İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/224 E. 2026/863 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/224
- Karar No
- 2026/863
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/224 Esas KARAR NO :2026/863
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:10/03/2026 KARAR TARİHİ:02/11/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.01.2025 saat 15.30 sıralarında sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile Dögol Cadde üzerinden Beşevler istikametine seyri sırasında ... Üniversitesi Fen Fakültesi Nizamiye önlerinde seyrine göre karşıdan karşıya geçiş yapan yaya ...'a aracının ön kısımları ile çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda ... plaka numaralı araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun, 52/1-b maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumunda kusurlu olduğunu, müvekkilinin geçirdiği trafik kazasına bağlı olarak ... Üniversitesi Hastanesi ve ... Devlet Hastanesi'nde tedavi gördüğünü, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı araç, davalı ... Anonim Şirketinin 769145038 poliçe numarası ile Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı olduğunu, kaza nedeniyle meydana gelen yaralanma neticesinde oluşan maddi zararın davalı ... A.Ş'den karşılanması amacıyla doğrudan doğruya davalıya 28.01.2026 tarihinde başvurulmuş ve ödeme yapılması için ilgili evraklar davalı kuruma teslim edildiğini, tazminat taleplerinin reddedildiğini, davacının kaza tarihi itibarı ile 22 yaşında olup; 9412.06 meslek koduyla sigortalı olduğunu, tazminat hesaplamasının maaş bordrosu üzerinden yapılmasını; iş göremezlik tazminatı hesaplaması yapılırken bu hususun dikkate alınarak hesaplama yapılmasını gerektiğini belirterek öncelikle adli yardım talebinde bulunarak kabul edilmesini, maluliyet raporu gelince dosyanın kusur ve aktüerya hesap bilirkişisine gönderilerek rapor alınmasını gerektiğini, 100,00-TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatı, 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL geçici bakıcı gideri ve 100,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 400,00- TL tazminatın davalı ... Anonim Şirketine başvuru tarihi olan 28.01.2026 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili şirkete, usulüne uygun başvuru yapılmamış olup öncelikle dava şartı yokluğu dolayısıyla davanın reddi gerektiği, daha sonra ise işbu davaya bakmaya görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olmadığından görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, işbu davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin mümkün olmayıp davanın hukuki yarar yokluğundan da reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğu; poliçe limitleri, taminat kapsamı ve sigortalının hukuki sorumluluğu ile sınırlı olacağını, kazanın meydana gelmesinde davacı yaya ...'ın asli kusurlu olup, sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine, müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmamış olması dolayısıyla davanın reddine mahkeme aksi kanaatte ise uygun başvuru olmaması sebebiyle temerrüt koşulları oluşmadığından, müvekkili şirket aleyhine ileri sürülen taleplerin reddine, davacının talep edilebilir olmayan talepleri yönünden davanın esastan reddine, müvekkili şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermediği için masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... Devlet Hastanesi ve ... Hastanesine müzekkere yazılarak, dava konusu trafik kazası nedeniyle davacıya ait tetkik ve tedavi evrakları dahil tüm tıbbi kayıtların gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... Anonim Şirketine müzekkere yazılarak hasar dosyası ile sigorta poliçesinin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ...Polis Merkezine davacının sosyal ekonomik durum araştırılması için müzekkere yazılmış ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak, 2025/... esas sayılı dosyasının bir örneğinin UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine kusur raporu aldırılmak üzere dosya gönderilmiş ve 11 AĞUSTOS 2026 tarihinde Adli Tıp Raporu dosyaya sunulmuştur. GEREKÇE: Dava, trafik kazası sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır. KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir. TBK md. 54 uyarınca bedensel zarar halinde tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar zarar olarak tazmin edilir. Zarar gören TBK md. 56 uyarınca manevi tazminat talep edebilir. Manevi tazminatın niteliği konusunda doktrinde tatmin görüşü hâkimdir. Bu görüşe göre manevi tazminat, zararın telafi edilmesini veya zarar verenin cezalandırılmasını değil, zarar görende, uğramış olduğu manevi zararı, acı ve üzüntülerini dindirecek veya hiç olmazsa hafifletip azaltacak bir tatmin fonksiyonu görmektedir. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre manevi tazminat miktarının belirlenmesinde paranın değeri gözetilmeli; zarar gören açısından zenginleşmeye sebep olmayacak, aynı zamanda da sadaka vasfında bir tazminat miktarı belirlenmemelidir. Bunun yanında diğer tarafın da ekonomik olarak mahvına sebep olunmaması gerekir. Trafik kazasından doğan tazminat davalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak fiilin cezayı gerektirmesi durumunda, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmesi şartıyla, bu süre uygulanır. Dava konusu kaza, 17/01/2025 tarihinde davalının sigortalısı ... plakalı aracın davacı yayaya çarpması ile gerçekleşmiştir. Trafik kazasına dayalı maddi tazminat talepleri hukuki sebebi haksız fiil olduğundan davacının, karşı tarafın eyleminin hukuka aykırı, kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Kusur tespiti hususunda alınan 17/07/2026 tarihli ATK raporunda davacının tam kusurlu olduğu, davalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı tarafın kusur tespitine itirazı bulunsa da mahkememizce yapılan değerlendirmede, davacının yaya geçidinden 33,30 metre uzaktan yanlış yerden karşıya geçmesi, savcılıkta alınan ifadesinde davacının aracı görmediğini beyan etmesi ile gereken dikkati göstermediği ve çevresini kontrol etmediğinin anlaşılması ile davalı araç sürücüsünün alabileceği tüm önlemleri almasına rağmen kazanın meydana gelmesi sebebiyle ATK raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, denetime elverişli olduğu kabul edilmiş, davacının itirazları reddedilmiştir. Kazaya ilişin yürütülen ceza soruşturmasında davacının şikayetçi olmaması sebebiyle kyok kararı verildiği görülmüştür. Yukarıda açıklanan sebeplerle, meydana gelen trafik kazasında davacının tam kusurlu olması, sürücünün kusurunun bulunmaması sebebiyle davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın reddine, 2-Dosya adli yardımlı olduğundan, önceden harç alınmamış olmakla, Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL başvuru harcı ve 732,00 TL peşin harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Dosya adli yardımlı olduğundan, suçüstü ödeneğinden karşılanan 5.200,00 TL Adli Tıp Rapor ücreti olan toplam 5.200,00 TL yargılama giderinin kabul davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 400,00-TL vekalet ücretinin Davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan fakat kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde talep edene iadesine, 7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/11/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır