Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1303 E. 2026/1306 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1303
Karar No
2026/1306
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1303

KARAR NO: 2026/1306

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 01/07/2026

NUMARASI: 2026/1322 Esas (Derdest)

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 14/10/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı talep eden yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı arasında havuz yapım işinden kaynaklı eser sözleşmesi mevcut olduğunu, bu sözleşme uyarınca tarafımızca ....Genel 2025/... E. Sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafça borca ve yetkiye itiraz edildiğini, bunun üzerine açılan Bursa 3.Asliye Ticaret Mahkemesi ...513 E. Sayılı dosyasında esas bakımından incelendiğini, alacağının dosyada görevlendirilen bilirkişi marifetiyle 30.429,41 Euro olarak hesaplandığını, ancak son celsede yetki nedeniyle davanın reddi ile İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkili görüldüğünü, yetki nedeniyle davanın reddine karar verilmeden önce aslında mahkemece delil tespiti dosyasındaki rapor dikkate alınarak ayıbın varlığının anlaşıldığını ve bu sebeple alacak tutarının hesaplatıldığının açık olduğunu, İstanbul ....İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine haksız ve mesnetsiz sebeplerle itiraz edildiğini, sonuç olarak müvekkilinin ayıplı ifadan kaynaklı seçimlik hakkını usulüne uygun kullandığını ve sözleşmeden döndüğünü, karşı taraftan haklı olarak vermiş olduğu paranın iadesini istediğini beyanla meşru ve hukuka uygun taleplerinin kabulüne, itirazın iptalini ve karşı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

mahkemece 01/07/2026 tarihli karar ile, ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtamali de dikkate alınarak bu aşamada alacak yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, davacının, sözleşmenin işsahibi tarafı olarak üzerine düşen bedel ödeme edimini eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini, ihtiyati haciz talebine konu alacağın davacının cebinden çıkan ve davalının malvarlığına giren bu somut tutarların iadesine ilişkin olduğunu, alacağın dayanağı olan temel hukuki ilişki ve bu ilişki kapsamında davacının hak sahipliğinin banka kayıtları gibi resmi ve inkarı mümkün olmayan delillerle tevsik edildiğini, yerel mahkemenin bu denli açık ve belgeli bir ödeme silsilesine rağmen alacağın varlığı konusunda tereddüt etmesinin ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat ölçütünün hatalı yorumlandığını gösterdiğini, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığına dair mahkemede kuvvetli bir kanaat oluşmasının yeterli olduğunu, dosyada mevcut olan sözleşme, banka dekontları, ihtarname, delil tespiti raporu ve önceki mahkeme dosyasındaki bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının alacağının varlığına dair mahkeme nezdinde tam bir kanaat oluşması için gerekli tüm unsurların mevcut olduğunun görüleceğini, bu aşamada ihtiyati haciz talebinin reddinin, davalının yargılama süresince malvarlığını kaçırma ihtimalini güçlendirdiğini ve davacının ileride elde edeceği ilamın infaz kabiliyetini ortadan kaldıracağını belirterek yerel mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DEĞERLENDİRME:

Uyuşmazlık, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.

İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. Maddesinde de; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir

Dava konusu alacak muaccel olmadığı gibi alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karar usul ve yasaya uygun olmuştur.

Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../07/2026 tarih ve 2026/... Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE,

2 - İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

3 -Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 14/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1303, K. 2026/1306, T. 14.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1303-e-2026-1306-k-bf1bb103e228