İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/197 E. 2020/474 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/197
Karar No
2020/474
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/197 KARAR NO : 2020/474 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/09/2019 KARAR TARİHİ : 22/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin anneleri olan ... maliki ve sürücüsü olduğu... plakalı araçta yolcu konumunda bulunduğu sırada 21/09/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybettiğini, bahsi geçen kazada... plaka araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun Eskil Cumhuriyet Başsavcılığı'nın...Soruşturma sayılı dosyasından alınan ATK raporu ile sabit olduğunu, müvekkillerinden ...n henüz üniversite öğrencisi olduğunu, annesinin desteği ile okul ve geçim masraflarını karşıladığını, diğer müvekkillerin de evli olduklarını, annelerindin hem maddi hem manevi desteğini aldıklarını, davalı sigorta şirketinin müvekkillerinin destekleri olan anneleri ...ın yolcu olarak vefat ettiğini ... plakalı aracın ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden şirket olduğunu, kaza sonrasında davalı şirkete ihbarda bulunulduğunu ve davalı şirket nezdinde açılan hasar dosyası kapsamında müvekkillerine 21/05/2019 tarihinde 21.553,00-TL bedelli tazminat ödemesi yapıldığını, fakat yapılan ödemenin müvekkillerinin gerçek zararını karşılamaktan uzak olduğunu, müvekkillerinin destekleri olan anneleri ...'ın 21/09/2018 tarihli kazada vefat etmesi nedeniyle her bir müvekkil için ayrı ayrı olmak üzere şimdilik 100,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının, temerrüt tarihi olan 22/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... Anonim Şirketi tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER: 1-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağının arabulucu tarafından onaylanmış sureti, 2-Orhangazi ... Noterliği tarafından tanzim edilen 25/09/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı Mirasçılık Belgesi, 3-Eskil Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...Soruşturma sayılı soruşturma dosyası, 4-Bursa SGK İl Müdürlüğü nezdinde bulunan davacıların murisi ...'ın 21/09/2018 tarihli trafik kazasında vefatı sebebiyle davacılara herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödemenin rücuya tabi olup olmadığını gösteren ilgili evrak ve kayıtlar, 5-Bursa SGK İl Müdürlüğü nezdinde bulunan 21/09/2018 tarihli trafik kazasında vefat eden davacılar desteği ... iş yeri sicil dosyası ile hizmet döküm cetveli kayıtları, 6-Davalı ...Anonim Şirketi nezdinde dava dışı... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, 21/09/2018 tarihinde gerçekleşen dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak açılan ... numaralı hasar dosyası, davacılar tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi ile dilekçenin şirkete ulaştığı tarihler gösterir tebligat evrakları ile davacılara yapılan ödemelere ilişkin evrak ve kayıtlar, 7-Orhangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından tanzim edilen davacılar ...ait sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanakları, 8-Trafik alanında uzman bilirkişinin 10/02/2020 havale tarihli raporu, 9-Aktüerya alanında uzman hesap bilirkişisinin 29/07/2020 havale tarihli raporu, 10-Davacılar vekilinin 02/10/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi, 11-Sair deliller. DAVA KONUSU: Açılan dava, 21/09/2018 tarihinde meydana gelen çift taraflı ölümlü ve yaralamalı trafik kazası neticesinde davacılar murisi ... vefatı nedeniyle davacıların muris ...ın desteğinden mahrum kalıp kalmadıkları, murisin vefatı nedeniyle desteğinden yoksun kalan her bir davacı için ayrı ayrı destekten yoksun kalma tazminat bedelinin belirlenmesi ve belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatı bedelinin davalı sigorta şirketinden tahsili taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları ; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir. Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp çözümlenmesi gerekmektedir. Karayolları Trafik Kanunu'nda zorunlu trafik sigortasına ilişkin olarak, sorumluluğun kapsamı yanında, bu kapsam dışında kalan haller de açıkça düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun ''Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar'' başlıklı 92. maddesinde: ''Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar. a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler, b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler, c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanun’un 105. maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler, e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler'' hükmü ile zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı düzenleme altına alınmış, burada örnekseme yoluna gidilmeyip tek tek ve tahdidi olarak sorumlu olunmayan haller sıralanmıştır. Bu noktada üzerinde durulması gereken hususlardan birisi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92/b. maddesinde yer alan "İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri taleplerin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında olduğuna'' ilişkin hükümdür. Bu hükümle kanun koyucu; tehlike sorumlusu zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu kapsamından, sadece tehlike sorumlusu olan işletenin eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararları çıkarmıştır. Şu haliyle, anılan kişilerin mallarına gelen zararlar dışında kalan ölüm ve yaralanmaya ilişkin cismani zararlar ise sigortacının sorumluluğu kapsamında bırakılmış; böylece tehlike sorumlusunun yakınlarının dahi belirtilen anlamda sigorta kapsamında olduğu benimsenmiştir. Durum bu olunca, işletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin ölümü veya yaralanmaları halinde bundan kaynaklanan zararlarının zorunlu sigorta kapsamında olduğu kabul edilmelidir. Araç sürücüsünün veya yakınlarının talepleri ise 92. madde kapsamında yer almamakla sigortacının sorumluluğu kapsamında kabul edilmiştir. Destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53/3. maddesinde düzenlenmiş olup; "Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar" şeklinde hükme bağlanmıştır. 14/04/2016 günü yapılan ve 26/04/2016 tarihinde 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik ile; 6704 Sayılı Kanunun üçüncü maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi değiştirilmiş olup, değişik maddede; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü yer almaktadır. Yine aynı Kanun'un 4.maddesi ile 2918 sayılı Kanun'un 92. maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmek suretiyle madde kapsamında; ''g) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri, h) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri, i) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler''in de teminat dışı olduğu düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın ise 16/04/2015 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri teminat kapsamı dışında bırakılmış olduğu anlaşılmaktadır. Destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53/3. maddesinde düzenlenmiş olup, ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların uğradıkları zararlar şeklinde hükme bağlanmıştır. Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçek1eşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanmunu'nun 53/3. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte, destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 1979/4-1528 E., 1982/412 K. sayılı kararı). Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de; "Destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu'' hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30/11/2005 gün ve 2005/4-648 Esas 2005/691 Karar sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir. Önemle vurgulanmalıdır ki, Borçlar Kanunu’nun 45/3. maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir (HGK'nın 15.06.2011 gün ve 2011/17-142 E. 2011/ 411 K. sayılı ilamı). Davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebine dayanak olarak gösterdikleri zarar; desteğin ölümü sonucunda meydana gelmekle birlikte destek üzerinde doğan bir zarardan ayrı ve salt onun desteğinden yoksun kalınması olgusuna dayalı, mirasçılık sıfatıyla bağlı olmaksızın uğranılabilen bir zarardır. Böyle bir zararın desteğin kendisinin sahip olacağı hakla bir ilişkisi olmadığı gibi, doğrudan destek zararıyla bağlı ve onunla sınırlı bir zarar da değildir. Desteğin ölümü zararı doğuran olay olmakla birlikte, zarar doğrudan üçüncü kişi durumundaki destekten yoksun kalanlar üzerinde oluşmuştur. Buradaki zarar, mirasçıların salt bu sıfatla devraldıkları murislerinin uğradığı ve ondan intikal eden bir zarar da değildir. Destekten yoksun kalma tazminatına dayanak teşkil eden hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olsa idi doğrudan destek üzerinde doğup ondan mirasçılarına intikal edeceğinden, bu yöndeki savunmalar ölenin desteğinden yoksun kalanlara karşı ileri sürülebilecekti. Oysa yukarıda da açıklandığı üzere, destekten yoksun kalma tazminatına konu davacıların zararı, desteklerinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalan sıfatıyla doğrudan kendileri üzerinde doğan zarardır. Bu zarardan doğan hak desteğe ait olmadığına göre, onun kusurunun bu hakka etkili olması da düşünülemez. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamaları ile benimsenen ilkeleri uyarınca, sağ kalan eşin evlenme ihtimalinin belirlenmesinde AYİM tarafından hazırlanan tablolara itibar edilmekte ve uygulamada yeknesaklık sağlanmaktadır. Orhangazi... Noterliği tarafından tanzim edilen 25/09/2018 tarih ve... yevmiye numaralı Mirasçılık Belgesinin incelenmesinde, ...n 21/09/2018 tarihindeki vefatı neticesinde terekesinin üç pay kabul edilerek 1 payının..., 1 payının ... ve 1 payının... ait olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Eskil Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... Soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde, her ne kadar dava konusu trafik kazasının gerçekleşmesinde kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranlarının tespiti amacıyla alınan trafik alanında uzman bilirkişinin 02/10/2018 tarihli raporunda ...plakalı araç sürücüsü... asli kusurlu olduğu, diğer iki sürücünün ise trafik kazasının gerçekleşmesinde kusurlarının bulunmadığı yönündeki tespiti ve yine dava konusu trafik kazasının gerçekleşmesinde kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranlarının tespiti amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 15/02/2019 tarihli raporda... plakalı araç sürücüsü ... asli kusurlu olduğu, diğer iki sürücünün ise trafik kazasının gerçekleşmesinde kusurlarının bulunmadığı yönündeki tespit doğrultusunda şüpheli... meydana gelen ölümlü ve yaralamalı trafik kazasında asli kusurlu olması sebebiyle mesuliyeti bulunduğu belirlenmiş ise de, şüphelinin meydana gelen trafik kazasında vefat etmesi sebebiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bursa SGK İl Müdürlüğü nezdinde bulunan davacıların murisi...n 21/09/2018 tarihli trafik kazasında vefatı sebebiyle davacılara herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödemenin rücuya tabi olup olmadığını gösteren ilgili evrak ve kayıtlar kapsamında, davacıların murisi ...ın 21/09/2018 tarihli trafik kazasında vefatı sebebiyle davacılara herhangi bir ödeme yapılmadığının Mahkememize bildirildiği görülmektedir. Davalı...Anonim Şirketi nezdinde dava dışı...plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesine binaen davacılar tarafından yapılan başvuru sonucunda 21/09/2018 tarihinde gerçekleşen dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak açılan ...umaralı hasar dosyası kapsamında yapılan incelemeler neticesinde davacılar vekilinin de kabulünde olduğu üzere 21/05/2019 tarihinde davacılardan... açısından 21.553,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığı görülmektedir. Dava konusu trafik kazasında kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranlarının belirlenmesi amacıyla dosyanın trafik alanında uzman bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 21/09/2018 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, Eskil Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası ve içeriğinde yer alan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 15/02/2019 tarihli kusur raporu ve sair hususlar göz önünde bulundurularak, 15/02/2019 tarihinde meydana gelen çift taraflı ölümlü ve yaralamalı trafik kazasının oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ... ile ... plakalı araç sürücüsü ...un kusur oranlarının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, trafik alanında uzman bilirkişi 10/02/2020 havale tarihli raporunda, ... plakalı araç sürücüsü ...un dava konusu trafik kazasının oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ... ile... plakalı araç sürücüsü...'ın ise dava konusu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir kusurlarının bulunmadığını mütalaa etmiştir. Her ne kadar davalı vekili tarafından trafik alanında uzman bilirkişinin 10/02/2020 havale tarihli raporuna itiraz edilmiş ise de, davalı vekilinin kusur raporuna karşı itirazlarının, trafik alanında uzman bilirkişinin 10/02/2020 havale tarihli raporu ile trafik kazası tespit tutanağındaki veriler, Eskil Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... Soruşturma sayılı dosyasında alınan 02/10/2018 tarihli bilirkişi raporu ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 15/02/2019 havale tarihli raporunun kazanın gelişimi ve taraflara atfedilen kusur oranları açısından birbirini doğruladığı anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. İlgili evrak ve belgelerin temini ile dava konusu trafik kazasına ilişkin kusur durumunun belirlenmesi akabinde davacıların talep edebilecekleri destekten yoksun kalma tazminatı miktarlarının belirlenmesi amacıyla dosyanın aktüerya hesap bilirkişisine tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı ile muris ...a ait mirasçılık belgesi, Eskil Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası, 02/10/2018 tarihli bilirkişi raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 15/02/2019 havale tarihli kusur raporu, ... plakalı araca ait olarak davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenen...numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi,... numaralı hasar dosyası, davacılar desteğine ait iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli, desteğin vefatı nedeniyle davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin SGK kayıtları ve sair hususlar göz önünde bulundurularak; kaza tarihi göz önünde bulundurulduğunda TRH-2010 yaşam tablosunun ve iskonto oranının (teknik faiz) 1,8 olarak uygulanması suretiyle, davacı desteği ...a ait vergilendirilmiş gelir hesaplamaya esas alınarak, Eskil Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... Soruşturma sayılı dosyası ve dosyamızda alınan kusur raporları çerçevesinde ... araç sürücüsü ...un %100 kusurlu olduğu yönündeki kusur tespitinin dikkate alınmasıyla, davacılar desteği...'ın 13/05/2017 tarihinde gerçekleşen ölümlü ve yaralamalı trafik kazasında vefatından dolayı mahrum kaldığı destekten yoksun kalma tazminatı alacağının varsa davacılara destek ...ın vefatı nedeniyle dava açılmadan önce SGK tarafından yapılan rücuya tabi ödeme ile davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda yapılan ödemenin yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, ödeme günü ile destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi ile birlikte hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından indirilmesi suretiyle hesaplanarak düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, aktüerya alanında uzman hesap bilirkişisi 29/07/2020 havale tarihli raporunda, davacılar...n muris ...ın desteğinden mahrum kalmadıklarını, davacı... açısından hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatı bedelinin AGİ hariç 41.686,81-TL, AGİ dahil 46.716,07-TL olduğunu, davalı sigorta şirketinin 21/05/2019 tarihli ödemesinin hesap tarihine kadar işlemiş faiz bedeli dahilinde güncellenmiş bedelinin 23.870,10-TL olduğunu, ödemesi yapılan bedelin mahsubu neticesinde davacı... tarafından talep edilebilecek destekten yoksun kalma tazminatı bedelinin AGİ hariç 17.816,71-TL, AGİ dahil 22.845,97-TL olduğunu mütalaa etmiştir. Davacılar vekilinin 02/10/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesinde, davacı... açısından dava dilekçesinde 100,00-TL olarak talep ettikleri destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini 17.716,71-TL arttırarak davacı... açısından toplamda 17.816,71-TL destekten yoksun kalma tazminatının 22/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini talep ettiklerini beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... Dosya... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağının arabulucu tarafından onaylanmış sureti, Orhangazi .... Noterliği tarafından tanzim edilen 25/09/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı Mirasçılık Belgesi, Eskil Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... Soruşturma sayılı soruşturma dosyası, Bursa SGK İl Müdürlüğü nezdinde bulunan davacıların murisi ...ın 21/09/2018 tarihli trafik kazasında vefatı sebebiyle davacılara herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödemenin rücuya tabi olup olmadığını gösteren ilgili evrak ve kayıtlar, Bursa SGK İl Müdürlüğü nezdinde bulunan 21/09/2018 tarihli trafik kazasında vefat eden davacılar desteği ...ın iş yeri sicil dosyası ile hizmet döküm cetveli kayıtları, davalı ...Anonim Şirketi nezdinde dava dışı ...a ait ... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen ...numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, 21/09/2018 tarihinde gerçekleşen dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak açılan ... numaralı hasar dosyası, davacılar tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi ile dilekçenin şirkete ulaştığı tarihler gösterir tebligat evrakları ile davacılara yapılan ödemelere ilişkin evrak ve kayıtlar, Orhangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından tanzim edilen davacılar ..., ... ve...'a ait sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanakları, trafik alanında uzman bilirkişinin 10/02/2020 havale tarihli raporu, aktüerya alanında uzman hesap bilirkişisinin 29/07/2020 havale tarihli raporu, davacılar vekilinin 02/10/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu uyuşmazlığın 21/09/2018 tarihinde meydana gelen çift taraflı ölümlü ve yaralamalı trafik kazası neticesinde davacılar murisi ...ın vefatı nedeniyle davacıların muris ...ın desteğinden mahrum kalıp kalmadıkları, murisin vefatı nedeniyle desteğinden yoksun kalan her bir davacı için ayrı ayrı destekten yoksun kalma tazminat bedelinin belirlenmesi ve belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatı bedelinin davalı sigorta şirketinden tahsili talebine ilişkin olduğu, Orhangazi.... Noterliği tarafından tanzim edilen 25/09/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı Mirasçılık Belgesinin incelenmesinde, ...ın 21/09/2018 tarihindeki vefatı neticesinde terekesinin üç pay kabul edilerek 1 payının ..., 1 payının ... ve 1 payının...'a ait olduğunun tespit edildiği, Eskil Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... Soruşturma sayılı dosyasında şüpheli ...un trafik kazasının oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu tespit edildiği ancak şüphelinin meydana gelen trafik kazasında vefat etmesi sebebiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, davacıların murisi ...ın 21/09/2018 tarihli trafik kazasında vefatı sebebiyle SGK tarafından davacılara rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmadığı, davalı ...Anonim Şirketi nezdinde dava dışı ...a ait ... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesine binaen davacılar tarafından yapılan başvuru sonucunda 21/09/2018 tarihinde gerçekleşen dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak açılan ... numaralı hasar dosyası kapsamında davacılar vekilinin de kabulünde olduğu üzere 21/05/2019 tarihinde davacılardan... açısından 21.553,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığı, trafik alanında uzman bilirkişi 10/02/2020 havale tarihli raporunda, ... plakalı araç sürücüsü ...un dava konusu trafik kazasının oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ... ile... plakalı araç sürücüsü...'ın ise dava konusu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir kusurlarının bulunmadığını mütalaa ettiği, ilgili evrak ve belgelerin temini ile dava konusu trafik kazasına ilişkin kusur durumunun belirlenmesi akabinde davacıların talep edebilecekleri destekten yoksun kalma tazminatı miktarlarının belirlenmesi amacıyla alınan aktüerya alanında uzman hesap bilirkişisinin 29/07/2020 havale tarihli raporunda davacılar ... muris ...ın desteğinden mahrum kalmadıklarını, davacı ... açısından hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatı bedelinin AGİ hariç 41.686,81-TL, AGİ dahil 46.716,07-TL olduğunu, davalı sigorta şirketinin 21/05/2019 tarihli ödemesinin hesap tarihine kadar işlemiş faiz bedeli dahilinde güncellenmiş bedelinin 23.870,10-TL olduğunu, ödemesi yapılan bedelin mahsubu neticesinde davacı... tarafından talep edilebilecek destekten yoksun kalma tazminatı bedelinin AGİ hariç 17.816,71-TL, AGİ dahil 22.845,97-TL olduğunu mütalaa edildiği, bu kapsamda davacı...'ın vefatı sebebiyle muris ... desteğinden yoksun kaldığı hususunun ispatlandığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin davacı... açısından dava dilekçesinde 100,00-TL olarak talep ettikleri destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini 17.716,71-TL arttırarak davacı... açısından toplamda 17.816,71-TL destekten yoksun kalma tazminatının 22/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini talep ettikleri beyanını içerir 02/10/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi de göz önünde bulundurularak, açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, 1-a)Davacı... yönünden açılan davanın KABULÜNE, 17.816,71-TL destekten yoksun kalma tazminatının poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde sigorta şirketi tarafından yapılan kısmi ödeme tarihi olan 21/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Anonim Şirketi'nden alınarak davacı...'a verilmesine, b)Davacı ...yönünden açılan davanın REDDİNE, c)Davacı ... yönünden açılan davanın REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.217,06-TL karar ve ilam harcından, 44,40-TL peşin harç ve 259,86-TL (199,35-TL + 60,51-TL) ıslah harcının mahsubu ile bakiye 912,80-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı...'ın kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.400,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı...'a verilmesine, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 100,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 100,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 33,00-TL elektronik tebligat, 58,80-TL tebligat, 57,70-TL posta masrafı, 900,00-TL bilirkişi ücreti, 44,40-TL peşin harç, 44,40-TL başvurma harcı ve 259,86-TL (199,35-TL + 60,51-TL) ıslah harcı olmak üzere toplam 1.398,16-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı...'a verilmesine, 7-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 8-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, reddedilen kısım yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin, kabul edilen kısım yönünden ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/10/2020

Katip ... E imza

Hakim... eimza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/197, K. 2020/474, T. 22.10.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-197-e-2020-474-k-f6e6f1e11d0d