Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14472 E. 2026/5975 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14472
Karar No
2026/5975
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1781 E., 2025/1311 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/175 E., 2024/183 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava ve talep artırım dilekçesinde özetle, sigortalının 30.09.2020 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının çalışmakta iken 30.09.2020 günü kendi hatasıyla düşerek yaralandığını, davacının kendi kusuru ile kazanın meydana geldiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " Davanın kabulü ile 1-1.738,518,14 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 30.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; Mahkemece, 30.09.2020 tarihli iş kazasında davalı işverenin çalışanların güvenli şekilde çalışmasını sağlayacak ekipman, platform, iskele veya sepetli vinç temin etmediği, verilen emniyet kemerinin kullanılmasını ve kemerin bağlanabileceği yatay/dikey yaşam hattı ile ankraj noktalarının tesisini sağlamadığı, iş sağlığı ve güvenliği eğitimini mevzuatta öngörülen süreye tamamlamadığı, iş organizasyonu, koordinasyon, gözetim ve denetim yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle olayın meydana gelmesinde %80 oranında kusurlu olduğu, davacının ise aldığı eğitimlere rağmen yüksekten düşme tehlikesine karşı şahsi dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle %20 oranında kusurlu bulunduğu, belirlenen kusur oranlarının dosya kapsamına uygun olduğu, tarafların kusur durumu, olayın oluş şekli, davacının %37,2 sürekli iş göremezlik oranı, sosyal ve ekonomik durumlar, paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri gözetilerek hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu, davalının ödeme savunmasını kanıtlayamadığı ve İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b/1maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a.Bölge Adliye Mahkemesince, davalı işverenin %80, davacı işçinin %20 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek istinaf başvurusu reddedilmiş ise de, kusur değerlendirmesinin dosya kapsamı, sunulan deliller ve istinaf itirazları yeterince değerlendirilmeden eksik inceleme ile yapıldığını, b. Davacının dava konusu iş kazası nedeniyle gözünden yaralanması veya gözünü kaybetmesi söz konusu olmadığı halde, İlk Derece Mahkemesince manevi tazminatın belirlenmesinde davacının gözünü kaybettiği hususunun nazara alındığının belirtilmesinin somut olayla bağdaşmayan maddi hata niteliğinde olduğunu, c. Davacı işçiye ait ... belgeleri ve tüm özlük dosyası Mahkemeye sunulmuş olmasına rağmen, davacıya verilen eğitimlerin eksik olduğu kabul edilerek hatalı değerlendirme yapıldığını, d. Davacı işçiye tüm mali haklarının ödendiğine ilişkin belgeler dosyaya sunulduğu halde, Bölge Adliye Mahkemesi kararında mali hakların ödendiğine dair evrak sunulmadığından bahsedilmesinin dosya kapsamına aykırı olduğunu, e. Eksik inceleme ve araştırma ile istinaf başvurusunun reddedildiği, dosyaya sunulan emsal Yargıtay kararlarının değerlendirilmediği, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasında iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; kaza olayı sonucu davacı sigortalının %37,2 oranında iş göremezliğe uğradığı, olayın meydana gelmesinde davalının %80 oranında, davacı kazalının %20 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. 3. Gerek mülga BK’nın 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nın 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile ölenin yakınlarına verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. 4.Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. 5.Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) 6.Somut olayda, davacı kazalının meydana gelen iş kazası sonucunda %37,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, vücudunda kırık ve çatlaklar oluştuğu anlaşılmakta ise de gerek sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkin raporda gerekse dosya kapsamındaki sair bilgi ve belgelerde davacının gözünü kaybettiğine dair herhangi bir tespit veya belge bulunmamaktadır. Buna rağmen Mahkemece, davacının gözünü kaybettiği kabulünden hareketle manevi tazminat takdir edilmesi isabetsiz olup, hatalı gerekçeye dayalı olarak davacı lehine hükmedilen 150.000,00 TL manevi tazminat miktarının biraz fazla olduğu anlaşılmıştır. 7.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 8. O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/14472, K. 2026/5975, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-14472-e-2026-5975-k-6e00bd641131