Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/117 E. 2026/1674 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/117
- Karar No
- 2026/1674
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2022/117 KARAR NO : 2026/1674
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 03/11/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/718E., 2021/797K.
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 08/10/2026 YAZIM TARİHİ : 09/10/2026
Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davacı kurum, aralarındaki hizmet sözleşmesinin 11/3. maddesi uyarınca davalı şirketin, ölüm sebebine bakılmaksızın tüm hayvan ölümlerinden ve maddi zararlardan kusursuz sorumlu olduğunu, Ağustos 2018'de teslim edilen hayvanlarda şarbon (Antraks) hastalığı çıkması üzerine tesis karantinaya alındığını, süreçte ölen veya negatif çıkıp tedbiren imha edilen toplam 279 baş büyükbaş hayvan telef olduğunu, sözleşmedeki formüle göre ortalama teslim kiloları üzerinden hesaplanan net zararın 273 baş Brezilya sığırı için 419.852,16 USD, 3 baş İrlanda sığırı için ise 4.152,82 EURO olarak belirlendiğini, hayvanların bakımı için ödenen 159.570,81 TL besleme gideri, gümrük işlemleri, ... kombinalarından yapılan nakliye harcamaları ve 7.378,80 TL analiz bedeli Kurumun diğer zarar kalemlerini oluşturduğunu ileri sürerek, tarafların tacir olması sebebiyle TL alacaklarına ticari avans faizi, döviz alacaklarına ise devlet bankalarının en yüksek 1 yıl vadeli mevduat faizinin, son ölüm tarihi olan 22.11.2018 temerrüt esas alınarak işletilmesini, sözleşmeye aykırılık ve haksız fiil hükümlerine dayanarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 USD, 1.000 EURO ve toplam 4.000 TL tutarındaki tazminatın faiziyle tahsilini istemiştir. Davacı vekili 22.02.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu arttırmıştır. Davalı vekili özetle: Davacı kurum ile müvekkili arasında akdedilen sözleşmeler kapsamında Ağustos 2018'de Brezilya ve İrlanda menşeili hayvanların ...'daki işletmeye teslim edildiğini, kesim süreçlerinde şarbon (Antraks) hastalığı şüphesi üzerine durumun derhal yetkili makamlara bildirilerek çiftliğin karantinaya alındığını ve 279 hayvanın telef olduğunu kabul etmekle birlikte; sözleşmenin 11/3. maddesindeki sorumluluk hükmüne rağmen müvekkilinin olayda hiçbir kusurunun bulunmadığını, ithal hayvanların kurbanlık ve kesimlik olarak getirilmesi ve aşılama sonrası en az 21 gün kesim yasağı bulunması sebebiyle aşılama karar ve talimat yetkisinin tamamen hayvanların sahibi olan davacı kurumda olduğunu, Kurban Bayramı'na denk gelen sıkışık takvimde kuruma atfedilebilir bir ihmal bulunduğunu, şarbon içeren saman ve otların dağıtımına mani olması gereken merciin devlet olduğunu savunarak, bu salgın nedeniyle ticari itibarı zedelenen müvekkilinin ekonomik olarak zor duruma düşüp konkordato ilan ettiğini, çiftliğin uzun yıllar kullanılamaz hale gelmesiyle asıl mağdurun kendileri olduğunu, karşı dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla haksız davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince "...İtibar olunan bilirkişi incelemeleri ışığında, Davalıya teslim edilen hayvanlardan 276 baş Brezilya ve 3 baş İrlanda menşeili olmak üzere 279 baş hayvanın şarbon hastalığı sebebiyle öldüğü, dosyada yapılan incelemede söz konusu işletmeye hayvanların son giriş tarihinin 10.08.2018, hastalığın tespit edildiği tarihin ise 22.08.2018 olduğu, son parti hayvanların işletmeye girişinden yaklaşık 12 gün sonra hastalık çıktığı, hastalığın kuluçka süresi ve etkenin suşu Gölbaşı ilçesi ve çevresinde daha önce tespit edilmesi, hastalığın hayvanların menşei kaynaklı olamayacağını ortaya koymakta olduğu, kısa sürede kesim işlemlerinin yapılması nedeniyle hastalık çıkışı olmadan aşılama çalışması yapılmasının pratikte mümkün olamayacağı, hayvanların yurda girişi ve onaylı mezbahanelerde resmi veteriner hekim nezaretinde kesimlerinin yapıldığından hayvanların yurda girişinde ithalat kriterlerine ( idari ve teknik olarak ) aykırılık olmadığı, hastalık kuluçka süresi 3- 12 gün olduğu göz önüne alındığında hayvanların işletmeye sağlıklı olarak geldikleri ve hastalığın Mısırdalı Et kombinasına ait işletmede aldıkları, taraflar arasındaki Bakım, Besleme ve Kesim Hizmeti Alım Sözleşmesinin “Firmanın Diğer Yükümlülükleri” başlıklı 11. maddesinin 3. Bendinde; “Firma, sözleşme konusu hayvanların kesimine kadar korunmasından, bakım besleme süresinde ortaya çıkacak hayvan ölümleri ile mecburi kesime ilişkin doğan zarardan ve kesilen hayvana ait karkasın insan gıdası olarak tüketimine mani olacak şekilde oluşacak zararlardan sorumludur” yönünde getirilen düzenleme ışığından davacının bu sözleşme kapsamında doğan zararlarından davalının sorumlu olduğu ve tazmin etmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Taraflar arasındaki Bakım, Besleme ve Kesim Hizmeti Alım Sözleşmesi'nin (13.1.) maddesinde hayvan ölümlerinden kaynaklı zararların "Kurumun liman veya sınır noktasındaki ortalama teslim alma kilosu üzerinden hesaplanacağı" yönünde hüküm getirildiği dikkate alınarak; Brezilya menşeili hayvanlar için tanzim edilen Muayene ve Kabul Komisyonu Raporu uyarınca muayenesi yapılan 5.559 baş hayvanın 2.671.700 kg toplam ağırlıkta olduğu, bu hayvanlar bakımından ortalama teslim alma kilosunun 480,60 kg olduğu ve bu partideki hayvanlara ilişkin faturanın 3,20 USD/kg üzerinden fiyatlandırıldığı, bu veriler itibariyle Brezilya menşeli ölen hayvanların bedellerinin; 273 baş x 480,60 kg. (ortalama ağırlık) x 3,20 USD (birim fiyat) = 419.852,16 USD olduğu, yine İrlanda menşeili hayvanlar için tanzim edilen Muayene ve Kabul Komisyonu Raporu uyarınca muayenesi yapılan 406 baş hayvanın 197.200 kg toplam ağırlıkta olduğu, bu hayvanlar bakımından ortalama teslim alma kilosunun 485,71 kg olduğu ve bu partideki hayvanlara ilişkin faturanın 2,80 EURO/kg üzerinden fiyatlandırıldığı, bu veriler itibariyle İrlanda menşeili ölen hayvanların bedellerinin; 3 baş x 485,71 kg (ortalama ağırlık) x 2,85 EURO (birim fiyat) =4.152,82 EURO olduğu, bu bedellerin davalıdan tahsili gerektiği anlaşılmıştır. Dosyada bulunan deliler ve bilirkişi incelemesi ışığında, taraflar arasında akdedilen sözleşme ile belirlenen günlük 13,50 TL bakım ücreti esas alınarak 04.08.2018 tarihi ile 22.11.2018 tarihleri arasında davalıya, ölen büyükbaş hayvanlar için toplamda KDV dâhil 159.570,81 TL bakım ücreti ödendiği tespit edilmiş, bu ödemenin de davacı zararı olarak davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. Hayvan ölümlerini takiben ... Müdürlüğü aracılığıyla yaptırılan analizler için ... Müdürlüğü tarafından davacı kurum adına düzenlenen ve birer örneği dava dosyasına ibraz edilen 2 adet faturanın KDV dâhil toplam tutarının 7.378,80 TL olduğu ve davalıdan tahsili gerektiği tespit edilmiştir. Davalının işletmesine intikal ettirilen Brezilya menşeili hayvanların davacı kuruma bağlı ... Müdürlüğü'nden sevk edildiği; anılan nakliye işinin 13.08.2018 tarih ... no.lu fatura karşılığında ... firmasından karşılandığı ve davalıya sevk edilen hayvanlar için KDV dâhil 243,08 TL ödendiği tespit edilmiş olup, bu veriler itibariyle ölen Brezilya menşeili hayvanlar için katlanılan nakliye maliyetinin 243,08 TL (KDV dâhil nakliye gideri) x 276 baş = 67.090,08 TL olduğu, yine davalının işletmesine intikal ettirilen İrlanda menşeili hayvanların Davacı kuruma bağlı ... Müdürlüğü'nden sevk edildiği; anılan nakliye işinin 15.08.2018 tarih ... no.lu fatura karşılığında ... firmasında karşılandığı ve davalıya sevk edilen hayvanlar için KDV dahil 224,20 TL ödendiği tespit edilmiş olup, bu veri itibariyle ölen İrlanda menşeili hayvanlar için katlanılan nakliye maliyetinin 224,20 TL (KDV dâhil nakliye gideri) x 3 baş = 672,60 TL olduğu, sonuç olarak ölen toplam 279 hayvan için ödenen nakliye bedelinin toplamda (67.090,08 +672,60)= 67.762,68 TL olduğu ve davalıdan tahsili gerektiği anlaşılmıştır. Brezilya menşeili hayvanlar bakımından hayvan başına ortalama 82,22 TL gümrük gideri yapıldığı; buna göre Kurum zararının 276 baş x 82,22 TL = 22.692,72 TL olduğu, İrlanda menşeili hayvanlar bakımından hayvan başına ortalama 106,54 TL gümrük gideri yapıldığı; buna göre Kurumlarına zararının 3 baş x 106,54 TL =319,62 TL olduğu ve davalıdan tahsili gerektiği, davacının feri nitelikteki faiz başına ilişkin talebinin taraflar arasında sözleşme ilişki bulunması ve davalının temerrüde düşürülmemiş olması, dava ve ıslah tarihi itibari ile temerrüt oluşması sebebiyle feri nitelikteki fazlaya ilişkin kısmının reddi ..." ne karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, kararın vekalet ücreti yönünden hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bu açıdan kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Kusursuz sorumluluk olmadığını, Borçlar Kanunu'nun 114. maddesi uyarınca borçlunun sorumluluğunun kapsamının işin özel niteliğine göre belirlenmesi gerektiğini, sözleşmenin 11.6 ve 13.2 maddelerinin gözetilmesi gerektiğini, kurban bayramının yakınlığı nedeniyle hayvanların aşı yaptırılmadan kesime sevk edildiğini, şarbon hastalığı ile davalının tek başına mücadele edemeyeceğini, zararın mücbir sebepten kaynaklandığını, aşı için yeterli zamanın olmadığını, davalının aşılama konusunda yetkili olmadığını, hastalığın yemlerden kaynaklı olduğunun söylenemeyeceğini, somut olayda müvekkili şirketin davacı kurumdan katbekat daha fazla zarara uğradığını vurgulayarak; adil bir değerlendirme yapılması için tarafların olaydaki rollerinin, ticaret hukuku ve genel hukuk ilkelerinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, hayvan ölümlerinin onlarca katı büyüklükte maddi kayıp yaşayan müvekkilinin olaya kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini iddia etmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dikkatli ve titiz bir çalışma ile hastalığı erkenden teşhis ederek toplumsal bir faciayı önlemişken ağır bir tazminata mahkum edilmesinin vicdan yaralayıcı olduğunu, davacı kurumun ithalat mevzuatına aykırı işlemlerinin mahkemece dikkate alınmadığın, kabul anlamına gelmemek kaydıyla belirlenen tazminat miktarının da çok fahiş olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında yapılan büyükbaş hayvan bakım ve besleme hizmet sözleşmesine aykırılık sebebiyle uğranılan zararın tazmini taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre taraf vekillerinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732,-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, Alınması gereken 170.615,05 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 42.653,77 TL harcın düşümü ile kalan 127.961,33 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 08/10/2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...