Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/1703 E. 2026/3296 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1703
Karar No
2026/3296
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/6280 E., 2025/344 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/163 E., 2024/127 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... Hastanesi San. ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı ... Hastanesi San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekilleri Avukat ..., Avukat ..., Avukat ... ve diğer davalı vekili Avukat ... sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklikliğin giderilmesi bakımından Bölge Adliye Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilen dava dosyasının temyiz incelemesi için yeniden gönderildiği anlaşılmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinden ...'ın hamileliği sırasında kontrollerinin davalı kadın doğum uzmanı ... tarafından yapıldığını, 08.03.2009 tarihinde davalı ... Ltd. Şti.'nde davalı ...'ın kontrolünde erken doğum yaptığını, doğumun ardından diğer müvekkili ...'ın kuvöze alındığını, kuvöze alınan ...'a davalılardan ...'ün kontrolünde oksijen tedavisine başlandığını, ancak özensizce ve çok fazla miktarda verilen oksijen nedeniyle müvekkili ...'ın her iki gözünde prematüre retinopatisi rahatsızlığı meydana geldiğini, göz doktorunun yardımına müracaat edilmediğini, ...'ın yaşanan bu olay nedeniyle her iki gözünde de görme kaybı oluştuğunu, özürlü hale geldiğini, görme engeli neticesinde gelişme geriliği başladığını, ...'ın ömrünün sonuna kadar görme engelli, sürekli birinin bakımına muhtaç, sürekli işgöremez hale geldiğini, kalıcı güç kaybına uğradığını, eksik teşhis ve tedavi sonucunda müvekkillerinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararın tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacılardan ... için 5.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, ... için 75.000,00 TL manevi, ... için 22.985,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere, toplam 277.985,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili; müvekkilinin kadın doğum uzmanı olduğunu, ...'ın doğumuna katıldığını ve bebeğin canlı bir şekilde dünyaya gelmesini sağladığını, müvekkilinin görevinin sadece anne ile ilgili olup çocuğun sağlığı ile ilgili konuların ise çocuk uzmanı doktorun görevi olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Ltd. Şti vekili (yeni ünvan:... Tedavi Hizmetleri Ltd. Şti); davanın zaman aşımına uğradığını, hastanın tüm tedavi sürecinin deneyimli bir ekip tarafından takip edildiğini, tedavileri sırasında gerekli tüm işlem, tahlil ve tetkiklerin yapıldığını, 31-32 haftalık bir prematüre bebekte prematüre retinopatisi gelişme oranının %10-20 olarak belirlediğini, hasta 17. günde taburcu olduğundan aileye 4-6 haftalık olduğunda mutlaka göz hekimine gitmeleri gerektiğinin sıkıca tembihlendiğini, hastanın yattığı dönemde Gaziantep ilinde hiçbir hastanede retina uzmanı bulunmadığını, yeni doğan servisinde yatışı için de böyle bir gereklilik söz konusu olmadığını, prematüre retinopatisinin takip ve tedavi sürecinin hasta 4-6 haftalık olduğunda başladığını, bunun için de yatırılarak izlem gerekmediğini, hastanın babasına yenidoğan servisine kabul edildiğinde prematüre bebeğin yaşayabileceği risk ve sorunların anlatıldığını, her iki çocuğu için ayrı ayrı imza alındığını, hasta taburcu olurken muhtemel komplikasyonlar için hastanın bilgilendirildiğini, hasta taburcu olduktan sonra ailenin insiyatifi ve sorumluluğunda olduğunu, istenilen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak; davanın reddini istemişlerdir. 3. Dahili davalı ... Hastanesi San. ve Tic. A.Ş. vekili; müvekkili ile ... Özel Ltd. Şti. arasında işletme değil yalnızca ruhsat devri söz konusu olduğunu, özel hastane ruhsatının müstakil ekonomik değeri bulunduğunu, bu özelliği itibariyle işletmeden bağımsız olarak devredilebileceğini ve rehnedilebileceğini, ıslah edilen alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; olayın meydana gelmesinde davalıların kusuru olduğunun bilirkişi raporlarıyla tespit edildiği, zamanaşımının gerçekleşmemiş olduğu gerekçesiyle; maddi tazminat yönünden davanın kabulüyle, ... için sürekli iş göremezlik tazminatı olarak, 5.000,00 TL tazminatın dava tarihinden, 7.459.198,52 TL tazminatın ıslah tarihi olan 12.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ile devralan dahili davalı ... Hastanesi A.Ş. den (devreden davalı ... Ltd. Şti.) müştereken ve müteselsilen tahsiline, baba ... için 22.985,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ile ... Hastanesi A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ... yönünden açılan davanın-maddi tazminat talebinin davalının kusuru bulunmadığından reddine karar verilmiş; karara karşı davalı ... Hastanesi A.Ş. vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyaya kazandırılan raporlar itibariyle davalıların kusurlu oldukları kabulü üzerinden verilen karar ile, davacı ...'ın özür oranı itibariyle (kör kalması) belirlenen maddi tazminat tutarı ile manevi tazminat yönünden verilen kararın yerinde olduğu, özel hastaneler yönetmeliğinin 69.maddesi gereği, ruhsat devri için işletmelerin aralarında işletme devir sözleşmesi aranmakta olup, dolayısıyla ruhsat devrinin işletme devri olmadan kabulü de mevzuat gereği mümkün olmadığından, ruhsat devrinin işletme devrini kapsadığı, hastane ruhsat devri nedeni ile davalı ... Hastanesi A.Ş.'nin davaya dahil edilmesinde hukuka aykırı bir durumun bulunmadığı, dava tarihi itibariyle mahkemenin görevli olduğu, zamanaşımı yönünden mahkemenin kabulünün yasaya uygun olduğu, prematüre doğum ve küçüğün kilosu itibariyle ROP tanısı yönünden gerekli dikkat ve önemin gösterilmemesi ile organ kaybı hususu nazara alındığında, davalı fiilinin sonuçlarının hasta yönünden ağır olması, sözkonusu organ eksikliğinin ömür boyu sürecek olması ve tedavisinin de bulunmaması karşısında gösterilmesi gereken hassasiyetin daha bir elzem olması itibariyle, manevi tazminat yönünden verilen kararın da yerinde olduğu gerekçesiyle; davalılar vekillerinin istinaf başvurlarının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı davalı ... Hastanesi A.Ş. vekili ile davalı ... vekili temyiz yoluna başvurmuşlardır. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili; söz konusu olayda müvekkilinin kusuru bulunmadığını, hasta 2014 yılında (5 yaşına geldiğinde) davanın açıldığını, sonrasında tedavi yapılıp yapılmadığı veya hangi tedavi uygulandığı dahi bilinmeden, araştırma yapılmadan eksik incelemeyle karar verildiğini, hükme esas alınan raporlar arasında çelişki bulunduğunu, müvekkili doktorun tanı ve tedavi işlemlerinde usul ve fenne aykırı bir işlemi olmadığı, ilmi icaplara uygun olarak teşhis koyduğu ve gereken tedaviyi tatbik ettiği, süreçten hastayı bilgilendirdiği, maluliyet raporun yeterli olmadığı, tazminat hesabının yanlış olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... Hastanesi A.Ş. vekili; 6100 Sayılı Hukuk Usul Muhakemeleri Kanununa göre usulüne uygun taraf teşkili sağlanmaksızın hüküm kurulduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkil ile diğer davalı şirket arasında 6098 sayılı Kanun'un 202. maddesinde tarif edilen biçimde bir işletme devrinin söz konusu olmadığını, hastaneye ait özel hastane açılış ruhsatının devralındığını, hastane ruhsatı devredilirken Sağlık Bakanlığının oluru alındığını, müvekkil tarafından verilen hizmet ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, ROP’da zamanında muayene edilerek tedaviye başlansa dahi görme kaybının gelişip gelişmeyeceği yönünde rapor alınmadığından karar verildiğini, hükme esas alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli bulunmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, yargılama giderlerine ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmediğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, teşhis ve tedavi hizmetini üstlenen doktor ve özel hastanenin vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. 1.Dosyanın incelenmesinde, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında; 08.03.2009 tarihinde 31.gestasyon haftasında 1820 gr olarak doğan, doğum sonrası 17 gün yoğun bakımda takip edilen ve taburculuğunda sadece ROP muayenesi için göz doktoruna başvurması gerektiği sözel olarak ailesine bildirilen bebeğin ROP muayenesinin doğum sonrası 28.günde alınması/yaptırılması gerektiğinin tibben bilindiği, ROP muayenesinin yaptırılmasını sağlamayan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı davalı Dr. ...'ün uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığının tespit edildiği görülmüştür. 2.Doğumun gerçekleştiği davalı ... Ltd. Şti.'nin devredildiği dahili davalı ... Hastanesi A.Ş. vekili, yalnızca ruhsat devrinin yapıldığını, işletme devri olmadığı için dava konusu olayda sorumluluklarının bulunmadığını belirterek temyiz itirazında bulunmuştur. Dairenin 25.11.2025 tarihli ilamıyla; "... Hastanesi Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ... Özel Hastane Sağlık Hizmetleri ve Turizm Ltd. Şti. (35483) (ruhsattaki ismi Özel ... Hastanesi) arasında işletme, ruhsat ve kadro devrine ilişkin sözleşmeler, tüm belge ve bilgiler, ... İl Sağlık Müdürlüğüne yapılan başvuru dosyasındaki beyanlar, ... Özel Hastane Sağlık Hizmetleri ve Turizm Ltd. Şti'.nin ve Özel ... Hastanesinin faaliyetleri durdurulmuş ise faaliyetlerin durdurulması nedenlerine ilişkin bilgi ve belgelerin; ilgili yerlerden celbi ile sözü geçen eksiklikler giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Daireye gönderilmesi" gerektiğinden bahisle dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiş olup geri çevirme sonrası incelemeye esas olmak üzere istenen bilgi belgeler dosyasına ibraz edilmiştir. Geri çevirme karara sonrası dosyaya ibraz edilen ... Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün yazısında; Özel ... Hastanesi Sahipliği olan “... Özel Sağlık Hastane Sağlık Hizmetleri ve Turizm Ltd.Şirket Yetkilisinin" 06.08.2013 tarihli yazı ile 29.07.2013 tarihli Valilik Oluru ile faaliyeti askıya alınmış olan 18.01.19 80... sayılı 251 nolu Özel ... Hastanesi Ruhsatını, uzman hekim kadrolarını ve pratisyen hekim kadrolarını ... Hastanesi A.Ş. ne devir etme talebinde bulunduğu, ... Hastanesi A.Ş. yetkililerinin ise 06.08.20 13... sayılı dilekçe ile 18.01.19 80... sayılı 251 nolu Özel ... Hastanesi Ruhsatını, uzman hekim kadrolarını ve pratisyen hekim kadrolarını devir alma talebinde bulunduğu, Özel ... Hastanesi 26.09.2016 tarihli Valilik Oluruna istinaden ... Mah. ... Bul. No:86 ... adresinde “... Hastanesi San. ve Tic. A. Ş.” sahipliğinde “Özel ... Hastanesi ...” tabela ismi ile faaliyet göstermek üzere 26.09.2016 tarih E.2514 sayılı 251 nolu Özel Hastane ruhsatı düzenlendiği, 21.10.20 13... sayılı 835401 barkodlu Bakanlık uygunluk yazısı çerçevesinde 1 çocuk sağlığı ve hastalıkları kadrosunun 1 adet göz hastalıkları kadrosu ile 3 adet kadın hastalıkları ve doğum kadrosunun 3 adet göz hastalıkları kadrosu ile değiştirme talebinin uygun bulunduğu ve 16.06.2015 tarihli Bakanlık uygunluk yazısı çerçevesinde 2 adet genel cerrahi ve 1 adet iç hastalıkları kadrosunun 3 adet göz hastalıkları kadrosu ile becayiş talebinin uygun bulunduğu, Özel ... Hastanesi Gaziantep’e ilgili sahipliğin 03.10.2016 tarihli talebine Bakanlığın 03.10.2016 tarihli uygunluk yazısı çerçevesinde 05.10.2016 tarihli Valilik Oluru ile göz hastalıkları, anestezi ve reanimasyon uzmanlık dallarında faaliyet göstermek üzere 05.10.2016 tarih E.2626 sayılı faaliyet izin belgesi 1 ve faaliyet izin belgesi 2 düzenlenerek faaliyete başlamış olup halen faaliyetine devam ettiğinin tespit edildiği bildirilmiş olup; yine yazı ekinde bulunan devir sözleşmesinin "Tanımlar ve Kısaltmalar" başlıklı 2. maddesinde "Özel hastane açılış ruhsatı: Sağlık Bakanlığı tarafından devir edene verilen 251 nolu Özel Hastane Açılık Ruhsatı(18.01.1980/448 ) ve Sağlık Bakanlığı tarafından bu şirkete tahsis edilen; 2 anestezi, biyokimya, 2 çocuk hastalıkları, 2 genel cerrahi, iç hastalıkları, 3 kadın doğum, KBB ve Radyoloji uzmanı hekim kadrosu ki toplam 13 Uzman hekim ve 4 pratisyen hekim kadrosunu ifade eder." şeklinde belirtilmiştir. Özel Hastaneler Yönetmeliğinin "Özel hastanenin devri" başlıklı 69. maddesinde; taraflar arasında yapılan hastane işletmesinin devrine ilişkin sözleşme aslı veya müdürlük onaylı sureti istenmekte olup, gerek yönetmelik maddesi gerekse yukarda belirtilen devir sözleşmesi ile ... Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün yazısı dikkate alındığında, ruhsat devrinin, işletme devri olmadan mevzuat gereği mümkün olmadığını anlaşılmıştır. 3.Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle alınan bilirkişi raporlarında davalı doktorun kusurlu olduğunun tespit edildiği, davalı hastanenin de adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında oluşan zarardan sorumlu olduğu, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli bulunduğu, hükmedilen tazminat miktarlarının dosya kapsamına uygun olduğu, davalı ... Hastanesi A.Ş.'nin yapılan devir nedeniyle sorumlu olduğu anlaşılmakla, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesne, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalılar ... Hastanesi A.Ş. ile davalı ...'en alınarak davacılara verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/1703, K. 2026/3296, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-1703-e-2026-3296-k-8228450e3fef