Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/726 E. 2026/1533 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/726
- Karar No
- 2026/1533
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/726 - 2026/1533 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/726 KARAR NO : 2026/1533
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30.01.2025 NUMARASI : 2024/179 Esas 2025/42 Karar
ASIL DAVA DOSYASINDA; DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1- 2- VEKİLİ : Av.
: 3- VEKİLİ : Av.
BİRLEŞTİRİLEN ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2024/696 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA; DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1- 2- VEKİLİ : Av.
: 3- VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 02.10.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 09.10.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Asıl davada davacı vekili, 07.08.2018 tarihinde davalı ... adına kayıtlı olup davalı ...’in idaresinde olan ve davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucunda davacının ağır şekilde yaralandığını, kaza tespit tutanağında davacının kırmızı ışıkta geçtiğinden tam kusurlu, davalının kusuru bulunmadığı yönünde tespit yapıldığını, ancak kamera kayıtlarının incelenmesi sonucunda davalının kırmızı ışıkta geçtiğinin ve Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1410 Esas sayılı dosyasında her iki tarafın asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalının kusurunun daha fazla olduğunu, davacı hakkında düzenlenen engellilik raporunda engel oranının %24 olarak belirlendiğini, davacının kaza tarihinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL çalışma gücü/efor kaybı ve 500,00 TL geçici iş göremezlik kaybı olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...’den, sigorta poliçesindeki sorumluluk miktarı ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 13.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında geçici iş göremezlik tazminatı talebini 2.099,69 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 146.046,24 TL olarak ıslah ile yükseltmiştir. Davalı ... AŞ vekili, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını ve tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, kusur, derecesi ve dağılımı ile olayın oluş biçimine ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik talebinin poliçe teminatına dahil olmadığını, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları uyarınca bakıcı giderleri sağlık gideri kapsamından çıkartılarak sürekli sakatlık teminatı kapsamına dahil edildiğini, geçici iş göremezlik tazminatının da talep edilemeyeceğinin hüküm altına alındığını, davacının maluliyet tazminatı taleplerinin sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, davacı tarafça dosyaya sunulan raporu kabul etmediklerini, Yargıtay içtihatlarına uygun rapor alınması gerektiğini, bu oran üzerinden aktüer incelemesi ve tazminat tutarının tespiti gerektiğini, SGK tarafından davacıya yapılmış veya yapılmakta olan ödemelerin tenzili gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalılar ... ve ... vekili, trafik kaza tespit tutanağında davalı ...’in yeşil ışıkta sola dönüş yapması nedeniyle kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, ceza dosyasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi raporunda davacının ve davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun belirtildiğini ve ceza dosyasının kesinleştiğini, ancak Adli Tıp Kurumu raporundaki kusura ilişkin tespite katılmadıklarını, kaza tespit tutanağına göre davacının kasksız ve korunaksız olarak kırmızı ışıkta geçerek kazaya sebebiyet verdiği ve %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, İstanbul Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, davacının yaralanmasının sebebinin kendisi olduğunu, davacının kasksız ve korunaksız olarak ve trafik kurallarını hiçe sayarak kazaya karıştığını, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kötüniyeti gösterdiğini ve tazminat taleplerinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleştirilen davada davacı vekili, asıl davada davacının sürekli işgöremezlik tazminatının hesaplandığını, alınan aktüer bilirkişi raporuna göre, 804.599,16-TL sürekli iş gücü kaybına ilişkin maddi tazminatın davalılardan ... ile ...'den kaza tarihi olan 07/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte; davalı sigorta şirketinden sigorta poliçesindeki sorumluluk miktarı (213.953,76-TL) ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 13/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili, 2 yıllık zaman aşımı süresinin geçtiğini, davanın zaman aşımından reddine karar verilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusursuz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... AŞ, tebliğ edilen dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın kabulüne, 2.099,69 TL geçici ve 146.046,24 TL sürekli işgöremezlikten kaynaklı toplam 148.145,93 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline dair verilen ilk karara karşı davacı vekili, davalı sigorta şirketi vekili, davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2021/2194 Esas 2024/171 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırıldığı, kaldırma kararı doğrultusunda yeniden yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi kurulu raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının %50 oranında, davalı sürücü ...’in %50 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %15 oranında, tıbbi iyileşme süresinin 6 ay olduğunun belirlendiği, kaldırma kararı sonrası davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden yeniden aktüer bilirkişi raporu alındığı, güncel verilere göre yapılan hesaplamaya göre davacının geçici işgöremezlik zararının dava açılmadan önce SGK tarafından karşılandığının anlaşıldığı, davacının sürekli işgöremezlik zararının 950.645,40 TL olarak hesaplandığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, ek dava niteliğindeki birleştirilen davanın, son alınan aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda kabulüne karar verildiği, davacının kazada yaralanması nedeniyle TBK’nın 56. maddesi gereğince davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile asıl davada, davacı tarafın geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine, davacı tarafın 146.046,24 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat talebinin kabulü ile bu tutarın davalı ... AŞ yönünden 16.09.2019, diğer davalılar ... ve ... yönünden 07.08.2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın 07.08.2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...den müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; birleştirilen davada, 804.599,16 TL sürekli işgöremezlik tazminatının davalı ... AŞ yönünden 16.09.2019, diğer davalılar ... ve ... yönünden 07.08.2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketinin 213.953,76 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş, hükme karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda kırmızı ışık ihlali yapan ve hızlı seyreden davacının asli kusurlu olduğunu, kusur yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, davacının kaskının takılı olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kaldırma kararının, kazanın meydana gelmesinde kusur oranına ilişkin olduğunu bu nedenle kaldırma kararı sonrası güncel verilere göre aktüer bilirkişi tarafından hesaplama yapılmasının doğru olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesinin 3. fıkrası, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan zararları, haksız fiil sorumluluğu kapsamında tazmini gereken zararlar arasında düzenlemiştir. Çalışma gücünün kısmen kaybına ilişkin zarar talebi, kişinin tüm yaşamı boyunca katlanacağı, geleceğe yönelik zararının da giderimi amacını taşıyan bir talep olduğundan, kişinin hak kazanacağı tazminat miktarının doğru belirlenebilmesi bakımından, çalışma gücü kaybına yol açan kaza tarihindeki gerçek ve net gelirinin doğru belirlenmesi önemlidir. Somut olayda, davacının kaza tarihinde özel güvenlik görevlisi olduğu, kaza tarihindeki maaş bordrosunun getirtildiği, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda, davacının kaza tarihindeki aylık gelirinin asgari ücrete oranlandığı ve buna göre sürekli işgöremezlik zararının bilinen ve bilinmeyen dönem hesabının yapıldığı görülmüştür. Davacının özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığı ve belirli bir aylık gelirinin olduğu anlaşıldığına göre bilinen dönem için farazi hesap yapılamaz. Bu nedenle, davacının, kaza tarihinden aktüerya raporunun düzenlendiği tarihe kadar tüm maaş bordrolarının dosyaya eksiksiz getirtilmesi ve bilinen dönem hesabında davacının aylık gelirinin maaş bordroları esas alınarak, pasif dönem hesabında ise gelirin net asgari ücret olacağı kabul edilerek hesaplama yapılması gerekir. Mahkemece hükme esas alınan 07.08.2024 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda, bilinen dönem hesabında davacının bir kısım maaş bordrolarına göre aylık gelirinin asgari ücrete oranlanmak suretiyle davacının sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması doğru görülmemiştir. Bu nedenle mahkemece, öncelikle davacıya ait maaş bordrolarının kaza tarihinden itibaren eksiksiz bir şekilde dosyaya getirilmesi ve davacının sürekli işgöremezlik zararının mahkemece hükme esas alınan rapor tarihi esas alınarak yeniden hesaplanması için aktüer bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre kesinleşen yönler ve istinaf kanun yoluna başvuran taraflar yararına oluşan kazanılmış haklar gözetilerek karar verilmesi gerekirken hüküm kurmaya elverişli bulunmayan aktüer bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. Maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davalılar ... ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre kesinleşen yönler ve istinaf kanun yoluna başvuran taraflar yararına oluşan kazanılmış haklar gözetilerek karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 4-İstinaf yoluna başvuran davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 5-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02.10.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.