İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/190 E. 2026/812 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/190
- Karar No
- 2026/812
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/190 Esas KARAR NO : 2026/812
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 16/03/2022 KARAR TARİHİ : 23/09/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davalı sevk idaresindeki ... plaka sayılı aracıyla ... Caddesinden gelip ... Kavşağını kullanarak ... kavşaktan sola dönüş yaptığı sırada kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen ... Caddesine geçtiğini ve bu sırada müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarptığını, meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin yaralandığını, vücudunun sol tarafını eskisi gibi kullanamadığını, bu kaza nedeniyle iş göremez hale geldiğini, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinde yürütülen kovuşturmanın halen devam ettiğini, ... plaka sayılı aracı davalı ...'nin kullandığını, aracın sahibinin davalı ... olduğunu ve aracın sigorta şirketince sigortalandığını, müvekkili davacının çalışamaz hale gelmesi sebebiyle şimdilik ... TL sürekli iş göremezlik, ... TL geçici iş göremezlik ve ... TL tedavi gideri olmak üzere toplam ...-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte (... açısından başvuru tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile verilmesini, ...-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılar ... ... ve ... ...'ten alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; davacının ikametgâhının ... olması ve kazanın Antalya’da meydana gelmesi nedeniyle Antalya Mahkemelerinin yetkisine itiraz edildiği, ayrıca dava açılmadan önce KTK 97 kapsamında ... ... na usulüne uygun başvuru yapılması ve gerekli engelli sağlık kurulu raporunun alınması gerektiği, davacının bu yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle dava şartının gerçekleşmediği ve davanın reddi gerektiği, davacının günlük gelirinin ... TL olduğunu ileri sürmesi karşısında gelirinin resmî ve vergilendirilmiş belgelerle ispatlanması gerektiği, zorunlu arabuluculuk bakımından ise alacağın muaccel ve temerrüt şartlarının oluşmadığı ileri sürülerek arabuluculuk sürecinin geçersiz olduğu, kazanın oluş şekli ve kusur oranının davacı tarafından ispatlanması gerektiği ve davacının kavşakta gerekli dikkat ve özeni göstermemesi ile koruyucu tertibatı kullanmaması gibi hususların müterafik kusur kapsamında değerlendirilerek tazminattan indirim yapılması gerektiği, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderlerinin SGK’nın sorumluluğunda olduğu ve bu kalemlerin ... dan talep edilemeyeceği, sürekli sakatlık tazminatının ise gerekli sağlık kurulu raporu ve poliçe limitleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca kazaya karışan aracın gerçekten sigortasız olup olmadığının Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi ile Trafik Tescil kayıtlarından araştırılması gerektiği, ceza dosyasındaki tespitlerin hukuk hâkimini kusur ve zarar yönünden doğrudan bağlamadığı belirtilerek, ... nın kusuru bulunmadığından davanın reddine, sigortasızlık durumunun araştırılmasına, varsa davacının müterafik kusurunun tazminattan indirilmesine, poliçe limitinin gözetilmesine ve yargılama ile arabuluculuk giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ... ... usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; davacının ... tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik, tedavi, ulaşım, taksi ve hastane giderleri ile maddi ve manevi tazminat talep ettiği, ancak davanın belirsiz alacak davası olarak açılma şartlarının bulunmadığı, HMK 107 kapsamında alacağın miktarının belirlenebilir olması nedeniyle davanın bu şekilde açılamayacağı, davacının maddi tazminat kalemlerini ve yaptığı giderleri somut belgelerle ortaya koymadığı, ayrıca dava tarihinden itibaren faiz talebinin de kabul edilemeyeceği, davalı ... ...’in kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı ve araç sahibi olması nedeniyle davaya dahil edildiği, kaza sonrasında gerekli işlemlerin yapıldığı ve davacının aracındaki zararların da karşılandığı, davacının sunduğu sağlık belgelerinde iddia edilen ağır yaralanmaların ve sürekli iş göremezlik durumunun somut biçimde ortaya konulmadığı, bu nedenle adli tıp ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, kaza tespit tutanağındaki ve ... tarihli bilirkişi raporundaki kusur oranlarının kabul edilmediği, kazanın oluş şekli ile kamera ve kaza yeri incelemelerinin değerlendirilerek kusur oranının yeniden belirlenmesi gerektiği, davacının trafik ışığı ve kavşak kurallarına uymayarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği iddiasıyla müterafik kusurunun bulunduğu ve bunun tazminattan indirim yapılırken dikkate alınması gerektiği, davacının manevi tazminat talebinin ise olayın özellikleri ve davalı tarafın kusursuzluğu dikkate alındığında hukuki şartlarının oluşmadığı ve talep edilen miktarın yüksek olduğu, bu nedenlerle davalı yönünden davanın esastan reddine, kusur durumunun yeniden bilirkişi ve keşif yoluyla incelenmesine, davacının taleplerinin ve zarar kalemlerinin somut delillerle ispatlanmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği belirtilmiştir. Davalı ... ...'ye usulüne uygun tebligat yapılmış, cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE : Mahkememizce araçların trafik tescil kayıtları, davacının tedavi evrakları, SGK'ya, kolluğa, davalıya, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan yazı cevapları dosya arasına alınmış, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi .../... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, ATK'dan kusur raporu alınmıştır. Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasıdır. İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin raporunda özetle; davalı sürücü ... ...’nin %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ... ...'nin kusursuz olduğu mütalaa edilmiştir. TBK'nın 46. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmektedir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak, 6098 sayılı TBK'nin 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Somut olayda yukarıda ifade edilen ilkeler, somut olayın özelliği nazara alındığında davacının ... tarihli trafik kazası neticesinde davalı sürücünün asli kusurlu olduğundan bahisle ...-TL maddi tazminat ve ... TL manevi tazminat talep etmiş, mahkememizce yaşanan haksız fiildeki davacının maluliyet oranı, geçici iş göremezlik süresi ve davacının mevcut sağlık durumunun haksız fiilden kaynaklı olup olmadığı hususunda ATK raporu tanzim edilebilmesi için davacı eğitim ve araştırma hastanesine ... tarihli, ... tarihli, ... tarihli celselerde üç kez sevk edilmesine rağmen verilen muayene için hastaneye gitmediği, davacı vekilinin müvekkiline ulaşamadığını belirtmesi üzerine ... tarihli celse ara kararı gereğince davacı asile ihtaratlı tebligat çıkartılarak 1 hafta içinde hastaneye sevk için mahkememizde hazır olması gerektiği konusunda ihtarat yapılmış, gelmediği takdirde maluliyet raporu talebinden vazgeçmiş sayılacağı, mevcut delil durumuna göre karar verileceği ve gerektiğinde davanın reddine karar verilebileceği ihtar edilmiş, ilgili tebligatın davacı asile ... tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davacının başvuru yapmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla davacı asil ile ilgili olarak ATK raporunda değerlendirilmesi gereken güncel sağlık durumuna ilişkin sağlık raporunun tanzim edilememiş olduğu görülmüştür. Davacı tarafa birden fazla kez kesin süre verilerek ve davacı asile ihtaratlı tebligat yapılarak sağlık raporunun tanzimi için birden fazla kez hastaneye sevk işlemi gerçekleştirilmiş ise de sağlık raporunun alınamamış olması neticesinde davacının iddiasını ispatlayamadığı kanaatine ulaşılmış olup bu itibarla davanın reddi gerekmiş ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın reddine, 2-Maddi tazminat yönünden alınması gerekli ...-TL ve manevi tazminat yönünden alınması gerekli ...-TL olmak üzere toplam ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL harcın mahsubu mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ... ... ve ... ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.23/09/2026
Katip ... (E-İmzalı)
Hakim ... (E-İmzalı)