Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1233 E. 2026/2109 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1233
Karar No
2026/2109
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1233 KARAR NO : 2026/2109

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/04/2026 NUMARASI : 2026/418 Esas 2026/387 Karar DAVA : MALVARLIĞININ TERKİ SURETİYLE KONKORDATO KARAR TARİHİ : 01/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 01/10/2026

Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/418 Esas ve 2026/387 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin 23.06.2022 tarihinde.... olarak başladığı turizm sektöründe uzun yıllar faaliyet göstermiş köklü bir firma olduğunu, .... bünyesinde Didim ilçesinde turizm yatırımı tamamlayarak hizmet verdiğini, bir takım hukuki ihtilaflar nedeni ile nakit akış dengesini kaybettiğini ve bir kısım kötüniyetli alacaklıların haciz tehdidi altında tüm varlığını yitirme aşamasına geldiğini, bu süreçte 2024 yılında mahkememize başvurarak adi konkordato talebinde bulunduğunu ve lehine önce geçici mühlet, bilahare kesin mühlet ve yapılacak yargılama sonucunda konkordato tasdik kararı verilmesini talep ettiğini, mahkememizin 2024/851 Esas sayılı dosyası ile her ne kadar 16.12.2024 tarihinde geçici mühlet kararı verilmişse de özellikle ...'de kain otelin fiili tesliminin müvekkiline yapılmaması nedeni ile işletme faaliyetine başlanılamadığını, konkordato mevzuatı çerçevesinde bu konuda mahkemenin himayesi talep edilmişse de bu talep reddedildiğini, otel işletmesi faaliyete geçemediğini ve bunun doğal sonucu olarak 14.05.2025 tarihli kesin mühlet talebinin reddine karar verildiğini, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2025/1108 Esas, 03.03.2026 tarihli kararı ile yerel mahkeme kararı onanarak kesinleştiğini, müvekkili firma 14.05.2025 tarihinden bu yana başkaca bir hukuki koruma tedbirinden yararlanmadığı icra hukuk yollarını tüketmek sureti ile otel işletmesi faaliyetlerine devam etmek istemiş ise de bu husus mümkün olmadığını, mal varlığı değerleri hayli yüksek olan müvekkili bu defa “malvarlığının terkini sureti ile konkordato” başvurusunda bulunarak bütün borçlarını tasfiye etmek istediğini, böylece müvekkili şirket tüm borçlarından kurtulacağını ve yatırımlarına devam ederek hizmet sektöründe yeniden faaliyetlerde bulunabileceğini, konkordato elinde olmayan sebeplerle mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip ticari faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluların alacaklıları arasında eşitliğin sağlanması amacıyla kabul edilmiş bir icra ve iflas hukuku kurumu olduğunu, çok yakın zamana kadar şirketlerine kredi, kredi kartı, banka kartı vermeye çalışan, bakiyeli cari hesap (BCH), kredi mevduat hesabı (KMH), ihtiyaç, işletme veya yatırım kredisi vermeye çalışan bankacılık sektörü, taraflarınca anlaşılamayan ve analiz edilemeyen kısıtlamalara gittiğini, firmada baş gösteren finansal kırılganlık nedeni ile borç finansmanında artış, uzun vadeden kısa vadeli borca kayış, faaliyet gösteren sektör piyasalarında, rakipler tarafından icra edilen spekülatif hareketler, şirketin kısa vadeli borçlarını artık çeviremez hale getirdiğini, ülkemizde yaşanmakta olan ekonomik kriz şirketin finansal ve mali açıdan çok zor bir durumda bırakarak kısa vadeli ve uzun vadeli borçlarını ödeyemez duruma getirdiğini ve İcra iflas Kanunu'nun 285. ve 309. Maddeleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri doğrultusunda malvarlığının terki suretiyle konkordato başvurusu yapmak zorunda bıraktığını, konkordato akdeden borçlu esasen, borçlarının tümünü vadelerinde ödeyebilmek ve bütün alacaklılarını işletme gelirleri ile tatmin edebilmek gücünden yoksun olduğunu, borçlu ağır bir ekonomik kriz içine girdiğini, diğer taraftan da ön projede belirtildiği üzere mal varlığı değeri mevcut borçlarının üzerinde olduğunu, diğer taraftan malvarlığının icra veya iflas yolu ile satışı halinde alacaklıların küçük bir kısmı alacağının yarısına kavuşabilecek adi alacaklılar ise hiçbir şekilde alacağına kavuşamayacak durumda olduğunu, alacaklıların lehine olacak şekilde mal varlığı terki sureti ile mahkemece atanacak komiser denetiminde mal varlığı alacaklılara terk edilerek mal varlığının alacaklılar tarafından daha fizibil koşullarda değerlendirmesi sağlanacak ve bu yolla tüm alacaklıların tatmin olacağı şekilde borç tasfiyesi sağlanacağını, ... Şirketi geçici mühlet ve kesin mühlet süreçleri sonunda konkordato projesinin tasdikinden itibaren derhal varlıklarının tamamını, alacaklılar kurulunun seçeceği ve mahkememizin atayacağı konkordato tasfiye memurları marifetiyle ihaleye çıkarma, pazarlık usulü satma ya da üçüncü kişiye devri yöntemiyle tasfiye ederek borçlarının konkordato tekliflerine göre adi alacaklılara ana paralarının tamamı %40 faizi ile, kefaleten rehinli borçların ise işleyecek tüm faizleri ile birlikte herhangi bir tenzilat yapılmaksızın ödenmesini öngördüğünü, malların tasfiye usulü ve eğer mallar üçüncü ki şekli ve teminatlandırılması ile devredilecekse, bu devrin.... .. Şirketi'nin mal varlığının tamamını konkordato tasfiye memurları tarafından ihaleye çıkarma, pazarlık usulü satma ya da üçüncü kişiye devri suretiyle tasfiye edileceğini, malların üçüncü kişiye devri ve teminatlandırılmasını mal varlığının satışı için yapılacak ihalelere katılabilmek için %3 kesin teminat istendiğini, ihaleyi kazanan 7 gün içinde %3 daha teminat vereceğini, üçüncü kişi rehin alacaklısıysa rehinli mal, sözleşme ile vefa hakkı kapsamında ya da kesin olarak devredilebileceğini, rehin alacaklısına devir işleminde teminat aranmayacağını, üçüncü kişi alacaklı değilse mal varlığını, sözleşmesi düzenlenmesi ve %100 kesin teminat alınarak devredilebileceğini, mühlet süresince şirket aktiflerinin mahkememizce yapılacak değerleme üzerinden satışına izin verilmesi halinde rayiç değerden satılarak borçların kapatılması da mümkün olabileceğini, borçlunun alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağı nereden sağlayacağı şirket aktifinde kayıtlı aşağıdaki tabloda görünen taşınmazlarını konkordato komiseri ve tasfiye memurları tarafından ihaleye çıkarma, pazarlık usulü satma ya da üçüncü kişiye devri suretiyle tasfiyesinden 2.100.000.000 TL kaynak yaratmayı öngördüğünü, şirketin mühlet ve tasfiye sürecinde 2.177.467.222,79TL kaynak yaratma kabiliyeti bulunduğunu, bu kaynağın 1.266.977.060,20 TL'si ana para borç ödemesinde, 328.425,147,97 TL faiz ödemesinde kalan kısmı süreç giderlerinde ve şirket ortaklarına kalacağını, şirketin iki adet taşınmazının rayiç satış değeri toplamı 2.100.000.000,00-TL mevcut olduğunu, borç tutarını fazlası ile karşıladığını, ancak bu taşınmazların icra veya iflas tasfiyesi usulleri ile satışı halinde zamanlaması itibari ile gerçek yatırımcısına ve hak ettiği fiyat üzerinden satılamayacağı aşikar olduğunu, yarı fiyatına satılacağı konusunda kuşku olmadığını, yarı fiyatına satışı halinde de bu bedelden tellaliye ve satış giderleri düşüldüğünde yarısından da az bir nakit tutar elde edilecek ve böyle bir ihtimalde rehinli alacaklı alacağının en fazla %70'ini alabilecek ve adi alacaklılar alacağına hiçbir zaman kavuşamayacağını, halbuki mal varlığı terkini sureti ile aktiflerin alacaklılar tarafından serbestçe değerlendirilmesi halinde taşınmazlar gerçek değerine satılacak ve alacaklıların tamamı alacaklarına tüm faiz hakları ile birlikte kavuşacağını, adi alacaklılar lehine %40 faizi ile birlikte ödeme teklif edildiğini, rehinli alacaklılar yönünden yasal faiz işlemeye devam edecek olduğunu geçici mühlet ve devamındaki kesin mühlet ve tasdik süreci faizi durdurmayacak olduğunu, yasal olarak hak edilen faiz tutarına ön projemizde fazlası ile karşılık ayrıldığını, şirketin iflası halinde aktiflerinin cebri icra yoluyla satılması halinde iflas masasının eline en fazla 1.050.000.000 TL geçecek olduğunu, alacaklılar kalan alacakları için 1.127.467.222,79 TL den mahrum kalacaklarını, iş bu konkordato ön projesinin tasdiki halinde tüm alacaklılar alacaklarının tamamını 1 yıllık faizi ile alabileceklerini, faiz hususunda da tenzilat talepleri olmadığını, konkordato projesi onaylanmaması halinde kefaleten rehinli borcuna karşı alacaklılar alacaklarının %70 ini alabileceklerini, adi alacaklılar ise hiçbir tutar alamayacaklarını, tüm bu nedenlerle İcra ve İflas Kanunu m.309/a ve devam hükümlerine istinaden iş bu mal varlığının terki yöntemi ile konkordato ön projesini sunduklarını, bu duruma göre borçlu işletmelerinden alacaklı olan bütün gerçek ve tüzel kişiler ayrıntılı olarak sunulduğunu, konkordato tekliflerine göre adi alacaklılara ana paralarının tamamı %40 Faizi ile, kefaleten rehinli borçlar ise tüm ferileri ile birlikte ödenebileceğini, şirketin 28.02.2026 tarihi itibarıyla hem kaydi değerler hem de rayiç değerler üzerinden çıkarılan bilançolar ile batıklık hesap tablosunda da görüldüğü üzere borca batık olmayıp aktifleri borçlarından fazla olduğunu, konkordato projesinin 12. bölümünde yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere konkordato projesinin tasdiki halinde kefaleten rehinli alacaklılar anaparası ve işlemiş yasal toplamı üzerinden alacağın tamamına hiçbir hak kaybı yaşamadan kavuşabileceklerini ve adi alacaklılar alacaklarının anaparasını ve %40 faizi ile birlikte alabileceklerini, şirketin iflası halinde rehinli alacaklılar sadece alacaklarının %70'ni, adi borç alacaklıları ise hiçbir tutar alamayacaklarını, işbu konkordato dava dilekçesinin ilgili kısımlarında yer verilen mal varlığının, geçici mühlet ve kesin mühlet süreçlerini müteakip mahkememiz tasdik kararı ile kurulacak alacaklar kurulu ve alacaklılar kurulu tarafından seçilecek konkordato tasfiye memuru tarafından alacaklıların alacaklarının tahsili amacıyla gerçekleştireceği satış, devir vb. tasarruf işlemlerini konu etmesi amacıyla alacaklılarına terk edilmesini, bu süreçte şirketin faaliyetinin devamının sağlanmasını, anılan gerekçelerle malvarlığının terki suretiyle konkordato projesinin mahkememizce kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, mal varlığının terki suretiyle konkordato istemine ilişkindir. Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün 2023/37419 esas sayılı( eski nosu Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün 2023/4694) dosyasının incelenmesinde; Alacaklının müdahale talep eden .... Şirketi, borçlularının.... . Şirketi, ... Şirketi, ... Şirketi, ..... Şirketi, .. . Şirketi, ... Şirketi olduğu, 11.380.382,34-USD asıl alacak, 14.030,61-USD 11/01/2021 - 14/01/2021 arası işlemiş %15 akdi faiz, 701,53-USD BSMV faizin %5'i BSMV alacağı, 203.443,82-USD 14/01/2021 - 12/02/2021 arası işlemiş %22,50 temerrüt faizi, 10.172,19-USD BSMV faizin %5'i BSMV alacağı olmak üzere toplam 11.608.730,49-USD toplam nakdi kredi borcu, 1.399.647,66-TL asıl alacak, 5.176,77-TL 11/01/2021 - 14/01/2021 arası işlemiş %45 akdi faiz, 258,83-TL BSMV faizin %5'i BSMV alacağı, 75.063,29-TL 14/01/2021 - 12/02/2021 arası işlemiş %67,50 temerrüt faizi, 3.753,16-TL BSMV faizin %5'i BSMV alacağı üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle icra takibi yapıldığı, ipotek takibinin dayanağı incelendiğinde; Beyoğlu 48. Noterliğinin 131268 yevmiye numaralı alacağın temliki sözleşmesiyle ... A.Ş. tarafından alacaklı firma ...'e temlik edilen 12.480.872,00 USD'lik alacak olduğu, alacağı temlik eden .... A.Ş. tarafından başlatılan ve temlik sözleşmesiyle birlikte alacaklı.... firmasına devredilen bu takip kapsamında Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğü tarafından Didim İcra Müdürlüğüne talimat yazıldığı, yazılan talimat sonrasında Aydın ili .. ilçesi ...Mahallesi ... Ada ... Parselde kayıtlı ipotekli taşınmazın 14/02/2023 tarihli ihale ile alacağa mahsuben alacaklıya ihale edildiği, aynı icra dosyasından Kuşadası İcra Müdürlüğü'nün 2021/139 nolu talimat dosyasına talimat yazılarak Aydın ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... mevki, ...ada, .. parselde mevcut taşınmazın kıymet taktiri ve ihale işlemlerinin talimat dosyası üzerinden yürütüldüğü, iş bu taşınmazın ihale ile satış aşamasında olduğu, 28/04/2026 tarihi itibariyle güncel kapak hesabının 1.195.215.061,51 TL olduğu anlaşılmıştır. Didim İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/234 esas sayılı ( eski no 2024/17 Esas, 2024/271 karar sayılı dosyası) dosyasının incelenmesinde; Davacıların ....Şirketi, ....Şirketi, ... Şirketi ve .... Şirketi olduğu, davalının ....Şirketi olduğu, davanın 2023/46 Esasa kaydedildiği, dava konusunun "Aydın ili Didim ilçesi .... Mahallesi ...Ada ...Parselde kayıtlı ipotekli taşınmazın talimat yoluyla Didim İcra Müdürlüğü'nün 2021/86 Talimat sayılı dosyasında yapılan 14/02/2023 tarihli ihalenin feshi" talebine ilişkin şikayet olduğu, yapılan yargılama sonunda verilen 2023/199 Karar nolu kararın, İzmir BAM 8. H.D.'nin 17/01/2024 tarih ve 2023/3270 Esas 2024/131 Karar sayılı ilamı ile kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı sonrası dosyanın aynı mahkemenin 2024/17 Esasına kaydedildiği, yapılan yargılama sonunda 2024/271 karar sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf talebinde bulunulduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 08.05.2025 tarih ve 2025/625 Esas - 2025/844 Karar sayılı kararı ile davacıların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verildiği, bu karara karşı davacılar vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 12.HD'nin 27.10.2025 tarih ve 2025/6879 Esas-2025/6756 Karar sayılı ilâmı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılıp, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulduğu, bozma kararında davacıların esasa yönelik temyiz istemlerinin red edildiği, sadece davacılardan .....AŞ' hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken esastan reddinin doğru olmadığı belirtilerek bozma kararı verildiği, davacılar vekili tarafından bozma kararının tebliği üzerine karar düzeltme talebinde bulunulduğu, Yargıtay 12.HD'nin 2026/292 - 2026/594 esas ve karar sayılı kararı ile, Yargıtayca verilen kararlar hakkında karar düzeltme yoluna gidilmesi mümkün olmadığı gerekçesi ile bu yöndeki talebin 05.02.2026 tarihinde reddine karar verildiği, bozma kararı sonrasında, dosyanın Didim İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/234 sırasına kaydının yapıldığı, 02/04/2026 tarihli karar ile davacılardan .... yönünden davanın usulden, diğer davacılar yönünden ise esastan davanın reddine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştı. Mahkememizin 2024/851 esas, 2025/354 karar nolu dosyasının incelenmesinde; davacı.... .. Şirketi'nin konkordato talebinde bulnduğu, mahkememizde yapılan yargılama sonunda 14/05/2025 tarihli hüküm ile davanın reddine karar verildiği, mahkememiz hükmünün istinafı üzerine İzmir Bölge Adliyesi 17.Hukuk Dairesinin 03/03/2026 tarih ve 2025/1108 esas 2026/563 sayılı kararıyla davacı vekili ve müdahil vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği ve hükmün kesin karar olması nedeniyle karar tarihi olan 03/03/2026 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı vekili, dava dilekçesi ile, adına kayıtlı iki taşınmaz olduğunu, taşınmazlarını konkordato komiseri ve tasfiye memurları tarafından ihaleye çıkarma, pazarlık usulü satma ya da üçüncü kişiye devri suretiyle tasfiye edilerek mal terki suretiyle konkordato talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Dosyaya getirtilen tapu kaydından davacı adına kayıtlı iki adet adet taşınmaz olduğu, taşınmazlardan bir tanesinin Aydın ili Didim ilçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parselde kayıtlı taşınmaz olduğu, bu taşınmazın Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün 2023/37419 esas sayılı( eski nosu Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün 2023/4694) ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip dosyasında yazılan talimat sonucu Didim İcra Müdürlüğü'nün 2021/86 Tal. dosyasında yapılan 14/02/2023 tarihli ihale ile alacağa mahsuben iş bu dosyaya müdahale talebinde bulunan müdahil alacaklıya ihale edildiği, diğer taşınmazın ise Aydın ili, Kuşadası ilçesi, ...mahallesi, ... mevki, ... ada, ... parselde mevcut taşınmaz olduğu, bu taşınmazında Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün 2023/37419 esas sayılı( eski nosu Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün 2023/4694) dosyasınında yazılan talimat sonucu Kuşadası İcra Dairesinin 2021/139 talimat sayılı dosyasında satış aşamasında olduğu anlaşılmıştır. Konkordato talep eden şirketin, 2002 yılında kurulmuş başka şirketlerle (.. . A.Ş. ve ..., A.Ş.) bölünme yoluyla, bilançosunda esas malvarlığı unsurları olarak görünen (kuruluştan önce rehnedilmiş) iki taşınmazın mülkiyeti davacı şirkete intikal ettiği, şirketin kuruluşundan bugüne aktif şekilde bir işletme faaliyeti yürütmediği, gayrifaal durumda olduğu, istihdamın da olmadığı anlaşılmıştır. Davacı şirketin asıl borcu, şirketin kuruluşundan önce üzerlerinde başka şirketlerin kredi borcu için .... A.Ş. lehine rehin tesis edilmiş bulunan iki taşınmazı (Didim ve Kuşadası'nda) rehninden kaynaklanan borç olduğu, rehinli alacağın... A.Ş. tarafından daha sonra müdahil alacaklı ....A.Ş.'ye temlik edildiği, müdahil rehinli alacaklının Küçükçekmece İcra Müd. 2023/37419 E. sayılı dosyasında yürütmekte olan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi kapsamında, Didim İcra Müdürlüğünün 2021/86 Tal. sayılı dosyası ile davacıya ait Didim İlçesi, ... Mah., .. ada ... parsel sayılı taşınmazın 15.02.2023 tarihinde yapılan ihalede müdahil alacaklıya ihale edildiği, borçluların açtığı Didim (Yenihisar) İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/17 Esas, 2024/271 Karar sayılı dosyasında ihalenin feshi davasının yapılan yargılama sonunda ihalenin feshine yönelik şikayetin reddine, dava konusu edilen Aydın İli, Didim İlçesi, ... Mahallesi, ...ada, ...parselde kayıtlı ipotekli taşınmazın ihale bedeli olan 200.000.000,00 TL'nin %10'u olan 20.000.000,00 TL para cezasının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 134/2. maddesi gereğince davacılardan alınarak hazineye irat kaydına karar verildiği, iş bu red kararın istinafı üzerine İzmir 8.HD'nin 2025/625 esas 2025/844 karar sayılı 08/05/2025 tarihli ilamı ile davacı ve diğer borçluların istinaf talebinin reddine karar verildiği, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulduğu, Yargıtay 12.HD'nin 27.10.2025 tarih ve 2025/6879 Esas-2025/6756 Karar sayılı ilâmı ile davacıların esasa yönelik temyiz istemlerinin red edildiği, sadece davacılardan .....AŞ' hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken esastan reddinin doğru olmadığı belirtilerek bozma kararı verildiği, bozma kararına karşı şikayet eden borçlular karar düzeltme talebinde bulunduğu, Yargıtay 12.HD'nin 2026/292 - 2026/594 esas ve karar sayılı kararı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği, bozma kararı sonrasında, dosyanın Didim İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/234 sırasına kaydının yapıldığı, 02/04/2026 tarihli karar ile davacılardan .... yönünden davanın usulden, diğer davacılar yönünden ise esastan davanın reddine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği, karar henüz kesinleşmemiş ise de, Yargıtay 12.HD'nin 27.10.2025 tarih ve 2025/6879 Esas-2025/6756 Karar sayılı ilâmı ile davacıların esasa yönelik temyiz istemlerinin açıkça red edildiği, bu haliyle davacının mal terkine dayalı konkordato davasında iki taşınmazdan biri olan Aydın İli, Didim İlçesi, .... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı ipotekli taşınmazın konkordato projesinde değerlendirilmesinin gerçekçi olmadığı, Yargıtay 12.HD'nin 27.10.2025 tarih ve 2025/6879 Esas-2025/6756 Karar sayılı ilâmı ile ihalenin feshine ilişkin temyiz nedenlerinin red edildiği, sadece davacılardan .....AŞ' hakkındaki bozma sebebinin ise usule ilişkin olup neticeyi etkiler mahiyette olmadığı, konkordato davasında bu taşınmazın davacıya ait gibi düşünüp davacıya, konkordato geçici mühlet kararı ve tedbir verilmesi gerçekçi ve hakkaniyetli olmayacağı kanaatine varılmıştır. Bunun yanında davacının ön projesinde mal terkine konu diğer taşınmazı olan Aydın ili, Kuşadası ilçesi, ... mahallesi, .... mevki, ....ada, ... parselde mevcut taşınmazın ise, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün 2023/37419 esas sayılı( eski nosu Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün 2023/4694) dosyasınında yazılan talimat sonucu Kuşadası İcra Müdürlüğü'nün 2021/139 talimat sayılı dosyası üzerinden ihale aşamasında olduğu, 28/04/2026 tarihi itibariyle güncel kapak hesabının 1.195.215.061,51 TL olduğu, davacının ön projesinde bu taşınmaza davacı tarafından 700.000.000,TL değer biçildiği, mahkememizin 2024/851 esas sayılı dosyasında yapılan bilirkişi raporunda rayiç değerinin 601,574,644.07-TL olarak hesaplandığı, icra dosyasının güncel kapak hesabı nazara alındığında rehinli alacaklının bakiye 1.195.215.061,51 TL alacağının olduğu, iş bu taşınmaz değerinde satılsa bile rehinli alacaklının alacağını dahi karşılamayacağı anlaşılmıştır. Böylelikle davacının mal varlığının, rehinli alacaklının alacağını dahi karşılayacak durumda olmadığı, yukarıda açıklandığı üzere Didim ilçesinde bulunan taşınmazın konkordato projesi kapsamında dahi değerlendirilemeyeceği, borçlu şirkete ait diğer taşınmaz olan Aydın ili, Kuşadası ilçesi, ....mahallesi, .... mevki, ....ada, ... parselde mevcut taşınmazın kaydında temlik eden .... A.Ş. lehine 1. derece, yıllık %18 faizle, FBK süreli 18.000.000,00 USD tutarında ipotek (18-03-2014 tarih 4882 yev.) yine,.... A.Ş. lehine 2. Derece, yıllık %60 faizle, FBK süreli 10.000.000,00 TL tutarında ipotek (08-05-2018 tarih 10005 yev.) bulunduğu, müdahil rehinli alacaklı tarafça iş bu taşınmaz hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, bu taşınmazın cebri satışı aşamasına gelindiği, İİK'nın borçluya gerekli ve yeterli koruma sağlayacağı, şirketin, salt rehinli malvarlığı değerinin icradan satılmamasına yönelik menfaatinin karşılanması, rehinli alacaklının hakları da gözetildiğinde, külli icranın bir aracı olan konkordatonun amacıyla bağdaşmadığı, borçlu şirketin münhasıran, müdahil rehinli alacaklı ile arasında icra dairesi, icra mahkemesi ve genel mahkemeler nezdinde devam eden hukuki süreçlerde, rehinli olan malvarlığına ilişkin bir koruma sağlamak üzere konkordatoya başvurduğu, davacının bir faaliyetinin bulunmadığı, istihdamının da olmadığı, borçlunun tek rehinli alacaklısının mevcut olduğu gözetildiğinde ve müdahil rehinli alacaklınında konkordatoya olumlu oy vermeyeceğinin de yazılı beyanları ile anlaşıldığından, bu rehinli alacaklıyla bir anlaşmaya varmadan, konkordatodan kaynaklanan çoğunluğun kabulüyle kabul etmeyenler için de bir cebri bağlayıcı etki yaratılması da söz konusu olamayacağından, sunulan teklif ve borçlu şirketin borç yapısı, İİK'nın konkordato hükümleri bakımında uygulanabilir görünmediği, bu durumda borçlu şirketin sunduğu ön projenin konkordato hükümleri kapsamında uygulanabilir olmadığı ve başarıya ulaşma ümidi bulunmadığı, konkordato mühleti verilebilmesinin şartlarını taşımadığının değerlendirildiği, konkordatonun tasdiki için koşulların oluşmadığı..." gerekçesi ile, davacının davasının, geçici mühlet ve tedbir verilmesi talebinin REDDİNE karar verilmiş, verilen bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi'nin İİK'nun 287/1. maddesini yok saydığını, müvekkili şirketin sunduğu konkordato ön projesi ve eklerinin İİK m. 286’da belirtilen tüm yasal şartları taşımakta olmasına rağmen ilk derece mahkemesinin, konkordato talebi hakkında uzun süre hiçbir karar vermediğini, uzun süre sonra zorunlu olarak vermesi gereken geçici mühlet kararı verilmeksizin 06.05.2026 tarihinde konkordato talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirkete ait Didim İlçesi ....Mah. ...ada ... parsel sayılı taşınmazın sanki müvekkiline ait değilmiş gibi ifade edilmesinin mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, konkordato projesinin uygulanabilir olduğunu, başarıya ulaşma ümidinin bulunduğunu, Aydın İli Kuşadası İlçesi ... Mahallesi ... Mevkii ... ada ...parsel sayılı taşınmazın rayiç değeri üzerinden satılsa dahi borçlara yetmeyeceği gerekçesinin de doğru olmadığını, malvarlığının terki sureti ile konkordatoda satılması planlanan malvarlığının borçlunun tüm borçlarını karşılaması gibi bir zorunluluğun söz konusu olmadığını, malvarlığının terki sureti ile konkordatoda temel mantığın borçların tamamen sıfırlanması değil, mevcut malvarlığının iflasa kıyasla daha avantajlı ve yüksek bedelle paraya çevrilerek alacaklılara paylaştırılması olduğunu, taşınmazın değerinin gerekçeli kararda yazan değerden çok daha yüksek olduğunu, taşınmaz değerinin geçici mühlet kararı verilerek bilirkişi raporu ile belirlenmesi gerektiğini, taşınmazın için cebri icra aşamasına gelinmesinin malvarlığının terki suretiyle konkordato talebinde bulunulmasına engel olmadığını, müvekkili şirketin bir faaliyetinin bulunmamasının, istihdamının olmamasının yegane sebeplerinden birinin şirketin mali dengesinin bozulmuş olması olduğunu, müdahil rehinli alacaklının konkordatoya olumlu oy vermeyeceği gerekçesinin hatalı olduğunu, varsayımlara göre karar verilemeyeceğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, malvarlığının terki suretiyle konkordato istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Malvarlığının terki suretiyle konkordato, borçlunun borçlarını ödeyebilmesi için malvarlığının tamamını veya bir kısmını alacaklılara devrettiği bir konkordato türüdür.Mal varlığının terki suretiyle konkordato türünde, borçlunun malî durumunun iyileşmesi ve işletmenin faaliyetine devam etmesi amaçlanmaz. Mal varlığının terki suretiyle konkordatonun iki şekilde yapılacağı kabul edilmektedir. Bunlardan ilki, borçlunun mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisini alacaklılara bırakması ve alacaklıların da borçlunun mal varlığını satarak ele geçen paradan alacaklarını tahsil etmeleridir. Mal varlığının terki suretiyle konkordatonun diğer bir görünüm şekli ise, belirli vadelerde alacaklılara ödeme yapması kaydıyla, mal varlığının tamamının ve bir kısmının üçüncü kişiye devredilmesidir. Bu ihtimalde, alacaklılar alacaklarını borçlunun mal varlığının üçüncü kişiye devrinden elde edilen parayla tahsil etmektedirler. Mal varlığının terki suretiyle konkordatoda borçlu borçlarını belli şartlar dâhilinde ödemeyi değil, mal varlığının aktifi üzerindeki tasarruf yetkisini alacaklılara (veya üçüncü kişiye) devretmeyi teklif etmektedir. Mal varlığının terki suretiyle konkordatoya niteliğine aykırı düşmedikçe adi konkordatonun hükümleri (İİK m. 285 ilâ 308/g) uygulanır (Pekcanitez/Erdönmez s. 6 vd.). İİK'nun 309/1. maddesine göre; "Niteliğine aykırı düşmedikçe 285 ila 308/g maddeleri malvarlığının terki suretiyle konkordatoda da uygulanır" 7101 Sayılı Kanunla değişik İİK.305.maddesine göre; 302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır: a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması, b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder), c) Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması, d) 206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır), e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması, Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir." hükmünü amirdir. İİK.305 maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde İİK.306 maddesi uyarınca konkordato tasdikinin şartları, kararı, ilanı düzenlenmiştir. İİK.307 maddesine göre ise; Borçlunun talebi üzerine, tasdik kararında rehinli malın muhafaza altına alınması ve satışı, karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere aşağıdaki şartlarla ertelenebilir. a) Rehinle temin edilen alacak konkordato talebinden önce doğmuş olmalıdır, b) Rehinle temin edilen alacağın konkordato talep tarihine kadar ödenmemiş faizi bulunmamalıdır, c) Borçlu rehinli malın, işletmenin faaliyeti için zorunlu olduğunu ve paraya çevrilmesi durumunda ekonomik varlığının tehlikeye düşeceğini yaklaşık olarak ispat etmiş olmalıdır, Rehinli malın muhafazası ve paraya çevrilmesinin ertelenmesi hâlinde satış isteme süresi işlemez. Borçlunun talebi üzerine, tasdik kararında finansal kiralama konusu malların iadesi, karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere aşağıdaki şartlarla ertelenebilir. a) Borçlu finansal kiralama sözleşmesinin aynen ifasını 294 üncü maddenin yedinci fıkrası uyarınca üstlenmiş olmalıdır. b) Finansal kiralamadan doğan kira alacağı konkordato talebinden önce doğmuş olmalıdır. (1) Bu maddenin “Konkordato haricinde yapılan vaitler:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. (2) Bu maddenin “Konkordatonun alacaklılardan birinin müracatiyle onun hakkında feshi:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 35 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. c) Ödenmemiş kira borcu, üç aylık tutarı aşmamalıdır. d)Bu erteleme nedeniyle finansal kiralama konusu malın değer kaybından kaynaklanabilecek zarar, teminat altına alınmış olmalıdır. e) Borçlu finansal kiralama konusu malın işletmenin faaliyeti için zorunlu olduğunu ve iade edilmesi durumunda ekonomik varlığının tehlikeye düşeceğini yaklaşık olarak ispat etmiş olmalıdır. Birinci ve üçüncü fıkrada belirtilen alacaklılar yazılı görüşlerini konkordatonun tasdikine ilişkin duruşmadan önce sunmaya davet edilirler; bu alacaklılar ayrıca tasdik duruşmasına çağırılırlar. Borçlu, rehinli veya finansal kiralama konusu malı rızasıyla devreder, iflâs eder veya ölürse, erteleme kendiliğinden hükümsüz hâle gelir. Konkordatoyu tasdik eden mahkeme, ilgili alacaklının talebi üzerine ve borçluyu da davet ederek aşağıdaki hâllerden birinin varlığının yaklaşık olarak ispat edilmesi kaydıyla erteleme kararını kaldırır. a) Borçlu ertelemeyi yanlış bilgiler vermek suretiyle elde etmişse. b) Borçlunun serveti ve gelirleri artmış ve borçlu, ekonomik varlığını tehlikeye sokmadan borcu ödeyebilecek hâle gelmişse. c) Rehinli malın paraya çevrilmesi veya finansal kiralama konusu malın iadesi, borçlunun ekonomik varlığını artık tehlikeye sokmayacaksa. Konkordatonun tasdik edilmemesi ve borçlunun iflâsı Madde 308- (Değişik: 28/2/2018-7101/36 md.) Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu karar 288 inci madde uyarınca ilân edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflâsa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme, borçlunun iflâsına resen karar verir. İİK m.308 gereğince, borçlunun iflasına ancak doğrudan doğruya iflas şartlarının oluşması ve borçlunun iflasa tabi olması halinde karar verilebilecektir. Konkordatoyu reddeden mahkeme, şartların oluşması halinde borçlunun iflasına re'sen karar verecektir. Konkordatonun tasdik edilmemesine benzer bir düzenleme İİK m. 292'dedir. İlgili madde gereğince konkordato mühleti içerisinde maddede öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde mühlet kararı kaldırılarak iflasa tabi borçlunun iflasına karar verilecektir. Görüldüğü üzere, tasdik talebinin reddinde olduğu gibi geçici mühlet ve kesin mühletin kaldırılması halinde de borçlunun iflası mümkündür. Belirtelim ki, m. 292'de hükme bağlanan iflasın şartları ile m.308 gereğince konkordatonun tasdik edilmemesi halinde mahkemece verilecek iflas kararının şartları birbirinden farklıdır. En temel farklılık ise, doğrudan doğruya iflas koşullarının aranıp aranmadığı noktasında kendisini göstermektedir. İİK m.292 gereğince borçlunun iflasına karar verebilmek için borçlunun tacir olması ve ilgili maddede sayılan işlemlerin borçlu tarafından gerçekleştirilmesi yeterlidir. Ayrıca borçlunun doğrudan doğruya iflas koşullarını gerçekleştirip gerçekleştirmediği aranmaz. 308. madde gereğince iflasın gerçekleşebilmesinin ilk koşulu yine borçlunun tacir olmasıdır. İkinci koşul ise, konkordatonun tasdiki talebinin reddedilmesidir. Üçüncü koşul ise, doğrudan doğruya iflas koşullarının varlığıdır. Tasdik edilmeyen konkordato doğrudan doğruya borçlunun iflasına da sebebiyet vermeyebilecektir. Mahkemenin tasdik talebini reddi ile birlikte iflas kararı verebilmesi için borçlunun iflasa tabi olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinin bulunması, borca batıklık halinde kooperatif veya sermaye şirketi olması gerekir. İİK 305. maddede belirtilen tasdik şartları gerçeklememesi nedeniyle konkordato talebinin reddine karar verilmesi durumunda İİK 308. maddesinde düzenlenen iflas şartının değerlendirilmesi gerekir. Konkordatonun tasdik edilmemesi ve borçlunun iflası başlıklı 308. maddesi " Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine verir ve bu karar 288. madde uyarınca ilan edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin bulunması halinde mahkeme, borçlunun iflasına karar verilir." şeklinde düzenlenmiştir. Doğrudan doğruya iflas sebepleri ise İİK 177 ila 179. maddelerde ( İİK m. 179 atfıyla TTK 377 m.) düzenlenmiştir. İİK 179. maddesine göre, " Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflâsına karar verilir. Türk Ticaret Kanununun 377 nci ve 634 üncü maddeleri ile 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 63 üncü maddesi hükmü saklıdır." Borca batıklığın tespiti için TTK'nın 324. maddesi uyarınca bir borca batıklık bilançosu hazırlanmalıdır. TTK'nın 324. maddesine göre borca batıklık bilançonda aktiflerin rayiç değerden bilançoya geçirilerek borca batıklık bilançonun çıkarılması gerekir. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Konkordatonun tasdik edilmemesi ile birlikte mahkeme, şartları varsa, derhal borçlunun iflasına karar verecek ve bu karar ile birlikte iflasa bağlanan sonuçlar ortaya çıkacaktır. Bu noktada dikkat etmek gerekir ki, konkordatonun tasdik edilmediğine (reddedildiğine) ilişkin karar m. 288'e göre ilan edilecektir. İflasın açılmasına ilişkin karar ise m.166 çerçevesinde tebliğ ve ilan edilir. Görüldüğü üzere, konkordatonun tasdik edilmemesi halinde iki farklı ilan yapılacaktır. (YENİ KONKORDATO HUKUKU Prof Selçuk Öztek, Prof Ali Cem Budak, Prof Serdar Kale, Doç.Müjgan Tunç Yücel, Doç.Bilgehan Yeşilova shf,550 vd) Yukarıdaki yasal düzenlemeler, emsal içtihat ve kararlar ile açıklamalar ışığında; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle malvarlığının terki suretiyle konkordato hükümlerinin davacı şirket yönünden uygulanabilir olmamasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/04/2026 tarih ve 2026/418 Esas 2026/387 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00.TL maktu harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden ve davanın niteliği gereği davacı aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde İİK'nın 288/1 maddesi atfı ile İİK'nun 293. maddesi gereğince kesin olmak üzere 01/10/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1233, K. 2026/2109, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1233-e-2026-2109-k-b191dd6213f3