Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2072 E. 2026/70 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2072
- Karar No
- 2026/70
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2072 - 2026/70 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/2072 KARAR NO : 2026/70
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/04/2026 NUMARASI : 2026/462 Esas ve 2026/393 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :21/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :21/09/2026
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/04/2026 tarih, 2026/462 Esas ve 2026/393 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının sigortacılık işi ile iştigal eden Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biri olduğunu, dava dışı müvekkili sigortalısı ... San. Ve Tic. A.Ş.'ye ait ... emtiası, taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile müvekkili tarafından teminat altına alındığını, davacı şirketin sigortalısına ait müvekkili şirket sigortalısına ait ... emtiasının yüklü olduğu ..., ..., ... ve ... numaralı konteynerlerin, ... liman sahasında gemiye yüklenmek için beklemekteyken, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem ve sonrasında ... ... Limanında çıkan yangın akabinde hasarlandığını, ekspertiz incelemesi neticesinde; ... ve ... numaralı konteynerler içerisindeki emtianın, ... Liman sahasında deprem hadisesi esnasında devrilen konteyner içerisinde maruz kaldıkları darbeden kaynaklı bir kısmının ambalajlarında yırtılma oluştuğu, deprem hadisesi ile başlayan alevli yangını söndürme esnasında gövdesi hasarlı konteynerlerden sızan söndürme suyunun ambalajlara ve halılara sirayet etmesi neticesinde pas izlerinin halılar üzerine etki ettiği, duvarları yırtılan/hasar gören konteynerlerin içerisinden sirayet eden duman nedeniyle halıların üzerine sinen isten kaynaklı kirlenme olduğu, ambalajların yırtıldığı noktalarda halıların kenar kısımlarında aşınma, yırtılma şeklinde deformasyonların meydana geldiği tespit edilmiştir. ... ve ... numaralı konteynerlerin ve konteynerler içerisindeki emtianın, ... ... limanında bulunduğu sırada meydana gelen deprem sonrasında çıkan yangında yanarak tümüyle zayi olduğunu, söz konusu deprem sebebiyle yüklerde meydana gelen hasarlara ilişkin olarak ... Üniversitesi Öğretim Görevlileri tarafından tanzim edilen Teknik Rapor ile de davalıların meydana gelen hasardan sorumlu olduklarının tespit edildiğini, davalı ... ... Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş., TBK md.49 haksız fiil hükümleri, TBK md.561'de düzenlenen saklama sözleşmeleri hükümleri, TBK md. 572 maddesinde düzenlenen ardiyecinin saklama borcu hükümleri ve ayrıca TBK md. 69/II'de düzenlenen intifa hakkı sahiplerinin kusursuz sorumluluğu hükümleri uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş. TTK md. 1473 uyarınca meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, davalı ... TBK md. 69/I uyarınca yapı malikinin sorumluluğu uyarınca limanda emtialarda meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, davalı Davalı ... 'ye izafeten ... A.Ş. Ve ...'ya İzafeten ... A.Ş. taşıyan sıfatıyla TTK md. 1178 uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, bu nedenlerle ... İcra Müdürlüğünün 2024/2134 E. sayılı dosyasına borçlu/davalı tarafından yapılan haksız itirazların iptali ile takibin devamına, borçlular/davalılar aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin ilgili konişmentoda yer alan yetki şartı nedeniyle davayı görmeye görevli ve yetkili olmadığını, Türk Ticaret Kanunu m.1237/1 uyarınca taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkinin konişmentoya tabi olduğunu, işbu davanın ... numaralı draft konişmentoya dayandırıldığını, bahse konu konişmentodan kaynaklanan bir uyuşmazlık doğması halinde uygulanacak hukukun Çin Hukuku, yetkili mahkemenin de Şangay Deniz Hukuku Mahkemeleri olduğunu, davacı konişmentonun tercümesini yetki şartını kapsayan maddeleri tercüme etmeden sunduğundan dolayı konişmentonun ilk sayfasının tercümesini sunduklarını, yetki şartı uyarınca bahse konu yük senedinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Şangay Deniz Hukuku Mahkemeleri münhasıran yetkili olup Mahkemenin işbu davayı görmeye yetkili olmadığını, yük senedinin ön yüzündeki ve aynı yük senedine uygulanan hüküm ve şartlarındaki maddelerin lafzı ve yukarıda alıntılanmış olan Yargıtay kararları ve doktrin uygulaması gereği yetkisizlik sebebiyle davanın usulden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/04/2026 tarih, 2026/462 Esas ve 2026/393 Karar sayılı kararında, davacı tarafın taşıma sözleşmesinden kaynaklı tazminat talebinde bulunduğunu, davalı tarafın milletlerarası yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiğini, Türk Ticaret Kanunu m.1237/1 uyarınca taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkinin konişmentoya tabi olduğunu, işbu davanın ... numaralı draft konişmentoya dayandırıldığını, konişmentonun yetki şartını kapsayan 27. maddesinin “1) Kloz 27(2) de belirtilen hal dışında, Taşıyana karşı yöneltilecek tüm talepler münhasıran Çin Halk Cumhuriyeti'nin Şangay Deniz Hukuku mahkemelerinde görülür. Bu konişmentoda aksi belirtilmedikçe bu taleplere ilişkin Çin Halk Cumhuriyeti hukuku uygulanacaktır.” hükmünü düzenlediğini, yetki şartı uyarınca bahse konu konşimentodan kaynaklanan uyuşmazlıklarda Şangay Deniz Hukuku Mahkemeleri münhasıran yetkili olup Mahkemenin işbu davayı görmeye yetkili olmadığı gerekçesi ile davanın milletlerarası yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket sigortalısına ait ... emtiasının yüklü olduğu ..., ..., ... ve ... nolu konteyner, ... liman sahasında gemiye yüklenmek için beklemekteyken, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem ve sonrasında limanda çıkan yangın neticesinde hasarlandığını, yetki anlaşmasının tek taraflı yapılamayacağını, yetki anlaşmasında taraflardan yalnızca birinin imzasının olması TBK M.14'e aykırı olup HMK M.17-18 uyarınca yetki anlaşmasının hukuken geçersiz kılınacağını, bu kapsamda, her iki tarafça imza altına alınmamış olması sebebiyle konşimentonun arkasında bulunduğu iddia edilen yetki şartının yerel mahkemece kabul edilmesi hukuka ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, dosyada mübrez olan konşimento incelendiğinde, tarafların imzasının bulunmadığının açıkça görüldüğünü, bu durum, HMK m.18 ve TBK M.14'e aykırı olduğundan yetki sözleşmesinin geçerlilik şartlarının gerçekleşmediğini, Konşimentodaki yetki şartı, tarafların imzasının bulunmaması sebebiyle geçersiz olup İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu iddiasının kabulünün mümkün olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemek ile birlikte, yetki şartının bir an için geçerli olduğu düşünülse dahi, yetki şartı Borçlar Kanununun 20 ve 21. maddeleri kapsamında "genel işlem şartı" olup yazılmamış sayılması gerektiğini, diğer taraftan, Konişmentoda yer alan yetki şartına ilişkin madde ve içeriği uyarınca usule uygun bir yetki şartının varlığı dahi kabul edilemeyeceğini, İşbu yetki maddesinin bağlayıcı niteliği ve usule uygun olmaması sebebiyle reddi gerekirken kabul edilmesinin yasa ve usule aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/462 E. 2026/393 K. Sayılı 01/04/2026 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılarak, Yerel Mahkeme'nin yetkili olduğuna ve HMK m.353/a-3 uyarınca dosyanın yeniden görülmesi için ilgili Yerel Mahkeme'ye gönderilmesine karar verilmesine, istinaf incelemesi süresince kararın icrasının geri bırakılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/04/2026 tarih, 2026/462 Esas ve 2026/393 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin taşıyana izafeten davalıdan rücuen tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemecesince davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesine konu olan uyuşmazlık, Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davacı taraf, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya yapılan hasar ödemesinin sigortalının halefi olarak izafeten davalı hakkında başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Taşımaya konu konişmentoda, " Taşıyana karşı yöneltilecek tüm talepler münhasıran Çin Halk Cumhuriyeti'nin Şangay Deniz Hukuku Mahkemelerinde görülür. Bu konişmentoda aksi belirtilmedikçe bu taleplere ilişkin Çin Halk Cumhuriyeti Hukuku uygulanacaktır. " düzenlemesi bulunmaktadır. Yetki şartının bulunduğu bu düzenlemede davacının dava dışı sigortalısının imzası yer almamakla birlikte sigortalı ile taşıyan arasında ayrı bir navlun sözleşmesi de bulunmamaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1237. maddesine göre; Taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır, taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler ise navlun sözleşmesinin hükümlerine bağlı kalır. Anılan bu düzenlemede 'taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkinin navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı' öngörülmüş olmakla birlikte navlun sözleşmesi hakkında ayrı bir belgenin düzenlenmediği hallerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır. TTK'nın 1228. Maddesine göre; konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir. Bu belge, bir gemi şirketinin veya onun yetkili acentesinin veya yükleme limanında acentesi yoksa gemi kaptanının malı yükletene verdiği, nama, emre ve hamile yazılı olarak düzenlenebilen ve belge konusu malların taşınmak üzere kabul edildiğini gösteren kıymetli evrak niteliğinde taşıma senedidir. Somut olayda konişmentoda yer alan hüküm ve koşullara itiraz edildiğinin iddia ve ispat edilmediği gözetildiğinde taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler için uygulanması gereken navlun sözleşmesinin bulunmaması nedeniyle onun yerine kaim olarak konişmento uygulanacaktır. Buna göre konişmentoda yer alan yetki şartı geçerli olup, dava, doğrudan acentenin şahsına açılmadığından konişmentodaki davacının dava dışı sigortalısını bağlayan yetki şartı , halefi sıfatıyla davacı sigorta şirketini de bağlar. Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Buna göre bir sözleşmede genel işlem koşulları bulunması bu düzenlemeleri geçersiz kılmaz. Ancak sözleşme kapsamındaki karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının geçerli olması, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 20 vd. maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin hükümler tacirler hakkında da geçerli olmakla birlikte, genel işlem koşullarının TTK'nın 18/2. Maddesinde düzenlenen her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü ile birlikte değerlendirilmesi gerekir. Konişmentoda bulunan taşıyanın hüküm ve koşullarına ilişkin düzenlemeler ticari hayatta yaygın olarak kullanıldığından, deniz yoluyla ithalat işiyle uğraşan gönderilen/alıcının taşıyanın "taşıma şart ve koşullarını" basiretli bir iş adamı gibi davranarak incelemiş olması gerekir. Diğer yandan TBK'nın 46/1. Maddesine göre, bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar. 5718 sayılı Yasanın Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisi başlıklı 40.maddesinde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin, iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarna göre tayin edileceği belirtilmiştir. Yetki anlaşmasının sınırlarına ilişkin olarak da 47. maddesinde düzenleme yapılmış ve anılan maddede, yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilecekleri, anlaşmanın, yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olacağı, davanın ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk mahkemesinde görülebileceği ifade edilmiştir. Bu düzenlemelere göre Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklı olmak kaydıyla, yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerine göre tespit edilmelidir. Bu kapsamda bir uyuşmazlıkta MÖHUK'un 47. maddesine göre, yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda taraflarca yapılacak yazılı bir sözleşme ile inhisari olarak kararlaştırılması halinde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi sona erecektir. Yabancılık unsuru bulunan eldeki davada, yetkiyle ilgili olarak MÖHUK'un 47. maddesi uygulanacak olup, Çin Halk Cumhuriyeti Şangay Deniz Hukuku Mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin yetki şartının geçerli olması karşısında iç hukuka ilişkin HMK'nın 18. Maddesinin uygulanma olanağı yoktur. Davalı tarafça süresinde milletlerarası yetki itirazında bulunulduğu ve davanın konusuna göre kamu düzeni veya münhasır yetki esasına göre yetkinin tayin edilmediği gözetildiğinde Türk mahkemelerinin yetkili olmadığının kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemece milletlerarası yetki itirazının kabulü nedeniyle davanın usulden reddine dair karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/04/2026 tarih, 2026/462 Esas ve 2026/393 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcı peşin alındığından YENİDEN ALINMASINA YER OLMADIĞINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 21/09/2026 tarihinde karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır