Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2360 E. 2026/2143 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2360
Karar No
2026/2143
Karar Tarihi

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2026/2360

KARAR NO: 2026/2143

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : NEVŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 25/09/2026

NUMARASI: 2026/43 D.İş Esas- 2026/44 D.İş Karar

DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2026

İSTİNAF KARAR YAZIM

TARİHİ: 30/10/2026

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden ...A.Ş. vekilince sunulan dilekçesinde:

"1. TARAFLAR ARASINDAKİ SÖZLEŞMESEL İLİŞKİ VE MÜVEKKİL TARAFINDAN EKSİKSİZ İFA EDİLEN 59.910.565,33 TL AVANS FİNANSMANI

Müvekkil ...A.Ş. ile aleyhine ihtiyati haciz istenen ... A.Ş. arasında... tarihinde "... Sözleşmesi" akdedilmiştir. Söz konusu sözleşme kapsamında sanayilik ... üretimi kararlaştırılmış; tohum temini, tarla hazırlığı, gübreleme, zirai ilaçlama, sulama ve bakım giderlerinin karşılanması amacıyla müvekkil şirket tarafından borçlu şirkete banka kanalıyla toplam 59.910.565,33 TL nakdi ve ayni avans ödemesi gerçekleştirilmiştir.

Yapılan tüm avans ödemeleri banka dekontları, faturalar ve ticari cari hesap dökümleriyle sabit ve tevsiklidir. Sözleşmesel edimini peşinen ve eksiksiz ifa eden müvekkil şirkete, bu avans finansmanının teminatı ve geri ödeme garantisi olarak borçlu ... A.Ş. tarafından keşide edilmiş;

...A.Ş. Mersin ...’ne ait, ... keşide tarihli, ... seri numaralı, 24.000.000,00 TL bedelli,

...A.Ş. Mersin ...’ne ait,... keşide tarihli, ... seri numaralı, 32.000.000,00 TL bedelli,

...A.Ş. Mersin ...’ne ait, ... keşide tarihli, ... seri numaralı, 20.000.000,00 TL bedelli,

olmak üzere toplam 76.000.000,00 TL tutarında 3 adet çek teslim edilmiştir. Sözleşmenin 6.7. ve 16.7. maddelerinde; sağlanan avans karşılığında ... ili ... ilçesindeki parsellerde yetiştirilen patates mahsulünün mülkiyet, tasarruf ve hasat yetkisinin münhasıran müvekkil şirkete ait olduğu açıkça kararlaştırılmıştır.

2. NEVŞEHİR MAHKEMELERİNİN YETKİSİ HAKKINDA Tarafların her ikisi de tacir olup, aralarındaki ... tarihli ... Sözleşmesi’nin 21. maddesinde;

"İş bu sözleşmeden doğacak bilumum anlaşmazlıkların ve davaların görülmesine ve sonuçlandırılmasına Nevşehir mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu taraflar şimdiden kabul etmişlerdir." hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı HMK m. 17 ve m. 18 uyarınca tacirler arasında akdedilen yazılı yetki sözleşmesi geçerli ve bağlayıcıdır. İİK m. 50 yollamasıyla ihtiyati haciz taleplerinde de HMK yetki kuralları kıyasen uygulandığından, sözleşmesel yetki şartı uyarınca Sayın Mahkemeniz ihtiyati haciz talebimizi incelemeye münhasıran yetkilidir.

3. İİK M. 257/2-(B) UYARINCA VADESİ GELMEMİŞ ALACAK İÇİN İHTİYATİ HACİZ ŞARTLARININ TAMAMEN OLUŞMASI

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 257. maddesinin 2. fıkrasının 2. bendi (b) uyarınca;

"Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:

2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa."

Somut olayda borçlunun taahhütlerinden kurtulmak adına mal kaçırma ve muvazaalı işlemler tesis ettiği şu somut olgularla sabittir:

a. Tarladaki Mahsulleri Gizlice Sökme, Yükleme ve Üçüncü Kişilere Kaçırma Teşebbüsü:

Müvekkilin sağladığı 60 milyon TL'ye yakın finansmanla ... ili ... ilçesinde yer alan tarlalarda (toplulaştırma öncesi ... ... Ada ... Parseller; ... ... Ada ... Parseller... ... Ada ... Parsel; ... ... Ada ... Parsel) patates mahsulü hasat olgunluğuna getirilmiştir. Ancak borçlu şirket, basiretli tacir yükümlülüklerine ve sözleşme taahhütlerine aykırı olarak ürünleri müvekkilden gizlemiş; sabahın çok erken saatlerinde habersizce tarlalarda erken söküm işlemlerine başlayarak mahsulü tırlarla üçüncü kişi tüccarlara gayriresmi yollarla satma ve sevk etme girişiminde bulunmuştur.

b. Cezai Şikâyet ve Delil Tespiti Başvuruları:Borçlunun bu organize hileli eylemleri ve suçüstü mal kaçırma fiilleri karşısında, müvekkil şirket tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma (TCK m. 155/2), Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m. 158) ve Alacaklıyı Zarara Uğratmak Amacıyla Mal Kaçırma / Hileli İflas (TCK m. 161) suçlarından derhal cezai şikâyette bulunulmuştur. Eş zamanlı olarak delillerin karartılmasını önlemek maksadıyla Eskil Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde HMK m. 400 uyarınca acil delil tespiti ve mahsul üzerine ihtiyati tedbir talep edilmiştir.c. Yetkilinin Grup Şirketleri Aracılığıyla Konkordato Zırhını Kötüye Kullanması ve Muvazaalı Aktif Aktarımı:Borçlu ... A.Ş. yetkilisi ...ve irtibatlı bulunduğu diğer grup şirketi (...Ltd. Şti.) hakkında Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/1023 Esas sayılı dosyası ile 11.09.2026 tarihinde 3 ay geçici konkordato mühleti alınmıştır. Şirket yetkilisi, konkordato müessesesini kötüye kullanarak piyasaya "Tarlada 250 milyon TL değerinde patatesim var" şeklinde beyanlar dağıtmakta, müvekkilin finanse ettiği mahsulü ve şirket aktiflerini konkordato mühletine tabi diğer şirkete muvazaalı biçimde aktararak kaçırmaya çalışmaktadır. Nitekim İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 06.09.2023 tarihli, E. 2023/1466, K. 2023/1462 sayılı ilamında belirtildiği üzere; "İİK Mad. 257'ye göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir borca ilişkin olması yahut vadesi gelmiş borca ilişkin ise de borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması ve mal kaçırma halinde olması gerekmektedir."Somut uyuşmazlıkta, vadesi gelmemiş alacak bakımından İİK m. 257/2-b hükmünde aranan borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını kaçırmaya hazırlanması ve alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması olgusu şüpheye yer bırakmayacak şekilde mevcuttur.

4. BORÇLU ... A.Ş.’NİN KONKORDATOYA TABİ OLMADIĞI VE KARARIN İNFAZINDA YASAL ENGEL BULUNMADIĞI Önemle ve açıkça vurgulamak gerekir ki; Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/1023 Esas sayılı dosyasında geçici konkordato mühleti alan süjeler borçlu şirket yetkilisi ...ile ilişkili ...Ltd. Şti. olup; aleyhine ihtiyati haciz talep edilen ... konkordato mühletine tabi değildir.İcra ve İflas Kanunu’nun 294. maddesindeki takip yasakları yalnızca hakkında konkordato mühleti verilen borçlular için geçerlidir. ... A.Ş. hakkında doğrudan verilmiş bir konkordato kararı veya takip yasağı bulunmadığından, şirket aleyhine tesis edilecek ihtiyati haciz kararının icra dairelerince borçlunun banka hesaplarına, tarladaki mahsullerine, taşınır ve taşınmazlarına derhal ve fiilen uygulanması önünde hiçbir yasal engel bulunmamaktadır.Kaldı ki Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 15.10.2025 tarihli, E. 2025/1129, K. 2025/945 sayılı kararında açıkça ifade edildiği üzere; "borçlular hakkında konkordato davası bulunmasının ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmayıp geçici mühlet kararında verilen tedbirlerin icra dairesinde başlatılan takiplerin önlenmesine ilişkin olduğu" hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla borçlunun organik bağ içinde bulunduğu yetkilisinin konkordato sürecinde olması, aleyhine karar verilmesine engel teşkil etmemekte; bilakis aktif kaçırma niyetini ve mal kaçırma tehlikesini teyit ederek ihtiyati haciz kararının aciliyetini ortaya koymaktadır.

5. ÇEKLERİN ERKEN İBRAZ YASAĞI VE YAKLAŞIK İSPATIN SAĞLANMIŞ OLMASI:5941 sayılı Çek Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin 5. fıkrası gereğince üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin muhatap bankaya ibrazı geçersiz kılındığından, eldeki çeklerin keşide tarihleri gelmeden bankaya ibrazı yasa gereği mümkün değildir. Ancak İİK m. 257/2-b hükmü, tam da bu durumdaki alacaklıları korumak maksadıyla ihdas edilmiş olup borçlunun mal kaçırma kastı karşısında vadesi gelmemiş çek bedelleri ve cari hesap alacağı için ihtiyati haciz istenmesine yasal zemin sunmaktadır.Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 15.10.2025 tarihli, E. 2025/1129, K. 2025/945 sayılı ilamında; "alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır" tanımı yapılmış ve; "ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usûl hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır" denilmiştir.Dosyamıza sunulan yazılı ... Sözleşmesi, banka kanalıyla borçluya aktarılan 59.910.565,33 TL tutarındaki havale dekontları, cari hesap ekstreleri, borçlunun bizzat keşide ederek müvekkile teslim ettiği 76.000.000 TL bedelli çekler, Eskil Cumhuriyet Başsavcılığı suç duyurusu ve delil tespiti talebi, yaklaşık ispat standardını fazlasıyla karşılamaktadır.

6. TARLADAKİ EKİLİ VE SÖKÜLÜ MAHSULLER ÜZERİNE İHTİYATİ HACİZ TATBİKİ TALEBİ Borçlunun ... ili ... ilçesinde yer alan tarlalarındaki patates mahsulleri, müvekkil şirketin avans finansmanı ile yetiştirilmiştir. İİK m. 84/1 uyarınca, yetişmemiş toprak mahsulleri yetişmelerinden en çok 2 ay evvel haczolunabilir ve haczedilen mahsullerin borçlu tarafından başkasına devri alacaklıya karşı hükümsüzdür. Söz konusu tarlalarda patatesler olgunlaşmış ve söküm aşamasına gelmiş durumdadır. Bu nedenle verilecek ihtiyati haciz kararının, borçlunun tüm menkul, gayrimenkul ve banka mevduatlarının yanı sıra, ... ili ... ilçesinde yer alan (toplulaştırma öncesi ... Ada ... Parseller; ... Ada ... Parseller; ... Ada ... Parsel; ... Ada ... Parsel ve toplulaştırma sonucu oluşan yeni) parsellerde bulunan ekili veya sökülmüş patates mahsulleri üzerine de tatbik edilmesini talep etmekteyiz.

7. TEMİNAT VE ACİLEN KARAR VERİLMESİ GEREĞİ İİK m. 259 ve HMK m. 87 hükümleri uyarınca takdir edilecek teminat miktarının, müvekkil şirketin ticari faaliyetini aksatmaması adına nakit para veya kesin, süresiz ve şartsız banka teminat mektubu olarak sunulmasına imkân tanınmasını; tarladaki mahsullerin tırlarla kaçırılma tehlikesinin ivediliği karşısında karşı taraf dinlenmeksizin tensiben derhal ihtiyati haciz kararı tesis edilmesini talep etmek zorunluluğu doğduğunu, arz ve izah olunan ve Mahkemenizce re’sen dikkate alınacak nedenlerle;

İHTİYATİ HACİZ TALEBİMİZİN KABULÜ İLE; Fazlaya ve faize ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkil şirketin 59.910.565,33 TL tutarındaki nakit alacağının tahsilini temin zımnında; borçlu ...’nin adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malları, banka ve finans kuruluşlarındaki her türlü mevduat ve hakları, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları ile ... ili ... ilçesi ... Mevkii ... Ada ... Parseller; ... Mevkii ... Ada ... Parseller; ... Mevkii ... Ada ... Parsel ve ... Mevkii ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazlarda (ve arazi toplulaştırması sonucu oluşan yeni parsellerde) bulunan ekili veya sökülmüş patates mahsulleri üzerine DİNLENMEKSİZİN DERHAL İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, Takdir edilecek teminatın nakit veya KESİN, SÜRESİZ VE ŞARTSIZ BANKA TEMİNAT MEKTUBU olarak yatırılmasına cevaz verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine," karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi 25/09/2026 tarihli gerekçeli kararı ile; " ..İhtiyati haciz, HMK 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haczin şartları ve etkileri ile İİK 257. maddesinde aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.

"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malarını ve alacaklıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.

Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:

1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa,

2-Borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa,

Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder" şeklindedir.

Öncelikle ihtiyati haciz talep edilebilmesi için; ortada bir para borcunun bulunması, ve bu para alacaklısının ihtiyati haciz talep eden kişi olması gerekir.

Madde kapsamı itibariyle hem vadesi gelen borçlar ilişkin hem de vadesi henüz gelmemiş olan borçlara ilişkin ihtiyati haciz verilebilmesinin koşullarını düzenlemiştir.

1)Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep edebilmek için; alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmesi olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur. Fakat rehinli malın kıymetinin rehinli alacağı karşılamayacağı öngörülüyorsa, bu kısım için ihtiyati haciz istenebilir. Tüm bu koşullar ile vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir.

2)Vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz talep edebilmek için; İİK'nun 257/2 hükmünde belirtilen hususların gerçekleşmesi gerekir.

Yaklaşık ispatta, hâkim, ispat edilmek istenen olayı muhtemel görmelidir. Diğer bir ifadeyle, iddia edilen olayın doğru olma ihtimali, doğru olmama ihtimaline göre ağır basmalıdır. (Yargıtay Yüksek 19.HD'nin 23.01.2014 tarih 2013/18723 Esas 2014/1804 Karar, 13.10.2015 tarih 2015/6509 Esas 2016/12655 Karar, 18.04.2016 tarih 2016/9486 Esas 2017/3106 Karar, 08.05.2017 tarih 2017/101 Esas 2017/3502 Karar)

Somut olayda, talep eden ... sözleşmesi uyarınca karşı tarafa avans ödemesi yaptığı karşı tarafın sözleşmeye uyarınca edimlerini yerine getirmediği, hasat zamanı olan patatesleri kaçırmaya çalıştığı iddiası ile ihtiyati haciz talebinde bulunmuş olup, sözleşme ekinde bulunan evrakların incelenmesinde bir kısmının sözleşmenin eki evrakların boş olarak taraflarca imzalandığı, Ek-4 uyarınca hasat zamanın 1 Eylül - 25 Ekim olarak belirtildiği, talep tarihi itibari ile son hasat tarihinin gelmediği, incelenen evraklarda taraflar arasında süregelen cari hesap ilişkisinin bulunduğu, sözleşme eki evrakı uyarınca ekim yerinin Konya göründüğü ancak talep eden tarafından Aksaray ili kapsamında ekimden bahsedildiği, teminat çeklerinin vadesinin gelmediği, bu halde alacağın muaccel olup olmadığı ve varlığı yargılamayı gerektirdiğinden vadesi gelmiş alacak olarak kabulü mümkün değildir. Vadesi gelmeyen alacak olduğu kabulünde ise borçlunun kaçma, mal kaçırma ve gizlemeye ilişkin davranışta bulunduğu yaklaşık olarak ispat edilmemiştir. Borçlunun borcundan kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığı veya alacaklının haklarını ihlal eden işlemlerde bulunduğunun ispatlanmadığı, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati haciz koşullarının somut olayda oluşmadığı kanaatiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;

1-İhtiyati haciz talebinin REDDİNE,

2-Karardan bir suretin talep eden vekiline tebliğine," şeklinde karar verilmiştir.

İhtiyati haciz talep eden ...A.Ş. vekili işbu kararı yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :İhtiyati haciz talep eden ...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle ; "Uyuşmazlık konusu, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında müvekkil şirketin sağladığı yaklaşık 60 milyon TL tutarındaki finansmanla yetiştirilen patates mahsulüdür. Patates, biyolojik yapısı gereği çabuk bozulabilen, mevsimsel ve iklimsel koşullarda tarlada veya açık alanda bekletilmesi halinde süratle çürüyerek ekonomik değerini bütünüyle yitiren organik bir tarım ürünüdür.Karşı tarafça taahhüt edilen patates tonajının 25 Ekim tarihine kadar müvekkil şirkete eksiksiz teslim edilmesi hâlinde davamızdan/talebimizden feragat edeceğiz. Ancak 25 Ekim tarihinde dosyanın hâlâ istinaf incelemesinde bulunması ve karara bağlanmamış olması, mahsulün sahada çürümesine yahut borçlu tarafından üçüncü kişilere bütünüyle kaçırılmasına yol açarak telafisi imkânsız ağır bir mağduriyet doğuracaktır. Bu nedenle, Sayın Dairenizce gecikmeksizin dosya üzerinden İVEDİLİKLE VE ÖNCELİKLE inceleme yapılarak karar tesis edilmesi zorunludur.

II. İLK DERECE MAHKEMESİNİN RET GEREKÇELERİ VE HUKUKEN GÖĞÜSLENMESİ Nevşehir Asliye Ticaret Mahkemesi; sözleşme eki evrakların bir kısmının boş imzalandığı, Ek-4’e göre hasat süresinin 1 Eylül – 25 Ekim olarak belirlendiği, talep tarihi itibarıyla son hasat gününün dolmadığı, sözleşme ekinde Konya yazmasına karşın Aksaray’daki arazilerden bahsedildiği, çek vadelerinin henüz gelmediği, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği ve borçlunun mal kaçırma kastının yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanamadığı gerekçeleriyle talebimizi reddetmiştir. İlk derece mahkemesinin bu tespiti maddi vakıalara, sözleşme hükümlerine ve İcra ve İflas Kanunu’nun sistematiğine açıkça aykırıdır.

1. Sözleşme Eklerinin Tanzim Süreci ve Ekim Yeri Belirlemesi (Konya - Aksaray/Eskil Ayrımı):

Mahkemece sözleşme eklerinin sonradan doldurulduğu ve ekim yerinin Konya yerine Aksaray olarak gösterildiği gerekçe yapılmışsa da bu durum taraflar arasındaki sözleşmesel mekanizmanın doğrudan bir gereğidir. Taraflar arasındaki ... Sözleşmesi’nin 11.1. ve 14.1. maddelerinde açıkça; alıcının ziraat ekibinin tarlaların teknik ve verimsel analizlerini yaptıktan sonra uygun olmayan tarlaları satıcıya bildireceği, sözleşmenin kurulması aşamasında ekim ve hasat yapılacak arazilerin fiilen bilinmesi mümkün olmadığından, parsellerin ekimden sonra analiz sonuçlarına göre tespit edilerek bildirileceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin akdedilmesini müteakip borçlu tarafça gösterilen Konya ilindeki ilk araziler, müvekkil şirketin ziraat mühendislerince incelenmiş; toprak analizi ve verim yetersizliği nedeniyle reddedilmiştir. Bunun üzerine taraflar müştereken saha çalışması yapmış ve ... sınırında bulunan... ili ... ilçesindeki parseller üzerinde mutabık kalınmıştır. Taraflar arasındaki yazışmalar, koordinat tespitleri ve ziraat mühendisi raporları ilk derece mahkemesine sunulmuştur. Dolayısıyla arazilerin ... ... ’de yer alması bir çelişki değil, sözleşmenin 11. ve 14. maddelerine uygun olarak ifa sürecinde ziraat mühendislerince belirlenmiş teknik bir zorunluluktur.

2. Hasat Süresi (1 Eylül - 25 Ekim) ve Borçlunun Mal Kaçırma / Kaçma Eylemlerinin İspatı:Mahkemenin, "Ek-4 uyarınca hasat zamanının 1 Eylül - 25 Ekim olduğu ve son hasat tarihinin henüz gelmediği" yönündeki gerekçesi hayatın olağan akışına ve uyuşmazlığın özüne taban tabana zıttır. Sözleşmeye göre hasat dönemi 1 Eylül itibarıyla başlamıştır. İhtiyati haciz talep tarihi itibarıyla ürünler tarlada olgunlaşmış ve söküm aşamasına gelmiştir. Sözleşmenin 6.7. ve 16.7. maddeleri gereğince tarladaki mahsulün münhasır mülkiyet, hasat ve tasarruf yetkisi müvekkil şirkete aittir. Buna karşın borçlu şirket, basiretli bir tacir gibi davranmayıp müvekkilin bilgisi ve onayı dışında, sabahın erken saatlerinde tarlalara gizlice iş makineleri ve tırlar sokarak mahsulü kayıt dışı biçimde üçüncü kişi tüccarlara satma ve sevk etme girişiminde bulunmuştur. Bu suçüstü mal kaçırma eylemi karşısında derhal ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulmuş; delillerin karartılmasını ve mahsulün kaçırılmasını engellemek maksadıyla ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nden HMK m. 400 uyarınca delil tespiti istenmiştir. Nitekim borçlu şirket yetkilisi ...ve irtibatlı bulunduğu diğer grup şirketi (...Ltd. Şti.) hakkında Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/1023 Esas sayılı dosyası ile 11.09.2026 tarihinde geçici konkordato mühleti alınmıştır. Şirket yetkilisi, konkordato müessesesini kötüye kullanarak müvekkilin finanse ettiği tarladaki patatesleri grup şirketine muvazaalı şekilde aktarmaya ve üçüncü kişilere el altından satmaya çalışmaktadır. Hasat süresinin son günü olan 25 Ekim’i beklemek, borçlunun tarlayı tamamen boşaltmasına ve müvekkilin alacağını bütünüyle teminatsız bırakmasına seyirci kalmak demektir. Borçlunun taahhütlerinden kurtulmak için mallarını kaçırmaya hazırlandığı ve hileli işlemlerde bulunduğu olgusu, savcılık evrakları, mahkeme tespitleri ve delil tespiti raporlarıyla yaklaşık ispat standardında fazlasıyla tevsik edilmiştir.

3. Çek Vadeleri ve İİK m. 257/2-b Kapsamında Vadesi Gelmemiş Borçlar:Yerel mahkeme, çek vadelerinin (... ve ... ) henüz gelmediğini ve alacağın muaccel olmadığını ret gerekçesi yapmıştır. Oysa ki talebimiz İcra ve İflas Kanunu’nun 257. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendine dayandırılmıştır:"Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: ... 2- Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa..."

5941 sayılı Çek Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin 5. fıkrasındaki "31/12/2028 tarihine kadar, üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir." amir hükmü karşısında çeklerin vadelerinden önce bankaya ibrazı kanunen mümkün değildir. Kanun koyucu, tam da bu durumdaki alacaklıların mal kaçırma tehlikesi karşısında korunması amacıyla İİK m. 257/2 hükmünü ihdas etmiştir. Müvekkil şirket toplam 59.910.565,33 TL avansı banka kanalıyla borçluya aktarmış, borçlu da bu borcu ikrar ederek teminat olarak 76.000.000,00 TL tutarında 3 adet çek keşide etmiştir. Borçlunun aktiflerini kaçırdığı böylesi bir tabloda, çek vadesi gelmedi diye ihtiyati haciz talebini reddetmek İİK m. 257/2 hükmünü tamamen işlevsiz kılmaktır.

4. "Alacağın Yargılamayı Gerektirmesi" Yanılgısı ve Yaklaşık İspat Ölçüsü:İlk derece mahkemesi, alacağın varlığı ve muacceliyetinin yargılamayı gerektirdiğinden bahisle talebi reddetmiştir. İhtiyati haciz geçici bir hukuki koruma müessesesidir; burada kesin ve tam ispat değil, İİK m. 258/1 gereğince mahkemeye kanaat getirecek "yaklaşık ispat" aranır. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 11.03.2024 tarihli, E. 2023/2479, K. 2024/222 sayılı ilamında açıkça vurgulandığı üzere:"Öte yandan, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın yargılamayı gerektirmemesi şeklinde bir koşul da kanunda öngörülmemiştir. ... İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak bireylere etkin hukuki himaye sağlamaktır."Aynı husus Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 23.10.2024 tarihli, E. 2024/1082, K. 2024/1094 sayılı kararında şu şekilde hükme bağlanmıştır:"İİK'nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde 'Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.' şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliğinin aranmadığı, bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulmasının yeterli kabul edildiği"Yine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 14.11.2023 tarihli, E. 2023/2055, K. 2023/2063 sayılı kararında belirtildiği gibi:"sunulan bu delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde haciz sebepleri hakkındaki İİK'nın 258.maddesi uyarınca istem konusu ihtiyati haciz istemi açısından yaklaşık ıspat koşulu gerçekleştiğinden İİK 257 ve devamı maddeleri gereğince koşulları oluştuğundan davacı tarafın ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır."Dosyamızda mevcut yazılı sözleşmeler, banka kanalıyla borçluya aktarılan toplam 59.910.565,33 TL tutarındaki havale ve ... bankacılığı doğrudan proje/fon transfer dekontları, cari hesap mutabakatları, borçlunun bizzat keşide ettiği 76.000.000,00 TL tutarlı çekler, ziraat mühendisliği yazışmaları bütün olarak değerlendirildiğinde, yaklaşık ispat standardı eksiksiz şekilde sağlanmıştır.

III. MAHSULLERİN ÇÜRÜME RİSKİ VE YEDİEMİN SIFATIYLA MÜVEKKİLE TESLİMİ GEREĞİ

Dava konusu patates mahsulü açık arazide ve tarlada beklemekte olup iklim şartları ve biyolojik yapısı nedeniyle acilen toplanıp uygun depolara sevk edilmediği takdirde çürüyecektir. Mahsulün zayi olması hem taraflar hem de milli servet bakımından telafisi mümkün olmayan bir kayıptır.

Müvekkil şirket Türkiye'nin 3. büyük cips üreticisi olup mahsulü işleme ve muhafaza etme kapasitesine haiz kurumsal bir işletmedir. İİK m. 84/1 uyarınca toprak mahsulleri yetişmelerinden 2 ay evvel haczedilebilir. Bu doğrultuda, ... ili ... ilçesindeki parsellerde bulunan ekili ve sökülmüş patates mahsullerinin ihtiyati haczi ile birlikte, ürünün zayi olmasını ve bozulmasını önlemek maksadıyla ivedilikle muhafaza altına alınarak müvekkil şirkete ... sıfatıyla tevdi edilmesine karar verilmesi zaruridir.

HUKUKİ SEBEPLER: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 50, 84, 257/2-b, 258, 259; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 341 vd.; 5941 sayılı Çek Kanunu m. Geçici 3/5 ve ilgili mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: ... , ... ve ... tarihli ... Sözleşmeleri,Müvekkilce borçlu hesabına ödenen 59.910.565,33 TL tutarındaki banka havale dekontları, ... Katılım ve ... doğrudan fon talep/transfer formları,

Borçlu ... A.Ş. tarafından keşide edilen toplam 76.000.000,00 TL bedelli 3 adet çek sureti,

... Cumhuriyet Başsavcılığı suç duyurusu ve soruşturma dosyası,

... mühendisleri ile yapılan tarla analiz ve koordinat yazışmaları, ÇKS ve tapu kayıtları,

Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/1023 Esas sayılı konkordato dosyası kayıtları,

Yemin, bilirkişi incelemesi ve ikamesi mümkün her türlü yasal delil.

NETİCE VE TALEP:Yukarıda arz ve izah edilen ve Sayın Dairenizce re’sen gözetilecek nedenlerle;Mahsulün çürüme riski ve 25 Ekim hasat süresi dikkate alınarak istinaf incelememizin ÖNCELİKLE VE İVEDİLİKLE YAPILMASINA,

İstinaf başvurumuzun kabulü ile Nevşehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 25/09/2026 tarihli, 2026/43 D.İş Esas ve 2026/44 Karar sayılı RET KARARININ KALDIRILMASINA,

İhtiyati haciz talebimizin KABULÜ ile; müvekkil şirketin 59.910.565,33 TL tutarındaki alacağının tahsilini temin zımnında, borçlu ...’nin adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malları, banka hesapları, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları ile ... ili ... ilçesi ... Mevkii ... Ada ... Parseller; ... Mevkii ... Ada ... Parseller; ... Mevkii ... Ada ... Parsel ve ... Mevkii ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazlarda (ve arazi toplulaştırması sonucu oluşan yeni parsellerde) bulunan ekili veya sökülmüş patates mahsulleri üzerine DİNLENMEKSİZİN VE DERHAL İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,

Mahsulün organik yapısı gereği çürümesinin ve zayi olmasının önlenmesi adına ekili/sökülü patateslerin derhal muhafaza altına alınarak MÜVEKKİL ŞİRKETE YEDİEMİN SIFATIYLA TESLİMİNE,

Takdir edilecek teminatın nakit veya kesin, süresiz ve şartsız banka teminat mektubu olarak sunulmasına cevaz verilmesine,

Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline,Karar verilmesini " ileri sürmüş ve talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :Dairemizce HMK 355. Maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden ...A.Ş.vekilince sunulan istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri yönünden inceleme yapılmıştır.İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilen ve istinaf edilen gerekçeli kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar ile mevcut dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; İşbu talep konusu bir miktar para alacağı yönünden olmak üzere, ileride tahsilinin güvence altına alınması amacıyla istenmiş olan ihtiyati haciz yönünden talep eden vekilinin söz konusu ihtiyati haciz isteminin kabulü için İ.İ.K. 257 v.d. Maddeleri (257/1 ve 257/2 maddeleri) gereğince alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyetine dair hususlar ile İİK 257/2 md uyarınca: "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:

1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;

2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;" şeklindeki koşullar yönünden olmak üzere yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların mevcut dosya kapsamına göre bulunmadığı, işbu mevcut dosya kapsamı itibariyle ekli olarak sunulan beyan ve belgelerin içeriğine göre İİK 257 vd maddeleri (257/1 ve 257/2 maddeleri) uyarınca istenen ihtiyati haczin kabulü için yaklaşık ispata yeterli olmadıkları anlaşılmıştır.

Yukarıda belirtilen sebeplerle dosyaya sunulan mevcut beyan ve belgelerin bu aşama itibariyle İ.İ.K. 257/1 ve 257/2 Maddesi gereğince ihtiyati haczin kabulü için, alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyetine dair hususlar yönünden olmak üzere yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata yeterli olmadıkları anlaşıldığından söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği soncuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de, istinaf edilen gerekçeli kararı ile söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen kararda usul, yasa ve mevcut dosya kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı, kararın hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle de ihtiyati haciz talep eden ...A.Ş. vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- Nevşehir Asliye Ticaret mahkemesi'nin istinafa konu edilen 25/09/2026 Tarih ve 2026/43 D.İŞ ESAS-2026/44 D.İŞ KARAR sayılı kararının hukuka uygun olduğu anlaşılmakla ihtiyati haciz talep eden ...A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf eden ...A.Ş. dan alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf başvurusunda bulunan ...A.Ş. tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,

4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile İİK 258/son bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 30/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2360, K. 2026/2143, T. 30.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2360-e-2026-2143-k-8fb353548375