Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1953 E. 2026/1714 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1953
- Karar No
- 2026/1714
- Karar Tarihi
T. C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1953
KARAR NO: 2026/1714
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/06/2026
NUMARASI: 2026/572 Esas, 2026/566 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak
DAVA TARİHİ: 10.09.2025
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH: 28.10.2026
YAZILDIĞI TARİH: 28.10.2026
Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2026/572 Esas, 2026/566 Karar sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil kooperatif şirket ...Sitesi Yapı Koop. bünyesindeki ... Sokak ... nolu işyerinde ...Nakliyat olarak faaliyet gösteren iş yerinde ... günü gece saatinde yangın meydana gelmesi üzerine iş yeri cam, boya badana, elektrik tesisatı ve elektrik panosu ile işyeri çatısı, 2 adet tır çekicisinin tamamen yanmış olduğunun görüldüğünü, yangının tır çekicisinden başladığının tespit edildiğini, ...Nakliyat olarak faaliyet gösteren şirketin ihmali davranışı gerekçesiyle müvekkil kurum olan ... Sitesi Yapı Kooperatifi kusursuz olmasına rağmen zarara uğratıldığını, yangın ihbarının ... günü saat 05:25 de yapıldığı, 2 araç 5 personelle saat 05:33 de varıp müdahaleye başlandığı, toplam 7 araç 21 personelle müdahale yapıldığı, yangın söndürülerek saat 06:58 de dönüş yapıldığının görüldüğünü, bilirkişi raporu, faturalar ve harici incelemeler gereğince oluşan maddi zarardan dolayı işyerini kullanan ve yangına sebebiyet veren ... araçların sahibi ... - ...Nakliyat Şirketinin sorumlu olduğuna dair tespit yapıldığını, müvekkilin söz konusu zarardan dolayı kusursuz olduğunun tespit edildiğini, yine somut olayın gerçekleşmesi mücbir sebebe veya taşınmaza dayanmamakla birlikte bahsi geçen vahim olay davalı kiracının ihmali davranışı ve kusuru nedeniyle cereyan ettiğini, işbu yangının meydana gelmesinde ... ...Nakliyat Şirketi kusurlu olduğu sabit işbu zararı tazmin etmesi gerekirken tazmin etmemesi nedeniyle işbu davanın ikame edildiğini, 08/02/2024 Tarihinde kurulan Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/225 Esas 2024/46 Karar sayılı bu hüküm çerçevesinde yangının davalı ... nakliyat'a ait araçtan çıktığı ve işbu zararın boyutu ve zarara sebebiyet veren şirket açıkça tespit edilmiş olup müvekkil kooperatifin işbu zararın sorumlusunun ...Nakliyat Şirketine ait olduğunu 08/02/2024 tarihinde öğrendiğini, Müvekkilinin 619.985,6 TL zarara uğramış olup maddi hasar ile karşı karşıya kalmış ve uzman bilirkişiler vasıtasıyla tespit edilmiş bu zararın tazmini için TBK gereği kiracıya rücu etmek için başvuru yapmışsa da tarafların kabul etmediğini, müvekkilin akabinde sigortaya başvurmuşsa da sigorta şirketinin bu zararı tazmin etmediğini, sigorta sözleşmelerine riayet etmediğini, işbu yangının çıkmasına, zararın meydana gelmesinde taşınmazın taraflarınca tahsis edildiği ...'in kiracısı konumundaki ... İşyeri ... - ...'e ait bir aracın alev alması sebebiyet vermiş olup haliyle tazmin sorumluluğunun ortada olduğunu, müvekkillerinin uğradığı zararı kusurlu davalıdan tazmin etmesi gerektiğini, meydana gelen hasarın yangın sigortası genel şartları ve poliçe özel şartları çerçevesinde teminat kapsamı dahilinde olduğu kanaatine varıldığını, müvekkili firma ile sigorta şirketi arasındaki sözleşmenin sigorta teminatları kısmı uyarınca yıldırım, infilak sebebiyle meydana gelen zararlar da özellikle teminat altına alındığını, hatta iş bu sözleşme uyarınca yangın sebebiyle 41.692.000,00 TL sigorta bedeli / teminat limiti olarak belirlendiğini, davacı müvekkil şirket söz konusu hasarların gerçeklememesi için gerekli bütün özen ve dikkati göstermiş olduğunu, hatta hasarlardan sonra düzenli olarak hasarlı yerlerin kontrollerini, tamiratlarını sağladığını, buna rağmen zararın meydana gelmesini önlemek adına davalı sigorta şirketi aynen veya nakden bir tazminde bulunmamış olup davacının müvekkil şirket AVM'nin bakımları ile igilinme, hasar gören mağazaların zararını giderme gibi oldukça maddi yüklü işler ile uğraşırken poliçede özellikle teminat altına alınmasına rağmen ve müvekkili şirkete atfedilecek hiçbir kusur yok iken davalı sigorta şirketi tazminat ödeme yükümlülüğünü ihbarlara rağmen yerine getirmediğini, davalı sigorta şirketi müvekkil kooperatifin daha fazla hak kaybına uğramaması için ivedi bir şekilde tazminat ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının müvekkil kooperatifin ve davalı sigorta şirketi arasında atfedilen yangın sigortası genel şartlarında açıkça yer alan yangının, yıldırım, infilak teminatı rizikonun kapsamında olduğunu, buna rağmen davalının tazmin borcunu reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, Bahse konu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ... tarihli yangından doğan 619.985,6 TL hasarın müvekkil tarafından giderilmesi nedeniyle müvekkil şirketin uğradığı zarara yönelik şimdilik 619.985,6 TL maddi hasar tazminatlarını ve mahkemenizce bilirkişi marifetiyle tespiti yapılacak harici zararların, davalılardan hasarların meydana geldiği tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiziyle, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte olacak şekilde rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... ... Ltd. Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talepleri Türk Borçlar Kanunu uyarınca zamanaşımına tabi olduğunu, dava konusu alacak, kanuni zamanaşımı süresi dolduktan sonra ileri sürülmüş olup, artık talep edilemez durumda olduğunu, bu nedenle, TBK m.146 ve ilgili maddeler uyarınca zamanaşımı def’inde bulunduklarını, zamanaşımı süresinin dolmuş olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Müvekkil Tarafından Bilirkişi İncelemesi yapıldığını ve Yangının Elektrik Ana Panosundan Meydana geldiğinin tespit edildiğini, Yangının Müvekkile Ait Tırlardan Değil Bizzat Binanın Elektrik Tesisatından çıktığını, davacı tarafın dilekçesinde yangının müvekkile ait tırların sigortalarından çıktığını iddia ettiğini, bu hususun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından yangının çıkma noktası olarak gösterilen ... marka aracın sigorta kutusunda meydana gelen kısa devre ve ark nedeni ile tespiti yapılmış ise de, ... marka araçların ... gibi yangın standartlarına göre üretim yapmaları nedeni ile, olası sigorta kutusunun durduk yerde ark ve kısa devre oluşturmasının mümkün olmadığını bu nedenle bu iddialarının doğruluğu açısından ... Yetkili Servisinden aracın sigorta kısmında kısa devre ve ark nedeni ile bu denli yangın çıkma ihtimalinin sorulmasını, yine bu konuda uzman bir bilirkişiden rapor alınmasını talep ettiklerini, davacı tarafın 293.257,25 TL Elektrik ve Tesisat Masrafları, 85.398,35 TL Boya Sıva Yenileme ve Tamirat Masrafları, 59.615,35 TL Endüstriyel Kapı masrafları, 32.503,69 TL Isı Yalıtımlı kapı cam profil, aksesuar masrafları, 144.210,96 TL Çatı ve Cephe panel değişimi masrafları ve 5.000TL Temizlik işleri masrafları olmak üzere toplamda 619.985,6 TL talepte bulunduğunu, davacı tarafından talep edilen alacak kalemleri yangın ile uyumsuz ve yangının zarar vermediği kısımları içermekte olup, yine çıkartılan bedellerin de kazanın meydana geldiği yıl ve piyasa gerçekleri ile bağdaşmadığını, bu hususta hiçbir şekilde kusur hususunu kabul etmediklerini ve davacının talep ettiği alacak kalemlerini ve miktarlarını da kabul etmediklerini, işbu davanın açık biçimde hukuka aykırı olduğunu bahse konu nedenlerle Müvekkil açılan işbu davanın öncelikle usulden reddine, Sayın mahkeme aksi kanaate ise esasa dair yapılacak inceleme hitamında esastan reddine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.6100 sayılı HMK'nun 4/a Maddesine göre; "Kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na göre ilâmsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları" dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemeleri'nde görülür denilmektedir. Dosyadaki mevcut ... sözleşmesine göre davacının maliki olduğu taşınmazın dava dışı ... tarafından davalıya kiraya verildiği, kira ilişkisini davacının da kabul ettiği, dava dışı... ’ın taşınmazın maliki olduğu ya da taşınmazın kendisine tahsis edildiğine ilişkin herhangi bir delilin dosyada bulunmadığı, davacının beyanı gereği söz konusu kişinin AVM yönetim kurulunda olması ile davacı adına hareket ettiği ve davacı adına taşınmazı davalıya kiraya verdiği anlaşılmakla, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin kira ilişkisine dayanıyor olması nedeni ile davalı yönünden dava konusu talebin değerlendirilmesinin Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiği anlaşılarak bu davalı yönünden davanın tefriki ve görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve Mahkememizce görevsizlik kararı verilmiştir.Görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. HMK 138.maddesine göre mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir. Mahkememizce açıklanan nedenlerle tefrik edilen iş bu dosyada görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş; HMK 114/c maddesi uyarınca görev hususu dava şartı olduğundan, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın HMK'nun 20. maddesi uyarınca görevli Kayseri Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi için Tevzi Bürosuna tevdiine, dair karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili süresi içerisinde sunulan istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı .. ... Ltd. Şti. ile müvekkili arasında ne akdi olarak ne de mülkiyetten kaynaklanan bir kira ilişkisi bulunmadığını, davalı ... ... Ltd. Şti. İle dava dışı ... arasında kira ilişkisi bulunduğunu, müvekkili şirketin bu sözleşmenin tarafı olmadığını,müvekkilinin kooperatif her ne kadar tapuda kaydi malik olsa da dava dilekçesinde de belirttikleri üzere yangın sebebiyle taşınmazda meydana gelen hasarları gidermek zorunda kaldığını, bundan dolayı da davalı ... şirketine rücu etme zorunluluğunun doğduğunu, davanın asliye ticaret mahkemesinde açılmasının esas nedeninin ise müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında ... poliçesi olduğunu, davalı sigorta şirketinin müvekkiline yapmış olduğu sigorta gereği sigorta poliçesinden kaynaklanan ilişki bulunduğunu, bunun da yanında hem müvekkilinin hem de sigorta şirketinin tacir olmakla görülecek davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, bunun da yanında yine ... ... Ltd. Şti.'ninde tacir olması ve yaşanan olayda iki tacir arasındaki haksız fiile dayalı hukuki ihtilaf bulunması sebebiyle asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, aksi kanaatte dahi açılan dava bakımından davalı taraflar arasında HMK md. 57/1-c gereği ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmakta olup bu sebeple de eldeki dava davalılara birlikte yöneltildiğini, dolayısıyla davalı sigorta şirketi ve davalı .. ... Ltd. Şti.'ne yöneltilen talepler ve davanın sebebini oluşturan olayın aynı olduğunu, aynı sebeple doğan bir davanın söz konusu olduğunu, bu sebeple de ... aleyhine açılan davanın görevsizlik sebebiyle tefrikinin hukuken mümkün olmayıp mahkemenin bu yönde bir karar vermesi halinde yargılamanın uzamasından başka bir sonuç meydana gelmeyeceğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dairemizce, HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınmak suretiyle yapılan incelemede;
Dava, dava konusu taşınmazın maliki olan davacı kooperatif tarafından, dava konusu taşınmazda davalı kiracı şirket tarafından yangına sebebiyet verilmesi nedeniyle oluşan zarardan kaynaklı tazminat davasıdır. Davacı kooperatifin yangının meydana geldiği bağımsız bölümün maliki olduğu, davacı kooperatifin üyesi dava dışı ... 'a bu bağımsız bölümün tahsis edildiği, mülkiyetin davacı kooperatifte olduğu, ... tarafından dava konusu taşınmazın davalı ... ... Ltd. Şti.'ne kiraya verildiği, bir taşınmazın kiraya verilebilmesi için malik olmanın şart olmadığı, kaldı ki kira ilişkisinin davacı malik tarafından da kabul edildiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davalı ... ... Ltd. Şti. ile davacı arasındaki uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.Bu haliyle; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu vakıa ve hukuki değerlendirmede kanuna aykırılığın bulunmadığı, ilk derece mahkemesinin verdiği kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)
1-) Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-) İstinaf başvurusu sırasında peşin alınan harçların mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-)Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-)Davacı tarafça istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana iadesine,
6-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 -a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28/10/2026