Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/501 E. 2026/1550 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/501
- Karar No
- 2026/1550
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2022/501 KARAR NO : 2026/1550
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 01/02/2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/623E., 2022/89K. DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 17/09/2026 YAZIM TARİHİ : 22/09/2026
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Taraflar arasında 03/10/2018 tarihinde Danışmanlık Hizmet Alım Sözleşmesi yapıldığını, tarafların 6. ayın sonunda yaptığı görüşme sonrasında 1 aylık fesih ihbar süresinin işletilmesine bu suretle sözleşmenin sona erdirilmesine karar verdiklerini, davalıdan halen 10.874,24.-TL alacaklarının mevcut olduğunu ileri sürerek 10.874,24 TL asıl alacaklardından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.144,- TL'sinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili özetle: Davacı ile davalı arasındaki işbu "danışmanlık hizmet sözleşmesi" 03.10.2018-03.04.2019 tarihleri arasında yürürlükte kaldığını ve bu 6 aylık döneme ilişkin hizmet bedellerinin tamamının da davacıya ödendiğini, davacının talebinin haksız olduğunu 25.02.2019 tarihinde sözleşmenin feshine karar verildiğini, bu kararı takip eden ay olan Mart 2019 ayının hizmet bedelinin de davacıya ödendiğini ve sözleşmenin sonlandırıldığını, davacının 03.04.2019-03.05.2019 arasındaki dönem için talepte bulunmasının mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince "...Sözleşmenin süresini ve fesih koşullarını düzenleyen 2. maddede; 6 aylık deneme süresinin sonunda sözleşmenin feshedilebileceği ancak feshin 1 ay önceden ihbar edilmesi zorunluluğu bulunduğu kararlaştırılmıştır. Davalı yönetim kurulunun 25/02/2019 tarihli fesih kararı davacıya tebliğ edilmemiştir. Sözleşmenin ilgili maddesinde feshin 6 aylık sürenin bitiminden 1 ay önce ihbar edilmemesi halinde ne olacağı hususunda bir düzenleme bulunmamaktadır. 1 aylık fesih ihbarına uyulmaması halinde 6 aylık deneme süresinden itibaren sözleşmenin sonlandırılmasının 1 ay daha uzayacağına dair bir düzenleme yapılmamıştır. Fesih ihbar süresine uyulmaması bu durumda feshin haklı ya da haksızlığını etkileyecek olup haksız feshe ilişkin varsa davacının zararını talep etmesi imkanı doğuracaktır. Davacı taraf cevaba cevap dilekçesinde; 6. ayın sonunda taraflar arasında görüşme olduğunu bu görüşmede davalı tarafça sözleşmeye devam edilmek istenmediğinin bildirilmesi üzerine 1 aylık fesih ihbar süresinin var olduğunun karşı tarafa bildirildiğini, yapılan mail yazışmaları ile de bu hususun taraflarca kabul edildiğini iddia etse de dosyaya sunulan maillerin tek taraflı olarak davacı yetkililerince yazıldığı, davalı yetkililerince herhangi bir cevap verilmediği, TBK 17/2 atfıyla 13. maddeye göre yazılı olarak yapılan sözleşmenin değiştirilmesini de yazılı şekle tabi olduğu, gözetildiğinde davacının bu iddiasını kanıtlayamadığı mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı taraf Nisan ayında hizmetine devam ettiğini iddia etmekte buna dair, 2019 yılı Mayıs ve Haziran aylarına ait raporlar sunmaktadır. Söz konusu raporlar sözleşmenin geçerli olduğu dönemde yapılan faaliyetler sonucunda düzenlenmiş olup Nisan ayında sözleşme kapsamında hizmet verildiğini ispatlamaktan uzaktır. Raporların düzenlenmesinin sözleşme kapsamında iş yapıldığı anlamına geldiğinin kabulü halinde sadece Nisan ayı değil raporların düzenlendiği Mayıs ve Haziran aylarında da davacının iş yaptığının kabulü sonucu çıkacaktır ki davacı tarafın bile bu yönde bir iddiası bulunmamaktadır. Neticede 1 aylık fesih süresinin gerekçesiz fesih hali için sözleşmede kabul edildiği bu süreye uyulmamasının sözleşmenin 6 aylık deneme süresinin 1 aylık fesih süresince uzatıldığı ve 1 aylık süre için ayrıca ücret ödeneceği anlamına gelmeyeceği mahkememizce kabul edilerek davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yönetim kurulu tarafında alınan deneme süresine dayalı bir fesih kararının olmaması, sözleşmede belirtilen ihbar süresinin işletilmesi ve bu kapsamda müvekkilinin hizmet vermeye devam etmesi nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, "danışmanlık hizmet alım sözleşmesi" kaynaklı alacağın tahsili taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732,TL istinaf karar harcından, peşin alınan 143,-TL harcın düşümü ile kalan 589,-TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 17/09/2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...