İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/801 E. 2026/676 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/801
Karar No
2026/676
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/801 Esas KARAR NO : 2026/676

DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 25/11/2022 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ...Tic. A.Ş. arasında 19/03/2012 tarihli faktoring sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 16/06/2015 tarihinde tadil edildiğini ve davalıların tadil sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, sözleşme çerçevesinde 07/06/2016 tarihli ... ve 12/08/2016 tarihli ... numaralı faturalardan doğan alacakların temlik alındığını, bu alacakların ödeme vasıtası olarak ...Bankası A.Ş. ... Şubesine ait 3213882 seri numaralı 18/09/2017 keşide tarihli 80.000,00 TL, .. seri numaralı 11/09/2017 keşide tarihli 75.000,00 TL ve ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait ... seri numaralı 25/09/2017 keşide tarihli 75.000,00 TL bedelli çeklerin teslim alındığını, çeklerin ibrazında karşılıksız çıktığını, çek sorumluları hakkında ... 7. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan kambiyo takibinden sonuç alınamadığını, faktoring sözleşmesinin ... 34. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle feshedildiğini, 25/05/2022 tarihinde tebliğ edilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan takibin davalıların itirazı ile durduğunu, sözleşmede faktörün defter ve belgelerinin delil olarak kabul edildiğini, davalının şirket paylarını devretmesinin kefalet sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını ileri sürerek davalıların asıl alacağa yönelik itirazlarının iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; finansmanın müvekkiline değil dava dışı ... A.Ş.'ye sağlandığını, şirketin 05/04/2017 tarihli ve ...sayılı yönetim kurulu kararıyla devredildiğini ve bu hususun ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, müvekkilinin devrettiği şirketin borçlarından sorumlu olmadığını, davacının çeklerin karşılıksız çıktığına dair somut delil sunmadığını, çeklerin tahsili için hukuki yollar tüketilmeden takip yapıldığını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sözleşmede kefil olarak göründüğünü, asıl borçlu ...'ın 31/03/2017 tarihli devir protokolü ve ... 17. Noterliğinin ... tarih ve .. yevmiye numaralı onaylı yönetim kurulu kararıyla ...'a devredildiğini ve bu hususun davacıya bildirildiğini, davacının müvekkilinin bilgisi dışında çek vadelerini uzattığını ve çekler yerine başka senetler aldığını, bu işlemlerin yeni kredi kullandırma niteliğinde olduğunu, dava konusu çeklerin keşideci ...Tic. A.Ş. tarafından ödendiğini, ... seri numaralı çeke ilişkin ödeme dekontunu sunduklarını, davacı defterlerinin tek başına delil kabul edilemeyeceğini, çeklerin karşılıksızdır işlemine tabi tutulmadığını, takibin zamanaşımı gerçekleştikten sonra yapıldığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiş; ön inceleme duruşmasında ayrıca kefaletin kanuni şekil şartlarını taşımadığını, "müteselsil" ibaresinin teminat bonosunun altında yer aldığını ileri sürmüştür. DELİLLER; 12/04/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında davalı ... vekilinin yetki itirazı, faktoring sözleşmesindeki yetki şartı gereğince reddedilmiş; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, dava dışı ...A.Ş. ile davacı arasında akdedilen faktoring sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları ileri sürülen davalılar aleyhine başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu tespit edilmiştir. ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, faktoring sözleşmesi ve tadil sözleşmesi ile ekleri, ... 34. Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve tebliğ şerhleri,... numaralı arabuluculuk son tutanağı, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi kayıtları, davacının cari hesap ekstreleri ile ticari defter ve kayıtları dosyaya getirtilmiş; ... 7. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından ... seri numaralı çeklerin suretleri celp edilmiştir. Dava dışı ...Tic. A.Ş. hakkında ... 3. İcra Dairesinin... sayılı dosyasıyla iflas işlemlerinin yürütüldüğü, iflas dairesince müflis şirketin 2019-2021 yıllarına ait e-defterlerinin müdürlükte bulunduğu, 2017 yılına ait defterlerin ise müdürlükte bulunmadığı bildirilmiştir. Faktoring uzmanı bilirkişi... tarafından düzenlenen 26/09/2023 tarihli kök raporda; davacının faktoring işlemlerinde 6361 sayılı Kanun ve ilgili mevzuata uygun hareket ettiği, davalıların 5.000.000,00 TL limitli sözleşmeyi aynı tutarlı kefalet şerhiyle müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıkları, hesap kat tarihi itibarıyla asıl alacağın 226.184,00 TL olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. 09/05/2025 tarihli ek raporda; 09/09/2016 tarihli faktoring işlemine ilişkin alacak bildirim formu, kıymetli evrak tevdi bordrosu ve ödeme talimatı ile çek kayıtlarının sunulması gerektiği, sunulan cari hesap ekstrelerinde yeterli kayıt ve açıklama bulunmadığından asıl alacak tespiti yapılamadığı, 05/05/2017 tarihli 40.000,00 TL ve 12/05/2017 tarihli 35.000,00 TL tahsilatların 0009807 seri numaralı çeke ait olduğuna dair yeterli açıklamaya rastlanmadığı belirtilmiştir. Davacının ek rapora itiraz dilekçesi ekinde sunduğu alacak bildirim formları, çek teslim bordroları ve ekstreler üzerine alınan 23/01/2026 tarihli ikinci ek raporda ise; ödenmeyeceği anlaşılan bir kısım çeklerin müşteriye muamelesiz iade edilerek yerlerine aynı keşideciye ait başka çeklerin alındığı, bunun dışında borcun tasfiyesi amacıyla başkaca çek alınmadığı, 05/05/2017 ve 12/05/2017 tarihli toplam 75.000,00 TL tahsilatın ... seri numaralı çeke ait olduğu ve tahsil tarihleri itibarıyla borçtan düşüldüğü, teminata verilen çeklerin son vade tarihi olan 25/09/2017 itibarıyla 226.184,00 TL'lik kısmının tahsil edilemediği, davalı kefillerin bu tutardan kefalet limiti dahilinde sorumlu oldukları görüş ve kanaati bildirilmiştir. Taraf vekilleri raporlara karşı beyan ve itirazlarını sunmuşlardır. Davalı ... vekili, 09/05/2025 tarihli ek raporun kendisine tebliğ edilmediğini bildirmiş ise de 15/02/2026 tarihli dilekçesiyle hem bu rapora hem de ikinci ek rapora karşı ayrıntılı beyan ve itirazlarını sunmuş olmakla hukuki dinlenilme hakkının kullanılmasına engel bir durum kalmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, faktoring sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla müşterek borçlu müteselsil kefiller aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Takip 15/06/2022 tarihinde başlatılmış, davalıların itirazı üzerine durmuş ve dava, İİK'nın 67/1. maddesinde öngörülen bir yıllık süre içinde açılmıştır. Dava açılmadan önce 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmuş ve ... numaralı başvuru anlaşamama ile sonuçlanmış olmakla dava şartı yerine gelmiştir. Faktoring sözleşmesinin 17. maddesindeki yetki şartı gereğince İstanbul mahkemeleri ve icra daireleri yetkili olup yetki itirazı ön inceleme aşamasında reddedilmiştir. Davacı, dava dilekçesinde dava değerini 226.184,00 TL olarak göstermiş ve netice-i talebinde yalnızca asıl alacağa yönelik itirazın iptalini istemiştir. Takip talebinde yer alan 161.833,09 TL işlemiş faiz alacağı yönünden itirazın iptali talep edilmemiş, yargılama sırasında da bu yönde talep artırımı/ıslah yapılmamıştır. HMK'nın 26. maddesi uyarınca hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Bu nedenle takip öncesi işlemiş faiz dava konusu olmadığından, bilirkişi raporlarında bu kaleme ilişkin yapılan hesaplamalar ile davacının faiz hesabına yönelik itirazları hüküm kurulmasında değerlendirmeye alınmamıştır. Davacı ile dava dışı ... Tic. A.Ş. arasında 19/03/2012 tarihli ve 2.500.000,00 TL limitli faktoring sözleşmesinin akdedildiği, limitin 16/06/2015 tarihli tadil ile 2.500.000,00 TL artırılarak 5.000.000,00 TL'ye çıkarıldığı dosya kapsamı ile sabittir. Bu sözleşme çerçevesinde dava dışı şirketin, müşterisi...Tic. A.Ş.'ye düzenlediği faturalardan doğan alacakları alacak bildirim formları ile davacıya temlik ettiği ve bu alacakların ödeme aracı olarak fatura borçlusunun keşide ettiği çekleri ciro yoluyla davacıya devrettiği; buna karşılık davacı tarafından 19/08/2016, 26/08/2016 ve 09/09/2016 tarihlerinde dava dışı şirkete ön ödeme yoluyla finansman sağlandığı bilirkişi raporları ve davacı kayıtlarıyla belirlenmiştir. 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında yapılan ve alacağın tahsil edilememesi riskini müşteride bırakan işlemlerde, temlik edilen fatura alacağı ve ödeme aracı olarak devredilen çekler tahsil edilemediğinde faktoring müşterisi, faktoring şirketine karşı kendisine yapılan ön ödemeyi sözleşme hükümleri çerçevesinde iade etmekle yükümlüdür. Ödeme vasıtası olarak verilen çek, bedeli fiilen tahsil edilmedikçe temel borcu sona erdirmez. Bu nedenle davalıların sorumluluğunun dayanağı çeklerdeki kambiyo taahhüdü değil, asıl borçlunun faktoring sözleşmesinden doğan borcuna verilen kefalettir. Kefalet, 16/06/2015 tarihli tadil sözleşmesi ile verilmiş olup 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğünden sonra kurulduğundan geçerliliği TBK'nın 583. ve 584. maddelerine göre değerlendirilmiştir. TBK'nın 583/1. maddesine göre kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz; kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla yükümlülük altına girdiğini kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Dosyaya sunulan sözleşme ve kefalet şerhinin mahkememizce yapılan incelemesinde; davalıların kefalet şerhine kefalet tarihini ve sorumlu oldukları azami miktarı 5.000.000,00 TL olarak kendi el yazılarıyla yazıp imzaladıkları görülmüştür. Kefalet şerhinin bu haliyle TBK'nın 583/1. maddesindeki azami miktar, tarih ve yazılı şekil koşullarını taşıdığı anlaşılmıştır. Davalı ... vekilinin "müteselsil" ibaresinin kefillerin el yazısıyla yazılmadığı yönündeki savunmasına gelince; faktoring işlemi, faktoring müşterisi yönünden ticari iş niteliğindedir. 6102 sayılı TTK'nın 7/2. maddesi uyarınca ticari borçlara kefalet halinde, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça kefil asıl borçlu ile birlikte müteselsilen sorumlu olur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21/04/2022 tarihli, ... E. v...K. sayılı kararında da, azami miktar ve tarihin kefilin el yazısıyla yazıldığı ticari borçlara kefalette, "müteselsil kefil" sözcüklerinin el yazısıyla yazılmamış olmasının TTK'nın 7/2. maddesindeki özel düzenleme karşısında kefaletin müteselsil kefalet olarak kabulüne engel olmadığı açıkça belirtilmiştir. Sözleşmede müteselsil sorumluluğu bertaraf eden bir hüküm bulunmadığı gibi aksine kefiller sözleşmeyi "müşterek borçlu müteselsil kefil" sıfatıyla imzalamıştır. Bu nedenle davalıların kefaletinin müteselsil kefalet niteliğinde olduğu kabul edilmiş, teminat bonosuna ilişkin savunma sonuca etkili görülmemiştir. TBK'nın 584/3. maddesi uyarınca ticaret şirketinin ortak veya yöneticisi tarafından şirketle ilgili olarak verilen kefaletlerde eşin rızası aranmaz. Davalıların kefalet tarihinde asıl borçlu şirketin ortağı oldukları kendi savunmalarıyla da sabit olduğundan, eş rızası yönünden de kefaletin geçerliliğine engel bir durum bulunmamaktadır. Kefalet, kefilin alacaklıya karşı üstlendiği kişisel bir yükümlülük olup kefilin asıl borçlu şirketteki ortaklık sıfatına bağlı değildir. Bu nedenle davalıların 2017 yılında paylarını devretmeleri ve şirketin yönetiminden ayrılmaları, kefaletten doğan sorumluluklarını kendiliğinden sona erdirmez. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 17/11/2021 tarihli, ... E. ve ...K. sayılı kararında, faktoring sözleşmesine kefil olan kişinin sorumluluğunun şirket ortaklığından değil kefaletinden kaynaklandığı ve ortaklığın sona ermesinin kefaleti sona erdirmeyeceği; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 05/03/2026 tarihli, ...E. ve ... K. sayılı kararında da kefilin alacaklının onayı olmaksızın kefaletini tek taraflı olarak geri alamayacağı vurgulanmıştır. TBK'nın 599. maddesinde gelecekte doğacak borçlara kefalette kefile tanınan dönme hakkı, ancak borç doğmadığı sürece ve alacaklıya yazılı bildirimde bulunularak kullanılabilir. Dava konusu borç, davacı tarafından dava dışı şirkete 2016 yılı Ağustos ve Eylül aylarında sağlanan finansmandan doğmuş olup pay devrinden önce doğmuştur. Ayrıca davalıların pay devri sonrasında davacıya kefaletten döndüklerini yazılı olarak bildirdiklerine dair dosyaya herhangi bir delil sunulmamıştır. TBK'nın 598/3-4. maddeleri uyarınca gerçek kişi tarafından verilen kefalet, sözleşmenin kurulmasından itibaren on yılın geçmesiyle ortadan kalkar ve kefil ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir. Kefalet 16/06/2015 tarihinde verilmiş, davalılar aleyhine takip ise on yıllık süre içinde 15/06/2022 tarihinde başlatılmıştır. Süresi içinde takip edilen kefilin sorumluluğu, takibin ve buna bağlı yargılamanın sonuna kadar devam eder. TBK'nın 133. maddesi uyarınca yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesi ancak tarafların bu yöndeki açık iradesiyle olur; özellikle mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi düzenlenmesi, aksi kararlaştırılmadıkça yenileme sayılmaz. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 26/03/2024 tarihli, ... E. ve ...K. sayılı kararında da karşılıksız çıkan çekler yerine yeni çek verilmesinin, açık yenileme iradesi ispatlanmadıkça borcu yenilemeyeceği kabul edilmiştir. İkinci ek rapor ve davacı kayıtlarına göre, ödenmeyeceği anlaşılan bir kısım çekler faktoring müşterisine muamelesiz iade edilmiş ve yerlerine aynı fatura borçlusu ...Tic. A.Ş.'nin keşide ettiği başka çekler alınmıştır. Davacının çek hareket dökümünde, takibe konu ... ve ... seri numaralı çeklerin ilk olarak Şubat 2017 vadeli olarak teslim alındığı, muamelesiz iade edildiği ve takibe konu Eylül 2017 vadeleriyle portföyde yer aldığı görülmektedir. Bu işlemler, temlik edilen fatura alacaklarının ödeme aracının veya ödeme aracının vadesinin değiştirilmesinden ibaret olup ne faktoring müşterisi ...'ın ön ödemeyi iade borcunu ne de temlik edilen alacağın borçlusunu değiştirmektedir; ..., başından itibaren temlik edilen fatura alacağının borçlusudur. Taraflar arasında mevcut borcu sona erdirip yerine yeni bir borç kurma yönünde açık bir irade bulunduğu ispatlanmamış, borcun tasfiyesi amacıyla başkaca çek alınmadığı ise ikinci ek raporla tespit edilmiştir. Ödeme aracının değiştirilmesi veya vadesinin ertelenmesi, kefilin sorumlu olduğu azami miktarı artırmadığından TBK'nın 583/1. maddesinin son cümlesi anlamında kefilin sorumluluğunu artıran bir değişiklik niteliğinde de değildir. Nitekim aşağıda açıklandığı üzere davalılar yönünden takip öncesi döneme ait faiz hükme konu edilmediğinden, vadelerin ertelenmesi davalıların sorumluluk kapsamını genişletmiş de değildir. Bu itibarla borcun yenilendiği veya yeni kredi kullandırıldığı yönündeki savunmalar yerinde görülmemiştir. Davalıların sorumluluğu çeklerden değil faktoring sözleşmesine verilen kefaletten kaynaklandığından, faktoring müşterisinin rücu borcunun doğumu çeklere karşılıksızdır şerhi verilmesine bağlı değildir; belirleyici olan, temlik edilen alacağın ve ödeme aracı olan çeklerin tahsil edilememiş olmasıdır. Takibe konu çeklerin suretleri ... 7. İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasından getirtilmiş, çekler hakkında kambiyo takibi yapıldığı ve keşideci ... A.Ş.'nin iflas sürecine girdiği anlaşılmıştır. 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/2. maddesine dayalı savunma, kambiyo ilişkisine yönelik olup kefalet sorumluluğunu etkilemez. TBK'nın 586/1. maddesi uyarınca müteselsil kefalette alacaklı, asıl borçluyu takip etmeden kefili takip edebilir; bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması yeterlidir. Asıl borçluya ve davalılara ... 34. Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesi keşide edilmiş ve ihtar sonuçsuz kalmıştır. Faktoring sözleşmesinden doğan rücu alacağı TBK'nın 146. maddesindeki on yıllık zamanaşımına tabidir. Alacak en erken 2017 yılında muaccel olmuş, takip 15/06/2022 tarihinde başlatılmıştır. Kefilin borcu da asıl borç için öngörülen zamanaşımı süresine tabi olup zamanaşımı savunması yerinde görülmemiştir. Ödeme, borcu sona erdiren bir vakıa olup ispat yükü bunu ileri süren davalılardadır. Davalı ... vekilinin sunduğu 12/05/2017 tarihli 35.000,00 TL'lik dekont ile 05/05/2017 tarihli 40.000,00 TL'lik ödeme yönünden; ikinci ek raporda bu tahsilatların ... seri numaralı çeke ait olduğu ve tahsil tarihleri itibarıyla davacının cari hesap kayıtlarında borçtan düşüldüğü tespit edilmiştir. Bu ödemeler hesap bakiyesine yansıtılmış olduğundan dava konusu asıl alacakta aynı ödemeler yönünden mükerrer bir talep bulunmamaktadır. Diğer çeklerin keşideci tarafından ödendiği iddiası yönünden ise; davacı kayıtlarında buna ilişkin bir tahsilat kaydı bulunmadığı, ödemenin yapıldığı ileri sürülen 2017 yılına ait ... Tic. A.Ş. defterlerinin iflas dairesinde de bulunmadığı, müdürlükte mevcut 2019-2021 yılı e-defterlerinin ise iddia edilen ödeme dönemine ilişkin olmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilince sunulan ve dava dışı şirketin eski çalışanından temin edildiği belirtilen e-posta çıktıları, güvenli elektronik imza taşımayan ve ödemenin miktarı ile tarihini kesin olarak gösteren banka kaydı niteliğinde olmayan belgeler olup HMK'nın 200. maddesi karşısında ödemeyi ispata elverişli görülmemiştir. Bu nedenle açıklanan 75.000,00 TL dışında ödeme yapıldığı ispatlanamamıştır. Davalılar vekillerinin dava dışı ...ve ... şirketlerinin defterleri üzerinde inceleme yapılması ve yeni bilirkişi raporu alınması talepleri; ödeme iddiasına konu dönemin defterlerinin mevcut olmaması, borcun yenilenmesi iddiasının mahkemece çözümlenecek hukuki bir mesele olması ve mevcut raporların hüküm kurmaya yeterli bulunması karşısında HMK'nın 281. maddesi kapsamında yerinde görülmemiştir. Davacı faktoring şirketinin 2012, 2015, 2016 ve izleyen yıllara ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, e-defter uygulamasına geçildiği bilirkişi raporlarıyla tespit edilmiştir. Ayrıca faktoring sözleşmesinde, sözleşmeden doğacak uyuşmazlıklarda faktörün defter ve belgelerinin delil olarak kabul edileceği kararlaştırılmış olup sözleşmeyi imzalayan kefiller yönünden de bu delil sözleşmesi HMK'nın 193. maddesi çerçevesinde geçerlidir; karşı delil sunma hakkı saklı olmakla birlikte davalılar, kayıtların aksini gösteren somut ve denetlenebilir bir delil sunmamıştır. Kök raporda hesap kat bakiyesi olarak kabul edilen 226.184,00 TL, ilk ek raporda son faktoring işlemine ait belgelerin eksikliği nedeniyle teyit edilememiş; ancak davacının itiraz dilekçesi ekinde sunduğu alacak bildirim formları, çek teslim bordroları ve ekstreler incelenerek düzenlenen ikinci ek raporda, teminata verilen çeklerin son vade tarihi itibarıyla 226.184,00 TL'lik kısmının tahsil edilemediği belirlenmiştir. Bu tutar, davalılara tebliğ edilen ... 34. Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesinde bildirilen hesap kat bakiyesiyle de örtüşmektedir. Bilirkişi raporlarında yer alan kefaletin geçerliliği, pay devrinin etkisi ve kefilin sorumluluğunun kapsamına ilişkin hukuki değerlendirmeler HMK'nın 266. maddesi uyarınca mahkemeyi bağlamadığından, bu hususlar yukarıda açıklandığı şekilde mahkememizce değerlendirilmiştir. Raporların maddi tespitlere ilişkin kısımları ise, özellikle ikinci ek rapor, taraf itirazlarını karşılayan, dosya kapsamı ve davacı kayıtlarıyla uyumlu, denetime elverişli nitelikte bulunduğundan hükme esas alınmıştır. Açıklanan nedenlerle, asıl borçlunun faktoring sözleşmesinden doğan ve takip tarihi itibarıyla ödenmeyen asıl borcunun 226.184,00 TL olduğu; bu tutarın davalıların 5.000.000,00 TL'lik kefalet limiti içinde kaldığı ve davalıların bu tutardan müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu oldukları sonucuna varılmıştır. TTK'nın 7/1. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca kefillere taahhüdün yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez; kefil, kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumludur (Yargıtay HGK'nın ...E. ... K. sayılı kararı). Davalılar, kendilerine 25/05/2022 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile ve her halükarda 15/06/2022 tarihli takip ile temerrüde düşmüş olduklarından takip tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumludurlar. Kefilin kendi temerrüdünden doğan faiz sorumluluğu kefalet limiti ile sınırlı değildir. Faktoring sözleşmesinin "Çeşitli Hükümler" başlıklı IV. bölümünün 7. maddesinde temerrüt halinde TCMB'nin en yüksek kredi faiz oranına bu oranın %50'sinin ilavesiyle bulunacak oranda temerrüt faizi ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı, takip talebinde takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %15,75 oranında faiz işletilmesini talep etmiştir. Talep edilen oran sözleşmede kararlaştırılan oranın altında kaldığından, HMK'nın 26. maddesi gereğince talep ile bağlı kalınarak takip talebindeki oran üzerinden faize hükmedilmiştir. İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit, yani miktarı belli veya borçlu tarafından belirlenebilir olması gerekir. Dava konusu alacak, takipten önce davalılara tebliğ edilen ihtarnamede açıkça bildirilmiş olup davacının kayıtlarından belirlenebilir niteliktedir; yargılama sırasında bilirkişi incelemesine başvurulmuş olması alacağın likit niteliğini ortadan kaldırmaz. İcra inkar tazminatı, itirazın iptaline karar verilen alacak üzerinden hesaplanır. Davada takip öncesi işlemiş faiz talep edilmediğinden itirazın iptaline karar verilen alacak 226.184,00 TL'den ibaret olup bu tutarın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Dava kabul edildiğinden İİK'nın 67/2. maddesinde aranan koşullar oluşmadığından davalıların kötüniyet tazminatı talepleri reddedilmiştir. Davalılar aleyhine ayrıca .... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla aynı alacağın ödeme araçlarına dayalı kambiyo takibi bulunduğundan, mükerrer tahsilin önlenmesi amacıyla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla hüküm kurulmuştur. Açıklanan tüm bu nedenlerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1- Davanın KABULÜ ile; davalılar ... Ve ...'ın ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın asıl alacak yönünden İPTALİNE; takibin 226.184,00 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 ve değişen oranlarda Reeskont Avans Faizi işletilmek suretiyle, ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılar yönünden müteselsilen DEVAMINA, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarlarının %20 oranına tekabül eden 45.236,80 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3- Davalıların kötüniyet tazminatı taleplerinin REDDİNE, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 15.450,62.TL nispi karar harcının peşin alınan 1.922,57.TL harçtan mahsubu ile geri kalan 13.528,05.TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00.TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 2.014,77.TL(80,70TL BVH, 11,50.TLVSH, 1.922,57.TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 5.458,00.TL ( 458,00.TL tebliğler ve posta, 5.000,00TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk ücreti olan 3.200,00.TL'nin davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/801, K. 2026/676, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-801-e-2026-676-k-dcfb503507c4