Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/712 E. 2026/1531 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/712
Karar No
2026/1531
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/712 - 2026/1531 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/712 KARAR NO : 2026/1531

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16.04.2025 NUMARASI : 2023/804 Esas 2025/271 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 02.10.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 09.10.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.12.2022 tarihinde, davalı şirkete Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesi ile sigortalı, dava dışı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 05.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini, geçici işgöremezlik tazminatı için 48.425,19 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı için 903.621,04 TL’ye, bakıcı gideri için 16.938,81 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmaya İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu sebeple davanın yetkisizlikten reddi gerektiğini, davacı tarafından davalı şirkete başvuruda bulunulmadığını, zorunlu belgelerin sunulmadığını, davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Adli Tıp Kurumunun Trafik İhtisas Dairesinden kusur bilirkişi raporu alınması gerektiğini, sürekli sakatlık tazminatı hesaplamasının karayolları zorunlu mali sorumluluk poliçesi genel şartları ve eklerinde yer alan kural ve ilkelere göre gerçekleştirilmesi gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerine dair zararına ilişkin tazminat talepleri tedavi gideri kapsamında olup tedavi gideri talepleri trafik sigortası yeni genel şartları gereği teminat dışında olduğunu, tazminattan hatır taşımacılığı indirimi yapılması, müterafik kusuru oranında tazminat miktarında indirim yapılması gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının maluliyetinin belirlenmesi yönünden Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %19 oranında, tıbbi iyileşme süresinin 6 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 2 ay olduğunun belirlendiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı ile bakıcı giderinin hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı yolcunun emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 722.896,83 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 38.740,15.TL geçici iş görmezlik tazminatı ile 13.551,05.TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 775.188,03.TL maddi tazminatın, poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile temerrüt tarihi olan ikinci başvuru tarihi olan 12.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (araç hususi) birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının emniyet kemerinin takılı olmadığına ilişkin bir tespit bulunmadığını, takılı olmadığı kabul edilse bile illiyet bağının ispat edilmediğini, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, aracın kamyonet olması nedeniyle hükmedilen tazminata avans faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı, dava dışı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki aracın tek taraflı kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Buna göre, zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almaması nedeniyle zararın doğmasına veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Somut olayda, davacının araçta yolcu olarak bulunduğu, aracın şarampole yuvarlandığı, kaza sonrası davacıya ilişkin tedavi belgeleri içerisinde yer alan doktor gözlem kağıdında, davacının, yaralanmanın oluş şekline ilişkin beyanında, “sürücünün arka tarafındaki koltukta oturduğunu, çarpışma sonucu sağ koltuğa fırladığını” ifade ettiği görülmüş olup davacının kafasında kesik oluştuğu, dikiş atıldığı, sağ tibiada kırık meydana geldiği, kazanın oluş şekli, davacının beyanı, yaralanmanın şekli birlikte değerlendirildiğinde kaza esnasında davacının emniyet kemerinin takılı olmadığı, emniyet kemerinin takılı olmaması ile maluliyeti arasında illiyet bağının bulunduğunun anlaşıldığı, bu itibarla mahkemece hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varıldığından davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davanın, haksız fiilden kaynaklandığı, davalı şirkete sigortalı aracın, gerçek şahıs adına kayıtlı olduğu, kullanım şeklinin hususi olduğu, ticari bir niteliğinin bulunmadığı anlaşıldığından hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanmasında bir isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacıya iadesine , 5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 02.10.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/712, K. 2026/1531, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-712-e-2026-1531-k-c91bd212b2d0