Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/117 E. 2026/1710 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/117
- Karar No
- 2026/1710
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/117
KARAR NO: 2026/1710
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (Kapatılan) İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 16/11/2022
NUMARASI: 2019/863 Esas - 2022/731 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı- rücu)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ... no.lu ...Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan kiralayan ...A.Ş.' ye ait olan ve kiracı ... tarafından kullanılan 2018 model, Yeşil renk, ... Motor, ... Şase numaralı ... marka biçerdöverin sigorta poliçesindeki şartlar ve limitler dâhilinde sigortalandığını, müvekkiline sigortalı bulunan ve davalı şirket tarafından üretimi/satımı ve servis hizmeti yapılan biçerdöverin 22.03.2018 tarihinde satın alındıktan sonra garanti süresi içerisinde 31.08.2018 tarihinde harici bir neden olmaksızın yanması sonucunda hasara uğradığını, dava konusu olayın meydana gelmesinden sonra itfaiye tarafından tutulan tutanakta yangının çıkışına ilişkin olarak "Tarlayı biçmekte olan biçerdöverin yanması sonucu yangının meydana geldiği” şeklinde görüş belirtildiğini, yine olayın akabinde düzenlenen Olay Yeri Tespit Tutanağında olayın meydana gelişinin "31.08.2018 günü saat 15.45 sıralarında ... isimli şahıs ... Jandarma Komutanlığına gelerek ... Köyü ... mevkinde ... plaka ve markalı biçerdöverin ön kısmının alevler içinde yandığı görüldü. Yapılan araştırmada biçerdöverin etrafında herhangi bir yanıcı maddeye rastlanmadı. Biçerdöver tarlanın yaklaşık 15 m içerisinde bulunmaktadır." şeklinde anlatıldığını, meydana gelen hasarın karşılanması için sigorta ettiren tarafından müvekkili şirkete yapılan hasar ihbarı üzerine ... no.lu hasar dosyası üzerinden düzenlenen Ekspertiz Raporu'nda; "İlgili hasarın ..., ..., ... köyünde 11.09.2018 tarihinde sigortalı iş makinesinin çalışamaz halde olduğunun görüldüğü, makinenin köy yolundan yaklaşık 500 metre içeride tarlanın ortasında yanık halde olduğu, biçerdöverin arpa hasat esnasında motoru çalıştırdıktan 20-30 dakika sürme işlemi sonrasında yanık kokusu gelmesi üzerine koltuğun yanında bulunan panonun açılması sonucu alevin artması ile fark edildiği, yanda bulunan yangın tüpü ile müdahale edilmiş ve sonrasında köylüler gelmesine rağmen itfaiye müdahalesine kadar yangının söndürülemediği, itfaiye yaklaşık 20 dakika sonra gelmiş ve yanan lastik çekildikten sonra söndürüldüğü, 2018 yılı Mart ayında alınan makinenin ilk bakımının yetkili servis tarafından yapıldığı, hasar bedelinin 108.000,00 euro olduğu, hasarın.... A.Ş.'ye rücu edilebileceği" şeklinde görüş ve kanaat belirtildiğini, yangının çıkış nedeninin tespitine ilişkin müvekkili şirketin başvurusu üzerine yangın uzmanı Turgut Cirgaoğlu tarafından düzenlenen 02.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda; Elektrik kablolarının kabin tavanı içerisinde kapalı alanda bulunduğundan dışarıdan görülebilecek veya müdahale edilebilecek bir konumda bulunmadığından gizli bir kusuru sayılabileceği, yangının biçerdöverin kapalı alanı içerisinde bulunan elektrik tesisatından kaynaklanmış olması nedeniyle hasar ve zararın garanti kapsamı içerisinde değerlendirildiğini, aksi durumda ise sigorta şirketince yangının doğrudan biçerdövere ait elektrik kablosundan kaynaklanmasından dolayı poliçe kapsamıyla sınırlı olan hasar miktarını ödeme tarihi itibariyle sigortalısının halefi durumuna geçmesiyle rücu hakkını kullanabileceği, biçerdöverin 2018 model .... marka olduğu ve ...A.Ş. tarafından ...'a leasing olarak 08.02.2018 tarihinde fatura edildiği, yangın sebebinin etektrik sisteminden kaynaklandığı, elektrik kablosu bağlantı uç kısmında bulunan soket fişlerinde aşırı ısınmaya bağlı erime meydana geldiği ve aşırı ısınma nedeniyle kablo izolasyonlarının tutuşmasıyla yangının büyüyüp geliştiği, biçerdöverin sigorta kapsamında bulunduğu, 2018 model ve garanti kapsamında olduğu" yönünde görüş ve kanaat belirttiğini, gerek ekspertiz raporu, gerekse bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere yangın sebebiyle biçerdöverde oluşan hasarın; biçerdöverin 22.03.2018 tarihinde alındıktan sonra garanti kapsamında iken meydana geldiğini ve garanti kapsamında olduğunu, yangın sebebinin doğrudan biçerdövere ait elektrik sistemi olduğunu, makinenin ilk bakımının yetkili servis tarafından yapıldığını ve bu sebeplerle davalı.... A.Ş.'nin meydana gelen zarardan imalatçısı olması sebebi ile, imal ettiği üründe ihmal ve kayıtsızlıktan kaynaklanan hatası nedeniyle sorumluluğu bulunduğunu, müvekkilinin davaya konu olay nedeniyle sigortalısına 25.03.2019 tarihinde 108.000,00 euro sigorta tazminatı ödediğini, ...nin TTK'nun mad. 1472 gereğince sigortalının haklarına halef olduğundan 108.000,00 euro alacak için zarar sorumlusuna karşı rücu hakkına sahip olduğunu, davalıya gönderilen rücu ihtarının sonuçsuz kalması ile dava konusu olay nedeniyle sigortalıya ödenen sigorta tazminatının poliçe gereği sorumlusu davalıdan tahsili amacıyla İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibine karşı davalının haksız itirazı ve arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kalması nedeniyle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında özetle; Davaya konu ilamsız icra takibine dayanak teşkil eden iddia gizli ayıp olduğundan davacı tarafından öncelikle dava şartı niteliğinde olan ayıp ihbarının garanti şartlarına ve yasal düzenlemelere uygun bir şekilde ve süresinde yapıldığının ispatlanması gerektiğini, Garanti Şartlarının 4. maddesine göre; alıcının üründe bir hata gördüğünde bu durumu en geç üç (3) gün içinde yazılı olarak ürünü satın aldığı yetkili satıcıya bildirmesi ve en geç yedi (7) gün içinde ürün üzerinde herhangi bir müdahalede bulunmadan garanti kapsamında bir mevcut olup olmadığını tespit ettirmek için ürünü yetkili servise götürmesi gerektiğini, geç bildirilen veya ürüne müdahale edilen hallerde hata iddialarının garanti kapsamında değerlendirilemeyeceğini, oysa ki tarafların üzerinde mutabık kaldıkları bu şart uyarınca, davacının ayıp ihbarını süresinde ve usulüne uygun olarak yerine getirdiğinin ispatına yarar herhangi bir doneye ne dava dilekçesinde ne de delil listesinde yer verilmediğini, davaya konu biçerdöver satışında tarafların her ikisinin de tacir olduğunu bu nedenle tacirler bakımından ayıplı malın ihbar sürelerini ve ihbarın şekil şartlarını düzenleyen TTK'nin 23/2 ile 18/3 maddelerinde uygulama alanı bulacağını, ilgili hükümler gereğince; malın teslimi sırasında açıkça belli olan ayıplar yönünden ayıbın iki (2) gün içinde satıcıya ihbar edilmesi gerektiğini, maddenin devamında, malda açık ayıp söz konusu olmasa bile, tacirin malı teslim aldıktan sonra sekiz (8) gün içinde malı incelemek veya incelettirmekle, malın ayıbı ortaya çıkarsa yine bu süre içinde bu durumu satıcıya ihbarla yükümlü olduğunun düzenlendiğini, TTK'nin 18/3. maddesinde ise ayıp ihbarının ispatında aranan şekil şartlarının belirlendiğini, buna göre tacirler arasındaki ticari satımlarda ayıp ihbarının maddede belirtilen şekil şartlarına uygun olarak ihbar edildiğinin ispatlanması gerektiğini, somut olayda biçerdöveri kullanan şoförün kullanım kurallarına uygun davranmadığını ya da olayın anlatıldığı gibi gerçekleşmediğini, biçerdöverlerde yangın olaylarının genellikle cınga atması sonucu meydana geldiğini ve bu durumda da alevin alttan geldiğini, dolayısıyla üst tablanın teçhizat nedeniyle yanmasının söz konusu olamayacağını, bu durumda da kokunun gelmesi anında her insanın yapacağı ilk müdahalenin biçerdöverin kabininde yer alan emniyet şalterinin kapatılması olacağını, alınabilecek başka bir önlemin ise, koku geldiğinde tüm biçerdöver kullananların bilebileceği ya da bilmesi gerektiği üzere akünün kutup başlığı söküldüğünde yine bu boyutta bir hasarın meydana gelmesinin engellenebileceğini, ayrıca davacının dayanak gösterdiği raporlardan biçerdöverin gerçekten tarlada çalışır haldeyken mi yoksa park halindeyken mi yandığı şüpheli olduğunu, biçerdöver tarlanın içinde park halinde ise zaten kontağın kapalı olması nedeniyle elektrik akımı da olmayacağından üretim hatası nedeniyle yangın çıkma ihtimalinin olmadığını, biçerdöverlerde bu ve benzeri olayları önlemek için gerekli güvenlik elemanlarının ziyadesiyle mevcut olduğunu, biçerdöveri kullanan şoförün kontağı açık mı kapalı mı bıraktığını bilmelerinin bu aşamada mümkün olmadığını, biçerdöverin bu şekilde yanmasına üretim ile ilgili herhangi bir hususun neden olmadığını, Biçerdöver Garanti ve Bakım Kitabı'nın garanti kapsamına girmeyen haller başlıklı kısmında kullanıcının biçerdöveri Tanıtma ve Kullanmı Kılavuzu'nda yer alan hususlara aykırı kullanmasından kaynaklanan arızalardan müvekkilinin sorumlu olmayacağının açıkça düzenlendiğini, ancak davacının işbu kurallara uygun hareket edip etmediğinin bir başka ifadeyle kullanım hatasının mevzu bahis olmadığının somut delillerle ispatlanmasını talep ettiklerini, bu raporlar ve delil tespiti işlemi kapsamı bilirkişi tarafından hazırlanmış olmadıkları gibi müvekkili şirketin katılımı olmaksızın ve delillerde incelenmeksizin hazırlandığını, ekspertiz raporunda da görüşüne başvurulduğu iddia edilen ...adlı servisin müvekkil şirketin yetkili servisi olmadığını, bunun da raporların ne kadar ciddiyetten uzak olduğuna ve gerekli incelemeler yapılmadan hazırlandığına delalet ettiğini, ayrıca, bu raporları hazırlayan kişilerin, davaya konu biçerdöver konusunda uzman olup olmadığının da belli olmadığını, bu raporlarda, davaya konu biçerdöver ile ilgili somut bir tespitte bulunulmadığını, genel bazı olasılıklara binaen görüş bildirildiğini, bir diğer ifade ile varsıyıma dayalı olarak hazırlandıklarının anlaşıldığını, bu bakımdan da bu raporların hukuken bir anlamı olmadığını, satıcının ayıptan doğan sorumluluğunun TBK'da düzenlendiğini, bu hükümlerin emredici nitelikte olmadığını, aksine düzenlemelerin sözleşme serbestisi kapsamında geçerli kabul edildiğini, dolayısıyla taraflar arasındaki münakit Garanti Şartlarının bu davada uygulama alanı bulacağını, Garanti Şartlarının 2. maddesinde, garanti yükümlülüğünün kapsamının sadece ücretsiz tamir yükümlülüğü şeklinde düzenlendiğini, davacının talebi haklı bulunsa dahi; biçerdöverde meydana gelen değer kaybının, davacının biçerdöveri kullanımı sebebiyle müvekkile ödemek zorunda olduğu kira bedeli ve davacının biçerdöverden elde ettiği diğer menfaatlerin tespit edilmesi ve tespit edilecek bu konudaki tutarların, takas/mahsup def'ileri sebebiyle davacının talep ettiği tazminat bedelinden mahsubu gerekeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dava dışı ...AŞ. tarafından yine dava dışı ...'a kiralanan ve sigorta poliçesindeki şartlar ve limitler dahilinde davacı şirkete sigortalanan biçerdöverin 31.08.2018 günü çalışması esnasında yandığı ve tam zayi hasarı meydana geldiği, davacı ... şirketi tarafından hasar bedelinin tamamının sigortalısına ödendiği, yapılan bu ödemenin davalı şirketten, malın ayıplı olması nedeniyle rücuen tazmininin talep edildiği, dosyada mevcut ve mahkememizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen 24.01.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu ve aynı heyetin sunduğu 07.10.202 tarihli ek rapor ile dosyada mevcut diğer rapor ve delillere göre biçerdöverin yanmasına neden olan hatanın gizli ayıp olduğu, bu gizli ayıp nedeniyle ortaya çıkan yangının kullanıcısı tarafından önlenmesinin veya yangın çıktıktan sonra sonuçlarını engellemenin mümkün olmadığı, bu nedenle davacının sigortalısının müterafik kusurundan bahsedilemeyeceği ve davalının üretici tedarikçi sıfatıyla meydana gelen tüm zarardan sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, davacının 25.03.2019 tarihli sigorta tazminatı ödemesiyle sigortalısının TTK'nun 1472. Maddesi gereği yasal halef olduğu, ödediği tazminat miktarı ile sınırlı olmak üzere 25.03.2019 tarihinden itibaren hasar zararından sorumluluğu olan davalıdan yapmış olduğu ödemeyi talep edebileceği, yapılan incelemede dava konusu yangın hasarının sovtaj bırakacak şekilde tam zayi zararına yol açtığı ve takip miktarı 108.000,00 Euro sigorta tazminatının somut olaya uygun olduğu, davacının bu miktar üzerinden takipte haklı olduğu, fakat zararın hesaplanmasının yargılamayı gerektirdiği ve alacağın likit olmadığı, bu nedenle davacı tarafın icra inkar tazminat talebi şartlarının bulunmadığı anlaşılmakla ..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacak miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiği ve alacak likit olmadığından icra inkâr tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının kaldırılmasını ve ispatlanamayan davanın tümden reddi gerektiğini, eksik inceleme sonucu verilen kararın yeterli ve denetime elverişli kabul edilebilen bir karar olmadığını, davaya konu ... marka biçerdövere ait şematik döküman ve bu dökümandaki teknik konuları teyit edici uzman tanık beyanının hiçbir şekilde incelemeye değer görülmediğini, mahkeme ve bilirkişi heyeti tarafından dikkate alınmadığını, biçerdöver konusunda uzman ürün müdürünün görsellerdeki teknik açıklamaları teyit edici anlatımlarının istinaf dilekçesinde alıntı yapıldığını ancak ilk derece mahkemesince değerlendirmeye alınmadığını, taleplerine karşın tarım iş makinesi konusunda özel uzmanlığı bulunan Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri ve Teknolojileri Mühendisleri Bölümüne mensup bilirkişilerin teknik bilgisine başvurulmaması ayrıca biçerdöverin elektrik aksamında üretim hatası olduğu için yandığı iddia edildiğinden bu konuda elektronik mühendisi bir kişinin heyete dahil edilmemesinin eksik incelemeye neden olduğunu, raporlara itirazlarının cevapsız bırakıldığını, atfedilen kusur ile zarar arasında illiyet bağının olmadığını, mahkeme tarafından hangi teknik ve hukuki gerekçelerle davacının dosyaya sunduğu 02.10.2018 tarihli uzman görüşünün dikkate alınarak hüküm tesis edildiğinin hiçbir şüpheye mahal bırakılmaksızın açıklanmadığını, huzurdaki davada biçerdöverin yanmasında gizli ayıp olduğunun kabul edildiği, biçerdöverdeki soket parçası ile ilişkilendirildiğini, taraflarınca biçerdöverdeki yedek parça olan soketin nasıl gevşediği ve yangın çıkmasına nasıl sebep olduğunun haklı olarak bilirkişilerden detaylı şekilde sorulduğunu ancak cevapsız bırakıldığını, tek bir sonuç olduğunu onunda yangının soketin gevşemesi nedeniyle çıkmamışta olabileceğini, biçerdövere ait kabın içinde sağ tarafta sigorta paneli bulunduğunu, soketlerin gevşemesinin mümkün olmadığını, birbirinin içine geçen bir mekanizma ile kilitlendiğini, aksi bir durumun meydana gelmesinin ancak soket kilidinin birisi tarafından yerinden çözülmüş ve o şekilde bırakılmış olması yada fabrikadan kilitlenmeden çıkmış olması hallerinden mümkün olabileceğini, bu durumda dahi biçerdöverin fabrika hattından çıkabilmesi veya yürüyebilmesinin imkansız olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için biçerdöverde meydana gelen yangının soketlerin gevşemesi nedeniyle meydana geldiğinin varsayımı halinde operatörün kokuyu fark ettiğinde biçerdöveri durdurursa akü bağlantılarını kesmiş olsa idi raporda bahsi geçen akımın atlama yaparak tesisatı ısıtmasını sonrasında da yangının çıkmasını engellemiş olacağını, ayrıca soketlerde voltajın düşük olduğu için atlama yapmasının imkan dahilinde bulunmadığını, operatörün duman geldiğinde yangın tüpüyle müdahale ettiği beyanı ilgili olduğunu, zira çalışan bir yangın tüpünün duman çıkan yeri söndürememesi ve alevlerin her yeri sararak biçerdöver gibi tarım iş makinesini pert hale getirmesini mantıklı olmadığını, teknik sorunların bilirkişiler tarafından cevapsız bırakıldığını, olay yeri tespit tutanağında biçerdöverin tarlanın yaklaşık 15 metre içerisinde bulunduğunu, ekspertiz raporunda hasarın meydana geldiği yerinde riziko adresinden farklı olduğunu, makinenin köy yolundan yaklaşık 500 metre içerisinde tarlanın ortasında yanık olarak görüldüğünü, tespitlerin birbiriyle çelişkili olmasının yangın olayından hemen sonra biçerdöverin yerinin değiştirilmiş olabileceğine neden olduğunu, uzman görüşünde kullanıcı hatası veya kullanıcılar tarafından yapılan müdahaleler neticesinde yangının meydana gelme ihtimalinin oldukça yüksek olduğu kanaatinin bildirildiği, poliçe şartları aykırı bir kullanımın söz konusu olabileceğini, söz konusu garanti şart ve kurallarına uygun bir kullanımın olmayabileceğinin tespit edildiğini, davacının iş bu yükümlülüklerini layıkıyla yerine getirmediğini ayrıca davacı ... şirketinin yanan biçerdöverlerle ilgili olarak sigorta ettiren kişilerin sigortalı finansal kiralama şirketlerine olan borçlarını ödeme düzenlerini araştırıp araştırmadığı, yangın nedeniyle hasar gören tüm biçerdöverlerin pert olup olmadığı ya da yangın söndürme cihazlarının bulunup bulunmadığı hususlarında bir çalışmasının olup olmadığının sorgulanmadığını, sigortaya konu biçerdöverin kiralanmaya konu olup olmadığı hususunun araştırma yapılmasının şüphesiz olduğunu, ek raporda ilave olarak kusur oranlarının belirlenmesi gerektiği kanaatine varıldığını, mahkeme gerekçesinde kusur tespitine yönelik kısım yokmuşcasına hiç bahsedilmediğini, ayrıca ek raporda tanık beyanları ile kanaat oluşturmaktan başka çözüm yolu olmadığı beyan edildiğini, tabi ki tanık anlatımları ile kastedilenin yangın esnasında biçerdöveri kullanan operatörden başkası olmadığını, bu şahsın ise tanık olarak bahsedilmesinin dahi abes ve iştigal olduğunu, ekspertiz raporu ile belirlenen sigorta tazminatının bilirkişi raporu tarafından ve mahkeme tarafından teyit edilmekle yetinildiğini ve hesaplama yapmayan heyet raporu dikkate alınarak hüküm oluşturulduğunu, ek raporda garanti süresi içerisinde dava açıldığından bahisle zamanaşımı itirazının değerlendirmeye alınamayacağının ifade edildiği, davacının basiretli bir tacir gibi davranmaması ve ağır kusuru nedeniyle 31.08.2018 tarihinde meydana gelen biçerdöver yangını üzerinden bir yıl geçmesinin akabinde 17.06.2019 tarihinde ödeme emri ile haberdar olduğunu, ihbarın yasal süresinde usulüne uygun yapılmış olması halinde müvekkilinin yangın olayına gecikmesizin müdahalesinin mümkün olabileceğini, delillerin toplanabileceğini iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini ayrıca kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, ... Sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin, davalı satıcıdan rücun tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabluüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Taraflar arasında, dava konusu biçerdöverin davalı şirket tarafından dava dışı sigortalı şirkete 28.02.2018 tarihli fatura ile satıldığı, biçerdöverin yanarak hasarlandığı, davacı ... şirketi tarafından dava dışı sigortalı şirkete hasar bedelinin ödenmesi sonrasında dava konusu icra takibinin başlatmış olduğu hususlarında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.
Uyuşmazlık, davanın zamanaşımı süresinde açılıp açılmadığı, biçerdöverde ayıp olup olmadığı, meydana gelen hasarın kullanıcı hatasından mı yoksa imalat hatasından mı kaynaklanıp kaynaklanmadığı, bilirkişi raporu ile mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Dosya kapsamından, sigortalı biçerdöverin dava dışı ... ..AŞ şirketi tarafından davalı şirketten 28.02.2018 tarihli e-fatura ile KDV bedeli dahil olmak üzere 606.172,47 TL karşılığında satın alındığı, biçerdöverin teslim belgesinde kullanım ömrünün 10 yıl, garanti süresinin 2 yıl olarak belirtildiği, satım konusu biçerdöverin dava dışı sigortalı şirket tarafından kiralama sözleşmesi ile dava dışı ...adına kiralandığı, biçerdöverin ...a teslim edildiği, biçerdövere ilişkin olarak davacı ... şirketi ile dava dışı sigortalı ...AŞ şirketi arasında sigorta poliçesinin düzenlendiği, sigorta ettirenin dava dışı kiralayan ...olduğu, sigorta başlangıç tarihinin 02.03.2018, bitiş tarihinin 02.03.2023 olduğu, faaliyet bölgesinin TC sınırları dahili şeklinde belirtildiği, sigorta teminatlarının makine kırılması teminatının 129.951,00 TL şeklinde belirlendiği, 31.08.2018 tarihinde ...tarafından ... Köyü ... mevkinde biçerdöverin yandığını bildirmesi üzerine olay yerine jandarmanın intikal ettiği, yapılan araştırmada, biçerdöver etrafında yanıcı bir unsura rastlanmadığı, biçerdöverin tarlanın 15 metre içerisinde bulunduğu, tarlanın bir kısmının biçilmiş olduğu ve bir kısmınında yandığına dair olay yeri tespit tutanağı düzenlendiği, 03.08.2018 tarihli itfaiye tutanağında; yapılan araştırma ve inceleme sonucunda; yangının çıkış nedeninin tespit edilemediğine yer verildiği, 13.11.2018 tarihli ekspertiz raporunda; ilgili hasarlı makinenin Erzumun ... ilçesi ... Köyünde 11.09.2018 tarihinde çalışamaz halde olduğunun görüldüğü, köy yolundan yaklaşık 500,00 metre içeride tarlanın ortasında yanık olarak görüldüğü, biçerdöverin hasat işlemi esnasında motoru çalıştırdıktan 20-30 dakika sürme işlemi sonrasında yanık kokusu gelmesi üzerine koltuğun yanında bulunan panonun açılması sonucu alevin artması ile fark edildiği, yanında bulunan yangın tüpüyle müdahale yapıldığı daha sonra köylülerin geldiği fakat yangının söndürülemediği, yangının lastik çekildikten sonra söndürülebildiği, 2018 yılı 3.ayda alınan makinenin ilk bakımının yetkili servis tarafından yapıldığı, makinenin operatör kabinin sigorta panosu tesisatı, tank helezonları ve boruları, üç adet lastiğin yanık olarak tespit edildiği, biçerdöver piyasasında faal olarak on markanın bulunduğu, dava konusu biçerdöverin 2018 yeni fiyatının 109.000,00 EURO bedel olduğu, yapılan tetkik inceleme esnasında yedek parça satış şefi tarafından düzenlenen rapora göre kabin kasasının üst metal profili üzerinden geçen tomar halindeki elektrik kablolarından ayrılarak aynı profilin orta kısmında bulunan dikdörtgen şeklinde boşluğa irtibatlandığı tahmin edilen çoklu ince üç adet kablonun iki tanesinin uç kısımlarında bulunan soket fişlerinin aşırı elektrik akımına bağlı olarak erime yaptığı, uçların tamamen deforme olduğunun görüldüğü ancak bu aydınlatmanın lamba yuvası mı klima üfleme yuvası mı yoksa başka bir şey olduğunun bilinemediği, servis tarafından da kabinin alt ve üstten kapalı olması nedeniyle o kısımda ne olduğunu bilemedikleri ifade edildiğinden uçları deformasyona uğrayan kabloya nereye ait olduğunun belirlenemediği, muhtemelen gevşek temas nedeniyle elektrik akımının geçişinde atlama şeklinde gerçekleştiğinden oluşacak dirence bağlı olarak aşırı ısınma meydana gelebileceğinden kablo izolasyonlarının bu ısınma sonucunda kolayca tutuşarak yanma olayının başladığı, kabin üst tavan kaplaması arasında kalan bu kabloların ilk etapta görülme imkanı olmadığından yangın ilerleyene kadar fark edilemeyeceğinden yangına müdahale imkanının gecikebileceği veya imkansızlaşabileceği, hasarlı iş makinesinin ikinci el değerinin 113.000,00 EURO, sovtaj bedelinin 5.000,00 EURO, tespit edilen tazminat tutarının 108.000,00 EURO olduğunun belirtildiği, sigorta şirketi tarafından yangın uzmanından 02.10.2018 tarihli tespit sonucunda bilirkişi raporu alındığı, bilirkişi raporunda sonuç olarak biçerdöverin 2018 model olduğu, ...Şirketi tarafından ...'a leasıng olarak 08.02.2018'de fatura edildiği, biçerdöverin tahıl biçilmesi için köye olay mahalline getirilmiş olduğu, tarlada alevli yanmaya maruz kaldığı, yangın sebebinin elektrik sisteminden kaynaklandığı, elektrik kablosu bağlantı uç kısmında bulunan soket fişlerinde aşırı ısınmaya bağlı erime meydana geldiği, aşırı ısınma nedeniyle kablo izolasyonlarının tutuşmasıyla yangının büyüyüp geliştiği, biçerdöverin Leasıng kullanımında olduğu, sigorta kapsamında bulunduğu, 2018 model ve garanti kapsamında değerlendirilebileceğinin belirtildiği, hazırlık aşamasında tanık ifadelerine başvurulduğu, mağdur ... 31.08.2018 tarihli ifadesinde; yaklaşık 15 gün önce kendisinin ... Mahallesine biçerdöver sahibinin geldiğini, tarlasını biçmelerini kendilerinden istediğini, 31.08.2018 günü Susuzlar mevkinde bulunan tarlasını biçmek için tarlaya geldiklerini, ilk sıra geldikten sonra biçerdöverin yanması olayında tarlasında oluşan maddi zarardan dolayı kimseden şikayetçi olmadığını beyan ettiği, ... ise aynı tarihli ifadesinde; ... köyünde kullanmakta olduğu biçerdöveri biçtiği sırada bulunduğu kabinin içerisinde yanık kokusu gelmeye başladığını, kendisinin durduğunu, koltuğun sağ tarafında bulunan panoyu açtığını, panonun içinden siyah duman çıktığını, yangın tüpüyle müdahale ettiğini, panonun alt kısmının yandığını, bir anda yangının çoğaldığını, itfaiyeye haber verdiğini beyan ettiğini, iş makinesine ait iş makinesi tescil belgesinin kiracısı olarak ... adına 22.03.2018 tarihinde tescil edildiği, davacı ... şirketi tarafından dava dışı sigortalı şirkete 25.03.2019 tarihinde 108.000,00 EURO tazminatı ödediği, davalı satıcı şirkete karşı alacağın tahsili amacı ile 108.000,00 EURO asıl alacak ile 1.051,89 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 109.151,89 EURO'nun tahsili amacıyla 12.06.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalı şirketin takibe itirazı üzerine iş bu itirazın iptali davasını İİK'nın 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların delillerini ibraz etmesi ve ilgili delillerin dosya içerisine celbi sonrasında tanık dinlenilerek bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 24.01.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır. Bilirkişi raporunda, dosya içeriğinde yapılan incelemeler sonucunda, 31.08.2018 günü meydana gelen yangından sonra, Yangın Uzmanı tarafından hazırlanmış olan 02.10.2018 tarihli inceleme teknik raporunda tespit edildiği şekliyle “operatör kabinin sağ arka köşesinde bulunan sigorta panosundan yangının başlamamış olduğu; çoklu ince telli kablonun uç kısımlarında bulunan soket fişlerinin erimeye maruz kalma nedeninin muhtemelen gevşek temas nedeniyle elektrik akımının geçişinde atlama şeklinde gerçekleştiğinden, oluşacak dirence bağlı olarak aşırı ısınma meydana geleceğinden kablo izolasyonlarının: bu ısınma sonucu kolayca tutuşarak yanma olayının başladığı, kabin üst tavan kaplaması arasında kalan bu kabloların ilk etapta görülebilme imkanı olmadığından yangın ilerleyene kadar (koku haricinde) fark edilemeyeceğinden yangına müdahale edebilme imkanının gecikebileceği ve imkansızlaşabileceği bu nedenle de biçerdöverin gizli bir kusuru sayılabileceği” kanısına varıldığı, davacının 25.03.2019 tarihli sigorta tazminatı ödemesi ile sigortalısına TTK m.1472 gereği yasal halef olduğu, ödediği tazminat miktarı ile sınırlı olmak üzere 25.03.2019 tarihinden itibaren, hasar zararından sorumluluğu olanlara rücuen tazminat taleplerini yürütülebileceği, dava konusu yangın hasarının sovtaj bırakacak şekilde tam zayi zararına yol açtığı, 108.000,00 EURO sigorta tazminatının somut olaya uygun olduğu, hesaplanan sarardan sorumluluğun davalı üzerinde/olacağı, zira yangınla hasarlananbiçerdöver emtiasında gizli ayıp olduğunun değerlendirildiği, gizli ayıpla ortaya çıkan yangının kılllanıcısının önlemesinin veya yangın çıktıktan sonra sonuçlarını engellemesinin mümkün olmayacağı bir yangın olarak değerlendirmek gerektiği, bu nedenle davalının üretici-tedarikçi sıfatı ile meydana gelen zarardan sorumlu olduğunun değerlendirildiği, davacının ödeme tarihi itibarı ile EURO cinsinden alacağına EURO cinsinden kamu bankalarında uygulanan en yüksek mevduat faizinin işletilmesini talep edebileceği, bu nedenle işlemiş faiz talebinin de yerinde olduğu, her ne kadar dava, itirazın iptali davası şeklinde görülmekte ise de; alacak mesnedinin sigorta tazminatı alacağı olduğu, kusur-zarar-illliyet bağı ve sorumlu olunan tazminat hususlarında yargılamayı gerektirdiği hususları gözetilerek inkar tazminatı ve sair taleplerin mahkemenin değerlendirmesini gerektirdiği belirtilmiştir.
Bilirkişi raporunda ekspertiz raporu, tespit bilirkişi raporları ile dosyaya ibraz edilen 24.01.2021 tarihli uzman görüşü değerlendirilmiştir.
Davalı vekili bilirkişi raporuna itirazında; raporun eksik ve hatalı inceleme mahsulü olduğunu, incelemenin makine mühendisi tarafından yapılmasının hatalı incelemeye neden olduğunu, makinenin tarım iş makinesi olduğunu, ayrı uzmanlık konusunu oluşturduğunu, tarım makineleri ve teknolojileri bölümü ile yeni bir bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu alınması gerektiğini, bilirkişilerin ekspertiz raporu ile belirlenen tazminat miktarını aynen teyit ettiklerini, hesaplama yapmadıklarını, 24.01.2021 tarihli uzman tarafından hazırlanan raporda; davaya konu biçerdöverdeki yangının çalışma şartlarına veya hatalı kullanıma bağlı ve/veya biçerdövere kullanıcı tarafından yapılan müdahaleler ,örneğin çekilen, ek çekilen elektrik tesisatları gibi sebeple oluşma ihtimalinin yüksek olduğunun belirtildiğini, teknik açıdan raporun kabulünün mümkün olmadığını, kullanıcı hatasının değerlendirilmediğini, kusur oranlarının belirlenmediğini belirterek yeniden rapor alınmasını talep etmiştir.
06.10.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda; davalı yan vekilinin aşağıda belirtilen kusur durumuna ilişkin alternatif görüş ve kanaat dışında; kök rapora itirazlarının yerinde olmadığı; davalı yan vekilinin kusur oranlarına ilişkin itirazı bakımından ise kök rapor kanaatlerine göre üretim kaynaklı kusur tespit ve kanaatimizi korumakla birlikte; makine operatörünün özellikle yanık kokusu aldıktan sonraki tedbirlerde yeterli başarıyı gösterememesi, olayın oluş şekli ve başka ihtimallerin de yangına sebep olma olasılığı dikkate alınarak, davacının sigortalısına tali yönden kusur verilmesi ve oranının belirlenmesinin mahkemenin takdirinde olduğu, böyle bir kusur belirlemesi olmasa bile sayın mahkemece TBK m.52 gereği tazminatta indirim yapabileceği belirtilmiştir.
Davalı vekili ek rapora karşı itirazda bulunmuştur. Mahkemece, bilirkişi rapor ve ek rapora göre davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir.
TTK'nın 1472. maddesinde; halefiyet düzenlenmiştir. İlk fıkrada; sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zararlardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkında tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceğine yer verilmiştir.
Somut olayda, dava dışı sigortalı, davalı üretici/ satıcı şirketten satın alarak kiralamış olduğu biçerdöverin yanarak hasar görmesinden dolayı uğramış olduğu zararı davacı ... şirketinden tahsil etmiştir. Bu durumda davacı ... şirketi ile davalı şirket arasındaki uyuşmazlıkta TTK ve TBK'daki hükümlerin değerlendirilmesi gerekecektir.
Uyuşmazlığın TTK'nın 23. maddesi ile TBK'nın satım sözleşmesini düzenleyen hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir.
TBK'nın 219. maddesine göre, "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." Buna göre maldaki ayıp, satıcının beyan ve vaat ettiği vasıflarda veya niteliği gereği malda bulunması gereken lüzumlu vasıflarda eksiklik olmak üzere iki türde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan ikinci tür olan yani lüzumlu vasıflarda eksiklik şeklinde ortaya çıkan ayıptan bunun varlığını bilmese dahi satıcı sorumludur. Ayıp, maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklik şeklinde ortaya çıkabilir.
Halefiyete dayanan rücu davası esas itibarıyla sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer.
Somut olayda olduğu üzere, davanın itirazın iptali davası olması ispat yönünden farklılık yaratmayacaktır. Sigorta konusu biçerdöverdir. Satış tarihi 28.02.2018 dir. Yangın 31.08.2018 dir. Yangının biçerdöverin tarlada çalışır vaziyette iken çıktığı ve aracın kullanılamaz hale geldiği anlaşılmaktadır. Olay sonrası düzenlenen, yangın raporu ve olay yeri tespit tutanağı olayı aydınlatmaya yeterli değildir. Davalı ekspertiz ve tespit raporlarına itiraz etmiştir. Ayıca bilirkişi rapor ve ek raporuna da itiraz etmiştir. Bilirkişilerin nitelikleri gereğince teknik inceleme sonucunda olaya uygun rapor düzenleyemeceği iddia ile rapora itiraz edilmiştir. Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi heyeti, makine mühendisi, mali müşavir ve hukukçudan oluşmaktadır. Yangının aracın elektrik sistemi ile ilişkilendirilmiş olmakla birlikte elektrik mühendisi ve yangın uzmanı, bilirkişi heyetinde yer almamaktar. Bilirkişi raporunda dosyadaki tüm bilgi ve belgeler özetlenmiş olmakla birlikte, yangın uzmanının yer almadığı heyetten alınan rapor, hüküm vermeye elverişli kabul edilmemiştir. Rapordaki görüş, yangın raporu düzenleyen yangın uzmanı raporuna atıftan ibaret kalmaktadır. Uyuşmazlık konusu biçerdöverin özellikleri, servis raporları, kullanım şekli ve klavuzu ile operatörün kullanım şekli ile yangın sonucu tutum ve davranışları değerledirlmemiştir. Söz konusu raporun esas alınması ve davalı itirazlarının değerlendirilmemiş olması isabetli görülmemiştir. Mahkemece, davalının kusuru ve sorumluluğunun olup olmadığının, ayıbın olup olmadığı ile kullancı hatası bulunup bulunmadığının tespiti amacı ile iş makinesi /biçerdöver konusunda da uzman olan makine bilirkişisi, elektrik bilirkişisi ve yangın uzmanı bilirkişiden oluşacak yeni bir heyetten rapor alınarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu verilen karar isabetli görülmemiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,
2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,
4-Kaldırılan ilk derece mahkemesi kararının icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,
5-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;
HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 08.10.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a hükmü uyarınca karar kesindir.