İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/139 E. 2021/69 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/139
Karar No
2021/69
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/139 Esas KARAR NO : 2021/69 DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 27/02/2020 KARAR TARİHİ : 21/01/2021 Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; adına yazılı olan ... Şirinyer Şubesi'nin keşidecisi... 1012825 çek no'lu, 30/06/2020 keşide tarihli, 5.000,00-TL tutarlı çekin tarafınca kaybedildiği, çeki müşterisine satmış olduğu saatlere karşılık almış ise de koyduğu yerde bulamadığından kaybettiğini, bu durumun ileride mağduriyetine neden olabileceği, bugüne kadar çekin bankaya ibrazı olmadığı gibi çekin bulunamadığı, çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı 27/02/2020 alındı tarihli dilekçesiyle; çekin bloke konularak gereğinin yapılmadığını talep etmiştir. GEREKÇE: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 651. maddesi "Kıymetli evrak zayi olduğu taktirde mahkeme tarafından karar verilebilir. Kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyanı ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir." hükmünü içermektedir. Zayi nedeniyle çek iptali davası açılabilmesi için öncelikle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 780. ve 781. maddeleri uyarınca yasal unsurlara haiz bir çekin bulunması esastır. Türk Ticaret Kanunu'nun poliçenin iptaline dair 757 ilâ 763. maddeleriyle 764. maddesinin birinci fıkrası hükümlerinin çekin iptalinde de uygulanması zorunludur. Kıymetli evrak iptali veya çek iptali davalarında amaç, kıymetli evrakı ibraz mecburiyetinde olan ve çekin zilyetliğini kaybetmesi nedeniyle bu zorunluluğu yerine getiremeyen lehtar veya hamile hakkının mevcudiyetini kanıtlamak bakımından bir imkan sunmak, aynı zamanda lehtar veya hamilin çeki ibraz edememekten dolayı alacak hakkını kullanmaktan mahrum kalmasını önlemektir. ''6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun iptali düzenleyen "Önleyici önlemler" başlıklı 757. maddesinde; (1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir (2) Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir." hükmü düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "İade davası" başlıklı 763. maddesinde ise; '' (1) Elden çıkan poliçe mahkemeye sunulursa, mahkeme, iade davası açması için dilekçe sahibine uygun bir süre verir. Dilekçe sahibi bu süre içinde dava açmazsa, mahkeme, poliçeyi, sunmuş olana geri verir ve muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır." düzenlemesine yer verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "İptal kararı" başlıklı 764. maddesi uyarınca; ''Elden çıkan poliçe, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, iptaline karar verilir. Poliçenin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, dilekçe sahibi kabul edene karşı poliçeden doğan istem hakkını ileri sürebilir.'' 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 651/2 maddesi uyarınca, kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyanın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi senedin iptalini karar verilmesini isteyebilir.'' denilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamalar göz önünde bulundurulduğunda, davacının dava konusu çekleri yetkili hamil sıfatıyla elinde bulundurduğu ve dava konusu çeklere ilişkin çek iptali davası açmakta hukuki yararı bulunduğu ortadadır. Talep, Türk Ticaret Kanununun 757. vd. maddeleri hükümlerine dayalı olarak açılmış olup, çeklerin zayi nedeniyle iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce davaya konu çeklerin muhataba ibrazı halinde ödenmemesi için ödeme yasağı konulmasına karar verilmiş, davaya konu çekin ibraz edilip edilmediği hususunda bankaya yazı yazılmış, çekin ibrazının olmadığının bildirildiği görülmüştür. Çek ile ilgili Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde gerekli ilanlar yaptırılmış, ilk ilanın 16/03/2020 tarihinde yapıldığı ve 3 aylık yasal süre içinde Mahkememize dava konusu çek yönünden herhangi bir müracaatın olmadığı, davanın TTK 818 maddesine atıfla 761.-762. madde kapsamına göre sübut bulduğu sonucuna ulaşılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ ile...Şirinyer/İzmir Şubesine ait keşidecisi ... olan,... çek no'lu, 30/06/2020 keşide tarihli, 5.000,00-TL bedelli çekin zayi sebebi ile İPTALİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 59,30-TL karar ve ilam harcının, davanın açılışı sırasında yatırılan 54,40-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 4,90-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 4-Mahkememizce verilen ödemeden men yasağına ilişkin tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, karar kesinleştiğinde kendiliğinden kalkmış sayılmasına ve tedbir nedeniyle yatırılan teminatın davacıya iadesine, 5-Davacı tarafça yatırılan gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacının yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2021

Katip ... (e-imzalıdır)

Hakim ... (e-imzalıdır)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/139, K. 2021/69, T. 21.01.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-139-e-2021-69-k-59c5b3612dbd