İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/693 E. 2026/76 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/693
Karar No
2026/76
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 26. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/693 Esas KARAR NO : 2026/76

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/06/2025 KARAR TARİHİ : 21/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından, 06.11.2024 tarih ve ... numaralı 250.065,60 TL tutarlı fatura ile 17.05.2024 tarih ve ... numaralı faturanın 220.852,34 TL'lik kısmına dayalı alacakların ve işlemiş faizlerinin tahsili amacıyla davalı aleyhine ... 16. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden 25.12.2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeıne emrine davalı tarafından 02.01.2025 tarihinde itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, bunun üzerine ... Arabuluculuk Bürosu'nun... sayılı dosyasında zorunlu arabuluculuk sürecinin başlatıldığı, sürecin 17.01.2025 tarihinde anlaşamama ile sonuçlanması nedeniyle süresi içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı, müvekkili şirketin lojistik faaliyetinde bulunduğu, davalı şirkete depolama hizmeti verildiği, bu hizmetlere ilişkin yukarıda belirtilen faturaların düzenlendiği, sunulan faturalar, ticari defter kayıtları, taraflar arasındaki yazışmalar ve diğer deliller ile depolama hizmetinin gerçekleştirildiğinin ve fatura bedellerinin ödenmediğinin sabit olduğu, davalının icra takibine haksız ve kötii niyetli olarak itiraz ettiği, alacağın fatura alacağı olması nedeniyle likit nitelikte bulunduğu, bu nedenle borçlunun itirazının iptaline, icra takibinin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmcdilmcsi talep edildiği, bu kapsamda, İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi ile Yargıtay 19. Hukuk Dairesi uyarınca fatura alacağının likit nitelikte olduğu ve icra inkâr tazminatına hükmcdilmcsi gerektiği, depolama hizmetinin verildiğinin dilekçe ekinde sunulan faturalar, ticari defter kayıtlan ve elektronik posta yazışmaları ile ispatlanacağını, yukarıda izah edilen ve nıahkemenizce resen dikkate alınacak sebeplerle ... 16. İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itiraz nedeniyle davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, masraf, yargılama gideri, arabuluculuk ücreti ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin müvekkili şirkete 22.06.2025 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebliğ edildiği, Mahkemenin 07.07.2025 tarihli ara kararı ile cevap süresinin iki hafta uzatıldığı ve cevap dilekçesinin yasal süresi içerisinde sunulduğu, davacı tarafından ... 16. İcra Daircsi'nin... Esas sayılı icra takibine konu edilen ... ve ... numaralı faturaların müvekkili tarafından kabul edilmediği, söz konusu faturalara ilişkin iade faturalarının düzenlenerek davacıya gönderildiği, taraflar arasında vade farkı uygulanacağına ilişkin yazılı bir sözleşme veya yerleşmiş ticari teamül bulunmadığı, bu nedenle davacının vade farkı talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, faturanın sözleşmenin kuruluşuna değil ifasına ilişkin bir belge niteliğinde olduğu, faturada yer alan vade farkı kaydının tek başına alacak hakkı doğurmayacağı, faturaya itiraz edilmemesinin de bu yönde borç doğurmayacağı, taraflar arasında geçmişte ticari ilişkinin bulunduğu, davalının aldığı hizmet bedellerini eksiksiz ödediği, ancak icra takibine konu edilen ... numaralı faturaya dayanak herhangi bir hizmetin davalıya verilmediği, bu nedenle söz konusu faturadan kaynaklanan bir borcun bulunmadığı, hizmetin verildiğini ispat yükünün davacıya ait olduğu, dosyada hizmet ifasını ortaya koyan sözleşme, teslim belgesi, rapor veya benzeri delillerin bulunmadığı, faturanın tek başına hizmet ifasını ve alacağı ispatlamaya yeterli olmadığı, bu kapsamda, faturaya itiraz edilmemesinin tek başına akdi ilişkinin veya alacağın varlığını ispatlamayacağına, hizmet veya mal tesliminin ayrıca usulüne uygun delillerle ispatlanması gerektiği, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle, her türlü hakkımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkil şirkete yöneltilen iddiaların soyut, mesnetsiz ve delilden yoksun olması sebebiyle davanın esastan reddine, davacı aleyhine takibe konu miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Hukuki Nitelendirme, Değerlendirme ve Netice Dava, taraflar arasındaki vedia (saklama) sözleşmesi gereği ve yine aynı ilişki çerçevesinde vade farkından doğan alacağın tahsili için başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Vedia (Saklama) sözleşmesi, saklatanın (mudî) bir taşınır malı saklamak üzere saklayana (müstevdi) bırakmayı, saklayanın da bu malı güvenli bir yerde korumayı ve istendiğinde geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir.Türk Borçlar Kanunu (TBK m. 561-580) uyarınca, vedia sözleşmeleri aslen ivazsız (ücretsiz) kurulabilen ancak ücret kararlaştırıldığında karşılıklı borç yükleyen (sinallagmatik) bir nitelik kazanabilen sözleşmelerdir. Saklayanın (müstevdi / malı koruyan) edimleri; malı koruma ve gözetme, malı kullanmama, malı aynen geri verme ve başkasına devretmemektir. Saklatanın (Mudî / malın sahibi) edimleri ise saklama ücretini ödeme, masrafları ve giderleri karşılama ve zararları tazmin etmektir. Bir ticari ilişki sebebiyle vade farkı talep edilebilmesi için bu konunun taraflar arasında akdedilen sözleşmede yer alması veya bu yönde yanlar arasında belirtilmiş bir uygulamanın mevcut olması ya da mal satışı ile ilgili olarak düzenlenen faturalarda vade farkı talep edileceğine dair fatura içeriğinden sayılabilecek bir kayda itiraz edilmemiş olması gerekmektedir. Taraflar arasında teamülün mevcut olduğunun kabulü için ise en az iki ya da daha fazla vade farkı faturasının davalı tarafça itirazsız olarak ödenmiş olması gerekmektedir (HGK'nın ...E.... K. Sayılı Kararı). Mahkememizce ön inceleme duruşması ile uyuşmazlık belirlenmiş ve dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi raporunda özetle; "Sayın Mahkemece tarafıma tevdi edilen görev kapsamında dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defler ve kayıtlan birlikte değerlendirildiğinde; huzurdaki itirazın iptali davasında uyuşmazlığın, davalı tarafından ... 16. İcra Müdürlüğümün ...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamı koşullarının oluşup oluşmadığı ve davacının icra takibine konu edilen alacağının bulunup bulunmadığı ile miktarı hususlarında toplandığı. Huzurda görülen davada tarafların usul yönünden incelenen 2024-2025 dönemi ticari defterlerinin Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak tutulduğu. Yapılan inceleme neticesinde; davacı ve davalı şirketlerin usul yönünden incelenen 2024-2025 hesap dönemlerine ait ticari defterlerinin Türk Ticaret Kanunu ile Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak tutulduğu, icra takibine dayanak yapılan 17.05.2024 tarih ve ... numaralı depolama hizmet bedeline ilişkin fatura ile 06.11.2024 tarih ve ... numaralı vade farkı faturasının tarafların ticari defter kayıtlarında yer aldığı, takip tarihi olan 25.12.2024 itibarıyla taraf ticari defter ve cari hesap kayıtlarında davalının davacıya 470.917,94 TL bakiye borçlu gözüktüğü, Dosya kapsamındaki elektronik posta yazışmalarında davacı tarafın, ödemelerin kararlaştırılan vadelerin üzerinde gerçekleştirildiğini ileri sürerek bu nedenle vade farkı faturası düzenlediğini bildirdiği, vade farkına ilişkin hesaplama tablolarını davalı tarafa gönderdiği görülmekte ise de yazışmaların tamamı birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafın vade farkı alacağını açık ve tereddüde yer vermeyecek şekilde kabul ettiğini gösteren bir beyanına rastlanılmadığı, yazışmalann vade farkı tutarının ve dayanağının taraflar arasında tartışma konusu olmaya devam ettiğini ortaya koyduğu, Öte yandan dosya kapsamında taraflar arasında akdedilmiş, vade farkı uygulanacağını düzenleyen yazılı bir sözleşme, bu yönde önceden oluşturulmuş ticari teamülü ortaya koyan sürekli ve istikrarlı bir uygulama ya da davalının vade farkı uygulamasını kabul ettiğini gösteren yazılı bir belgeye rastlanılmadığı, incelenen cari hesap hareketleri de vade farkı faturalarının sürekli olarak iade edilmesi nedeniyle bu konunun taraflar arasında ihtilaflı hale geldiği. Bu itibarla, takip tarihi itibariyle taraf ticari defter kayıtlarında da karşılıklı olarak mevcut bulunan ve verilen depolama hizmetinden kaynaklanan 17.05.2024 tarih ve ... numaralı faturaya ilişkin 220.852,34 TL bakiye hizmet bedeli alacağının talep edilebilir nitelikte olduğu, buna karşılık 06.11.2024 tarih ve ... numaralı 250.065,60 TL tutarlı vade farkı faturasının, yukarıda açıklanan nedenlerle taraflar arasında ihtilaflı bulunduğu, vade farkı uygulanmasına ilişkin yazılı mutabakat, sözleşme hükmü veya yerleşik ticari teamülü ortaya koyan yeterli somut delilin dosya kapsamında tespit edilemediği" tespitlerine yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamı, denetime elverişli rapor içeri ve sair kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında akdedilmiş, vade farkı uygulanacağını düzenleyen yazılı bir sözleşme, bu yönde önceden oluşturulmuş ticari teamülü ortaya koyan sürekli ve istikrarlı bir uygulama ya da davalının vade farkı uygulamasını kabul ettiğini gösteren yazılı bir belge bulunmadığı ve cari hesap hareketleri de vade farkı faturalarının sürekli olarak iade edilmesi nedeniyle bu konunun taraflar arasında ihtilaflı hale geldiği, teamülün varlığından söz edilemeyeceği; takip tarihi itibariyle taraf ticari defter kayıtlarında da karşılıklı olarak mevcut bulunan ve verilen depolama hizmetinden kaynaklanan 17.05.2024 tarih ve ... numaralı faturaya ilişkin 220.852,34 TL bakiye hizmet bedeli alacağının talep edilebilir olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile sözleşmeden kaynaklanan asıl alacak kabul edilmiş ancak vade farkına dair istem reddedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Ayrıca alacağın likit olduğu değerlendirilmekle kabul edilen tutar bakımında %20 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının ... 16. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 220.852,34 TL asıl alacak ve 64.476,78 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere, toplam 285.329,12 TL üzerinden devamına, asıl alacağın takip tarihinden itibaren ticari faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, Likit olduğu değerlendirilmekle kabul edilen asıl alacağın, %20'si tutarında inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 19.490,83 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 8.224,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.266,28 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 8.224,55 TL peşin harç toplamı 8.839,95 TL ile 14.540,00 TL ( Bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, dosya ücreti) olmak üzere toplam 23.379,95 TL yargılama giderinden davanın kabul 0,53 ve red 0,47 oranına göre hesaplanan 12.391,37 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan bir gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Arabuluculuk ücreti 4.600,00 TL'nin kabul oranına göre 2.438,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Arabuluculuk ücreti 4.600,00 TL'nin red oranına göre 2.162,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 8-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 45.652,66 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yüzüne karşı karar verildi.21/09/2026

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/693, K. 2026/76, T. 21.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-693-e-2026-76-k-c10610c3db30