Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/102 E. 2026/1744 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/102
- Karar No
- 2026/1744
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/102 Esas
KARAR NO: 2026/1744 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (Kapatılan) Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI: 2021/1126 Esas- 2022/1012 Karar
TARİH: 18/10/2022
DAVA: Alacak (Satış Bedelinin İadesi)
KARAR TARİHİ: 08/10/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 17.08.2021 tarihinde davalı şirketten ... ...marka modelli televizyon satın aldığı; satış sırasında, satış görevlilerinin cihaza dair bir çok özelliğinden bahsettiği; ... özelliğinin olmasını isteyen müvekkilinin işbu cihazı satın aldığı; teslimatın ise birkaç gün sonra müvekkil şirketin gösterdiği adrese yapıldığı; ancak cihazın ... değil ... özellikli geldiğini anlayan müvekkil şirket yetkililerinin, işbu gönderilen cihazın özelliklerinin istenildiği gibi olmaması, vaad edilen programların cihazda yer almaması problemleri ile karşılaştığı; müvekkil şirket yetkilisi Hüseyin Kaplan'ın defaatle davalı şirket yetkilileriyle görüştüğü ancak davalının ürünü iade almadığı; müvekkilinin cayma hakkını ileri sürdüğü ancak; bu hakkın gereğinin davalı şirket tarafından yerine getirmediği; açıklanan nedenlerle açılan davanın kabulüne, davalı şirkete ödenen KDV dahil 15.799,00 TL'nin cayma hakkı kapsamında davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama harç ve masrafları ile mahkeme ücreti vekâletinin davalıya yükletilmesine karar verilmedi talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar davacı tarafından dava dilekçesinde dayanak kanun olarak Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu gösterilmiş ise de davacının tacir olması nedeni ile somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken mevzuatın Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu olması nedeni ile huzurdaki davada Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un uygulanması ve karşı yanın tüketici mevzuatından faydalanmasının mümkün olmadığı; davacı tarafından da ikrar olunduğu üzere ve dosyada mevcut faturadan da görülebileceği üzere, davacının dava konusu ürünü müvekkili şirket mağazasından görerek ve beğenerek aldığı; ancak dava konusu ürünün mesafeli satışa konu olmadığı; karşı yanın ürünü müvekkil şirket mağazasından görerek ve beğenerek satın aldığı; kalldı ki cayma hakkının, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 18.maddesinde düzenlendiği; dolayısıyla huzurdaki davanın hukuki dayanaktan yoksun ve hukuka aykırı olarak ikame edildiği açık olduğundan açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 18/10/2022 tarih ve 2021/1126 Esas- 2022/1012 Karar sayılı kararında;
Davanın cayma hakkı kapsamında ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin olduğu, tanık beyanının alındığı, taraflar arasında davalıya ait mağazadan televizyon satın alındığı; satın alınan televizyonun davacı şirkete teslim edilerek kurulumun yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, Türk Ticaret Kanunu, tacire, bütün ticarî faaliyetlerinde, basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü getirdiği, basiret, tacirin ticarî işletmesiyle ilgili olarak, fiilî ve hukukî işlemlerde göstermesi gereken dikkat, tedbir ve objektif özen yükümlülüğü denildiği, bu yükümlülük, sübjektif değil, objektif bir özen ölçüsünün gerçekleştirilmesi demek olduğu, bu cümleden olarak ticarî işletmesiyle ilgili sözleşmeleri yaparken ve bu sözleşmelerden doğan borçlarını yerine getirirken basiretli bir iş adamı gibi davranmak zorunda olduğu, davacı tacir olup basiretli davranma yükümlülüğü bulunduğu, dosyaya sunulan e-faturanın incelenmesinde satın alınan televizyona ilişkin bilgilerin yer aldığı kısımda "..." ibaresinin yer alması; teslim belgesinde ürünün kontrol edilerek teslim alındığının belirtilmiş olması ve televizyonun davalıya ait mağazadan beğenilerek alınması karşısında basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğü bulunan davacının bu yükümlülüğe aykırı davrandığının kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin 17.08.2021 tarihinde davalı şirketten ... ...marka modelli televizyon satın aldığını, satış sırasında, satış görevlileri cihaza dair bir çok özellikten bahsettiğini, ... özelliğinin olmasını isteyen müvekkil işbu cihazı satın aldığını, teslimat ise; birkaç gün sonra müvekkil şirketin gösterdiği adrese yapıldığını, ürün teslimi yapıldığını ve kurulum işleminin tamamlandığını, devamen; Cihazın ... değil ... özellikli geldiğini anlayan müvekkil şirket yetkilileri, işbu gönderilen cihazın özelliklerinin istenildiği gibi olmaması, vaad edilen programlanmaların cihazda yer almaması problemleri ile karşılaştığını, müvekkil şirket bu cihazı kullanmak da istemediğini, bu hususta davalı şirket ile de şifahi görüşmeler de yapıldığını, sonuç alınamaması üzerine tüketicinin korunması hakkındaki kanun hükümlerine riayet edilerek cayma hakkının kullanıldığını, yerel mahkemenin yargılama aşamasında defaatle belirtildiğini ve hatta tanık da dinlenildiğini, tüketicinin korunması hakkındaki kanunda yer alan hiçbir gerekçe belirtmeksizin 14 gün içinde cayma hakkının tüketici tarafından kullanılabileceği ön görülmüş iken; sırf tarafların şirket olması ve ticari dava niteliği taşıması; bu hakkın var olmadığı, şirketlerin kullanamayacağı şeklinde yorumlandığını, bu yorum ise; hukuka ve mevzuata tamamen aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; tarafların satış ve teslimi konusunda anlaştığı üründen başka özellikte bir ürünün teslim edildiği iddiasıyla yani aliud ifa sebebiyle ödenen bedelin istirdadı talebine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili tarafından davacının davalıdan ... özellikli televizyon satın almasına ve bu hususta anlaşılmasına rağmen davalı tarafından ... özellikli televizyonun teslim edildiği iddiasıyla ödenen bedelin istidadı talep edilmiş ise de, davalı tarafından davacıya düzenlenen faturada televizyonun açıkça ... özellikli olduğunun belirtildiği ve basiretli bir tacir olmakla yükümlü olan davacı tarafından faturanın itiraz edilmeksizin kabul edildiği, yine bu özellikteki televizyonun davacı adresine kurulumunun yapıldığı sırada televizyonun kontrol edilmek suretiyle istenilen özellikte olmadığına ve satın alınan televizyon olmadığına dair bir itiraz ileri sürülmediği ve kurulumunun yapılmasına da itiraz edilmediği ve davacı tarafından faturada belirtilen televizyondan farklı bir televizyon alındığına dair iddiasının yazılı delil ile ispat edilemediği anlaşılmakla Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacının tüketici olmaması sebebiyle Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinin somut olayda uygulama yerinin bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/10/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.19/10/2026