Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/532 E. 2026/1224 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/532
- Karar No
- 2026/1224
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/532
KARAR NO : 2026/1224
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/04/2025
NUMARASI : 2024/340 Esas - 2025/303 Karar
DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ: 30/05/2024
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 29/06/2026
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; 1512 sayılı kanun gereğince Noterlik görevinin ifası nedeni ile kendilerine gayri kasti ve ihmali nedenlerden yanlarında bordroya bağlı olarak çalıştırdıkları stajyer başkatip ve diğer personelinin kasti ve ihmali veya gayri kasti fiillerinden dolayı zarar görecek olanlara karşı mevzuat gereğince bunlardan zaman ayrımı süresi içinde doğacak tüm hukuki ve sorumluluklarının sigortası hususunda 889 poliçe numaralı hukuki mali mesuliyet sigorta poliçesi imzaladıklarını, sigorta poliçesinin özel şartlar başlıklı 4maddenin8. fıkrasında şahıslar tarafından Noterler aleyhine açılan davalarda kaybedilen tazminat ödenme halinde geçerlilik kazandığını, ilamın kesinleşmesi beklenmeden Noterler aleyhine icra takibi açılması durumunda tehir-i icra talebinde bulunmak üzere yatırılması gereken teminat poliçesi limitleri kadar sigorta şirketi tarafından hemen notere ödeneceğine ilişkin düzenlemesinin yer aldığını, Noterler aleyhine açılan dava ile ilgili icra takibi başlatılması halinde sigorta şirketinin tehir-i icra kararı alabilmesi için gereken bedeli poliçe limitleri kapsamında Notere ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, Sigortalı Bursa Emekli Noteri ... tarafından görev yaptığı sürede yapılan 02.10.1998 tarihli ve ... yevmiye sayılı vasiyetname işlemi ile ilgili olarak vasiyet eden kişinin 10.04.2008 tarihinde vefat ettiğini, mirasçılarının 02.01.2009 tarihinde vasiyetnamenin iptali için açtığı davada vasiyetnamenin iptaline karar verildiğini, vasiyetnamenin iptalini müteakiben adı geçen Noter adına tazminat davası açıldığını, 10 yıllık sürenin geçmiş olması nedeni ile her hangi bir ödeme yapılmadığını, Bursa 4 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/977 esas sayılı dosyasında görülen davada Noter aleyhine verilen kararın temyiz edilmesi sonunda Yargıtay 3 HD nin 2016/5826 esas 2016/6618 karar sayılı ilamı ile davalı Noterin yaptığı eksik işlem nedeni ile dava dışı mirasçıların açtığı dava ile vasiyetnamenin iptal edilmesi sonucu davacıların kendilerine vasiyet edilen taşınmazların mülkiyetinin kazanmadıklarından murisin ölüm tarihi olan 10.04.2008 tarihinde zarara uğradıklarının kabulü gerektiğini, mahkemece bozma ilamına uyularak 24.01.2019 tarih 2017/573 esas sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulü ile 294.667.62- TL nin 11.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi işletilerek davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verildiğini, Sigorta poliçesi uyarınca Noter aleyhine icra takibi açılması durumunda tehiri icra talebinde bulunmak üzere yatırılması gereken teminat poliçe limitlerine kadar sigorta şirketi tarafından hemen notere verilmesi gerekirken davalı tarafından ödeme yapılmadığını, Davalı tarafından 10 yıllık zaman aşımı süresi dolduğundan her hangi bir ödeme yapılmadığını, Vasiyetname işlemi nedeni ile zamana aşımı süresinin işleminin yapıldığı tarihte başladığını kabul etmenin hakkaniyete aykırı bulunduğunu, vasiyetname hakkında açılan davalarının zaman aşımı süresi durduracağından davalı sigorta şirketinin iş bu alacaktan sorumlu olduğunu davacı tarafından ödemenin notere yapılarak alacak haklarının temlik alındığını ileri sürerek 546.346.38- TLnin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, iş bu ödenen miktarın müvekkilinden tahsilini talep ettiklerini, alacağın zamana aşımına uğradığını, Dava dışı Noter ... tarafından yapılmış olan 02.10.1998 tarih ... yevmiye sayılı vasiyetname mirasçılar tarafından vasiyetnamenin iptali için açılan dava sonucunda vasiyetnamenin iptaline ilişkin kararın 29.11.2012 tarihinde kesinleştiğini, varislerin Noter aleyhine 11.10.2013 tarihinde tazminat davası açtıkları davanın 24.01.2019 tarihinde karara çıktığı Yargıtay 3 HD nin 2019/2205-9562 sayılı ilamı onanmasına karar verildiğini 06.01.2020 kesinleştiğini, Bursa 11 Noteri aleyhine başlatılan Bursa 19 İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takibe geçilen 546.346.38 TL için 01.04.2019 tarihinde takip başlatıldığını, TTKnın 1482 maddesi uyarınca sigortacıya yöneltilecek tazminat davaları sigorta konusu olaydan itibaren 10 yılda zaman aşımına uğrayacağını,vasiyetname iptali işlemi 29.11.2012 tarihinde noter aleyhine açılan tazminat davasının 06.01.2020 tarihinde kesinleştiği dikkate alındığında yukarıdaki madde hükümlerine göre 06.01.2022 tarihinde her halde 29.11.2022 tarihinde zaman aşımına uğradığını, poliçe özel şartları uyarınca süresi içinde ihbar edilmeyen hasara ilişkin tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, vasiyetname 02.10.1998 tarihinde düzenlendiğini, olaya ıttıla tarihinden itibaren 10 yıl içinde ihbar edilmeyen tazminat talepleri teminat kapsamı dışında olduğunu,tazminat davasının müvekkiline ihbar edildiği tarih olan 12.11.2013 tarihi dikkate alındığında 10 yıllık süreninin dolduğu davaya konu taleplerinin teminat dışı kaldığını,davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; Bursa 11. Noterliğinin 02.10.1998 tarih ... yevmiye numarası ile tanzim edilen vasiyetnamenin, murisin 10.04.2008 tarihinde vefat etmesi sonrasında mirasçısının şekil şartları noksanlığı sebebi ile açtığı iptal davası sonucunda Bursa 2.AHM'nin 09.02.2012 tarih 2009/2- 61 sayılı kararı ile iptal edildiği ,kararın 29.11.2012 tarihinde kesinleştiği , Noter aleyhine tazminat davası açılması üzerine davalı sigorta şirketine 12.11.2013 tarihinde başvuruda bulunduğu, hasarın sigorta tekniği açısında mezkur poliçenin 3. maddesinde tanımı bulunan sigorta teminatına dahil olduğu,zamanaşımı süresinin dolduğu belirtilmişse de tazminat davası tarihinin 11.10.2013 (Bursa 4.AHM 2017/573 e), davalıya davanın ihbar tarihinin 12.11.2013, karar tarihinin 24.01.2019 ve tazminat davasının kesinleşme tarihinin 06.01.2020 olduğu dikkate alınarak iş bu davanın davalı sigortaya 12/11/2013 yılında ihbar edildiği ve bu anlamda zamanaşımı sürelerinin durduğu ve kararın kesinleşme tarihi dikkate alındığında da zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren başlayacağı (çünkü sorumluluk durumunun ve bedelden kimin sorumlu olacağının bu tarihte belirlenebilir hale geldiği anlaşılmakla) sabit olmakla zamanaşımı itirazı kabul edilmemiş ve yapılan incelemeler sonucu hasarın sigorta tekniği açısında mezkur poliçenin 3. maddesinde tanımı bulunan sigorta teminatına dahil olduğu ve oluşan zararın sigorta himayesine dahil olduğu sonucuna varılmakla davacının talebi ile bağlı kalınacak şekilde hesaplanan iş bu bedel için 2019 yılında düzenlenen temlikname ve taahhütname belgesine dayalı olarak davacının temlik alacaklısı sıfatı ile 2019 yılı itibariyle yaptırılan hesaplama uyarınca (Bursa 19.İcra Dairesi'nin ... sayılı dosya 21/03/2019 hesap tarihi ) alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 546.346,38-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili zamanaşımı itirazlarımızın hangi TTK dönemindeki zamanaşımı hükümlerine göre reddedildiği anlaşılamamakla beraber hem mülga TTK hem de 6102 sayılı yeni TTK hükümleri gözetildiğinde dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını Dava dışı Noter ... tarafından düzenlenen Bursa 11. Noterliği 02/10/1998 tarihli ... yevmiye numaralı vasiyetname, vasiyet eden kişinin 10/04/2008 tarihinde vefat etmesi üzerine, mirasçılarından ikisinin 02/01/2009 tarihinde vasiyetnamenin iptali için açtıkları dava sonucunda iptal edilmiş, vasiyetnamenin iptaline ilişkin kararın 29/11/2012 tarihinde kesinleştiğini,vasiyet alacaklılarının vasiyetnamenin iptal edilmesi sebebiyle uğradıkları zararın tazmini talebiyle Noter ... aleyhine 11/10/2013 tarihinde tazminat davası açmış, işbu dava 24/01/2019 tarihinde karara çıktığını, Yargıtay 3. HD nin 2019/2205 Esas, 2019/9562 Karar sayılı dosyasında kararın onanmasına karar verilmiş ve karar 06/01/2020 tarihinde kesinleştiğini, karara istinaden dava dışı Noter aleyhine Bursa 19. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya nezdinde başlatılan icra dosyasına davacı tarafından 01/04/2019 tarihinde huzurdaki dava konusu 546.346,38-TL tazminat bedeli ödendiğini, 6762 Sayılı TTK'nın 1292’nci maddesi; “Sigorta ettiren kimse sigortanın taallük ettiği rizikonun gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beş gün içinde sigortacıya haber vermeye mecburdur. Bu müddet, üçüncü şahsın sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıya sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının tebligat üzerine davayı öğrendiğini, sigortalının üçüncü kişiye vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiğini veya dava olmaksızın yahut dava neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödediği tarihten başlar” düzenlemelerini içerdiğini, Vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 6762 sayılı mülga TTK Kanunu 1292 ve 1299’ncu maddesi uyarınca mesuliyet sigortalarında, sigorta tazminatının muaccel olacağı tarihin, sigortalı aleyhine ikame edilen davaya ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği tarih olacağı ifade edilmiş olup, noter aleyhine tazminat davası 06/01/2020 tarihinde kesinleştiği, zamanaşımı süresinin, alacağın muaccel olduğu 06/01/2020 tarihinden başlatılması ve sigorta sözleşmelerinde zamanaşımını düzenleyen mülga TTK 1268'nci maddesi uyarınca kararın kesinleştiği 06/01/2020 tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi içinde müvekkil sigorta şirketinden sigorta tazminatına ilişkin talepte bulunulması gerektiğini, buna karşın huzurdaki dava zamanaşımı süresi dolduktan neredeyse iki buçuk sene sonra 30/05/2024 tarihinde açıldığın, dava konusu talepler zamanaşımına uğradığını, TTK m. 1482 uyarınca tavan sürenin başlangıcına esas olan “sigorta konusu olayın” ne anlama geleceğine ilişkin olarak TTK 1473’ncü madde 1’nci fıkrasının incelenmesi gerektiği belirtilmiş ve sorumluluk sigortasında sigortacı (aksine sözleşme yoksa) “zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluk nedeniyle” tazminat ödeyeceğinden, “olay” deyimi ile “zararın sebebinin” anlaşılması gerektiğinin ifade edildiğini, (Ünan, Samim. “Sorumluluk Sigortalarında Zamanaşımı ile İlgili Bazı Sorunlar.” Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, 2020, ss. 159-162), Buna göre, sigorta konusu olay, iptale konu vasiyetnamenin düzenlendiği 02/10/1998 tarihinde gerçekleştiğinden, her halükarda 02/10/2008 tarihinde dava konusu talepler zamanaşımına uğradığını, vasiyetnamenin düzenlenme tarihi (olay tarihi) olan 02/10/1998 tarihinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın müvekkil şirkete ihbar edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Hukuki sorumluluk sigorta poliçesine dayalı olarak temlik alan sigorta ettirenin sigortacıdan tazminat istemine ilişkindir.
Bursa 11. Noterliğinin 02.10.1998 tarih ... yevmiye numarası ile tanzim ettiği vasiyetnamenin, muris ...'ın 10.04.2008 tarihinde vefat etmesi sonrasında mirasçısı ...'ın şekil şartları noksanlığı sebebi ile açtığı iptal davası sonucunda Bursa 2.AHM nin 09.02.2012 tarih ... EK sayılı kararı ile iptal edilmesi sonrasında kararın 29.11.2012 tarihinde kesinleştiği,sonrasında vasiyetname alacaklılarının vasiyetnameyi düzenlenen Bursa 11.Noteri ... aleyhine Bursa 4.AHM'de açtıkları tazminat davası sonucunda yapılan yargılamada Bursa 4.AHM'nin 2017/573 esas sayılı dosyasında verdiği 2019/90 sayılı kararda 294.667,62 TL tazminatın davacı tarafa ödenmesi yönünde hüküm verildiği akabinde vasiyet alacaklısı davacıların ilamı Bursa 19 icra Dairesininin ... esas sayılı dosyası ile icraya koydukları icra dosyasına davacı tarafından 01.04.2019 tarihinde 546.346.38 TL ödendiği anlaşılmaktadır.
TTK nın 1482 maddesi ise; sigortacıya yöneltilecek " tazminat istemlerine" uygulanacak zamanaşımı süresini düzenlemektedir.TTK nın 1478 ve 1482 madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; bu hükümlerin sadece zarar gören üçüncü kişinin sigortacıya yönelik istemleriyle ilgili olduğu, sigorta ettirenin (başkası hesabına sigortada sigortalının) sigortacıya karşı ileri sürebilecekleri istemlerin ise genel hükümler arasında yer alan TTK nın 1420 madde hükmüne (iki senelik zamanaşımına) tabi bulunacağı sonucu çıkmaktadır. (TTK 1482 maddenin gerekçesi "genel hükümlere göre öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi sorumluluk sigortaları için azdır. Çünkü sorumluluğun doğumunun ve tazmini gereken zararın tespiti uzun zaman almaktadır.Bu sebeble 10 yıllık zamanaşımı süresi benimsenmiştir." denilmektedir. (Prof Dr.Samim Unan-Sigort Hukuku cilt II,sayfa 386 )
TTK nın 1420 maddesi "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıl ve TTK nın 1482 maddesi hükmü saklı kalmak kaydıyla, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her halde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar "hükmünü haizdir.
Poliçenin özel şartlara ilişkin 4.8 madde de "teminatın üçüncü şahıslar tarafından noter aleyhine açılan davaların kaybedilip tazminat ödenmesi halinde geçerlilik kazanacağı " düzenlenmiş olup 6762 sayılı kanunun 1299 maddesine paralel şekilde davanın aleyhe sonuçlanması halinde, davacı halefinin davalıdan ödeme isteyebileceği düzenlenmiştir.Bu halde sigortacının tazminat ödeme borcu -aleyhe karar verilmesi-ile başlamaktadır.Davalı sigorta şirketinin zamanaşımı süresinin başlangıcını vasiyetnamenin düzenlendiği ,murisin ölümü ,davanın ihbar edildiği tarihlere götürme çabası yerinde değildir.Poliçe hükmü açık olup karar verildiği anda teminatın geçerlilik kazanacağı düzenlenmiştir.Bu halde rizikonun doğum tarihi noter aleyhine hüküm verilmesi olup , aynı madde de kararın kesinleşmeden icraya konulması halinde teminatın sigortacı tarafından karşılanacağına ilişkin hüküm de bu kanaati doğrulamaktadır. Davalı vekili 10 yıllık sürenin dolduğunu zamanaşımının geçtiğini ileri sürmekte ise de 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğine ilişkin itirazlar yerinde değildir.Ne var ki davacı tarafından ödeme 01.04.2019 tarihinde yapılmış elde ki dava ise 30/05/2024tarihinde ödemeden dört yıldan fazla süre geçtikten sonra açılmıştır.Zamanaşımı defiinin kabulüne karar verilmesi gerekirken zamanaşımı defiinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi yerinde bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; zararın doğumundan itibaren 10 yıllık süre geçtiğine ilişkin zamanaşımı savunması yerinde değil ise de; ödeme yapıldıktan sonra sigortacıya iki yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra dava açıldığı anlaşılmakla davalı tarafın zamanaşımı defi yerinde olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç olmadığından yeniden karar verilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/04/2025 Tarih, 2024/340 Esas - 2025/303 Karar sayılı kararın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;
"Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine,"
İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;
"Alınması gereken 732-TL ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 9.330,24-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 8.598,24-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı vekili için takdir olunan 87.415,42-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
3.600-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,"
Yatırılan 9.332-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan 320-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.29/06/2026