Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/445 E. 2026/1179 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/445
- Karar No
- 2026/1179
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/445
KARAR NO : 2026/1179
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/09/2021
NUMARASI : 2018/1159 Esas - 2021/657 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 30/09/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ile davacı şirket arasında, 2015 yılı Nisan ayı içerisinde ... A.Ş.'ye yemek alımı için sözleşme yapıldığını, ancak davalının sözleşmeye aykırı hareket ederek davalının bu kez ... Yemekleri isimli iş yeri ile anlaşma yaparak ...'ya yemek alımı yaptığını, davalı ile yapılan sözleşme ile ilgili olarak ekipman bedelleri ile ilgili olarka yapılan hesaplama sonucu davacıya ödenmesi gereken bedellerin icra takibi yapıldıktan sonra 3.806,21 TL gibi bir cüzi ödeme yapıldığını, bakiye alacağın tahsil iiçin ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibine davalı tarafın haksız ve köt üniyetli itirazı sonucu takibin durduğunu beyan ederek davalının söz konusu icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesinde; Görev ve yetki itirazında bulunarak davala Asliye Ticaret Mahkemesi ile bakılması gerektiğini, yine taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 15. Maddesi ile İstanbul Merkez Mahkemelerinin yetkili kılındığını bu nedenle yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, taraflar arasında imzalana 01.07.2015 tarihli sözleşme gereğince ... ... Fabrikasına yemek hizmeti vermek üzere anlaştıklarını, davalı şirketin yükümlülüklerini tek tek açıkça belirterek yerine getirmdiğini, ancak davacı şirketin sözleşme yükümlülüklerine aykırı davrandığını, davalı şirketin davacıyı defaten uyararak gerekli cezai müeyyideyi uyguladığını, davalı şirketin icra takibinde belirtilen borç kadar davacıya borcunun bulunmadığını, 3.206,21 TL cari hesap bakiyesinin ise ferileri ile birlikte icra dosyasına ödendiğini beyan ederek davacının haksız ve hukuka aykırı kötü niyetli açılan davanın reddini, davacının % 20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasındaki yemek hizmet sözleşmesi gereğince ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra dosyasında başlatılan davacı alacağına ilişkin icra takibine davalı tarafın itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında, davacı ve davalı arasında dava dışı fabrikaya davacı tarafından yemek hizmeti verilmesi hususunda sözleşme kapsamında karşılıklı ticari ilişki mevcut olduğu, bu ilişkide davacı tarafından yemek bedeline ilişkin toplam 54.155,84 TL fatura tanzim edildiği, davalı tarafından 17.047,96 TL ödeme yapıldığı ve 7.345,69 TL ekipman Yansıtma Faturası, 1.970 TL Hizmet ve İade Faturası, 1.905,40 TL Ceza Yansıtma Faturası ayrıca 22.680 TL tahmini hesaplama detayı dökümü ile alınan yemek başına 1 TL'den hesaplanan ceza faturasının tanzim edildiği, davalı kayıtlarında bu nedenle davacıya 3.206,21 TL borç kalanı olduğu, davacı kayıtlarında ise 22.680,00 TL davalının faturası kayıtlanmadığı için 25.886,21 TL davalıdan alacaklı olduğu, davacı tarafından her ne kadar takipte 31.458,69 TL asıl alacak bildirilmiş ise de kayıtlarında 25.886,21 TL davalıdan alacaklı olduğu, 29.03.2017 takip tarihinde davalıda takip tarihinde davacı alacağı 3.206,21 TL ve davacıda olmayan davalı faturası 22.680,00 TL olmak üzere davacı alacağının 25.886,21 TL olduğu, davalı tarafından davacıya tanzim edilen 22.680,00 TL dışında taraf kayıtları arasında farklılığın bulunmadığı, davalı tarafın diğer hizmetin ayıplı olduğuna dair bildirdiği hususlarda mahsuplaşma adı altında yemek yansıtma bedeli, ceza bedeli tanımlamaları ile davalının tanzim ettiği faturaların davacıda kayıtlı olduğu, davacının verdiği yemek hizmetinde dolmada az pirinç, kırık bulgur olduğu, kıyma olmadığı, çorbanın sulu olduğu, pirinç pilavının az piştiği ve yağlı olduğu, nohutun pişmediği ve bir keresinde de 10 kişi eksik yemek getirildiği hususlarının dava dışı şirket tarafından davalı şirkete bildirilerek bu konuda davacı alacaklı şirkete yukarıda belirtilen faturaların yansıtıldığı, davacının kayıtlarında olmayan ceza faturasının ise “sözleşmenin ilgili maddeleri” açıklaması ile tanzim edildiği, ayrıca faturanın tahmini bir hesap ile oluşturulduğuna dair yemek adedinden 1 TL tahmini zarar hesaplandığı, davacının verdiği yemek hizmetinde dava dışı firmanın bildirdiği hususların kök raporda belirtildiği üzere şikayete konu edilen az pişmiş yemek, sulu çorba gibi yemeğin kalitesi ve kalite standartlarına uygun özenle yerine getirilmediği, yine talimat bilirkişi raporunda belirtildiği üzere sözleşme kapsamında davacının davalı ile yapmış olduğu sözleşmedeki hizmetin ayıplı, gizli ayıplı, kusurlu olmadığı, sağlık bozulmasına, zehirlenmeye ve yabancı madde bulunduğuna dair bir tespitin olmadığı, davalının 22.680 TL tutarındaki faturasının sözleşme kapsamında dayanağının bulunmadığı, bu nedenle davacının kayıtlarındaki 25.886,21 TL yi talep edebileceği, davalı tarafından 3.206,21 TL borcun dosya masrafları ile ödenmesi sonucu tahsilat harcından sonra davacı vekiline 3.556,91 TL bedel icra dosyasından ödendiğinden 3.206,21 TL bedelin düşümü neticesinde davacının 22.680,00 TL bedeli davaya konu edilebileceği, davacının takip tarihinde 25.886,21 TL alacaklı kaldığı, davalının kabul ettiği ve ferileri ile ödediği kısım 3.206,21 TL düşüldüğünde 22.680,00 TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden dava tarihine kadar 1.946,13 TL işlemiş faiz olmak üzere davacının toplam 24.626,13 TL alacağının bulunduğu hükme elverişli son teknik heyet raporundan anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle ''Davanın KISMEN KABULÜ ile takibin 22.680 TL asıl alacak ve 1.946,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.626,13 TL üzerinden devamına, asıl alacak 22.680 TL ye dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, % 20 oranındaki 4.925,23 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; davacının sözleşmenin 3. ve 4. maddelerine aykırı olarak kalitesiz yemek hizmeti verdiğini ve bunun tutanak, yazışma ve fotoğraflarla sabit olduğunu, sözleşmenin haklı nedenle sona erdirildiğini, davacının sözleşmenin 9. maddesine ve ... mevzuatına aykırı olarak sigortasız işçi çalıştırdığını, 22.680,00 TL'lik faturanın sözleşmenin 3g, 3h, 3i, 3j ve 9a maddelerine dayandığını, bilirkişi raporlarının hükme elverişli olmadığını ve yeni bir heyetten rapor alınması gerektiğini, temerrüt ihtarı bulunmadığından işlemiş faize hükmedilemeyeceğini, alacağın likit olmadığından icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava, tacirler arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine 31.458,69 TL asıl alacak ve 18/11/2015-29/03/2017 dönemi için 3.855,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 35.313,89 TL'nin, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin 31/03/2017 tarihinde tebliği üzerine davalının 03/04/2017 tarihinde 3.206,21 TL dışındaki borca, işlemiş faize ve ferilerine itiraz ettiği ve 3.206,21 TL'yi 04/04/2017 tarihinde icra dosyasına ödediği, davanın İİK'nın 67. maddesinde öngörülen süre içinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Bilirkişi Raporları:
İlk derece mahkemesince alınan 21/07/2019 tarihli kök raporda, davalı defterlerine göre takip tarihinde davacıya 3.206,21 TL borç bulunduğu, dosyadaki fotoğraf ve belgelere göre hizmetin kalite ve servis standartlarına uygun ve özenle yerine getirilmediğinin bildirildiği; talimat yoluyla alınan 22/05/2020 tarihli raporda davacı defterlerine göre davacının 22.680,00 TL alacaklı olduğu, sözleşmede objektif kalite ve gramaj ölçütü bulunmadığından dosyadaki fotoğraf ve belgelerle hizmetin standartlara uygun şekilde yerine getirilmediğinin tespit edilemediği belirtilmiş; son heyet raporunda ise; taraf kayıtları arasındaki tek farkın davalının 18/11/2015 tarihli "Sözleşmenin İlgili Maddeleri Gereği Uğranılan Zarar Ceza Bedeli" açıklamalı 22.680,00 TL tutarlı faturasından kaynaklandığı, bu faturanın Ekim 2015-Haziran 2016 dönemi için tahmini 18.680 öğün üzerinden öğün başına 1 TL fark ile 4.000 TL tahmini yol, noter vb. masraftan oluştuğu, faturanın sözleşmede dayanağının bulunmadığı, 22.680,00 TL asıl alacağa takip tarihinden dava tarihine kadar %9 oranında 1.946,13 TL faiz işlediği hesaplanmıştır.
Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş olup, davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf sebeplerinin incelenmesi:
Taraflar arasındaki 01/07/2015 tarihli ... Üye Kuruluş Sözleşmesi'nin 6. maddesinde sözleşmenin "imza tarihinden itibaren süresiz geçerli" olduğu; 10/a maddesinde davalının "herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceği"; 5/d maddesinde davalının müşterisine verilen hizmeti "dilediği zaman değiştirme ve başka bir Üye Kuruluş ile gerçekleştirme hakkına" sahip olduğu; 3/g maddesinde yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda hizmetin aksamadan yürütülebilmesi adına, her tür önlemin alınacağı, 3/h maddesinde yemek verilen tüm kurum ve işletmelerde, çalışma hayatını düzenleyen kanun, yönetmelik ve diğer mevzuattan doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, her türlü tedbirsizlik ve kazadan doğacak zarar, ziyan ve tazminatın davacıya ait olduğu, 3/i maddesinde işbu sözleşmede ve Hizmet Bilgi Formunda belirtilen hizmeti yerine getirmek üzere, sigortasız, vasıfsız, tecrübesiz, portör muayenesi olmayan ve sağlık raporsuz personel çalıştırılamayacağı, her 3 ayda bir çalıştırılan tüm personelin portör muayenelerinin yaptırılacağı, 3/j maddesinde ise ayıplı ifa hâlinde müşterinin uğradığı ve davalının tazmin ettiği zararların ve davalının "ayıplı ifa sebebiyle geçici olarak hizmeti başka bir işletmeden almak zorunda kalması" hâlinde ortaya çıkan fiyat farkı, masraf ve zararların üye kuruluşa rücu edilebileceği düzenlenmiştir. Sözleşmenin eki Hizmet Bilgi Formunda yemek ve kahvaltı birim fiyatı 5,25 TL + KDV, menü "5 çeşit yemek" ve "6 çeşit kahvaltı" olarak belirlenmiş olup gramaj, porsiyon veya kalite ölçütüne yer verilmediği görülmüştür.
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde, davacının sözleşmenin 3. ve 4. maddelerindeki yükümlülüklere aykırı olarak kalitesiz yemek hizmeti verdiğini, bu durumun yazışmalar, tutanaklar, fotoğraflar ve müşteri şikâyetleriyle sabit olduğunu, sözleşmenin 27.10.2015'te haklı nedenle sona erdirildiğini, davacının sözleşmenin 9. maddesine ve ... mevzuatına aykırı olarak sigortasız işçi çalıştırdığını, dava konusu 22.680 TL faturanın sözleşmenin 3g, 3h, 3i, 3j ve 9a maddelerine dayandığını, alternatif firmadan hizmet alımı nedeniyle kişi başı 1 TL+KDV zarar doğduğunu, bilirkişi raporlarının hükme elverişli olmadığını ve yeni bir heyetten rapor alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
Davacının düzenlediği faturalar, davalının yaptığı ödemeler ile davalının hizmet kalitesine ilişkin şikâyetler nedeniyle düzenlediği ekipman, hizmet, iade ve 1.905,40 TL ceza yansıtma faturaları her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olup ihtilaf yalnızca 18/11/2015 tarihli 22.680,00 TL'lik faturanın mahsup edilip edilemeyeceğine ilişkindir.
Davaya konu 18.11.2015 tarihli, 22.680 TL tutarlı faturanın, "Sözleşmenin ilgili maddeleri gereği uğranılan zarar ceza bedeli" açıklamasıyla düzenlendiği, Ekim 2015–Haziran 2016 dönemi için tahmini 18.680 öğün × 1 TL ile tahmini 4.000 TL yol/noter masrafı üzerinden düzenlendiği görülmüştür.
Davalı yanca tutulan tutanaklarda; sulu çorba, az pişmiş pilav, pişmemiş nohut, dolma içeriği ve bir kez 69 kişilik yemeğin 59 kişide bitmesi gibi şikâyetler yer almaktadır. Kök rapordaki gıda mühendisi hizmetin standartlara uygun olmadığını bildirmiş ise de; bu tespitin tek cümlelik bir beyandan ibaret olduğu ve denetime elverişli olmadığı görülmüştür. Aynı bilirkişi son heyet raporunda, talimat yolu ile alınan rapora atıfla sözleşmesel ayıp kriterlerinin gerçekleşmediğini kabul etmiş, talimat raporundaki gıda mühendisi ise sözleşmede objektif ölçüt bulunmadığından ayıbın tespit edilemeyeceğini bildirmiştir.
Mahkemece hükme esas alına son heyet raporundaki tabloda davalının sonradan "gerçekleşen" 17.821 öğün farkı ve 3.401,03 TL masraf bildirdiği görülmekte ise de, bu hesabın dayanağı olan yeni tedarikçi faturaları ve masraf belgeleri raporda ayrıca irdelenmemiştir. Davacının dosyaya sunduğu ... Yemek sözleşmesine göre yeni sözleşmenin menü, gramaj ve personel koşulları farklı olup, bu durumda fiyat farkının davacının edimindeki ayıptan değil, hizmetin kapsamının değişmesinden kaynaklanmadığı davalıca ispatlanmış değildir. Davalı yargılama boyunca bu yönde bir delil (yeni tedarikçi faturaları, hizmet kapsamı karşılaştırması) ortaya koymamıştır.
Sonuç olarak, mahkemece her iki tarafın defterleri incelenmiş, raporlara yapılan itirazlar son heyet raporunda karşılanmış olup, yeni rapor alınmasının sonuca etkili olmayacağı görülmekle, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan, ...'nın 12/12/2019 tarihli cevabına ekli 21/05/2019 tarihli denetmen raporu davacının merkez işyerinde 2016 yılının 5. ve 6. aylarında çalıştırılan işçilere ilişkin olup hizmetin verildiği 03/08/2015-27/10/2015 dönemini kapsamamaktadır. Sözleşmenin 9/a maddesinin uygulanma koşulu olan, davalının üye kuruluş çalışanının ücretini ödemek zorunda kalması veya müşteriden ceza gelmesi hâli de ispatlanamadığından bu istinaf sebebi yerinde değildir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, usulüne uygun temerrüt ihtarı bulunmadığından davacının takip talebinde istediği işlemiş faizi talep hakkı bulunmadığını ileri sürmüştür. Davacının takip talebinde 18/11/2015-29/03/2017 dönemi için istediği 3.855,20 TL takip öncesi işlemiş faize ilk derece mahkemesince hükmedilmemiş olup hükmedilen faiz, takip tarihinden itibaren işleyen faizdir. Bu nedenle temerrüt ihtarının bulunmadığına ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.
Davacının faturaları, davalının ödemeleri ve yansıtma faturaları her iki tarafın kayıtlarında ihtilafsız olup ihtilaf, davalının tek taraflı olarak düzenlediği tahmini zarar faturasının mahsubundan ibaret olduğundan, alacağın miktarı takip tarihinde borçlu tarafından bilinebilir ve belirlenebilir durumda olması nedeniyle davalının icra inkâr tazminatına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından yatırılan 420,55 TL harcın mahsubu ile 311,45 TL harcın ilk derece mahkemesince davalıdan tahsiline,
4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/09/2026