İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/566 E. 2026/659 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/566
Karar No
2026/659
Karar Tarihi

T.C. ........... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/566 Esas - 2026/659

T.C. ........... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/566 Esas KARAR NO : 2026/659

HAKİM : ............ KATİP : ....................

DAVACI : ..................... VEKİLLERİ : ............... . DAVALILAR : 1......................

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 09/08/2022 KARAR TARİHİ : 28/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 14/10/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30 Ekim 2020 tarihinde ...........'ın sevk ve idaresindeki ............. plakalı kamyon ile seyir halindeyken Fethiye Mahallesi içerisinde ............ yönetimindeki ........... plakalı çekici ile çarpışması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada yaralanan ...........'ın ........... Şehir Hastanesi'nde tedavi altına alındığını ve sol fibula ile kalkaneus kırığı teşhisiyle uzun süreli tedavi sürecine girdiğini, kaza tarihinde 40 yaşında olan müvekkilin kaza sonrası çalışamadığını ve günlük işlerini görmekte zorlandığını belirttiğini, kazaya karışan ........... plakalı aracın ................ Sigorta A.Ş. nezdinde 0...............6 poliçe numarasıyla sigortalı olduğunu ifade ettiğini, Karayolları Trafik Kanunu 97. maddesi uyarınca sigorta şirketine başvuru yapıldığını ve 30 Haziran 2021 tarihinde tebliğ edildiğini, sigorta şirketi ile yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını, 2022/101 numaralı arabuluculuk sürecinin 12/01/2022 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde zarardan sorumlu olduğunu, müvekkilin sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi giderleri ve bakıcı gideri taleplerinin bulunduğunu, bu hususların tespiti için Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'na sevk edilmeyi talep ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 400,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Trafik Sigortası Genel Şartları'nda bildirilen usule ve zorunlu evraklara aykırı olarak doğrudan dava yoluna başvurduğunu ve 6704 sayılı Kanun ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi gereğince dava şartı noksanlığı bulunan davanın usulden reddi gerektiğini, mezkur kazanın oluşumunda sigortalı ........... plaka sayılı araç sürücüsü ............'ın kusuru bulunmadığını ve müvekkil ................ Sigorta A.Ş. 'nin sorumluluğunun bulunmadığını, zarar kalemlerinin ispat edilmesi gerektiğini, sürekli iş gücü veya gelir kaybı tespitinde 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik hükümlerinin dikkate alınması icap ettiğini, tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam tablosu ile vergilendirilmiş gelirin esas alınması lüzumlu bulunduğunu, sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda yer aldığını ve sigorta şirketinin sorumluluğunun 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesi gereğince sona erdiğini, talep edilen geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ile tedavi masraflarının 07.10.2020-07.10.2021 vade tarihli ve 0001-0210-32626856 poliçe numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamı dışında kaldığını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ödemelerin sorulup tenzil edilmesi lüzumunu, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden avans faizi, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin reddi icap ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilafın; Davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı ........... plakalı araç ile davacı sevk ve idaresindeki ............. plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kaza neticesinde davacının davalıdan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi masraflarını talep edep edemeyeceği, edebilecekse miktarı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. ........... Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, ........... Şehir Hastanesi Başhekimliği'nin, Van Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün, ................ Sigorta A.Ş'nin, ........... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün, Sincan İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün yazı cevapları dosya kapsamına alınmıştır. Haksız fille ilgili olarak; 6098 sayılı TBK md. 49'da; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı kanunun devam eden 50'nci maddesinde; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Davalının haksız fiil nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için olumlu veya olumsuz bir eylem ya da görev tanımı, zarar ve eylemle zarar arasında illiyet bağının bulunması ve bunun davacı tarafından ispat edilmesi gereklidir. (HMK md. 190) 6098 sayılı TBK md. 54'de bedensel zararlar olarak "Tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" olarak sayılmıştır. 6098 sayılı TBK md. 56/1-2'de; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir" düzenlemesi yer almaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Yasası'nın 56/2.maddesi gereğince hakimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat, bozulan ruh huzurunun, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, M.K'nun 4.maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hakim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir (Hukuk Genel Kurulunun 28.05.2003 gün 2003/21-368-355 ve 23.06.2004 gün 2004/13-291-370 sayılı kararları )" şeklinde içtihat ve yerleşik Yargıtay uygulaması bulunmaktadır. O halde; manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ekonomik durumlarına da dikkate edilmelidir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas No: 2016/3430, Karar No: 2017/15481 sayılı ilamı) HMK 266.maddesi uyarınca Çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlar olan alacak hesabı konusunda rapor alınmıştır.

........... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 22/07/2026 tarihli raporunda; davacı sürücü ..........., sevk ve idaresindeki kamyonla seyir halindeyken yola gereken dikkatini vermesi, hava, yol ve mahal şartlarını dikkate alıp kendi istikametinde yolun yeterince sağında seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüzce seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde şerit ihlali yaparak karşı yönden gelen çekici sürücüsünün seyir istikametini kapatması sonucu meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu, sürücü ............, sevk ve idaresindeki çekici ile kendi istikamet şeridinde seyir halindeyken karşı yönden şerit ihlali yaparak istikametini kapatan davacı sürücü idaresindeki kamyonla çarpıştıkları olayda atfı kabil kusuru bulunmadığını, sonuç olarak davacı sürücü ...........'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ............'ın kusursuz olduğu rapor edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Davalı sigorta şirketinin sigortalısı oranında sorumlu olacağı ancak iş bu kazada davacının tam kusurlu olduğu anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 732,00-TL olduğundan, peşin alınan 80,70-TL'den mahsubu ile bakiye 651,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 4-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 400,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ........... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/09/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/566, K. 2026/659, T. 28.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-566-e-2026-659-k-15ad61a1653a