Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1082 E. 2026/1478 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1082
- Karar No
- 2026/1478
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/1082 Esas
KARAR NO : 2026/1478
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 02/07/2026
NUMARASI : 2026/125 Değişik iş E. - 2026/130 K.
TALEP KONUSU: İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
TALEP DİLEKÇESİ:
Talep eden vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; ... @...kullanıcı adlı hesap tarafından yayımlanan, müvekkillerinin kişilik haklarını, şeref ve saygınlığını, kamuoyu nezdindeki itibarını ve ticari itibarını ağır biçimde ihlal eden paylaşım nedeniyle, ileride açılacak kişilik haklarının korunmasını, saldırının durdurulmasını, hukuka aykırılığın tespiti ve tazminat davasına esas olmak üzere; dava açılmadan önce HMK m.389 vd. uyarınca ihtiyati tedbir yoluyla şikayete konu URL’ye erişimin engellenmesini veya içeriğin tedbiren yayından kaldırılmasını, kararın gereği için ... Birliği’ne ve ilgili kurumlara müzekkere yazılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece 02/07/2026 tarihli, 2026/125 D.İş sayılı karar ile; "...Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, Kanunda, tedbir kararının ancak uyuşmazlık konusu üzerinde verilebileceği açıkça belirtilmiştir. İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1).Mahkememizin görevinin 5846 sayılı Yasa ve Sınai Mülkiyet Hakları ile ilgili Yasa ve KHK lar ile sınırlı olduğu, gerçek kişiler arasındaki yayın yoluyla hakaret ve benzeri konularda gazete ve dergilerde yer alan yada yer alma ihtimali bulunan yayınların Mahkememiz görev alanında bulunmadığı bu konularda genel görevli olan Ceza Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmakla, davalı tarafın muhtemel eylem ve tasarruflarının tedbiren durdurulmasına yönelik talep hakkında da mahkememizin görevli olmaması da ayrıca gözetilerek talep eden vekilinin tedbir talebinin REDDİNE" karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ...A. Ş. 'nin tescilli ve tanınmış markası olan...e yönelik X platformu üzerinden @...kullanıcı adlı hesap tarafından gerçekleştirilen ağır, aleni, galiz sövgü ve ticari karalama içeren paylaşıma erişimin engellenmesi talebiyle yapılan başvurunun İstanbul 4. Fikrî ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/07/2026 tarihli kararı ile uyuşmazlığın FSEK veya SMK kapsamında kalmadığı ve genel görevli ceza mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, söz konusu gerekçenin Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu sistematiği açısından hatalı olduğunu, ... markasının müvekkili şirket ile özdeşleşmiş tanınmış bir marka olduğunu, şikayete konu paylaşımın doğrudan müvekkilin ürettiği cihazları, ürün kalitesini ve ticari itibarını hedef alarak sistemli bir haksız rekabet ve karalama fiili oluşturduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54. ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabetin önlenmesi ve mevcut durumun korunması için mahkemeye özel bir ihtiyati tedbir yetkisi verildiğini, TTK'nın 56. maddesi uyarınca açılacak haksız rekabet davalarının mutlak ticari dava niteliğinde olduğunu, yerel mahkemenin görevsizlik gerekçesinin hak arama hürriyetini ve adil yargılanma hakkını zedelediğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 21.11.2024 tarihli kararı ile benzeri emsal kararların sosyal medya paylaşımlarına yönelik ihtiyati tedbir taleplerinde TTK'nın 61. maddesinin uygulanması gerektiğini ortaya koyduğunu, 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi gereğince yaklaşık ispat kuralının somut olayda fazlasıyla sağlandığını, dosya ekinde sunulan ekran görüntüleri ve URL bağlantısının markaya yönelik saldırıyı şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtladığını, 6769 sayılı SMK'nın 159. maddesinin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulması için özel bir koruma mekanizması öngördüğünü, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 24.11.2023 tarihli kararında da belirtildiği üzere yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, içeriğin yayında kaldığı her an müvekkili şirketin telafisi imkansız ticari zararlara uğrama riskinin arttığını belirterek istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 4. Fikrî ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/07/2026 tarihli ara kararının kaldırılmasına ve @...kullanıcı adlı X hesabına ve ihlal içerikli paylaşımlara erişimin engellenmesine dair ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Karşı taraf istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Talep; sosyal medya hesabına erişimin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir talebinin görev alanında bulunmadığı bu konularda genel görevli olan Ceza Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğu gerekçesi ile talebin reddine karar verildiği, talep eden vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Somut olayda; https://www..../ adresli sosyal medya platformu üzerinden "..." adını kullanan @...adli hesap tarafından https://.../.../... linki aracılığı ile 23.05.2026 tarihinde saat 03:08 itibarıyla yapılan paylaşımda;“Sizin ben ...ürettiğiniz makinanın da sizin de.... meslek sahibi oldum ...” şeklinde ifadeler kullanıldığı ve bu ifadeler nedeni ile markasının kötülendiği, böylece kişilik hakkı ihlali ve ticari itibarının zedelendiği iddiasına dayalı olarak sosyal medya hesabına erişimin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir talep edildiği görülmüştür.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 6769 sayılı Kanun'un 156. maddesi uyarınca bu yasadan doğan davalara bakmakla görevli olup HMK'nın 390. ve 401. maddesi uyarınca dava açılmadan önce ihtiyati tedbir ve delil tespiti taleplerinin, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden istenmesi gerekmektedir. Somut olayda davacı markasının kötülenmesi ve itibarının zedelenmesi iddiasına dayalı olarak ihtiyati tedbir talep edilmekle mahkemenin görevli olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile ceza mahkemesinin görevli ve yetkili olduğu gerekçesi ile talebin reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a/6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın ihtiyati tedbir talebi değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;
2-İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 02/07/2026 tarih, 2026/125 E. 2026/130 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yasa yoluna başvuran ihtiyati tedbir talep eden tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 24/09/2026