Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/445 E. 2026/1307 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/445
Karar No
2026/1307
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/445

KARAR NO : 2026/1307

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 09/05/2022

NUMARASI : 2021/416 Esas - 2022/512 Karar

DAVA: Menfi Tespit ve İstirdat

DAVA TARİHİ: 25/06/2021

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/07/2026

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA : Davacılar vekili, davalının alacaklı olduğu İstanbul 35. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından, dava dışı borçlu ... ... şirketinin borcu için ilk olarak 21/01/2021 tarihinde müvekkili şirkete hacze gelindiğini, haczedilen malların yediemin olarak müvekkillerine bırakıldığını, 10/02/2021 tarihinde ise muhafaza yapmak üzere tekrar hacze gelindiğini, dükkanda bulunmuş bir kısım materyallerden hareketle haciz istenildiğini, korkan ve baskıya maruz kalmış müvekkillerinin haczin durdurulması için borçlu olmadıkları halde davalı Avukatının verdiği protokolü ve 10/02/2021 düzenleme tarihi hacizle aynı gün olan bonoyu imzalamak zorunda kaldıklarını, ...'da eskiden ortak olan ...'ın 23/12/2013 tarihinde hisselerini dava dışı ...'a devrettiğini ve davalının da dahil olduğu bankalara gönderdiği 05/09/2016 tarihli ihtarnameyle ... ve ...'a kefaletinden çekildiğini,ihtar tarihi itibarıyla kredilerden sorumlu olmadığını bildirdiğini, davalı da dahil bankaların verdiği yazılarda ... kefilliğinden kaynaklı borç bulunmadığının bildirildiğini; müvekkilleri ... ve ... sırf haciz sırasında orada bulunduklarından icra tehdidi baskı ve korkutularak icra dosyasında zorla borçlu yapıldığını; müvekkillerinin ...'yla ilgilileri olmadığını, müvekkili ..., eşi ve kardeşlerinin baskı altına alındığını, zorla protokol imzalatılarak dosyanın kefili haline getirildiğini; protokolde 12/02/2021'de 150.000-TL, 19/02/2021'de 135.000-TL, 26/02/2021'de 135.000-TL, 05/03/2021 tarihinde 135.000-TL, 12/03/2021'de 135.000-TL olmak üzere toplam 690.000-TL ödeme olacağının belirtildiğini; protokolün bir sayfası da görüntü itibarıyla devamı gibi görünse de davalının kötü niyetli olarak bono şeklinde düzenlediğini, o sayfanın bono olduğu fark edilmeden imzalandığını, müvekkillerinin bono imzalama iradesi olmadığını, korkutularak imzalatılan bononun bedelsiz olduğunu; protokolde 'İstanbul 35. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında .../Ankara'daki taşınmaz satıldığında gerekli harç, masraf ve kesintiler düştükten sonra kalan satış bedelinin dosya borcundan mahsup edileceğinin düzenlendiğini, bu kapsamda satıştan sonra davalıya 235.000-TL ödendiğini; müvekkili ...'ın icra tehdidi altında 12/02/2021'de 150.000-TL, 19/02/2021'de 135.000-TL, 02/03/2021'de 135.000-TL olmak üzere toplam 420.000-TL'yi banka havalesiyle, haciz sırasında da elden 150.000-TL olmak üzere toplamda 570.000-TL'yi davalıya ödediğini, elden ödenen 150.000-TL'nin icra dosyasına bildirilmediğini, ödeme anına ilişkin video görüntüsünün sunulduğunu; bu tutarlar (235.000+570.000) ile müvekkili şirketin kasasında davalının el koyduğu 50-USD, 500-TL ve alt kasadaki 3.370-TL olmak üzere toplamda 808.870-TL ve 50-USD ödeme yapıldığını; protokolde 690.000-TL talep edildiğinden 118.700-TL fazla ödendiğini; davalının icra dosyasına ödemleri 3 ay sonra 08/05/2021 tarihinde eksik olarak bildirdiğini, ayrıca 150.000-TL değerindeki malların muhafazasının yapıldığını; protokolün bir sayfasının istihkak davası kabul protokolü olarak düzenlenmiş olmasına ve davalı tarafından istihkak kabul edildiği halde, yediemindeki malların iade edilmediğini ileri sürerek, 720.021,33-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan istirdatına; müvekkillerin davalıya karşı 10/02/2021 tanzim tarihli 690.000-TL bedelli bonodan ve 10/02/2021 tarihli protokolden kaynaklı borcunun olmadığının tespitine; kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili, davacıların serbest iradeleriyle imzaladıkları protokol ve bononun geçerli olduğunu, bono ve protokolün İstanbul 35. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosya borcunun ödenmesine ilişkin düzenlendiğini, protokol ve bononun teminat senedi olmadığı, borç ödeme aracı olduğu, borcun yenilenmesi anlamına gelmediğinin protokolde açıkça yazıldığını, İstanbul 35. İcra Dairesi dosyasına tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla düzenlendiğinin belirtildiğini, İstanbul 5. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası takip talebinde de ifade edildiğini, davacıların bu dosyaya ödeme yaptıklarını; protokolün ödeme aracı olan bononun taksitlerinden biri vadesinde ödenmezse müteakip taksitlerin muaccel olacağının düzenlendiğini, protokoldeki taksitlerin vadesinde ödenmediğini, protokole uyulmadığını, bu nedenle İstanbul 5. İcra Dairesindeki dosyada bononun takibe konulduğunu, borçlu hakkındaki fiili haciz işleminde davacının üstünde haciz baskısı olmasının mümkün olmadığından bu iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu ve 3. kişinin istirdat talebini müvekkili alacaklıya yöneltemeyeceğini belirterek, davanın reddine ve %20'den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacılar tarafından imzalanan mutabakat ve ekinde bulunan bonolar kapsamında davacıların hata hile tehdit hukuksal nedenine dayandıkları bu kapsamda tanık beyanlarının alındığı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, BK anlamında tehdit olgusunun davacılar tarafından ispatı için yeterli delil bulunmadığı, haciz baskısı altında mutabakat ve bono düzenlendiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili, müvekkili ... ... Ltd. Şti.'ye ait .../Ankara adresindeki iş yerinde 21/01/2021 tarihinde haciz işlemi yapıldığını, istihkak iddialarına karşı İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/82 esas ve 2021/58 karar sayılı dosyasında takibin devamına karar verilince 10/02/2021 tarihinde yeniden ve muhafaza yapmak üzere hacze gelindiğini, korkan ve baskıya maruz kalan müvekkillerinin haczin durdurulması için borçlu olmadıkları halde davalının haciz ve muhafaza korkusuyla haciz tarihinde düzenlenmiş bono ve protokolü imzalamak zorunda kaldıklarını, bono olduğunu fark etmeden imzaladıklarını; müvekkili ...'ın haciz tehditi altında dosyada borçlu sıfatıyla veya 3. kişi olarak bile yer almamasına rağmen 12/02/2021 tarihinde 150.000-TL, 19/02/2021 tarihinde 135.000-TL, 02/03/2021 tarihinde 135.000-TL olmak üzere toplamda 420.000-TL banka kanalıyla ve haciz sırasında elden 150.000-TL olmak üzere toplamda 570.000-TL davalıya ödediğini, protokole istinaden satışı yapılan taşınmazın satışından da davalıya 235.000-TL ödendiğini, hacizde müvekkili şirketin kasasındaki ve davalı tarafça el konulan 50-USD, 500-TL ve alt kasadaki 3.370-TL olmak üzere toplamda 808.870-TL ve 50-USD ödediğini; haciz sırasında davalıya elden verilen 150.000-TL'nin video görüntüsü ile ödeme belgelerinin dosyada olduğunu, davalının müvekkili protokolü imzalamazsa "seni çalıştırmayız" şeklinde ve daha birçok şekilde tehdit ettiğini söylediklerini, iddialarının tanıkla ispatlanabileceğini, mahkemenin hangi gerekçeyle tanık beyanlarına itibar etmediğinin anlaşılamadığını; ne müvekkili ...'ın ne de yetkilisi bulunduğu ... ... ile diğer müvekkillerinin dosya borçlusu ... ... ...'yla ilgisi bulunmadığını, buna rağmen müvekkili ... ...'ye hacze gelindiğini, 2009 yılından kalan fatura bahane edilerek dosyanın kefili haline getirildiğini; davaya konu icra takibi borçlusunun ... ... ... Ltd. Şti'de eskiden hissedar olan ...'ın 23/12/2013 tarihinde şirketteki hisselerini ...'a devrettiğini, müvekkili ...'ın 05/09/2016 tarihli ihtarnameyle davalı ile diğer bankalara ... ve ... için kefaletlerinden çekildiğini, krediden sorumlu olmadığını bildirdiğini, davalı da dahil bankaların müvekkillerine ...'nın kefilliğinden dolayı borcu olmadığının belirtildiğini; borçlu olmayan müvekkillerince toplamda 808.870-TL ve 50-USD ödendiğini, İstanbul 5. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında müvekkilinin fazladan 146.950,53-TL ödeme yaptığını, protokolde yazılı miktarın ise 690.000-TL olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE: Dava, haciz işlemi sırasında davacıların imzaladığı bono ve protokolden dolayı davalı bankaya borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir.

Davaya konu 05/02/2020 tarihinde başlatılan İstanbul 35. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı kambiyo takibinde, dava dışı ... ... Ltd. Şti. ve ...'ın borçlu olduğu, 567.098,11-TL asıl alacak, 12.414,01-TL işlemiş faiz ve 170,13-TL %0,03 komisyon olmak üzere toplam 579.682,25-TL'nin tahsilde tekerrür olmamak üzere değişen oranlarda avans faiziyle tahsilinin istenildiği; takip dayanağının 15/12/2019 düzenleme ve vade tarihli ve 2.500.000-TL bedelli bono olduğu;07/06/2021 ve 24/06/2021 tarihli dosya hesabı raporlarında yatan para olarak 533.620-TL'nin gösterildiği ve 238.130,46-TL borç kaldığı, ancak 02/02/2022 tarihli dosya hesabı raporunda yatan para bulunmadığı ve borcun 842.252,52-TL olduğu; talimatla Ankara 17. İcra Dairesi'nin 05/10/2020 tarihli haciz tutanağında borçlunun "..." olarak yazıldığı adresin "...No;... ..." olduğu, ... 'ın hazır olduğu ve borçlunun mahallin eski sahibi olduğunu, alakasının bulunmadığını, borçlu boşalttıktan sonra adresi kendisinin kiraladığını, borçlunun eski çalışanı olarak bildiği iş ve yer olduğundan mahaldeki işletmeyi açtığını beyan ettiği; alacaklı vekilinin, mahallin daha önce muhafaza işlemi yapılmış yer olduğunu, tebligat adresi olduğunu, hatta borçluya tebligatın mahalde hazır bulunan çalışanı ...'a tebliğ edildiğini, borçlu firmanın güncel ticaret sicil adresi olduğunu ifade ettiği; ...'ın istihkak iddiasını alacaklı vekilinin kabul etmediği, alacaklı vekilinin kabulü üzerine hacizli malların yediemin olarak ...'a bırakıldığı ,istihkak iddiasına ilişkin İstanbul 28. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/585 esas, 2021/20 karar sayılı dosyasında, somut delil ibraz edilmediği gerekçesiyle, takibin devamına, 3. kişiye icra hukuk mahkemesinde istihkak davası açması için kararın tebliğinden itibaren 7 günlük süre verilmesine karar verilmiştir.

Dosyadaki 21/01/2021 tarihli haciz tutanağında borçlunun "... ... ...-..." olarak yazıldığı adresin "... Cad. ... Cad. No;..." olduğu, ...'ın hazır olduğu ve borçlu"şirketle alakaları olmadığı, borçlu ...'ın kardeşi olduğunu beyan ettiği, mahalde borçlu şirkete ...'nın amblemi olan kolsuz montun olduğunun açık olarak görüldüğü, evrak araştırmasına geçildiğinde, ...'ya kesilmiş 50'den fazla fatura, asılmış reklam kartlarında üstü kapatılmış şekilde borçlu firmanın isimi olan kalemler, borçlu şirketin kart başvurusu, kartları, borçlu şirket adına havale emirlerinin evrakları ve klasörlerce evrak görüldüğü, birer nüshasının dosyaya alındığı, mahallin her yerinde borçlu firmaya ait evrak klasörleri, bildirim kartları, her dolapta ...'ya ait evraklar, görünür yerde ...'ya ait ödüller, çalışanın üstünde borçlu firmaya ait montun görüldüğü, kasa açıldığında, borçlu şahsa ve firmaya ait kıymetli evrakların görüldüğü; alacaklı-davalı vekilinin talebi üzerine dükkandaki satılık çok sayıdaki eşyanın haczedildiği; ...'ın hacze itiraz ettiği, borçlu şirketle ilgileri bulunmadığını ve istihkak iddiasında bulunduklarını, malların ... ...'ye ait olduğunu belirttiği; alacaklı vekilinin, ...'ın borçlu firmanın kurucusu olduğunu, iki şirketin de aynı iş kolunda çalıştığını, komşulardan yapılan araştırmada mahallin borçlu firmaya ait olduğunun öğrenildiğini, çalışanın borçlu şirket çalışanı olduğunu ifade ettiğini (icra memurunun çalışanın beyanın şifahen duyulduğunu zapta geçtiği), bu hususlar gözetildiğinde organik bağın açık olduğunu, borçlunun piyasayı dolandırdıktan sonra alacaklıları yanıltmak adına danışıklı olarak ticari faaliyetine öz kardeşi üzerinden devam ettiğini belirttiği, alacaklı vekilinin kabulü üzerine hacizli malların yediemin olarak ...'a bırakıldığı tespit edilmiştir.

İstanbul 33. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/131 esas, 2022/62 karar sayılı (öncesi 5. İHM'nin 2021/120 esas) dosyasında, davacı ... ... Ltd. Şti.'nin 09/02/2021 tarihli dilekçesiyle, davalılar ... ..., ... ... Ltd. Şti. ve ...'a karşı açtığı 69.059-TL bedelli 21/01/2021 tarihli hacze ilişkin istihkak davasında, 17/10/2022 tarihli nihai kararla, uzlaşma protokolü kapsamında davalının davayı kabul ettiği gerekçesiyle, davanın kabulü kararı 27/01/2023 tarihinde kesinleşmiştir.Alacaklı banka, ... ve ...'ın taraf olduğu 10/02/2021 tarihli protokolde, hacizdeki borçlunun istihkak iddiasına alacaklının itiraz ettiği, İstanbul 5. İHMnin 2021/82 esas sayılı dosyasıyla takibin devamına karar verildiği, 3. kişi ... tarafından İstanbul 5. İHM'nin 2021/120 esas sayılı dosyasında istihkak davası açıldığı, bu protokolle varılan anlaşma gereği alacaklının istihkak iddiasını kabul edeceği, 3. kişinin alacaklıdan vekalet ücreti, yargı gideri ve tazminat istemeyeceği düzenlenmiştir. Bu protokol, davacıların dava konusu ettiği protokol ve bono ile aynı gün imzalanmıştır.

Davaya konu 19/04/2021 tarihinde başlatılan İstanbul 5. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı kambiyo takibinde davacıların tamamının borçlu olduğu, 110.000-TL asıl alacak, 3.331,64-TL işlemiş faiz ve 330-TL %0,30 komisyon olmak üzere toplam 113.661,64-TL'nin İstanbul 35. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibiyle tahsilde tekerrür olmamak üzere değişen oranlarda avans faiziyle tahsilinin istenildiği; takip dayanağının 10/02/2021 düzenleme, 12/02/2021 vade tarihli ve 690.000-TL bedelli bono olduğu; ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği; 02-08/06/2021 tarihlerinde toplam 146.161,33-TL'nin borçlu ... tarafından dosyaya ödendiği, 01/09/2021 tarihli dosya hesabı raporuna göre toplam alacağın 136.047,50-TL olduğu, 10.113,83-TL'nin borçluya iade edilecek tutar olarak belirtildiği, UYAP'tan yapılan incelemede saptanmıştır.

Davaya konu tek sayfadan oluşan ve davacılar ile davalı banka vekilinin imzasını içeren protokolde, İstanbul 35. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibi kapsamında düzenlendiği, borcun belirlendiği şekilde kabul edildiği ve kefalet verildiği, dosyaların ödenmesine ilişin dökümü yapılan bir adet bono düzenlendiği, bonolar vadesinde ödendiğinde borçtan mahsup edileceği, biri ödenmezse diğerlerinin muaccel olacağı, takip dosyasında .../Ankara'daki taşınmaz satıldığında masraflardan sonra kalan bedelin dosya borcundan mahsup edileceği, protokolün ve bononun teminat senedi olmadığı, borç ödeme aracı olduğu, borcun yenilenmesi anlamına gelmediği; alınan bononun 10/02/2021 tanzim, 12/02/2021 ödeme tarihli, 690.000-TL bedelli olduğu; bonoların ödeme şeklinin 12/02/2021 tarihinde 150.000-TL, 19/02/2021 tarihinde 135.000-TL, 26/02/2021 tarihinde 135.000-TL, 05/03/2021 tarihinde 135.000-TL, 12/03/2021 tarihinde 135.000-TL (toplam 690.000-TL) olacağı, davacıların imzalarının yanında "okudum, anladım" ibaresinin yazılı olduğu tespit edilmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacıların ... esas sayılı icra takibi kapsamındaki haciz sırasında protokol düzenlenmeden ve protokole konu bononun vadesi gelmeden davacı tarafça ... esas sayılı dosya borcuna mahsuben 100.000-TL nakit ödeme yapıldığı, bu nedenle bu tutarın protokole ve bonoya dahil edilmediğini; yine davacılar tarafından aynı dosya borcuna mahsuben 10/02/2021 tarihinde 13.620-TL ödendiğini; ... esas sayılı takip yapılmadan 12/02/2021'de 150.000-TL, 19/02/2021 tarihinde 135.000-TL ve 02/03/2021 tarihinde 135.000-TL olmak üzere toplam 420.000-TL'nin ödendiği, protokol ve bono için başkaca ödeme yapılmadığından ödenmesi gereken 690.000-TL'den vadesinde ödenmeyen 270.000-TL kaldığı; yapılan toplam (420.000+100.000+13.620=) 533.620-TL ödemeden sonra ... esas sayılı dosyada 238.130,46-TL borç kaldığını, toplam 533.620-TL ödemenin icra dairesine bildirildiğini; davacıların ... esas sayılı icra takibinde toplam 146.950,53-TL ödeme yaptıklarını, henüz reddiyat işlemi yapılmadığını beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ekinde, davacı ...'ın davalı banka vekilinin hesabına 12/02/2021 tarihinde 150.000-TL, 19/02/2021 tarihinde 135.000-TL ve 02/03/2021 tarihinde 135.000-TL'yi "Alıcı...- İstanbul 35 İcra ..." açıklamasıyla gönderdiği dekontları sunmuştur. Yine davalı-alacaklı vekilinin icra dosyasına ibraz ettiği tarihsiz dilekçesiyle dosya borcundan 533.620-TL'nin haricen ödendiği, ödenen bu miktarın düşülerek dosya kapak hesabı yapılmasını istediği; İstanbul 35. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında icra müdürü 01/03/2021 tarihli karar ile " .../Ankara'daki taşınmazın icradaki satışının 09/02/2021 tarihinde 235.000-TL bedelle ipotek alacaklı ... ...'a alacağına mahsuben ihale edildiği, bu bedelin 300.000-TL rehin bedelini dahi karşılamadığı, paranın rehin alacaklısının bildirdiği iban numarasına gönderilmesine, sıra cetveli yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Davacı ..... Ltd. Şti.'nin ...'deki sicil kayıtlarında, 08/11/2012 tarihli ...'de, davacı ...'ın "...-Seri(A) ..." unvanıyla, gerçek kişi tacir olarak edildiği; 02/01/2018 tarihli ...'de, davacı ... tarafından bu unvan değiştirilerek tek ortaklı davacı şirketin 27/12/2017 tarihinde "... ... .....Ltd Şti." unvanıyla tescil edildiği, adresin "... Mah. ... . ... Cad. No:... .../Ankara" olduğu; 20/06/2019 tarihli ...'de, davacı ...'ın hisselerini diğer davalı ...'a devrettiği; 10/03/2021 tarihli ...'de, şirketin adresinin "... Mah. ... Sk. No:... .../Ankara" olarak değiştirdiği; MERSİS kayıtlarında halen yetkilinin davacı ... olduğu tespit edilmiştir.

Davacı ... ... Ltd. Şti.'nin ...'deki kayıtlarının incelenmesinde, 24/01/2002 tarihli ...'de, ...... Ltd. Şti.'nin unvan değiştirdiği, yeni unvanının "... .....Ltd. Şti." ve ortaklarının davalı ... ve ... olduğu, adresin "... Çarşısı no: ...Ankara" olduğu; 13/05/2002 tarihli ...'de, şirketin 08/05/2022 tarihinde tescil edilen kararıyla "... Cad. No:... .../Ankara" adresinde Ulus Şubesi'ni açtığı, yetkilisinin ... olarak belirlendiği; 08/12/2006 tarihli ...'de, şirketin Ulus Şubesini 30/11/2006 tarihi itibariyle kapatma kararı aldığı, adresinin "... Cad. No:... .../Ankara" olduğu; 22/05/2009 tarihli ...'de, sermayenin artırılarak ...'ın 7.500 ve ...'ın 7.500 hisselere sahip olduğu, adresin "... Cad. No:... .../Ankara" olduğu; 15/07/2011 tarihli ...'deki ilanda, 12/07/201l'de tescil edilmiş ortaklar kurulu kararıyla davacı ...'ın ve dava dışı ...'ın aksi karar alınana kadar münferit yetkili temsilci olarak atandıkları, adresin "... Cad. No:... .../Ankara" olduğu; 22/04/2013 tarihli ...'de, '...No:... ... .../Ankara" adresindeki ... Şubesi'nin kapatılmasına ilişkin 09/04/2013 tarihli ortaklar kurulu kararının ilan edildiği; 27/01/2014 tarihli ...'de, 22/01/2014'de tescil edilen olağanüstü genel kurul kararıyla davacı ...'ın hisselerini dava dışı ...'a devrettiği, adresin "... Mah. ...No:... .../Ankara" olduğu; 27/03/2014 tarihli ...'de, 20/03/2014'de tescil edilmiş ortaklar kurulu kararıyla davacı ...'ın şirket müdürlüğünden 20/03/2014 tarihinde istifa ettiği ve kabul edildiği, tek yetkilinin dava dışı ... olduğu; 14/11/2017 tarihli ...'de, şirketin ... Mah./Ankara'da açtığı şubenin tescil edildiği, şirketle ilgili başkaca ilan bulunmadığı; MERSİS kayıtlarında halen yetkilinin dava dışı ... olduğu tespit edilmiştir.

Takip dosyasında borçlu olmamasına rağmen haciz baskısı altında borcu ödeyen 3. şahısların durumu İİK'nın 72. maddesinde açıkça düzenlenmemiştir. Takip alacaklısının takip alacağını, borçlu olmayan bir 3. şahıstan alması da onun açısından sebepsiz zenginleşme sayılmak durumundadır. Zira 6098 sayılı TBK'nın 77/1. maddesine göre sebepsiz zenginleşen kişi, maddenin ifadesine göre aynen "Haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen" olarak tanımlanmıştır. Takip alacaklısı borçların nispiliği kuralı çerçevesinde borcunu borçludan almak durumundadır. Borçlu olmayan 3. bir şahsın haciz tazyiki altında takip borcunu ödemesiyle takip alacaklısının alacağını tahsili de haklı bir sebep olmaksızın başkasının (ödemeyi yapan 3. şahsın) malvarlığından zenginleşme sayılmalıdır (Yargıtay 19. HD' nin 2020/2448 Esas, 2020/4038 Karar sayılı,13/10/2020 tarihli emsal ilamı; Dairemizin 2017/ 782 Esas- 2018/ 750 Karar sayılı 21/06/2018 tarihli kararı benzer mahiyettedir).

İstirdat davalarının değerlendirilebilmesi için takip borçlusu ile borcu ödeyen 3. şahsın aralarında organik bağ bulunup bulunmadığı ve ödemenin haciz baskısı gibi tazyik altında yahut serbest irade ile yapılıp yapılmadığı hususlarının net bir biçimde aydınlatılmasının gerektiği Yargıtay 11. HD'nin 2008/6613 Esas, 2010/2420 Karar sayılı, 04/03/2010 tarihli ve Yargıtay 19. HD'nin 2015/943 Esas, 13382 Karar sayılı, 22/10/2015 tarihli ilamlarında da vurgulanmıştır.

Somut olayda yukarıda incelenmiş icra takip dosyaları ve şirketlerin ticaret sicil kayıtları uyarınca, davacı ...'ın dava dışı İstanbul 35. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibinde, borçlu ... ... Ltd. Şti.'nin eski ortağı ve yetkilisi olduğu, hisselerini takip borçlusu ve kardeşi olan ...'a 2014 yılı Ocak ayında devrettiği, 2014 yılı Mart ayında müdürlükten istifa ettiği, davacıların davaya konu ettiği 21/01/2021 tarihli haczin icra edildiği "... Cad. No:... .../Ankara" adresinin ... ... Ltd. Şti.'nin 2002 yılından beri adresi olduğu, davacı şirketin 2018 yılında kurulmasıyla birlikte onun adresi olduğu, davacı ...'ın davacı şirketteki hisselerini 2019 yılı Haziran ayında eşi diğer davacı ...'a devrettiği, 21/01/2021 tarihli haciz tutanağında davacı şirketin adresi olarak görünen "... Cad. No:... .../Ankara" adresinde tatbik edilmiş haciz tutanağında, dava dışı ... ... Ltd. Şti.'ye ilişkin pek çok belge, fatura, kıymetli evrak bulunduğu, çalışanların üzerinden "..." yazılı iş kıyafetleri bulunduğu ve çalışanların da söz konusu dükkanın ... ... Ltd. Şti.ye ait olduğunu beyan ettiği icra memuru tarafından da zapta geçirildiği görülmüştür. Dolayısıyla davacı şirket ile dava dışı ... Ltd. Şti. ve kardeş-akraba olan davacılar ile dava dışı takip borçlusu ... arasında organik bağın bulunduğu görüldüğünden, davacılar haciz baskısı sebebiyle borçlu olmadıkları bir parayı alacaklıya ödediği iddiasını, davalı alacaklının sebepsiz zenginleştiğini ispatlayamamıştır. Davacıların irade fesadı nedeniyle geçersiz olduğunu iddia ettiği 10/02/2021 tarihli protokol ve bononun ...'nın ve ...'ın borçlu bulunduğu İstanbul 35. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasındaki borç için imzalandığı içeriğinden bellidir. Hukuki bir hakkın kullanılacağı beyanı veya kullanılması tehdit ya da korkutma olarak kabul edilemeyeceğinden, davacıların iradelerinin fesada uğratıldığı iddiası benimsenmemiştir. Kaldı ki davaya konu hukuki ilişki kapsamında, davacı şirket ve ... ile davalı banka arasında davaya ilişkin protokol ve bononun imzalandığı 10/02/2021 tarihinde, istihkak iddiasına ilişkin yargılama için de yukarıda gösterilmiş bir protokol imzalandığı belirlenmiştir. Sonuç olarak davacıların iddialarını ispatlayamadıkları ve bono ile protokolün geçerli olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davacılar vekilinin, istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,

HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 09/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/445, K. 2026/1307, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-445-e-2026-1307-k-699c794c50c0