Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1371 E. 2026/1296 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1371
- Karar No
- 2026/1296
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/1371 Esas 2026/1296 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1371 KARAR NO : 2026/1296
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 29/06/2026 D. İş karar NUMARASI : 2026/407 D.İş 2026/407 D.İş Karar TALEP : İhtiyati Haciz TALEP TARİHİ : 29/06/2026 KARAR TARİHİ : 30/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/09/2026
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sırasında, ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen 29/06/2026 tarihli karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati haciz talep eden alacaklı talep dilekçesinde özetle; 10.406.128,25-TL nakit 1.358.842,02-TL gayri nakit olmak üzere toplam 11.764.970,27-TL alacağın alınabilmesi için borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 29/06/2026 tarihli D.İş kararı ile; talep dışı asıl borçluya ihtarnamenin 17/11/2025 tarihinde, borçlu - kefil ...'a ise 15/11/2025 tarihinde tebliğ edildiği, asıl borçludan önce kefile tebliğ nedeniyle TBK m.586 koşullarının oluşmadığı, usulüne uygun başvurma olmadığından talebin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçeleriyle; "İstemin reddine" dair karar verilmiş, karara karşı ihtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden alacaklı istinaf dilekçesinde özetle; banka ile dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında kullandırılan kredilerden doğan borca ...'ın 20.000.000,00 TL limit ile müteselsil kefil olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve kefillere hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, alacağın halen ödenmediğini belirterek ihtiyati haciz talep edildiğini, ancak ilk derece mahkemesince TBK'nın 586. maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddedildiğini, müteselsil kefile ayrıca ihtarname gönderilmesinin veya ihtarnamenin asıl borçludan önce kefile tebliğ edilmesinin kanunen aranmadığını, asıl borçluya yapılan ihtarın sonuçsuz kalmasıyla müteselsil kefil yönünden de ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu, alacağın varlığı ve muacceliyetinin dosya kapsamıyla yaklaşık olarak ispatlandığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal kararlarında da müteselsil kefil hakkında takip ve ihtiyati haciz için ayrıca kefile ihtar gönderilmesinin gerekmediğinin kabul edildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesinin 29/06/2026 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; İİK'nın 257. maddesine dayalı ihtiyati haciz kararı istemine ilişkindir. İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nın 257. maddesinde; vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı içtihadı emsal niteliktedir). Dosya kapsamından ihtiyati haciz talep eden banka ile dava dışı asıl borçlu ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, ...'ın iş bu sözleşmeyi 20.000.000,00-TL limit ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı görülmüştür. İhtiyati haciz talep eden banka tarafından, kredi borcunun ödenmediğinden bahisle kredi hesabı Yenimahalle 5. Noterliği'nin 12/11/2025 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kat edilerek asıl borçlu ve kefilden toplam 8.467.230,32-TL alacağın ödenmesinin talep edildiği, borçlulara (1) gün atıfet süresinin verildiği, hesap kat ihtarnamesinin asıl borçlu şirketin adresine 17/11/2025 tarihinde, kefil ...'a 15/11/2025 tarihinde tebliğ edildiği dosya içeriğiyle sabittir. Müteselsil kefil yönünden genel kredi sözleşmesi tarihleri ve talep tarihi dikkate alındığında TBK'nun 586. maddesinin uygulanması gerekir. Anılan maddenin 1.fıkrası; "Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir." hükmünü içermektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/11/2016 tarih ve 2016/12120 Esas 2016/8556 Karar sayılı emsal içtihadı; "... borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir..." denilmiştir. Tüm bu hal, kuşkusuz ki kefil yönünden de alacağın muaccel olması durumunda geçerlidir. TBK'nun 590/3. maddesi "Asıl borcun muaccel olması, alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildirimde bulunmasına bağlıysa, kefalet borcu için bu süre, bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlar" düzenlenmesini içermektedir.
Somut olayda ihtiyati haciz talep eden bankanın kredi hesabını kat ettikten sonra karşı taraf asıl borçlu ve müteselsil kefile tebliğden itibaren 1 gün süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarın asıl borçluya 17/11/2025 tarihinde, karşı taraf kefile ise asıl borçluya tebliğ tarihinden önce 15/11/2025 tarihinde tebliğ olduğu görülmüştür. Bu durumda mahkemece, asıl borçluya tebliğ tarihi kefile tebliğ tarihinden önce olup TBK'nun 586/1 maddesi uyarınca asıl borçlunun ifade gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması şartı gerçekleşmediğinden ihtiyati haciz talep eden bankanın karşı taraf kefile başvuru koşullarının oluşmadığı gözetilerek karşı taraf kefil yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin kefil ... yönünden reddi yönündeki kararında, karar tarihi itibarıyla dosya içerisinde yer alan belgeler karşısında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden talepte bulunan tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden alacaklının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/09/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -