İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/605 E. 2026/623 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/605
- Karar No
- 2026/623
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/605 Esas - 2026/623 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/605 Esas KARAR NO : 2026/623
HAKİM : ............ KATİP : ....................
DAVACI : ..................... VEKİLLERİ : ............... . DAVALILAR : 1......................
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/09/2024 KARAR TARİHİ : 17/09/2026 KARAR Y. TARİHİ : 05/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: 15.03.2024 günü saat 22.15 sıralarında ................ sevk ve idaresindeki ............ Marka 2022 model 125 CC ............ plakalı motorsiklet ile İzmir İli Çiğli İlçesi Sasalı Mahallesi 10. Sokak ile 1. Sokak kavşağında seyir halindeyken ............... plakalı araçla çarpışması sonucu meydana gelen iki araçlı ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazasında müvekkilleri mirasçısı ............... vefat ettiğini, olay sonrası motorsiklet sürücüsü davalı ................ tutuklanmış olup Karşıyaka Çocuk Mahkemesi'nin 2024/143 Esas sayılı dosyası ile kovuşturma devam ettiğini, müteveffanın motorsiklette yolcu olarak bulunduğu kazanın oluşumunda davalı ............ plakalı motorsiklet sürücüsü ................ ve ............... plakalı araç sürücüsü ............... kusurlu hareket ettiğini, müvekkilleri ...........'nin oğlu, ............. ve Muhammet'in abileri olan Beşar henüz hayatının baharında genç ve çalışkan bir çocuk olduğuğunu, mülteci olarak ülkemizde yaşamış olan müteveffanın çeşitli işlerde çalışarak hayat mücadelesi verdiğini, kaza tarihinde aylık ortalama 25.000 TL geliri bulunduğunu, genç yaşına ve henüz reşit olmasına rağmen ailesinin geçimine ve evin ihtiyaçlarına büyük oranda destek sağladığını, müteveffanın ölümüyle müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, maddi ve manevi büyük bir çöküntü yaşadıklarını, müvekkilleri murisi müteveffa ...............’in acı şekilde ölümü, müvekkillerini ve ailesini derin bir üzüntüye soktuğunu, evladını kaybeden ..........., abilerini kaybeden ................. olmak üzere müvekkilleri elem ve ıstırap ile yaşamını sürdürmek durumunda kaldığını, şimdilik evladını kaybeden ........... için 100 TL, abilerini kaybeden Ranye için 100 TL, Yara için 100 TL, Sarih için 100 TL, Muhammet için 100 TL, olmak üzere toplamda şimdilik 500 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiz oranı ile davalılardan tahsilini, müvekkili ........... ............... için 1.000.000 TL, abilerini kaybeden müvekkilleri Ranye için 500.000 TL, Yara için 500.000 TL, Sarih için 500.000 TL, Muhammet için 500.000 TL olmak üzere toplam 3.000.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile sigorta şirketi ve ............. Hesabı dışındaki davalılardan kusurları nispetinde tahsili ile davacılara ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davacı vekili 02/07/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile; davacı ........... için 100 TL olan taleplerini 1.635.180,67 TL'ye (654.572,83 TL'si davalı ............ Hesabından, 980.607,84 TL'si davalı gerçek kişilerden), diğer davacılar .................için maddi tazminat taleplerini 1.635.580,67 TL'ye (654.572,83 TL'si davalı ............ Hesabından, 980.607,84 TL'si davalı gerçek kişilerden) ıslah etmiştir. SAVUNMA: Davalı ............. Hesabı vekili cevap dilekçesinde; davanın dava dışı sigortasız araç sürücüsü ................ ve motor sahibi .................'a ihbar edilmesi gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete yapılan başvuruda gerekli belgelerin bulunmadığını, yapılan başvurunun geçersiz bir başvuru olduğunu, davacı tarafça talep edilen destekten yoksun kalma tazminatının belirsiz alacak davasına konu edilmesinin hatalı olduğunu, davaya SGK'nın dahil edilmesi gerektiğini, görevsizlik itirazları da bulunduğunu, dosyanın uzman kusur bilirkişisine gönderilerek kusur tespiti yapılması gerektiğini, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS genel şartları çerçevesinde yapılması gerektiğini, davacının SGK tarafından herhangi bir ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini, müvekkilinin 3095 S.K gereğince yalnızca yasal faizden sorumlu olduğunu, davacının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin haksız olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte yapılacak olan hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu ve sebepsiz zenginleşme yasağı ile 04/12/2021 tarihli genel şart uyarınca aktüeryal hesaplamada %1,65 teknik faiz uygulanması gerektiğini, kazaya neden olan motorun 50 CC üzerinde olduğunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya konulması gerektiğini, her ne kadar müteveffa ............... kazadan sonra vefat etmiş olsa dahi kaza ve vefatı arasında illiyet bağını kesen olaylar bulunmadığını, kazanın 15/03/2024 tarihinde gerçekleştiğini, müteveffanın ise 24/03/2024 tarihinde vefat ettiğini, müteveffanın hastaneye yatırıldıktan sonra ameliyat edilmesi gerektiğini, ameliyat olması için babasından onam alınması gerektiğini, ancak babasının onam için gelmediğini, bu sebeple de bir hafta sonra ...............'in vefat ettiğini, müteveffanın alkollü ve ehliyetsiz kişi ile yolculuk yaptığını, motorun başkasına ait olduğunu bildiği halde gasp edip yolculuk ettiklerini, kask, dizlik gibi koruyucu ekipmanları takmadığının sabit olduğunu, tüm bu sebeplerle müterafik kusur durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, beyan ederek davanın usulden reddini, her halükarda esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ................. vekili cevap dilekçesinde; her ne kadar ............ plakalı aracın sahibi sıfatıyla müvekkiline dava yöneltilmiş ise de müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, motorun asıl sahibinin .......... olduğunu, 01.03.2024 tarihinde karakolda verdiği ifadede "................. isimli şahıstan dükkanda getir götür işlerini yapmak için motor satın almıştım, fakat devrini almamıştım" diyerek aslında motorun sahibinin kendisi olduğunu da kabul ettiğini, motorun ..........'a ait olduğunu ve ..........'ın müvekkilinin kuzeni olduğunu, ..........'ın ............ plakalı motoru almak istediğini ancak satış yapılacağı dönemde şehir dışında bulunduğu için müvekkiline motoru kendi üzerine almasını dönünce de devrini yapacağını söylediğini, bu sebeple de müvekkilinin kısa bir süreliğine motoru kendi üzerine aldığını, devralır almaz da ..........'ın dükkanına bıraktığını, hiçbir zaman da kullanmadığını, keza motorun devri yapılacağı tarihten bir gün önce akşam kaza olduğunu, motoru kullanan kişinin ..........'ın çalışanı Emirhan olduğunu ve motoru gaspederek aracın gerçek sahibi olan ..........'dan ve kısa süreliğine resmi sahibi görünen müvekkilinden habersiz ve izinsiz olarak kullandığını, kaza ve vefat arasında illiyet bağını kesen olaylar bulunduğunu, ...............'in kazada ağır kusuru bulunduğunu, müteveffanın Emirhan'ın alkollü olduğunu ve ehliyetinin olmadığını bilerek motora bindiğini, müteveffanın çalıştığına veya gelirine dair herhangi bir belge sunulmadığını, müvekkilinin de herhangi bir gelirinin bulunmadığını, asgari ücret 17.002,00 TL iken müteveffanın 25.000,00 TL aylık gelirinin olamayacağının ortada olduğunu, davacıların toplam 3.000.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduklarını, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını beyan ederek davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ............... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapıldığını, müvekkili sigorta şirketi nezdinde ............ adına kayıtlı ............... plakalı araç için düzenlenen 591161590/0 numaralı ve 21.11.2023 - 21.11.2024 başlangıç ve bitiş tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunduğunu, kaza tarihi itibari ile ölüm ve sakatlanma teminat limiti kişi başı 1.800.000,00 TL olduğunu, dava konusu kazaya ilişkin güncel ceza soruşturmasının evraklarının ara karar ile dosyaya eklenmesini talep ettiklerini, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde hazırlanan kusur bilirkişi raporunda ve kaza tespit tutanağında müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsüne hiçbir kusur atfedilmediğini, karşı araç sürücüsünün kaza anında hem alkollü hem ehliyetsiz olduğunu, kazanın meydana gelmesinde asli ve tek kusurlu olduğunu, davacının malul olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağında başvuran tarafın zorunlu kask ve koruyucu tertibat kullanımına ilişkin belirsizlik bulunsa da vücutta oluşan yaralar bakımından emniyet kemerini takmadığının her türlü izahtan veraset olduğunu, davacının yolcu konumunda bulunduğu aracı kullanan kişinin ehliyetsiz ve alkollü şekilde araç kullandığını bildiğini, bu nedenle kaza sonrası meydana gelen zararlarda müterafik kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, davacının faiz talebinin reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER Kaza sonrası trafik polisi tarafından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (83) maddesine istinaden düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağında; kazada ............ plakalı motosiklet sürücüsü Emirhan ...................., motosiklette yolcu olarak bulunan ve kimliği tespit edilemeyen şahıs ile ............... plakalı kamyonet sürücüsü ...............'ın yaralanarak hastaneye kaldırıldığını, ............ plakalı motosiklet ve ............... plakalı kamyonette maddi hasar meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı .................'ın maliki olduğu ............ plakalı motosiklet sürücüsü davalı ................'in 2918 sayılı KTK'nun 84/H, 57/1-A kuralını ihlal ettiği, davalı ............... Sigorta Şirketi'ne sigortalı ............... plakalı kamyonet sürücüsü dava dışı ...............'ın kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı, ................. plakalı motosiklet sürücüsü davalı Emirhan ....................'ün K. T. Yön. 97 maddesi 3. Fıkrasına göre "her bir saat için 15 promil eklenir" hükmü çerçevesinde kaza anında 0,36 promil alkollü olduğu, tutanakta ............ plakalı aracın sigortasız olarak belirtildiği görülmüştür. Davacıların sosyal ve ekonomik durum tespit raporları. Dava konusu kazaya karışan maliki dava dışı ............, sürücüsü ise dava dışı ............... olan ............... plakalı kamyonetin 591161590/0 numaralı, 21/11/2023 - 21/11/2024 vade tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile davalı ............... Sigorta şirketine sigortalı olduğu, kaza tarihi itibariyle ölüm ve sakatlanma teminat limitinin kişi başı 1.800.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nün 20/09/2024 tarihli cevabi yazısında, 15/03/2024 tarihli trafik kazası nedeniyle davacılar Yara ..............., ..........................'e herhangi bir ödeme yapılmadığı, gelir bağlanmadığı belirtilmiştir. Taraflarca tanık deliline dayanılmış olmakla, tanık beyanları alınmış olup; Davacı tanığı .......... beyanında aynen; "vefat eden çocuk.................'in oğlu .............. İzmir'e gitmiş, evinin bilgisi dışında gitmiş, arkadaşlarıyla çalışmak için gitmişler trafik kazası geçirmiş daha sonrasında vefatı gerçekleşmiş, bu dönem içinde göçmenlerin il değiştirmeleri de yasak olduğu için babasını aradıklarında ilk etapta babası gidemedi, daha sonra izin istedi Göç İdaresinden, bu süreçte Beşar hastanedeydi, izni de alamadı, kaçak yollarla babası ...........'yi biz Beşar'ın yanına getirip götürdük, Ankara ilinden İzmir iline gittik, hastaneye götürdük, vefattan önce babası bir kez gördü, hasta yoğun bakımda olduğu için Ankara'ya Beşar'ı getiremedik, 3 gün ya da 1 hafta sonra da vefatı gerçekleşti, babası cenazeyi almak için baya bir çaba sarf etti ancak izin alamadı ve binek arabayla babası ...........'yi biz cenazesine götürdük, oradan Beşar'ı uçakla Ankara'ya sevk ettirdik, Mamak ilçesinde defnettik, bu dönemde babası ........... baya bir travma yaşadı, elinden bir şey gelmediği için yıprandı, ...........'nin iş kaybı oldu, dedi. Davacı vekilinin hangi zorlukları yaşadı sorusu üzerine ........... psikolojik ve iş kaybı sorunları olduğu, çünkü elinden bir şey gelemedi, tanıklık ücreti istemem," şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ................ beyanında aynen; "ben davacı ...........'nin ikinci eşiyim, vefat eden çocuğu ...........'nin ilk eşindendir, ben tam Türkçe bilmiyorum, soruları anlayamıyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizce kusur oranlarına ilişkin olarak Adalet Bakanlığı Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan alınan 17/11/2025 tarihli adli tıp raporunda; davalı sürücü ................'in gece vakti meskun mahal içi aydınlatmanın bulunduğu iki yönlü yolda, sevk ve idaresindeki motosikleti ile seyrederken geldiği olay mahalli kontrolsüz dört yönlü kavşakta yola gereken dikkatini vermesi kavşak yaklaşımında hız azaltarak kontrollü yaklaşması gerekirken ve sağından düz seyirle gelen diğer sürücü sevk ve idaresindeki kamyonete ilk geçiş hakkını bırakması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek aksine hareketle kontrolsüzce yolun solundan seyirle kavşağa girerek sağından gelip kavşağa giriş yapan ilk geçiş hakkını bırakmadığı kamyonet ile kavşak içinde çarpıştığı olayda kusurlu olduğu, sürücü ...............'ın gece vakti meskun mahal içi aydınlatmanın bulunduğu iki yönlü yolda, sevk ve idaresindeki kamyoneti ile seyrederken geldiği olay mahalli kontrolsüz dört yönlü kavşakta ilk geçiş hakkına haiz olduğu, solundaki kavşak kolundan yolun solundan seyirle ifadesinden anlaşılmakla mahal şartlarının üzerinde bir hızla kontrolsüzce kavşağa giriş yapan diğer sürücü yönetimindeki motosikletin kamyonetinin sol yan kısımlarına kavşak içinde çarpması neticesinde meydana gelen olayda kural ihlali görülmediğinden kusuru bulunmadığı, sonuç olarak davalı sürücü ................'in %100(yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...............'ın kusursuz olduğu bildirilmiştir. Taraf vekillerince kusur raporuna ilişkin beyan ve itirazlar karşılanmak ve kusur ve müterafik kusur durumunun tespiti bakımından bu kez ATK Trafik Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu’ndan rapor alınmış olup, alınan 16/02/2026 tarihli adli tıp raporunda; sürücü belgesiz sürücü ................, kendisi takmadığı gibi, arkasında yolcu olarak bulunan ..............'e de kask taktırmadan, yönetimindeki “............” plaka sayılı motosiklet ile gece vakti, iki yönlü bir yol olan 1. Sokağın, karşı yönden gelen araçlara ait şeridinde kurallara aykırı bir şekilde ters yönde seyrederek, aydınlatma bulunan, görüşe engel cisim ve trafik işaret levhası bulunmayan olay yeri kontrolsüz kavşağa geldiğinde; dikkatli olması, kavşak kollarını etkin bir şekilde kontrol etmesi, kural gereği, sağından, 10. Sokak üzerinde seyirle aynı kavşağa giriş yapan sürücü ............... yönetimindeki “...............” plaka sayılı kamyonete ilk geçiş hakkını vermesi, güvenli bir ortam oluştuğundan emin olduğunda kavşağa giriş yapması gerekirken, bu kurala da riayet etmeden, seyir hızıyla kavşağa giriş yapması sonucu söz konusu kamyonete önlemsizce çarpması neticesi meydana gelen dava konusu kazadaki; dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla asli kusurlu olduğu, sürücü ...............’ın, yönetimindeki “...............” plaka sayılı kamyonet ile gece vakti, iki yönlü bir yol olan 10. Sokak üzerinde seyirle, aydınlatma bulunan, görüşe engel cisim ve trafik işaret levhası bulunmayan olay yeri kontrolsüz kavşağa giriş yaptığında; aynı kavşağa, solundaki 1. Sokağın, karşı yönden gelen araçlara ait şeridinde, kurallara aykırı bir şekilde ters yönde seyrederek giriş yapan sürücü belgesiz sürücü ................ yönetimindeki “............” plaka sayılı motosikletin, kendi aracına sol yan kısmından çarpması sonucu meydana gelen dava konusu kazada; kazanın oluşu üzerine etken hatalı herhangi tutum ve davranışı ya da kural ihlali görülmediğinden, atfı kabil kusuru bulunmadığı, sonuç olarak sürücü ................'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...............'ın ise kusursuz olduğu bildirilmiştir. Dava konusu kazaya ilişkin talep edilen maddi tazminatın hesaplanması için aktüer bilirkişiden rapor alınmış olup, alınan 12/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda; müteveffa ...............’in dava konusu olay sonucu ölmesi nedeniyle davacılar ........... için 100,00 TL Ranye için 100,00 TL, Yara için 100,00 TL, Sarih için 100,00 TL ve Muhammet için 100,00 TL olmak üzere toplam 500,00 TL maddi tazminat ile ........... için 1.000.000,00 TL Ranye için 500.000,00 TL, Yara için 500.000,00 TL, Sarih için 500.000,00 TL ve Muhammet için 500.000,00 TL olmak üzere toplam 3.000.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği, dava konusu kazanın oluşumunda, daval ............... sigorta şirketine sigortalı ............... plakalı araç sürücüsü ...............’in kusursuz olduğu, ............ plakalı motosiklet sürücüsü daval ................’in %100(Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, müteveffa ...............’in yolcu konumunda olduğu, davacı lehine hesaplanan maddi zarardan TBK 52. maddesi kapsamında kusur indirimi yapılmadığı, dava dışı anne ................ lehine 2.861.378,12 TL ve davacı baba ........... ............... lehine 1.635.180,67 TL olmak üzere toplam 4.496.558,79 TL zarar hesaplandığı, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi limiti 1.800.000,00 TL olduğundan, hesaplanan toplam zararın poliçe limitini aştığının hesaplandığı, garament dağıtım yapıldığında davacı ........... ...............’nin davalı ............. Hesabından 654.528,37 TL talep edebileceğin, davacı ........... ...............’nin (............ plakalı araç sürücüsü ................’in kusuru nedeniyle) davalı gerçek kişilerden ise 980.607,84 TL talep edebileceği böylece davacının bütün tazminatının karşılanacağının hesaplandığı, davacı tarafça, davalı ............. Hesabına yapılan başvurunun davalıya tebliğ edildiği tarihi ispatlar kargo belgesine rastlanılmadığı, dava konusu kazaya sebebiyet veren, kaza anında ZMMS poliçesi bulunmayan ............ plakalı aracın motosiklet olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, haksız fiil ve ZMMS kapsamında maddi (destekten yoksun kalma) tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davadaki uyuşmazlık; 15/02/2024 tarihinde meydana geldiğinden bahisle davacıların murisi ..............’in öldüğü ileri sürülen olayda: kusur durumu, zararın doğup doğmadığı, doğmuşsa doğmasında veya artmasında davacının müterafik kusurunun olup olmadığı, davacının geçici ve sürekli işgöremez kalıp kalmadığı, bakıcı gideri ve tedavi gideri, başvuru koşulunun yerine getirilip getirilmediği, maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. 2918 s. KTK m. 85'de yapılan düzenlemede; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur. Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır (m. 93/1). Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. (m. 97). Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. (m. 99). Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir (2918 sayılı KTK m. 110/2). Meydana gelen kazada ölüm veya yaralanma meydana gelmesi halinde hak sahipleri ölüm halinde, destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilirler (TBK m. 53). Ayrıca yasal koşulların oluşması halinde kaza nedeniyle ölüm veya yaralanma halinde manevi tazminat talep edilebilir (TBK m. 56). ZMMS sigorta poliçesinden kaynaklanan kaza sonucu meydana gelen zararlardan sigorta şirketi azami poliçe teminat limiti dahilinde, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, gerçek zararın tazmini ile sınırlıdır (Yargıtay 11 H.D. 09/06/2003, 2003/269 E, 2003/6111 K,). Destekten yoksun kalma tazminatı, bireyin bir olay sonucu ölmesi durumunda müteveffanın sağlığında bakmakla yükümlü olduğu ya da destek olduğu kişilerin ölüm nedeniyle mahrum kaldıkları yardımı bir başka deyişle önceki sosyal ve ekonomik durumlarına uygun hayat sürdürebilmelerini sağlamak amacıyla ölüme neden olandan tazmin etmelerini sağlayan ve borçlar kanununun 49. maddesiyle düzenlenmiş bir tazminat türüdür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14/03/2019 tarih, 2017/17-1089 Esas, 2019/294 Karar sayılı kararında belirtildiği gibi destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç içerisinde bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.04.1982 tarihli, 1979/4-1528 E., 1982/412 K. sayılı kararı). Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarihli ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının, desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve 2005/4-648 E.- 2005/691 K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde,“İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. Anılan Kanunun 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.8. maddeleri hükümlerine göre, meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için, sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur.Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. 3. maddesine göre ise, Manevi tazminat talepleri, ek sözleşme ile teminat kapsamına alınabilir. Bu taleplerin, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) dışında kalması nedeni ile bu teminat, bahsi geçen zorunlu sigortanın varlığına bağlı olmaksızın bu sigorta limitlerinin içinde hüküm ifade eder. KTK’nın 85/1. maddesi, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur." Bu hükme göre, sorumluluk, motorlu taşıt aracının işletilmesine bağlanmıştır., KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. KTK’nın 91. maddesi “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” ifadesi ile karayolları motorlu araçlar malî sorumluluk sigortası işletenin KTK’nın 85/1. maddesinden kaynaklanan sorumluluğunu poliçe teminatı kapsamında karşılamak amacıyla yapılması zorunludur.KTK. 85/1. maddesinde yer alan; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur." hükmü ile KTK; zarara, motorlu aracın işletilmesinin sebep olması hâlinde, işleten hakkında tehlike sorumluluğunu öngörmüştür. Bu hükme göre, sorumluluk, motorlu taşıt aracının işletilmesine bağlanmıştır. Bu itibarla, zorunlu malî sorumluluk sigortasının sorumluluğu motorlu aracın işletilmesi ile meydana gelen zararlar ile sınırlı tutulmuştur. Dava konusu kazaya karışan maliki dava dışı ............, sürücüsü ise dava dışı ............... olan ............... plakalı kamyonetin 591161590/0 numaralı, 21/11/2023 - 21/11/2024 vade tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile davalı ............... Sigorta şirketine sigortalı olduğu, kaza tarihi itibariyle ölüm ve sakatlanma teminat limitinin kişi başı 1.800.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Maddi tazminat yönünden TBK'nun, "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/17(4)-86 Esas, 2021/516 Karar Sayılı 20.04.2021 tarihli emsal ilamında belirtildiği gibi Destekten yoksun kalma zararı TBK’nın 53. maddesinde yer almaktadır. Madde aynen; “Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri.4 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.” şeklinde düzenlenmiştir. Görüldüğü gibi destek zararları sayılırken “özellikle şunlardır” demekle madde metninde sayılan zararlar ile sınırlandırılmamıştır. Madde de çok dar kapsamlı sayılan zararların ne tanımı ne de şartları yer almıştır. Desteğin ölümünden önce kurulmuş olan veya destek yaşasaydı, kurulması muhtemel olan bir bakım ilişkisinin tespit edilmesi, ardından bu bakım ilişkisinin destek yaşasaydı gelecekte göstereceği değişim neticesinde, destekten yoksun kalanın uğradığı zarar miktarının ve ödenecek tazminat miktarının tespit edilmesi, tahminlere ve varsayımlara dayalıdır. TBK’nın 53. [818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 45/II.] maddesinin öngörmüş olduğu hâl, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna “destekten yoksun kalma tazminatı” denir.ludan isteyebilirler. Buna “destekten yoksun kalma tazminatı” denir. Destekten yoksun kalma tazminatı, bir şahıs öldüğünde, ölenin sağlığında destek olduğu veya ileride destek olacağı kimseleri korumayı, desteklerinin ölümünden önceki sosyal ve ekonomik durumlarına uygun hayat sürdürebilmeleri için, ölüm sebebiyle mahrum kaldıkları yardımı, ölüme sebebiyet verenden tazmin edebilmelerini amaçlayan bir tazminat türüdür. Kanun metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır.estek zararından bahsedebilmek için destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli imkânlardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma şartı gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, davacının ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir. Destekten yoksun kalanların meydana gelen zararlarını tazmin hakkı ölenden intikal eden bir hak olmayıp doğrudan doğruya desteğini yitiren kişinin kendisinde doğan, asli ve bağımsız nitelikte bir haktır. Ölenle ya da mal varlığı ile bir bağıntısı bulunmadığı için bağımsız bir talep hakkı yaratır, Bu nedenledir ki ölen kimse ile destekten yoksun kalan arasında kanuni veya akdi bir bakım yükümlülüğü, mirasçılık ya da akrabalık ilişkisi bulunması gerekmemektedir. Destekten yoksun kalma tazminatı talebi miras yoluyla kazanılan, mirasçılık sıfatına bağlı bir hak olmadığından desteğin veya mirasçılarının da herhangi bir tasarruf hakkı bulunmamaktadır” (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.06.2018 tarihli ve 2016/5 E., 2018/6 K. sayılı kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.06.2011 tarihli ve 2011/17-142 E., 2011/17-411 K.; 20.04.2011 tarihli ve 2011/17-34 E., 2011/216 K.; 14.03.2019 tarihli ve 2017/1089 E., 2019/294 K. sayılı kararları). O hâlde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Yargısal içtihatlarda destek ile birlikte oturma ve bekar olmanın tek başına destekten yoksun kalma tazminatı isteme hakkı doğurmadığı, çalışmasını engelleyen bir özrü veya sağlık sorunu olmayan kardeşin destek tazminatı isteyemeyeceği kabul edildiği, (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 28.02.2022 tarihli ve 2021/15761 Esas, 2022/3481 Karar sayılı kararı) anlaşılmakla destek ile kardeş olan Muhammet ........................., ................, Sarih ......................... ve Yara .........................'in çalışmalarını engelleyen bir özürleri veya sağlık sorunları olduğunun delillendirilmediği anlaşılmakla söz konusu destekle kardeş olan davacıların maddi tazminat davalarının reddi gerekmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2022 tarih, 2020/117 Esas, 2022/1899 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere TBK m. 51 kapsamında yer alan indirim sebeplerinden bir kısmı; zarar verici fiile rıza, ortak veya kişisel kusurdur. Zarar gören, zararlandırıcı olayın sebep olacağı zarara önceden razı olabilir. Zarar gören, zarara açık veya örtülü bir irade beyanıyla razı olabileceği gibi, rızanın, diğer bir takım olgulardan da çıkarılması mümkündür. Bu duruma yargısal kararlarda en sık rastlanılan örnek; ehliyetsiz sürücünün ve/veya içkili sürücünün arabasına, onun bu durumunu bilerek binen bir kişinin, meydana gelebilecek zarara önceden, kapalı bir şekilde razı olduğunun kabulü yönündedir. Yine zarar görenin emniyet kemeri takmaması nedeniyle araçtan fırlayarak zararın doğmasına ya da artmasına sebebiyet vermesi de örnekler arasındadır. Makul bir insanın aynı şartlarda kendi yararı gereğince yapmaması gereken harekette bulunması, zarar görenin ortak kusurunu ifade etmektedir. Zarar görenin bu kusuru, illiyet bağını kesmeyecek yoğunlukta ise tazminattan bir indirim sebebidir. Burada da hâkim, somut olayın özelliklerini dikkate alarak, hakkaniyet düşüncesiyle indirim yapabilecektir. Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşıması ise bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Buna göre, hatır taşıması indirimi için kural olarak hatır taşıması şartlarının varlığı yeterli iken, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almaması, bu anlamda kusurlu olması gerekmektedir. Hatır taşıması indirimi ve müterafik kusur indirimi farklı kaideler olup, her olayda bir arada bulunmayabilir. Yargıtay 17. HD'nin yerleşik uygulaması gereğince, hesaplanan tazminattan desteğin hatır için taşınması durumunda %20 oranında, birden fazla müterafik kusur durumunun birlikte bulunması halinde de ayrıca %20 oranını geçmeyecek şekilde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Müteveffa sigortalı araçta yolcu konumunda olup, desteğin araçta hatır için taşındığı, ayrıca müteveffanın alkolüm etkisi altında olan müteveffa sürücünün aracına binmesi ve kask kullanmaması sebebi ile müterafik kusuru ile zarara uğraması nedeni ile tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi uygulanması gerekmiş; tazminatların belirlenmesinde önce %20 hatır taşıması ve sonra % 20 müterafik kusur indirimi yapmak gerekmiştir. Talep, cevap, kusur ve aktüer raporu, nüfus aile kayıt örnekleri, trafik kayıtları, sosyal ekonomik durum tespit raporları, SGK yazı cevapları ve tüm dosya kapsamına göre,sürücü belgesiz sürücü ................, kendisi kask takmadığı gibi, arkasında yolcu olarak bulunan destek ..............'de kask olmadığı halde yönetimindeki “............” plaka sayılı motosiklet ile gece vakti, iki yönlü bir yol olan 1. Sokağın, karşı yönden gelen araçlara ait şeridinde kurallara aykırı bir şekilde ters yönde seyrederek, aydınlatma bulunan, görüşe engel cisim ve trafik işaret levhası bulunmayan olay yeri kontrolsüz kavşağa geldiğinde; dikkatli olması, kavşak kollarını etkin bir şekilde kontrol etmesi, kural gereği, sağından, 10. Sokak üzerinde seyirle aynı kavşağa giriş yapan sürücü dava dışı ............... yönetimindeki “...............” plaka sayılı kamyonete ilk geçiş hakkını vermesi, güvenli bir ortam oluştuğundan emin olduğunda kavşağa giriş yapması gerekirken, bu kurala da riayet etmeden, seyir hızıyla kavşağa giriş yapması sonucu söz konusu kamyonete önlemsizce çarpması neticesi meydana gelen dava konusu kazadaki; dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla asli kusurlu olduğu, sürücü ...............’ın, yönetimindeki “...............” plaka sayılı kamyonet ile gece vakti, iki yönlü bir yol olan 10. Sokak üzerinde seyirle, aydınlatma bulunan, görüşe engel cisim ve trafik işaret levhası bulunmayan olay yeri kontrolsüz kavşağa giriş yaptığında; aynı kavşağa, solundaki 1. Sokağın, karşı yönden gelen araçlara ait şeridinde, kurallara aykırı bir şekilde ters yönde seyrederek giriş yapan sürücü belgesiz sürücü ................ yönetimindeki “............” plaka sayılı motosikletin, kendi aracına sol yan kısmından çarpması sonucu meydana gelen dava konusu kazada; kazanın oluşu üzerine etken hatalı herhangi tutum ve davranışı ya da kural ihlali görülmediğinden, ...............'ın atfı kabil kusuru bulunmadığı, davalı ................'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, kazanın 15/03/2024 tarihinde gerçekleştiği, 01/01/2005 doğumlu olan müteveffa ..............'in ise 24/03/2024 tarihinde bekar olarak vefat ettiği, davalı ............... Sigorta Şirketi'ne sigortalı ............... plakalı kamyonet sürücüsü dava dışı ...............'ın kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı, ................. plakalı motosiklet sürücüsü davalı Emirhan ....................'ün kaza anında 0,36 promil alkollü olduğu, tutanakta ............ plakalı aracın sigortasız olduğunun belirlendiği, sürücü belgesiz sürücü ................'in, kendisi takmadığı gibi, arkasında yolcu olarak bulunan ..............'e de kask takmadığı ve Beşar'ın müterafik kusurlu olduğu ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan motorsiklette bulunan müteveffa hakkında hatır taşıması indirimi de yapılması gerektiği anlaşılmış; desteğin kaza tarihi itibariyle asgari ücret üzerinde gelir elde ettiğine dair SGK hizmet döküm cetveli ya da bordro gibi ücreti ispatlar belge bulunmaması nedeniyle mahkememize mübrez aktüer bilirkişi raporunda belirtilen ve net asgari ücret üzerinden yapılan tazminat hesaplamasına itibar edilerek ............... Sigorta A.Ş.'ye sigortalı olan araç sürücüsü kusursuz olduğundan davalı ............... Sigorta A.Ş.ye yönelik maddi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiş, kazada tam kusurlu olan araç sürücüsü ................ (....................), aracın malik ................., ............... ve araç sigortalı olmadığından ............. Hesabına yönelik maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile;müteveffa Beşar'ın babası olan davacı.................'in 02/04/1979 doğumlu olduğu, davacı ........... ............... İçin hatır taşıması ve müterafik kusur indirimleri sonrası garameten dağıtım sonucu hesaplanan 1.046.515,63 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ............. Hesabından (poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere) 13/08/2006 doğumlu ve 15/03/2024 olan kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan motosiklet sürücüsü ................ (....................)’ten, ................'in velisi olan annesi ...............’den ve motosikletin maliki olan .................'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ............. hesabının 654.572,83 TL poliçe limitiyle sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat yönünden 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da belirtildiği üzere desteğin kardeşleri ve babası olan davacıların manevi acı ve ızdırap duyduğu belirlendiğinden; olay tarihi, oluş biçimi, olayın özellikleri, ekonomik olgular, olaydaki kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın ağırlığı, tazminatın caydırıcılığı, davacıların yaşı (Muhammet ......................... (25/11/2019 doğum tarihli), ................ (26/01/2016 doğum tarihli), Sarih ......................... (09/04/2018 doğum tarihli), Yara .........................’in (01/05/2014 doğum tarihli) ve olay tarihi (15/03/2024) gibi özellikleri hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılığı esas alınmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 12/04/2023 tarih, 2023/2424 Esas, 2023/5324 Karar sayılı kararı ile bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre ve olayın oluş biçimi, kaza tarihi, davacıların desteğe yakınlık dereceleri, kusur durumu, tarafların sosyal ekonomik durumu ile yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alınmış; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda trafik kazası nedeniyle ölenin kardeşleri olan, davacıların da manevi tazminat talep etme haklarının bulunduğu hususunda tartışma olmadığı, manevi tazminat takdiri için davacılar ile desteğin kardeş olmaları yeterli olup, desteğin ölümü sebebi üzüntü duyup duymadıklarının tartışılmasının yersiz olduğu, kardeşlerin sayısı gibi hususların manevi tazminatın miktarında göz önüne alınabileceği (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 07/10/2025 tarih, 2024/10101 Esas, 2025/13663 Karar sayılı kararı) olguları karşısında davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacılar................. için 500.000,00 TL, ......................................................... için de ayrı ayrı 250.000.00’er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15/03/2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davalılar ................ (....................)’ten, .................’dan, ...............’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir. Yargılama giderine ilişkin olarak; HMK m. 339/1 hükmüne göre, Adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur. Maddi tazminat talebi yönünden davacılar vekilinin................. için ıslah ettiği tutara uygulanan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi uygulanarak talebin kabulüne karar verilmiş olmakla, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği ve yargılama giderleri yönünden taraflar arasında paylaştırmaya gidilemeyeceğinden, davacı.................'in maddi tazminat talebi yönünden reddedilen tutar için davalılar yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2015/5792 Esas, 2017/11224 Karar, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2021/2193 Esas, 2021/4002 Karar) Adli yardımdan yararlanan davacılarla ilgili olarak maddi tazminat davası yönünden HMK m. 339/1 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/11-123 Esas, 2022/620 Karar sayılı kararına göre davanın red edilen kısmı yönünden davacılar aleyhine yargılama giderine hükmetmek gerekmiş, manevi tazminat davası yönünden Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarih ve 2024/29 Esas, 2024/226 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı HMK'nun 326. Maddesinin 2. fıkrası manevi tazminat davaları yönünden iptal edildiğinden davacılar aleyhine yargılama giderine hükmolunmamış ve aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntılı gerekçesi ekli gerekçeli kararda açıklanacağı üzere, I-MADDİ TAZMİNAT DAVASI YÖNÜNDEN ; A- Davacılar Muhammet ........................., ................, Sarih ........................., Yara .........................’in maddi tazminat davasının ayrı ayrı REDDİNE, B.1- Davacı.................’in davalı ............... Sigorta A.Ş.ye yönelik maddi tazminat davasının REDDİNE 2- Davacı.................’in ................ (....................), ................., ............... ve ............. Hesabına yönelik maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; Davacı ........... ............... İçin hatır taşıması ve müterafik kusur indirimleri sonrası garameten dağıtım sonucu hesaplanan 1.046.515,63 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ............. Hesabından (poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere) ................ (....................)’ten, .................’dan, ...............’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Davalı ............. hesabının 654.572,83 TL poliçe limitiyle sorumlu tutulmasına, Yasal Faizin başlangıç tarihinin davalı ............. Hesabı'ndan dava tarihi olan 12/09/2024 tarihinden, davalılar ................ (....................)’ten, .................’dan, ...............'den kaza tarihi olan 15/03/2024 tarihi olarak belirlenmesine, 3- Harçlar Kanununa göre alınması gereken 71.487,48 TL harcın, 44.713,87 TL'sinin davalı ............. Hesabından, geriye kalan 26.773,61 TL'sinin davalılar ................ (....................)’ten, .................’dan, ...............’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4- Zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.200,00-TL'nin davalı ............. Hesabından alınarak hazineye gelir kaydına, 5- Kabul edilen maddi tazminat tutarı yönünden davacı................. duruşmada kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 162.977,34 TL vekalet ücretinin 101.938,80 TL'sinin davalı ............. Hesabından, geriye kalan 61.038,51 TL'sinin davalılar ................ (....................)’ten, .................’dan, ...............’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 6- Reddedilen maddi tazminat tutarı yönünden AAÜT 3/2 maddesi uyarınca 500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı ............... Sigorta A.Ş'ne ödenmesine, 7-Mahkememiz dosyasının adli yardımlı olması sebebiyle suçüstü ödeneğinden karşılanmasına karar verilen 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 16.400,00 TL Adli Tıp masrafı 6.814,00 TL tebligat ücreti ve 16,60 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 33.230,60 TL yargılama giderinden 20.803,78 TL'sinin davalı ............. Hesabından, 4.966,92 TL'sinin davalılar ................ (....................)’ten, .................’dan, ...............’den müştereken ve müteselsilen, 7.459,90 TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının ve davacı tarafından yatırılan teminatın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, II.DAVACILARIN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜ İLE, Davacılar................. için 500.000,00 TL, ......................................................... için de ayrı ayrı 250.000.00’er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15/03/2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davalılar ................ (....................)’ten, .................’dan, ...............’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 1- Harçlar Kanununa göre alınması gereken 102.465,00 TL harcın, davalılar ................ (....................)’ten, .................’dan, ...............’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 2-Kabul edilen manevi tazminat yönünden davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ................ (....................)’ten, .................’dan, ...............’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 3-Taraflarca tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının ve davacı tarafından yatırılan teminatın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, Dair, davacılar vekilinin, davalı ............... Sigorta şirketi vekilinin, davalı ............. Hesabı vekilinin, davalı ................. vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda , kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2026