İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/98 E. 2026/769 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/98
- Karar No
- 2026/769
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/98 Esas KARAR NO : 2026/769
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 07/02/2025 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ün sevk ve idaresindeki... plaka sayılı motosiklet ile ... ... kuryesi olarak çalışmakta iken ... Sokak istikametinden gelip ...Sokak kavşağını kullanarak karşı istikametine geçmek istediği esnada gidişine göre yolun sağından ...Sokaktan karşı istikamete geçmeye çalıştığı esnada davalının sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın müvekkilinin motosikletine çarpması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen kaza neticesinde ilgili kolluk tarafından tanzim edilen 13/08/2021 tarihli Kaza Tespit Tutanağında, müvekkili ...'ün... plaka sayılı motosikletin KTK m. 57/1-a maddesini ihlal ettiği ve ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın KTK m. 52/1-a maddesini ihlal ettiği tespit edildiğini, meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin yaralanmasına ve yaşam boyu beden gücü kaybına uğramasına neden olduğunu, trafik kazası tespit tutanağında davacı müvekkili asli davalının sigortacısı bulunan sürücü ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, tespit edilen bu kusuru kabul edilebilir olmadığını, kusur yönünden itirazları olduğunu, müvekkilinin yaralanmasına ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığınca İddianame tanzim edildiğini ve akabinde ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinde 2022/... Esas ve 2022/... Karar sayılı dosyası açıldığını, işbu dosya kapsamında gerekli adli evraklar toplandığını, kaza yapan ... plakalı sayılı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli bir trafik sigortası bulunduğunu ve davalı kaza tespit tutanağında da belirtildiği üzere dava dışı aracın sigortacısı konumunda olduğunu, KTK m.99/1 kapsamında davalıya davadan önce müvekkili ...'ün geçirmiş olduğu trafik kazasından kaynaklı sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatlarının ödenmesi ile ilgili başvuru yapıldığını, başvurunun 30/03/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, KTK m.99/2 çerçevesinde işbu başvurunun tebliğinden 8 iş gününün bitiminde davalının temerrüde düştüğünü, mahkemeniz aksi kanaatte ise de son başvurumuz davalıya 21/10/2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup bu başvurunun tebliğinden 8 iş gününün bitiminde davalının temerrüde düştüğünün kabulünün değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; davanın kabulüne, KTK m.99/2 çerçevesinde davalı tarafa tarafımızca gerçekleştirilen ilk başvurunun tebliğinden 8 iş gününün bitiminde temerrüde düştüğünün kabulü ile bu tarihten itibaren faiz işletilmesine, trafik kazasında yaralanan müvekkili ...'ün 6100 sayılı Yasa’nın 107. maddesine göre fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 500,00-TL güç kaybı tazminatının (sürekli iş göremezlik) olmak üzere toplamda 500,00-TL bedensel zararının davalı Axa Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıya ödetilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı fakat süresinde cevap dilekçesi ibraz etmediği anlaşılmıştır. DELİLLER: Hastane kayıtları, SGK kayıtları, Adli Tıp Raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacı tarafın trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat talebinin ihtilaf konusu olduğu tespit edilmiştir. Bilindiği üzere; 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. TBK'nın 50/1. maddesine göre zarar gören zararını ve zarar görenin kusurunu ispat yükü altındadır. TBK'nın 51/1. maddesine göre hakim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. TBK'nın 56. maddesine göre hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Somut olayda; davacı vekilince, müvekkilinin sevk ve idaresindeki araç ile davalının sigortalısı olan 39 AN 013 plakalı araç arasında meydana gelen kazanın oluşumunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, bu kaza sebebiyle müvekkilinin sürekli malul hale geldiği ileri sürülmüş ve 30/06/2025 tarihli beyan dilekçesinde de açıkça belirtildiği üzere yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunulmuştur. Mahkememizce öncelikle, davacının bu kaza sebebiyle malul hale gelip gelmediğinin tespiti için tedavi evrakı, ilaç kayıtları ve bu tespitin yapılması için gerekli olan tüm kayıtlar celp edilerek dosya maluliyet raporu tanzimi için Adli Tıp Kurumuna tevdi edilmiştir. Adli Tıp Kurumu 2. İhtitas Kurulu tarafından 29/07/2026 tarihli raporda; "...Mevcut belgelere göre; Hasan ve Emine oğlu, 03/01/1994 doğumlu, ...’ün 13/08/2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği, 3.Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde mütalaa sunulmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacının sevk ve idaresinde olan araç ile kaza tarihi itibariyle davalıya ZMM sigortası ile sigortalı olan araç arasında 13/08/2021 tarihinde trafik kazası meydana geldiği sabittir. Davacı vekili, bu kaza neticesinde müvekkilinin sürekli malul kaldığını ileri sürmüş, buna delil olarak dava dilekçesi ekinde Kırklareli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 22/08/2023 tarihli maluliyet raporu ibraz edilmiş ve yukarıda değinildiği üzere davalıdan yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunulmuştur. Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde ibraz edilen maluliyet raporunda, davacının bu kaza sebebiyle %4 nispetinde sürekli malul kaldığı mütalaa edilmiştir. Mahkememizce, sürekli maluliyet tazminatı talebinde bulunulması için davacının öncelikle sürekli malul kaldığını ispat etmesi gerektiği gözetilerek ve bu kapsamda davacıya ait tüm tedavi ve sağlık kayıtları celp edilerek ve davacının sunduğu maluliyet raporu da göz önüne alınarak rapor tanzimi için dosya Adli Tıp Kurumuna tevdi edilmiştir. Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin yukarıda özeti yazılı 29/07/2026 tarihli raporunda, davacı tarafından sunulan rapor ve içeriği de gözetilip denetlenmiş ve nihayetinde davacının bu kazadan kaynaklı yaralanmasının fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu tespit edilmiş ve davacının bu kazadan kaynaklı sürekli maluliyetinin oluşmadığı mütalaa edilmiştir. Adli Tıp Raporunda, davacı tarafından sunulan rapor içeriği ve dayanakları da gözetilip değerlendirildiğinden, raporlar arasında çelişki bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması talebi reddedilmiştir. Mahkememizce yöntemine uygun ve gerekçeli şekilde tanzim edilen Adli Tıp Raporuna itibar edilmiştir. Bu itibarla, davacının bu kazadan kaynaklı sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı anlaşıldığından, kusur ve aktüerya yönünden başkaca araştırma yapılmasına gerek görülmeksizin davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Maliye'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı vekili tarafından yapılan 87,50 TL vekalet harcı giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleşince yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 06/10/2026
Katip ... ¸e-imzalı
Hakim ... ¸e-imzalı