Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2234 E. 2026/1348 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/2234
Karar No
2026/1348
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/2234 KARAR NO : 2026/1348

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/07/2023 NUMARASI : 2020/177 E. 2023/600 K.

DAVANIN KONUSU : Alacak İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : TARAF VEKİLLERİ KARAR TARİHİ :06/10/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/11/2026

Mahkemece verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ... ile davalı ...'ün kardeş olduklarını, birlikte işlettikleri işletmelere ilişkin olarak 01/01/2015 tarihli ortaklığın giderilmesi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 21. maddesinde; "..taraflar, 31/12/2014 tarihine kadar olan şirketlere ait tüm borçlardan alacaklardan ve ek listede belirtilen işlerden birlikte eşit sorumludur" hükmüne yer verildiğini, bu hüküm gereği ortaklığın giderilmesi sözleşmesinin imzalanmasından önceki dönemlerde davalı ile ortak kullanılan kredilerin borçlarını eşit şekilde ödemekle yükümlü olduklarını ancak davalının payına düşen miktarı ödemediğini, bu nedenle kredi borçlarının tamamının davacı ve davacı uhdesindeki şirketler tarafından ödendiğini, bu kapsamda yapılan toplam ödemenin 4.757.341,17 TL olduğunu belirterek, davalının payına düşen miktarın tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek ticari reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 17/05/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 559.604,46 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde, kısmi davanın şartları oluşmadığından kısmi olarak açılan davanın usulden reddinin gerektiğini, dava konusu edilen alacağın tamamının ... San. A.Ş. adına çekilmiş olan banka kredi borçlarına ilişkin olması sebebiyle davacı olarak anılan şirketin gösterilmesi gerekirken ...'ün gösterilmesinin davanın taraf sıfatı yokluğundan reddini gerektirdiğini, 01/01/2015 tarihli ortaklığın giderilmesi sözleşmesi ile ortak malların ve şirketlerin pay edilerek ve şirketlere ait borçlar ve alacaklar hesaplanarak mahsuplaşma sağlandığını, bu hesapların içinde şirketlerin kullanmış kredilerin de bulunduğunu, sözleşmenin 18. maddesi uyarınca 31/12/2014 tarihinden itibaren ... A.Ş.'ye ait tüm hak ve borçların davacı ...'e bırakıldığını, taraflar arasında gerekli mahsuplaşmanın yapıldığını, bu kapsamda 01/01/2015-31/12/2015 tarihleri arasında davacı ve şirketlerine toplam 1.128.558,41 TL ödeme yapıldığını, sözleşmenin 18. maddesi göz ardı edilerek sözleşmenin 21. maddesine dayanılamayacağını, davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini tamamen yerine getirdiğini, davacının talep ettiği bazı kredilerin 01/01/2015 tarihinden sonra veya şirketlerin fiili devrine çok yakın tarihlerde davacı tarafından kullanıldığını ve bunlardan davalıların sorumlu tutulamayacağını, ayrıca talep edilen ek faiz hesabının da dayanaksız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. MAHKEME KARARI: Mahkemece; davanın davalı ... yönünden kısmen kabulü ile 394.315,68 TL'nin 02/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davanın davalı ... AŞ yönünden reddine karar verilmiş, hükme karşı süresinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf talebinde, davalı firmanın taraflar arasındaki sözleşmenin 18. maddesi uyarınca davalı ...'e devredilmiş olup, kanunun veya şirket ana sözleşmesinin kendilerine yüklediği görevleri yerine getirmeyen anonim şirket yöneticilerinin bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle, anonim şirkete, şirket ortak ve alacaklılarına karşı müteselsilen sorumlu olduklarını, taraflar arasında yapılan sözleşmenin tarafların şirketlerini de bağlar nitelikte olduğundan davalı şirket yönünden ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının alacağı kapsamında değerlendirilen ...'a ait üç kredi nedeniyle toplam 165.388,78 TL yönünden davanın reddedilmesinin doğru olmadığını zira söz konusu kredilerin de ortaklık ilişkisi kapsamında kullanıldığını ve davalı ...'ün taksit ödemelerine başlayıp sonradan bıraktığını ileri sürerek, kısmen kabul kararının kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili ise istinaf talebinde, davacının talep ettiği alacağın belirli ve hesaplanabilir nitelikte olması nedeniyle kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, dava konusu kredi borçlarının ... İnş. ve Tekstil Ürünleri San. A.Ş.'ye ait olması nedeniyle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, 01/01/2015 tarihli ortaklığın giderilmesi sözleşmesinin 18. maddesi uyarınca 31/12/2014 tarihinden itibaren ... A.Ş.'ye ait tüm hak, sorumluluk ve borçların davacı ...'e geçtiğini, taraflar arasında mahsuplaşma yapıldığını ve 01/01/2015-31/12/2015 tarihleri arasında davacı ve şirketlerine toplam 1.128.558,41 TL tutarında ödeme yapıldığını, fiili devirden sonra kullanılan kredilerden davalı ...'ün sorumlu tutulamayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu ve banka dekontları ile yapılan ödemelerin gereği gibi değerlendirilmediğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, 01/01/2015 tarihli ortaklığın giderilmesi sözleşmesi uyarınca tarafların eşit sorumlu olduğu ileri sürülen şirket kredi borçlarının davacı tarafından fazla ödenen kısmının davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Davacının aktif husumet ehliyetine ilişkin istinaf itizarlarının incelenmesi neticesinde; Tarafların birçok şirketi ortaklaşa işletmekte iken; 01/01/2015 tarihli "Ortaklığın Giderilmesi Sözleşmesi" ile aralarındaki ortaklık ilişkisini sonlandırarak, şirketleri paylaştıkları ve karşılıklı olarak birbirlerine devrettikleri, şirketlerden kaynaklanan borç ve alacaklara ilişkin olarak da; 31/12/2014 tarihine kadarki tüm borçlardan, alacaklardan ve ek listede belirtilen işlerden birlikte ve eşit şekilde sorumlu olunacağı hususunun kararlaştırıldığı dosya kapsamı ile sabittir. 01/01/2015 tarihli "Ortaklığın Giderilmesi Sözleşmesi" ;davacı ... ile davalı ... adlarına düzenlenmiş ve imzalanmış olup, Sözleşmenin 21. maddesi; "Taraflar 31/12/2014 tarihine kadar olan şirketlere ait tüm borçlardan, alacaklardan ve ek listede belirtilen işlerden birlikte eşit sorumludur." düzenlemesini içerdiğinin anlaşılması karşısında; davalının husumete ilişkin istinaf itirazları isabetli bulunamamıştır. Davanın esasına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesi neticesinde ise; Yargılama sırasında dosyaya kazandırılan 30/06/2021 tarihli uzman bilirkişi heyet raporunda özetle; "..davanın taraflarının sunduğu belgeler ile davacı yanın adresinde yapılan yerinde inceleme ile dosya kapsamındaki banka kayıtlarının incelenmesinden; kullanılan kredilerin geri ödemelerinin davanın taraflarından hangisi tarafından ödendiğine dair yazılı herhangi bir belge (banka ödeme dekontu, makbuz vb.) bulunmadığı, şirket kredi borçlarının davacı yanca tamamının ödenip ödenmediğine yönelik tespit ve hesaplama yapılamadığı, davacının davalıdan rücu edebileceği bir alacağı olup olmadığının belirlenemediği"nin belirtilmesi ve davacı vekilinin söz konusu rapora itirazı üzerine mahkemece bilirkişi heyetine şirket ve banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilmiş, bilirkişi heyetinin bu doğrultuda yaptığı inceleme neticesinde düzenlenmiş olan 24/05/2022 tarihli ek raporda; "..davalı ...'ün davacıya 380.224,87 TL borçlu olduğu, davaya konu sözleşmenin tarafı olmayan diğer davalı ...'nin davacıya karşı sorumluluğunun Mahkemenin takdirinde olduğu, Mahkemece, ... A.Ş.'nin de sorumluluğuna hükmedilmesi durumunda; her iki davalının davacıya karşı müştereken 380.224,87 TL borçlu olduğu sonucuna ulaşıldığı, davacının talebinin şimdilik 50.000,00 TL olduğu, davacı ... vekili tarafından davalı ...'e noterden keşide edilen 27/09/2019 tarihli ihtarname ile ilgili tebliğ mazbatası sunulmadığından, davalı ...'ün dava tarihinde (18/03/2020) diğer davalı ...Ş.'ye ödeme için bildirimde bulunulmadığı için dava tarihinde (18/03/2020) temerrüde düşmüş oldukları, Mahkemece, davanın kabulüne karar verildiği takdirde 50.000,00 TL borç tutarına dava tarihinden itibaren faiz istenebileceği" açıklamalarına yer verildiği görülmüştür. Anılan rapora taraflarca itiraz edilmesi üzerine bilirkişi heyetinin 07/04/2023 tarihli 2. ek raporunda; ".. önceki raporda yer alan bilirkişi tespit ve görüşünü değiştirecek bir husus bulunmadığı, Mahkemece, rapordaki "davacı itirazlarının değerlendirilmesi" başlığında anlatılan hususlara göre davacının haklılığına karar verilecek olursa davacının (380.224,87+179.379,59) 559.604,46 TL alacaklı olduğu" belirtilmiştir. Hükme esas alınan 24/05/2022 tarihli ek bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve taraf ve yasa yolu denetimine elverişli olduğu anlaşılmış, 07/04/2023 tarihli son bilirkişi raporunda takdiri mahkemeye bırakılan ödemeler yönünden mahkemece yapılan hesap ve değerlendirmelerde de isabetsizlik görülmemiştir. Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporu, mahkeme gerekçesinde açıklanan nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin HMK.'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin HMK.'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken harç peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, fazla yatırılan 2.948,20 TL harcında karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3- Alınması gereken 26.935,70 TL harçtan peşin alınan 6.735,00 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 20.200,70 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere 06/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/2234, K. 2026/1348, T. 06.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-2234-e-2026-1348-k-c7e64dc3ae08