İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/857 E. 2026/772 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/857
- Karar No
- 2026/772
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/857 Esas KARAR NO : 2026/772 Karar
DAVA : İSTİRDAT (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/08/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin aleyhine ... 9. İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, borç iddiası olarak sözde 'kaçak elektrik kullanımı' olduğunun ileri sürüldüğünü, ilgili icra dosyası incelendiğinde davalı tarafın hiç bir dayanağı bulunmaksızın başlatmış olduğu haksız bir icra takibi olduğunu, müvekkilleri yönünde yapılmış bir kaçak tespitin de belirtilmediğini, müvekkillerinin tüm sözleşmeleri incelendiğinde hiç bir şekilde usulsuz kullanımı bulunmamakla birlikte tüm faturalarını da düzenli bir şekilde ödemekte ve usulsüz bir işlemi bulunmadığının görülebileceğini, taraflarınca süresinde itiraz edildiğini ve borcun varlığının reddedildiğini, bu kapsamda hem ... adına hem de şirket adına ayrı ayrı borca, faize ve her türlü ferilerine itiraz edildiğini, yapılan itirazlar sonucunda icra müdürlüğünce ilgili takibin her iki müvekkil için de durdurulduğunu, tüm bu itirazlara rağmen davalı tarafın kamu gücünü kullanarak, müvekkillerinin elektriğinin kesilmesi durumlarının söz konusu olması sebebiyle ve diğer unsurlar ile icra tehdidini sürdürdüğünü, borcun bulunmadığı yönündeki savunmaların dikkate alınmadığını ve sonuç olarak müvekkillerinin 04.11.2024 tarihinde icra dairesine 244.494,71 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, icra takibinin sürmesinin ve malvarlığına haciz yönelme tehlikesinin, ticari hayatlarını tehlikeye atılması ihtimallerinin müvekkillerinin ödeme yapmaya mecbur bıraktığını, bu süreçte ödeme yapıldıktan sonra davalı taraf ile haksız alınan ödemenin iadesi için arabuluculuk kurumu aracılığı ile anlaşılmaya çalışıldığını ancak anlaşmaya varılamadığını, borcu olmayan müvekkillerinin kaçak tespiti yapılmaksızın, usul uygulanmaksızın, dayanak oluşturulmaksızın borçlu konumuna getirildiğini, davalı tarafından başlatılan icra takibi kapsamında müvekkillerince cebri tehdit altında ödenen 244.494,71 TL’nin, ödeme tarihi olan 04.11.2024’ten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte istirdadını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacılar tarafından ''...'' adresinde sözleşmesi bulunmasına karşılık ölçüye müdahale suretiyle kullandığı kaçak elektrik kullandığını,... Tarihli,...Seri No'lu Kaçak /Usulsüz Elektrik Kullanım Tespiti Tutanağı ile tespit edildiğini, sözleşme ile elektrik abonesi olan müşterilerin, elektrik bedeline ilaveten KDV de ödediğini, kaçak elektrik kullananların KDV ödememesinin kaçak kullanımı teşvik edeceği gibi abone olanlara karşı da onları daha avantajlı duruma getirdiğini, davacı her ne kadar kaçak elektrik kullanmadığını iddia etmiş ise de; dosyasına iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar nitelikte, tespit tutanağı ve sair belgelerle aynı kapsam ve mahiyette herhangi bir somut delil sunamadığını, davacının icra tehdidi atında ödeme yaptığını iddia ettiğini, davacının icra dosyasına itirazı sonrasında müvekkil kurum tarafından herhangi bir işlem gerçekleştirilmemiş olup yargılama yapılmadan da gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Açılan davanın istirdat talebine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafın kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı, tahakkuk edilen faturalar nedeni ile borçlu olup olmadığı, yapılan ödemelerin davalı taraftan istirdatının gerekip gerekmediği, borçlu olunması halinde miktarı hususlarında olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi heyetinin 09.06.2026 tarihli raporunda özetle; Davacı tarafın EPTHY md.42/(c) hükmü kapsamında kaçak elektrik enerjisi tüketildiği teknik ve mevzuat yönünden sabit olduğunu, tutanak öncesi (58,38kWh/gün) ile tutanak sonrası (91,21 kWh/gün) dönemler arasında 9056,2 oranında bariz tüketim farkın mevcut olduğunu, bu farkın T fazı bypass'ının kaldırılması ile izah edildiğinin teknik olarak ispatlandığını, davacı vekilinin 2023-2024-2025 yıllık ortalamalarına dayalı "BARİZ fark yoktur" itirazı hakkında; söz konusu yıllık ortalamaların tutanak tarihi ile bölünen farklı dönemleri kapsamasından ileri geldiğini, tutanak öncesi ve sonrası dönemlerin karşılaştırıldığında bariz farkın varlığının sübut bulduğunu, davacı vekilinin reaktiflendüktif denge teorisine dayalı itirazı hakkında, kaçak eyleminin teknik niteliği (üç fazdan birinin bypass'ı, diğer ikisinin sayaca bağlı kalması) gözden kaçırılmak suretiyle ileri sürülmüş olduğunu teknik olarak yerinde olmadığını, davalı kurum vekilinin 14 saat/gün kullanım süresinin uygulanması gerektiğine ilişkin itirazı hakkında; davacının abone grubunun TİC (Ticarethane) olması, faaliyet konusunun "tasarım ve dekorasyon" olması, mahalde tespit edilen T1/T2/T3 zaman dilimleri ortalama güç profilinin iki vardiyalı bir çalışmayı karşılamaması karşısında EPTHY md.45/(3)-(ç) gereği günlük 8 saat kullanım süresinin tatbikinin zorunluluğunun süregeldiğini, davalı kurum vekilinin gecikme zammının günlük, 6183/51 ve değişen oranlarda hesaplanması gerektiğine ilişkin itirazı hakkında usule ilişkin olarak yerinde olduğunun görüldüğünü, işbu ek raporda mevzuata uygun şekilde günlük bazda gecikme zammının hesaplandığını, ... 9. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla 12.07.2024 tarihinde başlatılan icra takibinde; 167.347,51 TL asıl alacağın 5.522,46 TL gecikme zammı, 1.104,49 TL faiz KDV'si olmak üzere toplam 173.974,46 TL'nin tahsilinin talep edildiğini, davalı kurum tarafından düzenlenen, 20.06.2024 fatura tarihli ve aynı zamanda 20.06.2024 son ödeme tarihli faturalarda; 14 saat/gün uygulaması nedeniyle 167.347,51 TL asıl alacak tahakkuk ettirilmiş olup; mevzuat hükümleri ışığında davacı tarafa tahakkuk ettirilmesi gereken asıl alacağın 55.707,15TL olduğunu, takip tarihi 12.07.2024 itibarıyla; davacının, 55.707,15 TL asıl alacak, 1.838,33 TL gecikme zammı ve 367,67 TL KDV olmak üzere toplam 57.913,15 TL'den sorumlu olduğunu, 04.11.2024 Tarihinde borç miktarının 82.123,28-TL olarak hesaplandığı, ödenen 244.494,71-TL'den mahsup edildiğinde 162.371,43-TL fazla ödeme yapıldığının tespit edildiğini, davacı tarafça icra dosyasına 04.11.2024 tarihli ... seri - ... sıra - ... özel no'lu tahsilat makbuzu ile ödenen 244.494,71 TL'den, davacının ödemekle yükümlü olduğu 82.123,28 TL'nin tenzili ile istirdat edilebilecek bakiye 162.371,43 TL olarak tespit edildiğini, davacı tarafın menfi tespit talebinin (244.494,71 TL -82.123,28 TL=) 162.371,43 TL miktar üzerinden istirdat olarak kabul edilebileceğini; bu miktarın ödeme tarihi 04.11.2024'den itibaren işleyecek yasal ticari faizi ile birlikte davacıya iadesinin gerekebileceğine dair görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Bilirkişi heyetinin 20.07.2026 tarihli ek raporunda özetle; 06.06.2024 tarihli ... sayılı tutanak, ekindeki fotoğraf ve video kaydı ile endeks kayıtları karşısında; davacı tarafça EPTHY md.42/(c) kapsamında kaçak elektrik enerjisi tüketildiği yönündeki tespitin aynen geçerli olduğuna; tutanak öncesi/sonrası tüketim farkının yanı sıra, işbu 2. ek raporda yapılan ilave incelemede reaktif endeks profilinin de (endüktif kayıt hızı üçte bire düşerken kapasitif kayıt hızının 3,1 katına çıkması) tam tutanak tarihinde köklü biçimde değiştiğinin tespit edildiğine, bu bulgunun müdahale tespitini bağımsız bir kanaldan ayrıca doğruladığını, davacı vekilinin reaktif denge süreklilik itirazının; eylemin tek fazın (T fazı) ölçüm dışı bırakılması niteliği ve Tablo Ill.3'teki reaktif profil değişimi karşısında teknik olarak yerinde olmadığına, davacı vekilinin işletmesel büyüme itirazının; ticari defter ve kayıtlarla ispatlanması gereken soyut bir vakıa iddiası olarak kaldığına, teknik verilerin ise kademeli büyümeyi değil tutanak tarihiyle eşzamanlı ani kırılmayı (50,15 - 88,69 kWh/gün; 976,8) gösterdiğine, davacının bizzat kendi tüketim tablosunun dahi 2024 Ocak-Haziran aylık ortalaması 1.780,43 KWh'den Temmuz-Aralık ortalaması 3.263,20 kWh'e sıçramayı (9083,3) teyit ettiğine, davacı vekilinin “tüketim tablosu incelenmedi” itirazının fiili duruma uymadığına; tablonun hem ek raporda hem işbu 2. ek raporda ham endeks kayıtları ile karşılaştırmalı olarak incelendiğine, fatura bazlı tablonun dönem kaymaları içerdiği (örn. Nisan 2025: tabloda 514,20 kWh; endekste 2.315,73 kWh) ve esas alınacak birincil kaynağın okuma tarihli endeks dökümleri olduğuna, davalı vekilinin günlük 14 saat uygulanması yönündeki itirazı; günlük çalışma süresinin 8 SAAT olarak esas alınması gerektiğini gösteren birbirinden bağımsız dört yaklaşım karşısında yerinde olmadığına, mevzuat kategorisi yönünden; davacı, EPTHY md.45/(3)-(ç) uyarınca “diğer tüketici” grubunda olduğuna; abone grubunun bizzat davalı kurumun kayıtlarında TİC (Ticarethane) olarak yazılı olduğuna,14 saatin uygulandığı vardiyalı işletme kategorisine (turistik tesis, akaryakıt istasyonu, hastane, alışveriş merkezi vb.) girmemekte olup, anılan hükmün emredici sonucunun 8 saat olduğuna, saatlik ortalama güç analizi yönünden; İhtilafsız dönemin (06.06.2024 -13.06.2025 / 372 gün) 13 okuma periyodunun tümünde istisnasız T1: 7,81 kW; T2: 2,87 KW (T1'in 9036,8'i); T3: 0,73 kW (T1'in 49,4'ü) ölçüldüğüne, işletmenin akşam saatlerinde baz yük seviyesine inmekte; iki vardiyanın teknik göstergesi olan “akşam diliminde gündüze yakın güç çekişi” hiçbir dönemde gözlenmediğini, tutanak öncesi / sonrası profil süreklilik analizi yönünden; tüketimin profili ve zaman dilimi payları tutanak öncesi ve sonrasında aynı kaldığına; kaçak müdahalesinin kaldırılmasının, işletmenin çalışma rejimini değiştirmediğini, mevzuat parametreli sağlama yönünden; çalışmaya atfedilebilir net enerji 88,58 kWh/gün * 11,22 kW bağlantı gücü ” 7,90 saat/gün yaklaşık 8 saat. Buna karşılık 14 saat senaryosu fiili tüketimin 46164'ünü gerektirir (Tablo V.1); bunun fiziksel olarak imkânsız olduğunu, bu dört bağımsız yaklaşımın tümü aynı sonuca ulaştığından, günlük çalışma süresinin 8 saatıgün olarak esas alınmasının zorunlu olduğuna, davalı vekilinin dayanak yaptığı “148.252 / 11 £ 13.477” işleminin, birikimli endeksin dönem gün sayısına bölme adımının atlanması nedeniyle yapısal bir hesap hatasından ibaret olduğuna; nitekim atlanan gün sayısı (sayacın 08.09.2018 tesisatından 06.06.2024 tutanak tarihine kadar 2.098 gün) da hesaba dahil edildiğinde T1 dilimi saatlik ortalama gücünün yaklaşık 5-6 KW mertebesinde kaldığı ve 11,22 KW bağlantı gücünün altında olduğu; böylece 13.477 sayısının ne saatlik tüketim ne de çalışma süresi göstergesi olarak kullanılamayacağına, davalı vekilinin gecikme zammı-faiz itirazının; 09.06.2026 tarihli ek raporun VI bölümünde 6183 sayılı Kanunun 51. maddesine uygun olarak günlük bazda ve değişen oranlarla yapılmış hesaplamalar karşısında konusuz kaldığı, uyuşmazlığın yalnızca gecikme zammının işletileceği asıl alacak miktarına (167.347,51 TL değil 55.707,15 TL) ilişkin olduğuna, buna göre; davacı tarafa tahakkuk ettirilmesi gereken asıl alacağın 55.707,15 TL, 04.11.2024 ödeme tarihi itibariyle fer'ileri dahil toplam borcun 82.123,28 TL olduğu; davacı tarafça icra dosyasına ödenen 244.494,71 TL'den mahsubu ile istirdat edilebilecek bakiyenin 162.371,43 TL olarak tespit edildiği ve bu miktarın ödeme tarihi 04.11.2024'ten itibaren işleyecek yasal ticari faizi ile birlikte davacıya iadesinin gerekebileceğine dair görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Davacının talebi istirdat istemine ilişkin olup icra dosyasında yer alan tahsilat makbuzu uyarınca davacının adına tahakkuk eden fatura bedellerini ödemiş olduğu hususu sabittir. Davacı taraf dava dilekçesinde kaçak elektrik kullanımı olmamasına rağmen haklarında düzenlenen fatura bellerinin haksız olduğunu iddia etmekte olup TBK m. 77 ve devamı maddelerinde haklı bir neden olmaksızın, bir başkasının mal varlığından ya da emeğinden zenginleşen kimse bu zenginleşmeyi iade etmekle yükümlüdür. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'inin "Kaçak elektrik enerjisi tüketimi" başlıklı 26. Maddesinde; "(1) Gerçek veya tüzel kişinin; a) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Dağıtım sistemine veya sayaçlara veya ölçü sistemine ya da yapı bina giriş noktasından sayaca kadar olan tesisata müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, c) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açması,kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. (2) Yapılan kontrollerde, kaçak elektrik enerjisi tüketildiğine dair bir şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde bu Bölüm uyarınca belirlenen yöntemler çerçevesinde kaçak tespit süreci başlatılır. (3) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır. Kaçak işleminin başlatılması için bu sürecin sonunda kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti gereklidir. (4) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, kaçak tespit süreci sonucunda kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişilerin elektrik enerjisini keserek sayacı mühürler ve Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur. "Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması" başlıklı 28/1. maddesinde; (1) 26. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için, a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir." "Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalamada esas alınacak süre" başlıklı 29. maddesinde; "(1) Kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır. a) 26. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 26. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde, 1) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma yapılmış olan yerler için, kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. Ancak, sayaçtan geçirilmeden ayrı bir hatla kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti halinde, kullanım süresi esas alınır. Ancak bu süre 180 günü geçemez. 2) (1) numaralı alt bentte belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak (1) numaralı alt bent çerçevesinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 3) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı, 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz. c) 26. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir." şeklinde düzenlemeler mevcuttur. Buna göre somut olayın değerlendirilmesinde davacı tarafından kaçak elektrik enerjisi tüketildiği teknik ve mevzuat yönünden sabit olduğu, tutanak öncesi (58,38kWh/gün) ile tutanak sonrası (91,21 kWh/gün) dönemler arasında 9056,2 oranında bariz tüketim farkın mevcut olduğu, bu farkın ...'ının kaldırılması ile izah edildiğinin teknik olarak ispatlandığı, icra dosyasında 167.347,51 TL asıl alacağın 5.522,46 TL gecikme zammı, 1.104,49 TL faiz KDV'si olmak üzere toplam 173.974,46 TL'nin tahsilinin talep edildiği, davalı kurum tarafından düzenlenen, 20.06.2024 fatura tarihli ve aynı zamanda 20.06.2024 son ödeme tarihli faturalarda; 14 saat/gün uygulaması nedeniyle 167.347,51 TL asıl alacak tahakkuk ettirildiği, mevzuat hükümleri ışığında davacı tarafa tahakkuk ettirilmesi gereken asıl alacağın 55.707,15TL olduğu, takip tarihi 12.07.2024 itibarıyla; davacının, 55.707,15 TL asıl alacak, 1.838,33 TL gecikme zammı ve 367,67 TL KDV olmak üzere toplam 57.913,15 TL'den sorumlu olduğu, 04.11.2024 Tarihinde borç miktarının 82.123,28-TL olarak hesaplandığı, ödenen 244.494,71-TL'den mahsup edildiğinde 162.371,43-TL fazla ödeme yapıldığının tespit edildiği, davacı tarafça icra dosyasına 04.11.2024 tarihli ... sıra - ... özel no'lu tahsilat makbuzu ile ödenen 244.494,71 TL'den, davacının ödemekle yükümlü olduğu 82.123,28 TL'nin tenzili ile istirdat edilebilecek bakiyenin 162.371,43 TL olarak tespit edildiği, davacı tarafın menfi tespit talebinin (244.494,71 TL -82.123,28 TL=) 162.371,43 TL miktar üzerinden istirdat olarak kabul edilebileceği, bu miktarın ödeme tarihi 04.11.2024'den itibaren işleyecek yasal ticari faizi ile birlikte kaçak elektrik faturaları için yasal dayanağı bulunmayan ödeme yönünden davalı elektrik dağıtım şirketinin TBK m. 77 ve devamı maddeleri uyarınca ödenen 162.371,73 TL'yi iade etme yükümlüğünde olduğu kanaati ile açılan davanın kısmen kabulü ile, 162.371,73-TL'nin ödeme tarihi olan 04.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacılara verilmesine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 1- 162.371,73-TL'nin ödeme tarihi olan 04.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile DAVACILARA VERİLMESİNE, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 11.091,61-TL olup, peşin alınan 4.175,36-TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.916,25-TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacılar tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 4.175,36-TL peşin harç toplamı 4.790,76-TL harcın DAVALIDAN ALINARAK DAVACILARA ÖDENMESİNE, 3-Davacılar tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 257,50-TL, bilirkişi ücreti 18.000,00-TL'den oluşan 18.257,50-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 12.125,01-TL'sinin DAVALIDAN ALINARAK DAVCILARA ÖDENMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACILAR ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA, 5-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 45.000,00-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACILARA VERİLMESİNE, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 45.000,00-TL vekâlet ücretinin DAVACILARDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde YATIRAN TARAFA İADESİNE, 8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin; A) 3.121,32-TL'sinin davalıdan alınarak, B) 1.578,68-TL'sinin davacılar alınarak hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 22/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır