attığını, TTK m.776 uyarınca düzenleyenin imzasının zorunlu unsur olduğunu belirterek icra takibinin iptali ile borçlu olmadığının tespitini ve kötü niyet tazminatı talep etmiştir.
... İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyasında, davalı tarafından davacı ... ve dava dışı ... aleyhine kambiyo takibine geçildiği, takibe dayanak 26.10.2022 tanzim, 15.11.2022 vadeli, 35.000 TL bedelli bonoda borçlu keşidecinin dava dışı ... olduğu, davacı ... ve dava dışı ...'ın avalistler olarak yer aldığı senet lehtarının dava dışı .... Şti. Olduğu ve davalı hamile ciro edildiği keşideci borçluya takibin yöneltilmediği görülmektedir.
Mahkemece; kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı ilkesi gereği her imzanın kendi sahibini bağladığı, aval verenin borcunun bağımsız olduğu, lehine aval verilen kişinin borcu geçersiz olsa dahi avalistin sorumluluğunun devam edeceği, keşidecinin imzasının bulunmaması iddiasının davacı tarafından ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafa başvurmuştur.
Uyuşmazlık, takibe dayanak bonoda düzenleyen sıfatıyla adı yazılı bulunan ...’a ait imzanın bulunmamasının bononun geçerliliğine etkisi ve davacının avalist sıfatıyla bu şekil eksikliğini ileri sürüp süremeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davacı tarafından açılan menfi tespit davası, temel ilişkiye veya keşidecinin imzasının sahteliğine ilişkin değil, takip dayanağı bononun zorunlu şekil şartlarını taşımadığı iddiasına dayanmaktadır. Takip kambiyo senedine özgü takip olarak başlatılmış olduğundan dayanak belgenin kambiyo vasfını taşıyıp taşımadığı resen değerlendirilmelidir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 776. maddesinde bonoda bulunması zorunlu unsurlar arasında düzenleyenin imzasının bulunması sayılmış, aynı Kanun’un 777. maddesinde de 776. maddede gösterilen unsurları içermeyen belgenin bono sayılmayacağı açıkça düzenlenmiştir. Yine TTK’nın 701/2. maddesinde avalin, aval veren kişi tarafından imzalanacağı; 702/2. maddesinde ise aval verenin, sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebileceği hükme bağlanmıştır. Bu yasal düzenlemeler ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/11-3091 Esas, 2021/965 Karar sayılı ilamında da açıkça vurgulandığı üzere, aval verenin borcu bağımsız nitelikte ise de, aval veren lehine düzenlenen borcun şekle ilişkin zorunlu unsurlarında eksiklik bulunması halinde avalist bu eksikliği mutlak defi olarak ileri sürebilir.
Dosya kapsamındaki takip dayanağı senedin incelenmesinde, bononun ön yüzünde düzenleyen olarak ... isminin yazılı olduğu, ancak bu kişiye ait imzanın bulunmadığı, senet üzerinde yer alan iki imzadan birinin davacı ...’e ait aval imzası, diğerinin ise ...’a ait aval imzası olduğu anlaşılmıştır. Düzenleyenin imzası, bononun zorunlu şekil şartlarından olup, bu unsurun yokluğu halinde belge bono niteliği kazanmaz. Aval verenin de TTK’nın 702/2. maddesi uyarınca bu tür şekil noksanlığını ileri sürme hakkı bulunmaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin, davacının keşideciye ait imza eksikliğini ileri süremeyeceği yönündeki kabulü yerinde değildir.
Öte yandan 6102 sayılı TTK’nın imzaların bağımsızlığı ilkesini düzenleyen 677. maddesi, senet üzerinde mevcut bulunan imzaların aidiyeti veya geçerliliğine ilişkin uyuşmazlıklarda uygulanır ve bir imzanın geçersizliğinin diğer imzaların geçerliliğini etkilemeyeceğini ifade eder. Ancak somut olayda tartışılan husus, mevcut bir imzanın aidiyeti ya da sahteliği değil, düzenleyen imzasının hiç bulunmamasıdır. Bu nedenle somut olayda imzaların istiklali prensibinin uygulanma koşullarının mevcut olmadığı, keşideci imzası bulunmadığı için kambiyo senedi vasfı bulunmayan belgede imzaların istiklali ilkesine dayanılarak senedin geçerliliğinin kabulü mümkün değildir. Ayrıca aval, kambiyo hukuku bakımından bağımsız bir taahhüt olup lehine aval verilen borçlunun borcu maddi sebeplerle geçersiz olsa dahi avalin sorumluluğu devam eder. Somut olayda , takibe dayanak senette düzenleyen ...’a ait imzanın bulunmaması nedeniyle, belge bono niteliğini taşımadığından davacının avalist sıfatıyla kambiyo sorumluluğunun doğmadığı, dolayısıyla davacının davalıya takip konusu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti gerekirken, yasal olmayan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bununla birlikte, davalı tarafça icra takibinin kötüniyetli olarak başlatıldığını gösterir yeterli delil bulunmadığından, kötü niyet tazminatı isteminin reddi yerindedir.
Bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak; davacı ...’in .......İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyasına konu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, Kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,
2-Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ../02/2024 tarih, 2023/.... E., 2024/... K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3- Davanın KABULÜ ile;
- Davacı ...’in ... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyasına konu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
- Kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,
4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.388,79 TL karar harcından peşin alınan 847,20 TL'nin mahsubu ile 2.541,59 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 269,85 TL başvurma harcı, 847,20 TL peşin harç, 38,40 TL vekalet harcı, 152,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.307,45 TL'nin, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 208,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.377,40 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/05/2026