İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/157 E. 2026/730 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/157
- Karar No
- 2026/730
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/157 Esas KARAR NO : 2026/730
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 24/02/2026 KARAR TARİHİ : 08/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile bankanın ... Şubesi müşterisi davalı ...A.Ş. arasında kredi sözleşmeleri imzalanmış olup kredi genel sözleşmeleri gereğince firmaya çok sayıda kredi kullandırıldığını, diğer davalıların söz konusu Kredi Genel Sözleşmesini müşterek müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine borçlulara ... 26. Noterliği’nin ... yevmiye ve 07.10.2024 tarihli ihtarnamesi ile... tarihi itibariyle 32.987.112,64.-TL borcun ödenmesinin ihtar edildiğini ihtarnameye rağmen yine borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında ... Banka Alacakları İcra Dairesi nin ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini ancak borçluların ilgili takip dosyasına ilişkin yetkiye, tüm borca, faize, faiz oranına, imzaya ve borcun ferilerine itiraz ettiklerini, yapılan itirazların takibi durdurma maksatlı ve kötü niyetli olduğunu, son olarak ticari dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu, görüşmelerin sonucunda anlaşılamadığını da belirtmekle arz ve izah edilen nedenlerden dolayı; borçlular tarafından ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına yapılan yetkiye, imzaya, borca, faize, faiz oranına, borcun ferilerine ilişkin ve tüm itirazların iptaline, fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla takibin devamına, haksız ve mesnetsiz kötüniyetle takibe itiraz ederek takibi durduran borçluların itiraz ettikleri meblağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu borcun muaccel olduğundan söz edilemeyeceğini, müvekkillerinin mütemerrit duruma düşürülmediğini, vadesi geçmiş bir borcun varlığından söz edilebilmesi mümkün olmadığını, müvekkili şirketin ticari defter kayıtlarında davacı tarafa ödenmesi gerekli bir bedel bulunmadığını, aksine müvekkili şirketin alacaklı olduğunu, öte yandan davaya konu edilen ticari ilişkinin üzerinden uzunca bir zaman geçtikten sonra talepte bulunulması ile davanın haksız olduğunun alenen orta olduğunu, ayrıca dava konusu taleplerin varlığını kabul edildiği anlamına gelmemekle beraber davacının talep ettiği faiz oranının fahiş olduğunu da belirtmekle yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle ve fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın davalı olarak gösterilen tüm müvekkiller yönünden reddi ile, davacı tarafın tamamen kötü niyetli olarak icra takibi başlatmış olması sebebiyle takip miktarının %20 sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişitir. DELİLLER: Arabuluculuk dosyasının ve ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasının UYAP'tan eklendiği, dava dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği, evrak asıllarının sunulduğu, kasaya alındığı, dava konusu banka kayıtlarının UYAP sistemi üzerinden celp edildiği görüldü. ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı banka tarafından borçlular ..., İzi MALKİ, ...ve ...A.Ş. aleyhine, 25.487.881,37-TL Asıl Alacak (İstenen:%91 Yıllık Diğer) 1.981.718,48-TL İşlemiş % 70 Akdi Faiz, 2.173,489,83-TL işlenmiş yıllık faiz, (%91 oranından hesaplanmıştır.) 133.854,22-TL Temerrüt faizinin %5 gider vergisi, 9.807,14-TL masraf olmak üzere toplam 29.786.751,04-TL alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibine başlandığı, borçlular vekili tarafından 28/07/2025 tarihli dilekçe ile borcun tamamına, faize, her türlü fer’ilerine ve yetkiye itiraz edildiği ve icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Mahkememizce alınan 23/06/2026 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; ''1-Davacı banka ile DAVALI kredi borçlusu/kredi lehtarı (asıl borçlu) ...TİC.A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi davalı kefillerin de müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın davalı hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, 2. Davalı kefil/lerin sözleşmede gösterilen kefalet limiti toplamının 50.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl alacak tutarının 32.987.112,64 TL olduğu, nazara alındığında, hesaplanan asıl alacağın, kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, yani kefalet limitinin tüm borcu kapsayıp borcun kefalet limiti içinde kalmış olmasından dolayı, Davalı KEFİLİN hem kendilerinin ve hem de davalı kredi lehtarı şirketin (asıl borçlu) temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın (07.12.2015 T. ... E. ve ... s.K uyarınca) borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceği, (lütfen bkz: TBK 589 m. mülga B.K 490.m'nın sayın yargı makamınca değerlendirilebilineceği) 3-Davacı Bankanın TAKİP TARİHİ İtibariyle Hesaplanan Alacaklarının; Davacı Bankanın TAKİP TARİHİ İtibariyle Hesaplanan Alacaklarının talep edilen; 25.487.881,37-TL asıl alacak, 1.981,718,48-TL işlemiş akdi faiz, 2.173,489,83-TL işlemiş temerrüt faizi, 133.854,22 TL %5 BSMV, 9.807,14 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 29.786.751,04-TL olduğu, hesaplanan 25.824.085,93-TL asıl alacak, 1.928.024,16-TL işlemiş akdi faiz, 1.385.207,02-TL işlemiş temerrüt faizi, 165.666,56-TL %5 BSMV, 9.807,14-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 29.312.790,81-TL olduğu, talep edilmesi gereken; 25.487.881,37 TL asıl alacak, 1.928.024,16-TL işlemiş akdi faiz, 1.385.207,02 TL işlemiş temerrüt faizi, 133.854,22 TL %5 BSMV, 9.807,14 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 28.944.773,91-TL olduğu, 4-Sayın Mahkemece raporun benimsenmesi halinde, fazlaya ilişkin 841.977,13-TL'nın (29.786.751,04 - 28.944.773,91=) reddi durumunda, TAKİP TARİHİNDEN itibaren asıl alacak tutarı 25.151.776,81 TL'sı tamamen ödeninceye kadar yıllık % 72,75 oranında; asıl alacak tutarı (Business kart için) 336.104,45-TL tamamen ödeninceye kadar yıllık % 54,60 oranında işleyecek sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun % 5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla istenilebileceği" şeklinde görüş ve kanaatlerinin bildirildiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalılar, icra takibine yaptıkları itirazlarında ve cevap dilekçelerinde borçlarının bulunmadığını ileri sürmüşler, kefalet sözleşmelerindeki imza ve el yazılarını inkar etmemiş, borcun ödendiğine veya sona erdiğine dair herhangi bir belge ya da ticari kayıt sunmamışlardır. Taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesinin 15. maddesinde, müşteri ve kefillerin banka ile aralarında çıkacak her türlü uyuşmazlıkta bankanın defter ve kayıtlarının HMK'nın 193. maddesi uyarınca kesin delil olacağını kabul ettikleri görülmüştür. Bu delil sözleşmesi karşısında, bilirkişi incelemesi ile usulüne uygun tutulduğu ve davacı lehine delil niteliğine haiz olduğu tespit edilen banka defter ve kayıtlarına itibar edilmiş; davalılar HMK'nın 193/2. maddesi uyarınca bu kayıtların ispat gücünü çürütecek nitelikte kesin delil sunmadıklarından alacağın varlığı ve miktarının banka kayıtları esas alınarak belirlenmesi gerekmiştir. Sözleşme ve kefaletin geçerliliği yönünden; davacı banka ile davalı şirket arasında Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiği, diğer davalının da sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kefalet türü, azami kefalet miktarı ve kefalet tarihinin kefillerin kendi el yazısıyla yazıldığı, böylece TBK'nın 583. maddesinde öngörülen yazılı şekil ve el yazısı koşullarının gerçekleştiği anlaşılmıştır. TBK'nın 584. maddesinin 28/03/2013 tarih ve 6455 sayılı Kanun'un 77. maddesi ile eklenen son fıkrası uyarınca ticaret şirketinin ortak veya yöneticisi tarafından şirketle ilgili olarak verilecek kefaletlerde eş rızası aranmamakta olup, ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanına göre davalı kefillerin davalı asıl borçlu şirketin ortağı ve yetkili temsilcisi oldukları anlaşıldığından, eş rızası bulunmamasının kefaletin geçerliliğini etkilemediği değerlendirilmiştir. Kefalet sözleşmelerinin kuruluşundan itibaren TBK'nın 598. maddesinde öngörülen 10 yıllık süre de henüz dolmamıştır. TBK'nın 586/1. maddesi uyarınca müteselsil kefalette alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir; ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Somut olayda hesap kat ihtarnamesinin davalı şirkete tebliğ edildiği ve verilen sürede ödeme yapılmayarak ihtarın sonuçsuz kaldığı, davacı bankanın davalılar aleyhine takip yapma koşullarının oluştuğu kabul edilmiştir. Hesabın kat edilmesi, muacceliyet ve temerrüt yönünden; Genel Kredi Sözleşmesinin 12.2. maddesi uyarınca vadesinde ödenmeyen borçlar nedeniyle bankanın hesabı kat ederek alacağını muaccel kılma yetkisi bulunduğu, bilirkişi incelemesine göre davalı kredi lehtarı asıl borçlu şirkete kullandırılan taksitli kredilerin vadesi gelen taksitlerinin ödenmemiş olması, business kartın asgari ödeme tutarının ödenmemiş olması nedenleri hep birlikte değerlendirildiğinde alacağın muaccel hale geldiği, kredi hesabının ... 26.Noterliği`nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 07/10/2024 tarihi itibariyle kat edilerek 32.987.112,64 TL nakdi alacağın ödenmesinin istendiği; kat ihtarının davalılara tebliğ edildiği, davalıların 12/10/2024 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin temerrüt faizi başlıklı 13. maddesinde müşterinin temerrüdü durumunda borcunu ve bu borcuna, bankaca kredilere uygulanan en yüksek faiz oranına %50'sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi uygulanmasına bankanın yetkili olduğu kararlaştırılmış olup, davacı bankanın takip talebinde ticari nitelikli krediler ve kredi kartı için %91 oranında temerrüt faizi talep ettiği görülmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02/05/2019 tarih, ...Esas ve ...Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 18/06/2019 tarih, ...Esas ve ...Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, temerrüt faizi oranının belirlenmesinde bankanın temerrüt tarihinde emsal nitelikteki kredilere fiilen uyguladığı en yüksek akdi faiz oranının tespit edilerek sözleşmedeki artırım oranının bu orana uygulanması gerekmektedir. Bilirkişi tarafından, davacı tarafça emsal nitelikteki krediye fiilen uygulanan akdi faiz oranları tensiple verilen ihtaratlı kesin süre içerisinde sunulmadığından, ihtaratta belirtildiği üzere takip ve dava konusu ticari krediye fiilen uygulanan akdi faize sözleşme hükmü tatbik edilerek bulunan %72,75 mahkememizce de yerinde görüldüğünden bu orana itibar edilmiştir. Ticari kredi kartı alacakları yönünden ise, uygulanabilecek azami akdi ve gecikme faizi oranlarının TCMB tarafından belirlendiği, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 26. maddesi ve ilgili TCMB tebliğleri uyarınca davacının takipte talep ettiği %91 azami oranları aştığından tebliğlere göre tespit edilen % 54,60 oranındaki temerrüt faizine itibar edilmiştir. Her ne kadar davalılar icra takibine itirazlarında icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş ise de, İİK'nın 50. maddesi yollamasıyla uygulanan HMK'nın 10. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir; TBK'nın 89/1-1. maddesi uyarınca para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödenir. Davacı bankanın merkezinin İstanbul'da bulunması ve taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesinin 14. maddesinde İstanbul mahkeme/icra dairelerini yetkili kılan bir yetki şartı bulunması karşısında İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi'nin yetkili olduğu anlaşıldığından, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Davalılar vekilinin zamanaşımı itirazlarının ise TBK 146 ve 149 maddeleri gereğince alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 10 yıllık süre dolmadığından reddine karar verilmiştir. Dava, İİK. nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmiş; reddedilen alacak yönünden ise davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından, davalının İİK'nın 67/2. maddesine dayalı kötü niyet tazminatı talebi reddedilmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ile ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalıların yaptığı itirazın kısmen iptali ile; 25.487.881,37 TL asıl alacak, 1.928.024,16 TL işlemiş akdi faiz, 1.385.207,02 TL işlemiş temerrüt faizi, 133.854,22 TL BSMV, 9.807,14 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 28.944.773,91 TL alacak üzerinden tahsilde tekerrür olmamak üzere devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı takip dosyasında davalıların yaptığı itirazın kısmen iptali ile; 25.487.881,37 TL asıl alacak, 1.928.024,16 TL işlemiş akdi faiz, 1.385.207,02 TL işlemiş temerrüt faizi, 133.854,22 TL BSMV, 9.807,14 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 28.944.773,91 TL alacak üzerinden tahsilde tekerrür olmamak üzere devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Ticari nitelikteki krediler için asıl alacak tutarı olan 25.151.776,81 TL'ye tamamen ödeninceye kadar takip tarihinden itibaren yıllık %72,75 oranında; Business Card için asıl alacak tutarı olan 336.104,56 TL'ye tamamen ödeninceye kadar takip tarihinden itibaren yıllık %54,60 oranında temerrüt faizi ve bunun %5’i oranında BSMV uygulanmasına, 3-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarının %20’i oranına tekabül eden 5.788.954,78 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalıların kötü niyet tazminat taleplerinin yasal şartları oluşmadığından reddine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 1.977.217,50 TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 16.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 942,90 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 16.942,90 TL yargılama gideri üzerinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan 16.463,97 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacının üzerinde bırakılmasına, 7-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.345.447,74 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlak Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesap olunan 132.296,57 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 10-Arabuluculuk ücreti olarak ödenen 4.700,00 TL'nin davadaki kabul ve ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 4.567,14 TL'nin davalılardan, 132,86 TL'nin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin (e duruşma) yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2026
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır